Davalı vekili ise; davanın hata ve hile nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil davası olarak açıldığını, ihalenin feshi olarak sürdürülmesi talebinin iddianın genişletilmesi mahiyetinde olduğunu, bunu kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dava dilekçesindeki isteğin açıkça tapu iptali ve tescile yönelik olduğu, davacının talebini ihalenin feshi olarak değiştirmesinin iddianın genişletilmesi mahiyetinde olduğu, davalı tarafın buna ilişkin itirazı yerinde görülmekle birlikte iki ayrı isteğin var olduğu kabul edilerek; tapu iptali ve tescil yönünden davanın değeri itibariyle mahkemenin görevsizliğine, ihalenin feshi isteğinin ise süre yönünden reddine karar verilmiştir. Bir davada olayları anlatılarak taraflara, hukuki tavsif (nitelendirme) mahkemeye aittir....
Davacı, İcra Müdürlüğü'nün 2006/8963 esas sayılı dosyasında kefil sıfatıyla borçlu olduğunu, anılan dosyadan İcra Müdürlüğü'ne yazılan talimat sonucu hisseli tarlasının ihale ile satıldığını, usul ve yasaya aykırı ihalenin feshi amacıyla açtığı davanın İcra Hukuk Mahkemesi'nce kabul edilerek ihalenin feshine karar verildiğini, icra müdürlüğünün ihalenin feshi davası açılmasına rağmen tarlanın tapusunu ihale alıcısının üzerine geçirmesi için işlem yaptığını, ihale alıcısının da tarlayı üçüncü kişiye sattığını bu sebeple zarara uğradığını belirterek maddi tazminat talep etmiştir. Davalı, davanın reddinin gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, her ne kadar İcra Mahkemesi'nce ihalenin feshine karar verilse de, davacının ihalenin feshi davasının açılması için gereken hak düşürücü süre geçtikten sonra davayı açtığı, bu sebeple zararın doğmasına davacının sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir....
Bu durumda şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Mahkemece yukarıda belirtilen taşınmazlar yönüyle istemin bu nedenle reddi yerine esasının incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de sonuçta istem reddedildiğinden ret kararı sonucu itibariyle doğrudur. İcra mahkemesinin ihalenin feshi isteminin reddine yönelik kararı yönünden şikayetçinin temyiz itirazlarının reddi ile belirtilen taşınmazlar yönüyle sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 2-İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi halinde mahkeme davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder....
sözleşmede ortaklık sermayesinin 50.000,00 TL olarak kararlaştırıldığını ve tarafların eşit miktarda sermaye koyduklarını, iş ve işlemlere başlanması üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra ortaklar arasında birtakım uyuşmazlıkların yaşanmaya başladığını, davalının işlerin gidişatıyla ilgili bilgi vermekten kaçındığını, görev ve sorumluluklarını yerine getirmediğini, sözleşme gereği üzerine düşen ve ödemesi gereken bedelleri ödemediğini, ilgili kurum ve kuruluşlara ödemek üzere müvekkili şirket tarafından kendişine teslim edilen bedelleri ödemediğini, bu olaylarla ilgili kendisinden bilgi istenmesinin akabinde davalının tek başına idare ve temsile yetkili olmamasına rağmen kötü niyetli olarak ortaklığı ve dolayısıyla davacı müvekkilini borçlandırıcı işlemler yapmaya çalıştığını, müvekkilinin dolandırıcılık iddiası ile suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturmanın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası ile başlatıldığını ayrıca adi ortaklığın haklı sebebe dayalı olarak feshi...
İlgili Hukuk İİK'nın ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa'nın 27. maddesi ile eklenen fıkra ile; "İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi; 1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle, 2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle, 3....
