Bu durumda, mahkemece, şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değil ise de; sonuçta istem reddedildiğinden ret kararı sonucu itibariyle doğru olup, şikayetçi borçlunun bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının REDİNE; 3- Borçlu ...'ın ihalenin feshi istemine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İİK.nun 134/2.maddesinde; "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226.maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek sureti ile ihaleye iştirak edenler, yurt içinde bir adres göstermek koşulu ile icra mahkemesinden şikayet yoluyla ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler" hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda şikayetçi ...'ın takipte borçlu sıfatı ile aktif husumet ehliyetinin bulunduğu ve ihalenin feshini talep edebileceği açıktır....
. - 906 K. sayılı kararı ile, ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmiş, ancak şikayetçi borçlu aleyhine para cezası verilip verilmemesi konusunda olumlu yada olumsuz bir karar verilmediği görülmüştür. Şikayetçi borçlunun, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusu neticesinde, ...Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 24.10.2016 tarih ve 2016/3 E. - 17 K. sayılı kararı ile; “ihalenin feshi isteminin reddi” yönünden yapılan istinaf başvurusu HMK.nun 353/1.b.1 maddesi gereği esastan reddedilmiş, ancak kamu düzenine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle, ilk derece mahkemesince kurulan hükme; “İİK 134/2 maddesi gereğince feshi talep olunan ihale bedelinin (49.500,00 TL) %10'u oranında (4.950,00 TL) para cezasının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir....
reddine; İİK 134/2. maddesi gereğince feshi istenilen ihale bedelinin (272.000,00 TL) %10'una tekabul eden 27.200,00 TL para cezasının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılardan ..., İstem Oda, ..., ....ıt tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayetçi tarafından sair hususlarla ihalenin feshinin talep edildiği, mahkemece, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği, işbu karara karşı feri müdahale talebinde bulunulması üzerine mahkemece 21.10.2021 tarihli ek karar ile feri müdahale talebinin kabulü ile gerekçeli kararın talep doğrultusunda tebliğe çıkarılmasına karar verildiği, işbu ek karara ve asıl karara karşı bir kısım alacaklı yanca temyiz yasa yoluna başvurulduğu görülmektedir. Şikayet, ortaklığın giderilmesi suretiyle yapılan satışta ihalenin feshine ilişkindir....
O halde, mahkemece mirasçıların şikayetçi muris tarafından açılmış ihalenin feshi davasını sürdürme iradelerinin olmadığı nazara alınarak para cezasına hükmedilmemesi gerekirken, yazılı şekilde mirasçılar aleyhine para cezası verilmesi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ :Davacı muris ... mirasçılarının temyiz itirazlarının kabulü ile Aydın 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 23.11.2012 tarih ve 2012/232 E. - 2012/335 K. sayılı kararının hüküm bölümünün para cezasına ilişkin (2) nolu bendinin karar metninden tamamen çıkartılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, 14.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Mut İcra Hukuk MahkemesiTARİHİ : 25/05/2005NUMARASI : 20/39 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :İİK.nun 134/2.maddesi hükmüne göre; “...ihalenin feshi talebi üzerine İcra Mahkemesi takip tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir...” Somut olayda, ihalenin feshi şikayetinin taraflarca takip edilmemesi nedeniyle Mahkemece 25.05.2005 tarihinde HUMK.nun 409.maddesi gereği dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve 02.09.2005 tarihinde de üç aylık yasal süre içerisinde taraflarca davanın yenilenmediği belirtilip HUMK.nun 409.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmektedir. Bu uygulama İİK.nun 134/2.maddesinin yukarıda açıklanan hükmüne aykırıdır....
İİK.'nun 134/2. maddesinde; "(Değişik: 9/11/1988-3494/22 md.) ihalenin feshini, ...icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler...." hükmüne yer verilmiştir. Bu madde hükmüne göre ihalenin feshinin ihale tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde istenmesi gerekir. Somut olayda, ihalenin 23.03.2015 tarihinde, ihalenin feshi istemine yönelik şikayetin ise 20.04.2015 tarihinde yapıldığının anlaşılması karşısında istemin esasa girmeksizin süreden reddi gerekir iken; başvurunun esası incelenerek ret kararı verilmesi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden ret kararı sonucu itibariyle doğrudur....
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayetçi tarafından, ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ortaklığın giderilmesi ilamına istinaden satış memurluğunca yapılan ihalenin kesinleşmesi ve taşınmazın ihale alıcısı adına tescili üzerine İİK.’nun 135/2. maddesi kapsamında gönderilen 08/10/2015 tarihli tahliye emrinde belirtilen tahliyenin durdurulması istemi ile icra mahkemesine başvurulduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 322/2. maddesinde; ''Paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi için satış yapılması gereken hâllerde, hâkim satış için bir memur görevlendirir....
TEMYİZ EDEN :Davalı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava ortaklığın giderilmesi davacı sonucunda satılan taşımazla ilgili yersiz olarak açılan ihalenin feshi davası nedeniyle, davacı payına düşen paranın geç alınmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece paranın geç alınmasının zarar oluşturduğu,bunun davacı tarafından kanıtlanmasının gerekmediği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar, Özel Daire tarafından, zararın ispatının davacıya düşeceğinden, zararın oluşma olgularının davacıya açıklattırılıp bu konudaki kanıtlarının istenmesi suretiyle varılacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur. Bir davada öne sürülen maddi olguların hukuki nitelendirmesini yapmak ve uygulanacak yasa maddelerini bulmak doğrudan hakimin görevidir....
Bu nedenle, zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Bu durumda, İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca işin esasına girilemeyeceğinden, ihalenin feshi isteminin feragat nedeniyle reddi halinde de borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... 13. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 03.05.2016 tarih ve 2016/54 E. – 2016/378 K. sayılı kararının para cezasıyla ilgili 2. bendinin karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK.nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....


