Bu durumda iş bu taşınmaz yönünden zarar unsuru gerçekleşmediğinden anılan bu taşınmaz bakımından şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Buna göre mahkemece bahsi geçen taşınmaz yönünden istemin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir ise de, sonuçta şikayet reddedildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak, İİK' nın 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde; işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir. Bu durumda; ilk derece mahkemesinin fesih isteminin reddine dair kararı yerinde olmakla birlikte şikayetçinin ayrıntısı yukarıda yazılı taşınmaz yönünden para cezasına mahkûmiyeti isabetsiz olup kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir....
Ancak İİK. nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir. Bu durumda şikayetçinin ihalenin feshi istemi zarar unsuru yokluğu nedeniyle işin esasına girilmeden reddedileceğinden aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmekle beraber anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Büyükçekmece 2....
Somut olayda şikayetçi fesada dayalı olarak açmış olduğu ihalenin feshi davasında Mahkemeye hitaben yazılan 19.06.2006 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece işin esası incelenmeksizin feragat sebebiyle şikayetin reddine ve İİK.nun 134/2.maddesi uyarınca işin esasına girilmemesi sebebiyle şikayetçinin ihale bedelinin %10'u oranında para cezası ile sorumlu tutulmamasına karar vermek gerekirken, ihalenin feshi isteminin esastan reddedilerek şikayetçinin para cezasına mahkum edilmesi isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması cihetine gidilmişdir. ...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular...tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İİK.nun 134/2.maddesi uyarınca; ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi halinde mahkeme davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundan mahkemece re’sen uygulanmalıdır. Somut olayda, mahkemece ihalenin feshi talebi işin esasına girilerek reddedilmiş, ancak takibe konu alacak miktarı üzerinden yüzde on para cezasına hükmedilmiştir....
Bu durumda alıcı malik sıfatı ile taşınmazı işgal eden şahsın tahliyesini (İİK. md. 135/2 kapsamında) isteyebileceği gibi, fuzuli şagil aleyhine ecrimisil istemiyle dava da açabilir. Ancak açılacak bu davada ecrimisil, borçluya gönderilecek ihtarın tebliğinden 15 gün sonrası için istenebilecektir (Aynı mahiyette Bkz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 28.9.99 gün, 9762 E. 9915 sayılı kararı). Ancak, ihalenin feshi istenilmiş ise, bu konudaki dava sonuçlanıp ihale kesinleşinceye kadar, satılan taşınmaz icra dairesi tarafından muhafaza ve idare edilir (İİK. md. 134/1). Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; davalının borcu nedeniyle davakonusu taşınmaz cebri icrada ihale yoluyla 26.9.2003 tarihinde davacıya satılmış ve bedeli 6.10.2003'te ödenmiştir. Ayrıca davacı 7.11.2003 tarihli; ecrimisil istemli ihtarnameyi 11.11.2003 tarihi itibariyle davalıya tebliğ etmiştir. Bu arada ihalenin feshi istemiyle 3.10.2003 tarihinde dava açılmıştır....
Bu durumda ihalenin feshi talebinde bulunan şikayetçi, şikayete konu ihalenin yapıldığı icra takibinde taraf olmadığı gibi ihale konusu taşınmazın tapu sicilinde ilgili sıfatı da bulunmamaktadır. Öte yandan şikayet konusu ihaleye de pey sürmek suretiyle katılmamıştır. Bu nedenlerle ihalenin feshi davası açmasına yasal imkan yoktur. O halde, mahkemece şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi yerine esasının incelenerek, yazılı gerekçe ile ihalenin feshi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : İhale alıcısının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.Başkan V....
Kural olarak; usulüne uygun biçimde gerçekleşen ihaleden sonra icra takibinin iptal edilmesi, icranın geri bırakılması veya alacaklının takip dosyasından feragat etmesi halinde dahi bu hususlar ihalenin feshi nedeni yapılamaz. İİK.nun 134.maddesinde ihalenin feshi nedenleri teker teker belirtilerek gösterilmemiştir. Sadece "ihalenin BK.nun 226.maddesinde yazılı", "satış ilanı tebliğ edilmemiş olması", "satılan malın esaslı niteliklerindeki hata" ve "ihaledeki fesat" nedenleriyle ihalenin bozulabileceğine değinilmiştir. İhalenin bozulma nedenleri gerek doktrinde gerekse Yargıtay uygulamasında; 1-İhaleye fesat karıştırılmış olması 2-Artırmaya hazırlık aşamasındaki hatalı işlemler 3-İhalenin yapılması sırasındaki hatalı işlemler 4-Alıcının taşınmazın önemli nitelikleri hakkında hataya düşürülmüş olması şeklinde sıralanmıştır....
İhalenin feshini, Borçlar Kanununun 226 ncı maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir. İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahküm eder. (Ek cümle: 17/7/2003- 4949/38 md.) Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi hâlinde para cezasına hükmolunamaz " hükmüne yer verilmiştir....
İİK’nın 7343 sayılı kanunun 27. maddesi ile değişik İİK’nın 134. maddesinin 3.fıkrasına göre pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerin ve ihalenin feshini isteyecek kişiler arasında sayılmayan kişilerin ”… ihalenin feshi talebi, ihale bedeli üzerinden nisbi harca tabiidir. Bu harcın yarısı talepte bulunulurken peşin olarak yatırılmak zorundadır. Talebin kabulü halinde bu harç başka bir kimseye yüklenmez ve itirazı halinde iade edilir. Talebin reddi halinde ise alınan bu harç iade edilmez ve harcın kalan kısmı ihalenin feshini isteyenden tahsil edilir…” İhalenin feshi aslında bir tür şikayet olmakla birlikte önemi nedeniyle ihalenin feshi sebeplerini ve prosedürü ayrıca düzenlenmiştir....
HACZİN KALDIRILMASIİCRA EMRİNİN İPTALİİHALENİN FESHİ 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 112 ] 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 134 ] 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 226 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki “ “İhalenin Feshi-Haczin Kaldırılması-İcra Emrinin İptali“ “ davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 6. İcra Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 14.06.2007 gün ve 400-522 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 04.12.2007 gün ve 20254-22733 sayılı ilamı ile, (...1-Duruşma talebinin reddine, 2-Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İİK. nun 134. maddesinde ihalenin feshi nedenleri teker teker belirtilerek gösterilmemiştir. Sadece, (ihalenin Borçlar Kanunu’nun 226. maddesinde yazılı),(satış ilanı tebliğ edilmemiş olması),(satılan malın esaslı niteliklerindeki hata) ve (ihaledeki fesat) nedeniyle ihalenin bozulabileceğine değinilmiştir....