Bu kural ihalenin düzenli yapılmasını ve alıcıların katılacakları saatin önceden tespit edilmesini ve satışın tarafların menfaatine uygun şekilde yapılmasını sağlamaya yöneliktir. Buna göre ihalenin de ilan edilen günde ve saatlerde başlayıp ve bitirilmesi gereklidir. Ancak, artırmanın devam etmesi halinde ihale saatinin belirlenen saatten sonraya taşması durumu bu kuralın tarafların menfaatine uygun gelen istisnasıdır. Ne var ki, ihalenin ilan edilen saatler arasında yapılıp yapılmadığı hususu, kamu düzeni ile ilgili olmadığından, taraflarca ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülmediği sürece, ihale tutanağında başlangıç ve bitiş saatlerinin yazılmamış olması mahkemece resen nazara alınarak ihalenin feshi nedeni yapılamaz. Bir diğer anlatımla, ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvuran şikayetçi tarafından, ihalenin ilan edilen saatte başlayıp sonlandırılmadığı iddia edilmediği takdirde, salt bu nedenle ihalenin feshine karar verilemez....
Somut olayda, şikayetçi vekilinin başvurusu, “kıymet takdirine itiraz” hakkında olmayıp, ihalenin feshi istemine ilişkindir. Şikayete konu ihalenin 03.06.2015 tarihinde gerçekleştirildiği, şikayetin ise 08.06.2015 tarihinde yapıldığı, bu hali ile ihalenin feshi isteminin İİK'nun 134/2. maddesinde öngörülen yasal yedi günlük sürede olduğu görülmektedir. O halde, mahkemece, ihalenin feshi isteminin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, şikayetçinin isteminin, kıymet takdirine itiraz olarak değerlendirilmek sureti ile süresi içinde açılmayan kıymet takdirine itiraz davasının süreden reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Böylelikle Turgutalp Beldesi Kepekli Mevkiinde bulunan 3076 parsel sayılı taşınmaza ilişkin ihalenin feshi davası kesinleşmiştir. Somut olayımızda, dava dilekçesinde, 19.04.2012 tarihinde yapılan 2. artırmada alacaklıya ihale olunan taşınmaza yönelik olarak ihalenin feshinin talep edildiğinin belirtilmesine ve dava dışı olan ve Kepekli Mevkiinde bulunan 3076 parsel sayılı taşınmaza ilişkin ayrı bir ihalenin feshi davasının görülüp kesinleşmesine rağmen, mahkemece yanılgılı biçimde, ihalenin feshi isteminin Kepekli Mevkii 3076 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olduğu değerlendirmesi yapılmış ve “İcra Müdürlüğünce aynı dosya üzerinden biri Turgutalp Balpınar Mevkii 1241 parsel sayılı taşınmaz, diğeri Turgulap Kepekli Mevkii 3076 Parsel sayılı taşınmaz için ihale kararı alındığı, ihalenin aynı tarihe kararlaştırıldığı, şikayetçi vekilinin Turgutalp Kepekli Mevkii Fatih Mahallesi Bayrak Sokak No:9 da bulunan taşınmaz için ihalenin feshini talep ettiği, istem konusu yapılan taşınmazın 1....
İcra mahkemesi, dava açıldıktan sonra ihale bedeli süresinde yatırılmadığından İcra Müdürlüğü'nce ihalenin feshedildiğinden ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmiştir. İİK'nın 133/2. maddesinde, ihaleye katılıp daha sonra ihale bedelini ya-tırmamak suretiyle ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefillerin teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasındaki farklar ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden müteselsilen mesul olacakları hükmü getirilmiştir. İhale bedeli yatırılmadığı için İİK'nın 133. maddesi gereğince satışın düşürülmesine karar verilerek, araç yeniden satışa çıkarılmıştır. Bu durumda anılan madde kapsamına göre davacı iki ihale arasındaki farktan sorumlu olacağından ihalenin feshi davasını açmakta hukuki yarar vardır....
Değerlendirme 1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçinin ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davacı aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re'sen yapılan değerlendirmede; İİK'nın ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa'nın 27. maddesi ile eklenen fıkra ile; "İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi; 1....


