Menkul ihalesinde de uygulanan İİK'nun 134/2. maddesinde ihalenin feshini isteyebilecek ilgililer sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar satış isteyen alacaklı, borçlu ve pey sürmek sureti ile ihaleye iştirak edenlerdir. İhaleden önce, menkul hükmünde olan ve satışı yapılan menkuller hakkında, kendi dosyasından satış avansını yatırarak satış isteminde bulunmayan haciz alacaklısının, ihalenin feshi davası açmasına yasal imkan yoktur. Somut olayda, şikayetçinin takipte taraf olmadığı, ihalesi yapılan menkuller üzerinde haciz alacaklısı olsa da, feshi istenilen ihale tarihinden önce, alacaklısı olduğu Nevşehir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/4263 esas sayılı takip dosyasında satış talebinde bulunmadığı, dolayısıyla ihalenin feshini isteyebilecek kişilerden olmadığı görülmektedir. Bu durumda, şikayetçinin aktif husumet ehliyeti bulunmadığından mahkemece işin esasına girilmeden istemin reddi gerekirken, şikayetin kabulü ile ihalenin feshi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
İİK'nun 134. maddesinde ihalenin feshine ilişkin düzenlemeler yer almakta olup; ihalenin fesih nedenleri, gerek doktrinde ve gerekse Yargıtay uygulamasında; 1-) İhaleye fesat karıştırılmış olması, 2-) Arttırmaya hazırlık aşamasındaki hatalı işlemler, 3-) İhalenin yapılması sırasındaki hatalı işlemler, 4-) Alıcının taşınmazın önemli nitelikleri hakkında hataya düşürülmüş olması, şeklinde sıralanabilir. Somut olayda; borçlunun ihalenin feshi nedeni olarak belirttiği husus İİK'nun 134. maddesinde düzenlenen ihalenin feshi nedenleri arasında yer almamaktadır. Kaldi ki; İİK'nun 22. maddesi nazara alındığında ..........Esas sayılı dosyasından verilmiş icranın durdurulması kararı da bulunmadığından, taşınmazın ihaleye çıkartılabilmesi için meskeniyet şikayetine konu ilamın kesinleşmesinin beklenilmesine gerek olmadığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının belirtilen nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, .............
Bu nedenle ihalede zarar unsuru gerçekleşmemiş olmakla borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Mahkemece istemin işin esasına girilmeden bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Ayrıca, İİK'nun 134. maddesinde ihalenin feshi isteminin esası yönünden inceleme yapılarak reddi halinde ihalenin feshini isteyen kişi aleyhine para cezasına hükmedileceğinin öngörüldüğü, ihalenin feshi isteminin kabulü halinde alacaklı aleyhine para cezasına hükmedileceğine dair herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı halde alacaklı aleyhine para cezasına hükmedilmesi de isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının ve ihale alıcısının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi. UE...
Temyiz Sebepleri Alacaklı vekili temyiz başvurusunda; İİK 363/son uyarınca istinaf başvurusu satışı durdursa da icra dairesince satışın durdurulmayarak gayrimenkulün satışa çıkartılmış olması ihalenin feshine sebebiyet vermeyeceği, borçlunun kendisine satış ilanının tebliğinden itibaren 7 günlük süre içinde şikayet yoluna başvurmadığından ve aynı zamanda yerel mahkemede açtıkları davada bu iddiayı ileri sürmediklerinden bu aşamada ileri sürülen iddia doğrultusunda İİK 363/son uyarınca ihalenin feshine karar verilmesi hatalı olduğunu,ihalenin feshi nedenleri arasında İİK 363/son uyarınca satışın durdurulmamasının yer almadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK' nun ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesi, 363/son maddesi 3....
. - 2022/1820 K. sayılı kararında da işaret edildiği gibi; ihalenin feshi istemleri, şikayet niteliğinde olup şikâyet hakkının kullanılabilmesi için şikâyet ehliyetinin yanında diğer bir koşul şikâyeti ileri sürmek isteyen kişinin şikâyette hukuki yararının bulunmasıdır. İİK’nın 134. maddesinin 11. fıkrasında ihalenin feshi isteminde bulunanın fesihte hukuki yararı bulunması gerektiği açıkça hükme bağlanmıştır. Bu madde uyarınca ihalenin feshini isteyebilecek kişilerin, somut bir olayda ihalenin feshini isteyebilmesi için ihalenin feshedilmesinde hukuki yararının (menfaatinin) bulunması şarttır. Bir başka ifadeyle ihalenin feshini isteyen kişinin, somut bir ihalenin feshi sebebine dayanması ve bu yolsuzluk nedeniyle menfaatinin ihlâl edilmiş olması gerekir....
