Bu süre 103 tebliğiyle veya haczi öğrenme tarihinden başlar.Somut olayda, haczedilmezlik şikayetine konu olan taşınmaz üzerine 19.09.2013 tarihinde haciz konulduğu, 06.12.2013 tarihinde 103 davetiyesinin düzenlenerek borçluya tebliğe çıkartıldığı, takip dosyası içerisinde 103 davetiyesinin tebliğine dair tebligat mazbatası bulunmasa da, ... PTT ... Müdürlüğü'nün 10.04.2014 tarih ve 78383032-010-679 sayılı yazısına göre, borçlu adına çıkartılan 103 davetiyesinin 24.12.2013 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edildiği ve tebliğ mazbatasının 25.12.2013 tarihli liste ile gönderildiği belirtilmektedir. Borçlu icra mahkemesine yaptığı başvuruda, kendisine 103 davetiyesinin tebliğ edilmediğini ileri sürmüş ise de, ... PTT ......
Başvuru bu hali ile icra emrinde talep edilen nafaka miktarının ve faizinin yanlış hesaplandığına yönelik şikayet ile itfa itirazına dayanmaktadır. Mahkemece ilamın TBK'nun 146-156.maddeleri değerlendirilmek suretiyle ilamın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle sadece nafakanın arttrılması davasının dava tarihi olan 19.08.2014 tarihinden takip tarihine kadar nafaka talep edilebileceği kabul edilmiştir. Oysa şikayet dileçesinde borçlunun zamanaşımı iddiası bulunmamaktadır. O halde mahkemece icra emrinde talep edilen nafakanın ve faizin fazla olduğu şikayeti, boşanma ilamı ve nafakanın artırılması ilamı dikkate alınarak incelenmesi gerekirken re'sen zamanaşımı nazara alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir....
Somut olayda borçluya doğrudan 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 2l/2. maddesine göre işlem yapılarak satış ilanının tebliğ edildiği görülmektedir. Doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre işlem yapılması mümkün olmadığı gibi, tebligatta, Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesinde öngörülen; "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda tebligatın TK'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması"na dair meşruhat bulunmadığından, bu durumda tebliğ işleminin TK'nun 21/1 ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30. maddesine göre yapılması gerekirken tebliğ memurunun kendiliğinden TK'nun 21/2. maddesine göre işlem yapması kanuna aykırıdır. Dolayısıyla borçluya yapılan satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmaktadır....
İİK.nun 134/son maddesinde; "Tescil için tapu idaresine yapılacak tebligat, şikayet için muayyen müddetin geçmesinden veya şikayet edilmişse şikayeti neticelendiren kararın kesinleşmesinden sonra yapılır" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu maddenin başlığı "İhalenin neticesi ve feshi" sözcüklerini taşımaktadır. Maddede sözü edilen şikayet, ihalenin feshi istemini ifade etmekte olup, somut olayda icra müdürü tarafından ihale kesinleştirilerek 16.05.2012 tarihinde tapu sicil müdürlüğüne müzekkere yazılmış, taşınmaz 17.05.2012 tarihinde ihale alıcısı adına tescil edilmiştir. İhalenin kesinleşmesinden (ihale usulsüz kesinleştirilmiş olsa bile) sonra, icra müdürünün tapuya yazdığı tescil yazısının iptali mümkün bulunmamaktadır. Tescil işlemi, ancak ilgilisi tarafından genel mahkemede açılacak tapu iptali ve tescil davası sonucunda alınacak bir ilam ile ortadan kaldırılabilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, usulsüz tebligat şikayeti ile birlikte, takip talebi ve ödeme emrinde icra dairesine ait banka adı, hesap numarası ve Iban numarası bulunmadığından, takip talebi ve ödeme emrinin usulüne uygun olmadığını ileri sürerek, ödeme emrinin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, belirtilen eksikliklerin sonradan tamamlanabilir eksiklikler olduğu gerekçesi ile ödeme emrinin iptali isteminin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 6352 sayılı Yasanın 10.maddesi...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz ititrazları yerinde değil ise de;Genel haciz yolu ile yapılan takipte, borçlu icra mahkemesine başvurusunda, usulsüz tebliğ şikayeti ile birlikte takip konusu borca, faize ve yetkiye itiraz etmiş, mahkemece borçluya çıkarılan ödeme emri tebligatının öğrenme tarihinin düzeltilmesine ve ... İcra Dairelerinin yetkisiz olduğuna dair yetkisizlik kararı verilmiştir. Hüküm davacı vekilince temyiz etdilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından borçlu hakkında kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibinde, örnek 13 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede kira bedelini ödememesi nedeniyle, alacaklının başvurusu üzerine . İcra Hukuk Mahkemesi'nden alınan tahliye kararı uyarınca borçlunun taşınmazdan tahliye edildiği, bu karara karşı borçlu, usulsüz tebligat şikayeti ile ....
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Temyiz Sebepleri Şikayetçiler vekili temyiz dilekçesinde özetle; ortada ilamlı takibe uygun bir ilamın olmadığı, İİK'nın 40. maddesinin dikkate alınması gerektiği belirtilerek kararın bozulması talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; usulsüz tebliğ şikayeti, hacizlerin kaldırılması ve tahsil edilen paranın borçlulara iadesine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi borçlular vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....
Somut olayda, borçlu icra mahkemesine başvurusunda, usulsüz tebligat şikayeti ile birlikte borca ve imzaya da itirazda bulunmuş olup, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri doğrultusunda itirazın duruşmalı olarak incelenmesi zorunludur. Mahkemece yerinde olarak duruşma açılmış ise de, takip talebinde ve dolayısıyla ödeme emrinde alacaklı vekili olarak Av. ... gösterilmesine rağmen, duruşma gününü içeren davetiyenin ve itiraz/şikayet dilekçesinin alacaklı vekili yerine, alacaklı asile tebliğe gönderildiği ve yargılamanın alacaklı ile alacaklı vekilinin yokluğunda sonuçlandırıldığı görülmektedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince, vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması zorunlu olup, bu hususun mahkemece re'sen gözetilmesi gerekmektedir....


