WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Adalet Bakanlığının Dairemize hitaben gönderilen 16.5.2024 tarihli yazısı ile; İİK’nın 134/7. maddesi gereğince ihalenin feshi isteminin görevsiz mahkemeye yapılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmesi ile beraber masrafın gider avansından karşılanması suretiyle dosyanın re'sen görevli mahkemeye gönderilmesi gerektiğine işaret edilmekle birlikte, ihalenin feshine konu edilen taşınmazın ihalesinin Ilgaz Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunca yapılması nedeniyle ihalenin feshi istemini inceleme görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu dikkate alınarak davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu belirtilerek, söz konusu kararın, HMK’nın 363. maddesi uyarınca kanun yararına temyizen incelenmesi talep edilmiştir....

Bu nedenle talebi reddedilen kişi, başka bir fesih sebebine dayanarak ihalenin feshini İİK 134/2 ve 4. fıkralarda yazılı süreye uyma şartı ile isteyebilirler. İhalenin feshi talebinin reddi kararı ile ihale kesinleştiğinden ihalede bir fesih sebebi mevcut olsa dahi yolsuz tescilden söz edilemez. TMK’nın 705 ve İİK’nın 134. maddesi uyarınca ihale taşınmaz mülkiyetinin tescilden önce kazanma hâlinden bir tanesidir. İİK 134. maddesinde yazılı süreler içinde ihalenin feshi şikâyetinde bulunulmuş ise ihalenin feshi talebinin reddi kararının kesinleşmesi kaydı ile taşınmazın mülkiyeti ihale anında alıcıya geçmiş olur ( İİK 134/1 ve son). Bu hâlde ihale bedeli alacaklılara ödenir ve alıcı adına tescil için tapu idaresine tebligat yapılır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, paydaşı olduğu 10 parsel sayılı taşınmazla ilgili ...Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/1615 Esas, 2014/393 Karar sayılı ilamı ile ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verildiğini, anılan dava dosyasında tebligatların kendisine yapılmadığını, taşınmazın ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/12 nolu satış dosyası ile satışa çıkarılarak 28.08.2014 tarihinde ihale suretiyle davalılara satıldığını, açtığı ihalenin feshi davasının aleyhine para cezası da hükmedilerek reddedildiğini, davalılar adına oluşan kaydın yolsuz tescil durumunda olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalılar, satışın usulüne uygun olduğunu, davacı tarafın açtığı ihalenin feshi davasının da reddedilerek kesinleştiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır....

Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki ihalenin feshi (ortaklığın giderilmesi nedeniyle) şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine , ihale bedellerinin %10'u oranında para cezasının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına karar verilmiştir. Kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 4656 ada, 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden ihalenin feshi talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine, 4656 ada 4 parsel ile 4637 ada 13 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ihalenin feshi talebinin esastan reddine, her iki taşınmaz yönünden toplam ihale bedelinin (69.000 + 523.100) takdiren %5'i oranında (29.605,00 TL) para cezasının davacıdan tahsiline karar verilmiştir....

Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 21/01/2016 tarih ve 2014/2980 E. - 2016/139 K. sayılı kararı ile; yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabulüne, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine dair verilen kararın iptaline karar verilmiş olduğu görülmekte ise de, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine dair verilen kararın iptal edilmesinin kesinleşen ihalenin hüküm ve sonuçları üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. Kaldı ki yargılamanın yenilenmesi davasında verilmiş tescile engel bir tedbir kararı da ibraz edilmediği görülmektedir. Bu durumda ihale bedeli alınıp, ihalenin feshi şikayetini sonuçlandıran karar kesinleştiğine göre, taşınmazın alıcı adına tescili için tapu sicil müdürlüğüne yazı yazılması gerekir. Hissedar tarafından ortaklığın giderilmesi kararına yönelik açılan yargılamanın yenilenmesi davasının sonucu, kesinleşen ihalede taşınmazın alıcı adına tesciline engel olmaz....

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; takip hukukuna ilişkin eksikliklerin, takip aşamasında ihalenin feshi nedeni olarak ileri sürülmediği, taşınmazlara ilişkin ihalenin kesinleştiği, takip aşamasında alacaklı ve temlik alanın aynı vekillerle temsil edilmesi nedeniyle temlik alan yerine alacaklı vekili yazılmış olabileceği, bu eksikliğin ise sıra cetvelinin iptalini gerektirmeyeceği, şikayet olunan satış isteme süresi içerisinde ortaklığın giderilmesi davası açtığından, taşınmaz hacizlerinin düşmediği, ortaklığın giderilmesi davasının taşınmazların müşterek mülkiyete dönüştürülmesi nedeniyle reddedildiği, bu kararın kesinleştiği 08.04.2010 tarihinden itibaren ... yıllık yeni bir satış isteme süresinin başlayacağı, satış avansının yatırıldığı 31.01.2011 tarihi dikkate alındığında süresinde satış talebinde bulunulduğu, şikayetçinin ....05.2008 tarihindeki taşınmaz hacizlerinin ... yıllık süre içerisinde satış istenmemesi nedeniyle düştüğü, şikayetçi...

Bu durumda şikayetçinin ihalenin feshi istemi dava şartı yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddedileceğinden aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmekle beraber anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından karar düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Devrek İcra Mahkemesinin 05/03/2012 tarih ve 2010/180 E-2012/48 K. sayılı kararının hüküm bölümünün para cezasına ilişkin ikinci bendinin karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK. 366 ve HUMK.’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

. 2-Şikayetçi hissedar aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re'sen yapılan değerlendirmede; HMK’nun 322/2. maddesi gereğince; paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi için satış yapılması gereken hâllerde, hâkim satış için bir memur görevlendirir....

Kaldı ki, ortaklığın giderilmesi davası 23.09.2011 tarihinde reddedilmiş olup bu tarihten itibaren dahi 2 yıllık sürede (masrafı yatırılan 07.11.2013 tarihli satış talebine kadar) usulüne uygun satış talebi de bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, gerekmediği halde İİK'nun 121. maddesi uyarınca yetki alınması ve bu yetkiye dayalı ortaklığın giderilmesi davası açılması satış isteme süresini kesmeyeceğinden ve yasal sürede masrafı yatırılarak usulüne uygun satış talebinde bulunulmadığından hacizler İİK'nun 106-110. maddesi uyarınca düşmüş olup geçerli bir haciz bulunmaksızın ihale yapılması anılan yasa hükümlerine aykırı olmakla usulsüzdür. O halde mahkemece, ihalenin bu nedenlerle feshine karar vermek gerekirken şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

Mahkemece istemin bu nedenle reddi yerine işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de sonuçta istem reddedildiğinden mahkeme kararı sonuç itibariyle doğru olmakla sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İhalenin feshi isteminin İİK. nun 134/8.maddesi uyarınca şikayetçinin menfaatinin muhtel olmadığı nedeniyle reddi halinde işin esasına girilmemiş olacağından aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca borçlular aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceğinden, mahkemece borçlunun para cezasına mahkum edilmesi isabetsiz ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu