"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar, 24/07/2012 tarihinde dava konusu taşınmazın mülkiyetini iktisap ettiklerini, süresinde keşide edilen ihtarname ile ihtiyaç nedeniyle kiralananın tahliye edilmesini davalıya bildirmiş olmalarına rağmen tahliyenin gerçekleşmediğini, otuz yıldan fazla süredir yurt dışında kafe-restoran işletmeciliği yaptıklarını ve Türkiye’de kendi mülklerinde restoran açıp çocuklarıyla birlikte işletmek istediklerini belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmişlerdir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, iktisap ve işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın süresinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6570 Sayılı Yasa kapsamına giren bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda, dilerse 6570 Sayılı Yasanın 7/d maddesinde öngörülen sürelerden yararlanarak ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de pul yokluğundan duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verilmiş olup, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, yeni iktisap ve işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir....
Belirtilen yasa hükmüne göre kiraya veren ihtiyaç sebebiyle kiralananın boşaltılmasını sağladığında, haklı sebep olmaksızın, kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamayacağı düzenlenmiş olup benzer düzenleme mülga 6570 sayılı yasanın 15. Maddesinde de bulunmaktadır. Yasa ile kiralananın tahliyesi için dava açılması ve tahliye davasında verilecek olan kiralananın tahliyesine dair hükmün ilamlı icra yolu ile infazı sonucunda kiralananın tahliye edilmesi hali öngörülmüştür. Anılan maddenin gerekçesinde de bu husus, kiralayanın kanunda öngörülen sebeplerden birine dayanarak aldığı mahkeme kararını uygulatmak suretiyle kiracının kiralanandan tahliyesinin sağlanması, şeklinde belirtilmektedir. Eldeki davada davacı, davalılar tarafından gönderilen ve kiralananın işyeri ihtiyacı nedeni ile tahliyesi isteğini içeren ihtarname üzerine herhangi bir mahkeme kararı ve icra işlemi olmadan, taşınmazı kendi rızasıyla tahliye etmiştir....
Dava konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde: davalının 1.11.2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu,müvekkilinin oğlu . . .’un 28 yaşında bekar olduğunu, evlilik hazırlığı yaptığını,halen babası ve annesi ile birlikte oturdukları evin lojman olup dar geldiğini, ihtiyaçlı reşit olup ayrı eve çıkmak istediğini, Yargıtay içtihatlarına göre de rüştünü ispat etmiş kimsenin ayrı mesken edinmesinin yasal hakkı olduğunu belirterek kiralananın tahliyesini istemiştir.Davalı vekili ise ihtiyacın samimi olmadığını, asıl amacının kira artırmaya yönelik olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 6098 Sayılı TBK.’nun 350/1. maddesi uyarınca ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak davalarda dava hakkı kural olarak kiraya verene aittir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, dava konusu taşınmazı kendi ihtiyacı nedeniyle 23/09/2014 tarihinde satın aldığını, ihtiyacın gerçek ve samimi olduğunu, kiralananın ana yola bakması ve canlılığı doğrultusunda bakkaliye, kentkart ve sayısal bayiliği, faturamatik ve tekel büfe olarak kullanacağını, daha önce dava konusu yere yakın bir yerde kiracı olarak benzeri işleri yaptığını belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının, ihtiyacının samimi olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir....
Oysa kiralananın halen iş yapılan yerden üstün olduğu ileri sürülmemiş olsa bile ihtiyaç iddiasının içinde bu husus da mevcut olduğundan mahkemece uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak kıyaslama suretiyle bu hususun belirlenmesi gerekir. İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir....
Davalı vekili, taşınmazı kiralayalı henüz 1 yıl olduğunu, ihtiyaç iddiasının ileri sürülmesinin haklı ve samimi olmadığını, davacının oğlunun daha önce kiralananın bitişiğinde işyeri olduğunu ve bu yerin projeye aykırı ve ruhsatsız olması nedeniyle Belediyece kapattırıldığını, halen bu yerin atıl olarak durduğunu, dükkan önünün Belediye ekipleri tarafından yıkıldığını, bu yeri yeniden yapabilmek için tadilat projesi verilmediğini beyanla davanın reddini istemiştir. Dinlenen davacı tanıkları; ihtiyaçlının kiralanan taşınmazın bitişiğinde cep telefonu satış ve tamir işi yaptığını, bu yerin projeye aykırılık nedeniyle kapatılması üzerine boşta kaldığını, dava konusu yerde yine cep telefonu alım-satım ve tamir işi yapacağını bildirmişlerdir. 21.08.2012 tarihli bilirkişi raporunda da dava konusu taşınmazın cep telefonu alım-satım işi yapılmasına elverişli nitelikte bulunduğu bildirilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; dava konusu taşınmazı ... olarak kullanılmak üzere 22.10.2014 tarihinde iktisap ettiğini, halen ... mevkiinde bulunan bir başka taşınmazda kiracı olarak ... işlettiğini ancak dava konusu taşınmazın hastaneye daha yakın olduğunu, davalı tarafından tahliye edildiği taktirde taşınmazda gerekli fiziksel değişiklikleri yapıp İl Sağlık Müdürlüğü'nden ruhsat başvurusunda bulunacağını, iktisap ve ihtiyaç nedeniyle tahliye konulu ihtarname tebliğ edilmesine rağmen davalının halen taşınmazı tahliye etmediğini belirterek kiralanan taşınmazın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir....
Dava, iktisap ve konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazı 9.4.2008 tarihinde satın aldığını, kendi konut ihtiyacı bulunmakta olup, süresi içerisinde ihtar çekerek durumu davalıya bildirmesine rağmen, sonuç alınamadığından tahliye kararı verimlisini talep etmiştir. Davalı duruşmalara katılmamıştır. Mahkemece ihtiyacın samimi olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir....