Davalı yanında müdahiller tarafından, ihaleye davet edilmek üzere idareye başvurmayan ve istekli olmak yönünde bir talebi bulunmayan davacıların ihale sonuçlandıktan sonra davayı açmasında menfaatlerinin bulunmadığı, zorunlu idari başvuru yolları tüketilmeden dava açıldığından idari merci tecavüzü nedeniyle merciine tevdi kararı verilmesi gerektiği, Mahkemenin “21/b maddesine göre gerçekleştirilen dava konusu ihalenin yasal dayanağının kalmadığı” gerekçesinin yerinde olmadığı, iptal edilen ihaleden sonra kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda makul ve meşru sebepler gözetilerek ve iş daha küçük ölçeklere ayrılarak dava konusu ihalenin yapıldığı, her iki ihalenin yapım tekniği bakımından birbirinden farklı olduğu, dava konusu ihalenin iptal edilen işin devamı niteliğinde olmadığı ileri sürülmektedir....
Dosya incelendiğinde, uyuşmazlığa konu ihalenin, ihale yetkilisinin … tarihli kararı ile 4734 sayılı Kanun’un 39. maddesi uyarınca iptaline karar verildiği, Dairemizin 24/11/2020 tarihli ara kararıyla davalı idareden, uyuşmazlık konusu ihaleye yönelik olarak, ihalenin iptali kararından önce idareye herhangi bir şikâyet başvurusu yapılıp yapılmadığının sorulduğu, idarece verilen 28/12/2020 tarihli cevabi yazıda, ihalenin iptali kararından önce idareye herhangi bir şikâyet başvurusu yapılmadığının bildirildiği görülmektedir....
Dosya incelendiğinde, uyuşmazlığa konu ihalenin, ihale yetkilisinin 02/07/2020 tarihli kararı ile 4734 sayılı Kanun’un 39. maddesi uyarınca iptaline karar verildiği, Mahkemenin 30/07/2020 tarihli ara kararıyla taraflardan, uyuşmazlık konusu ihaleye yönelik olarak, ihalenin iptali kararından önce idareye herhangi bir şikâyet başvurusu yapılıp yapılmadığının sorulduğu, davacı şirket vekilince verilen 13/08/2020 tarihli ve davalı idarece verilen 18/08/2020 tarihli cevabi yazılarda, ihalenin iptali kararından önce idareye herhangi bir şikâyet başvurusu yapılmadığının bildirildiği görülmektedir....
Aynı maddenin 7.fıkrası uyarınca bir fesih nedeni de gösterilmediğine göre borçlunun ihalenin feshine dair isteminin süre aşımından reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ihalenin feshine dair hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 16.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Maddenin gerekçesi "...Maddeye eklenen yeni üçüncü fıkrayla, ihalenin feshi talebine ilişkin şartlar yeniden belirlenmektedir. Uygulamada ihalenin kesinleşmesine engel olmak amacıyla haksız ve kötüniyetli olarak ihalenin feshinin talep edildiği müşahede edilmektedir. Hak arama hürriyetine engel olmaksınız bu tür haksız ve kötüniyetli taleplerin önlenmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır. Buna göre satış isteyen alacaklı, borçlu veya resmi sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahiplerinin dışında kalan kişilerce ihalenin feshi talebinin yapılması halinde, ihale bedeli üzerinden nispi harç alınacak ve talebin reddi halinde bu harç iade edilmeyecektir..." şeklindedir. 6. Görüldüğü üzere bu düzenlemeyle ihalenin feshini isteyen bazı kişilere ilk defa nispi harç ödeme yükümlülüğü getirilmektedir. Hükümden de anlaşılacağı üzere eğer ihalenin feshini; satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri isterse maktu harç ödeyecektir....


