WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Gerekçe: Dava, maddi olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61. maddesi kapsamında üyelik ve dayanışma aidat alacaklarının tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardandır. İtirazın iptali davasında yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi, dava şartıdır. İcra takibinde yetki kurallarının düzenlendiği 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 50. maddesinin birinci fıkrasına göre “Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur.”...

- K A R A R - Dava, ticari satıştan kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde Alanya 1.İcra Müdürlüğünde başlatılan icra takibinde davalı borçlunun süresinde yetki ve borca itiraz ettiği, davacı alacaklının yetki itirazını kabul ettiği, dosyanın Bakırköy 7.İcra Müdürlüğüne tevdi edildiği, ancak Bakırköy 7.İcra Müdürlüğünce yeniden bir ödeme emri düzenlenip borçluya gönderilmediği, başka bir ifade ile geçerli bir icra takibi ve itiraz bulunmadan bu davanın açıldığı, itirazın iptali davasının gerekli şartlarından birisinin geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması ve bu icra takibine süresi içinde yapılmış bir itirazın bulunması olduğu, bu şartların oluşmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir....

a gönderilerek 2012/1146 numarasına kaydı yapılmış, yeniden 02.11.2012 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş ve davalı 05.11.2012 tarihinde itiraz etmiştir. Davacı bu itirazın iptalini talep etmiştir. Davacı tarafından ilk icra takibine yetki ve borca ilişkin olarak borçlu tarafından 01.07.2008 tarihinde yapılan itiraz ile takip durmuş ve aynı zamanda KTK 109/son maddesindeki 2 yıllık süre kesilmiştir. Bu tarihten sonra davacı 01.4.2010 tarihinde takibin yenilenmesi istemiş ve bu talep 05.05.2010 tarihinde red edilmiş ise de yetki ve borca itiraz ile ilgili bir karar alınmadan yapılan işlemlerin bir geçerliliği olmadığından zamanaşımını kestiğinden söz edilmez. 01.07.2008 tarihinden sonra geçerli olarak yapılan ilk işlem 19.03.2012 tarihli yetki itirazının kabulü ile dosyanın Kars İcra müdürlüğüne, gönderilmesi talebi olduğundan KTK 109/son maddesindeki 2 yıllık süre geçmiştir. Eldeki davada ceza zamanaşımı süresinin ise uygulanmayacağı da sabittir....

İcra Müdürlüklerinin yetkisiz olduğu ve ...İcra Müdürlüğünün yetkili olduğu itirazında bulunulmuş ancak davacı dava dilekçesinde yetki itirazının kaldırılmasını talep etmemiş yapılan borca itirazın kaldırılmasını istemiştir. Bu yönüyle alacaklı tarafından borçlunun yetki itirazı zımnen kabul edildiği olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. ...İcra Mahkemesince, İİK'nın 4. maddesi gereğince takip hangi icra dairesinde başlamış ise bu takiple ilgili itiraz ve şikayetler takibin yapıldığı icra müdürlüğünün bağlı bulunduğu icra mahkemesinde çözümlenir. Bu husus kamu düzenine ilişkin ve kesin yetki niteliğindedir. Yasada koşulların oluşması halinde İİK'nın 79 ve 360. maddeleri bu husustaki yetki ile ilgili istisnalardır. Mevcut davada davalı vekili tarafından... 1. İcra Müdürlüğünün 2016/2182 Esas sayılı takip sayılı dosyasına karşı yetki itirazı ile birlikte imzaya ve borca itirazda bulunmuş olup......

Bilindiği üzere, icra takibi sebebiyle gönderilen ödeme emrine karşı borçlu sadece yetki itirazında bulunmuş ise, bu itirazın kaldırılması yetkisi münhasıran icra mahkemesine ait olup, yine yetki itirazıyla birlikte borcun esasına itiraz edilmişse alacaklı gerek gördüğü takdirde bu itirazın kaldırılmasını yine icra mahkemesinden isteyebileceği İcra ve İflas Kanunu’nun 50/2. maddesi hükmü gereğidir. Yetki itirazıyla birlikte borcun esasına itiraz edildiği durumda ise; alacaklı, icra mahkemesine başvurmadan aynı Yasanın 67. maddesi hükmü gereğince itirazın iptâli davasını mahkemede açmışsa, mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisi araştırılmalı ve şayet buna ilişkin itiraz yerinde değil ise, borcun esasına karşı itirazın incelenmesine geçilerek hüküm kurulmalıdır....

. - K A R A R - Davacı vekili; müvekkilinin davalı hakkında yaptığı icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; müvekkili şirket merkezinin Eskişehir'de olduğunu, savunarak davanın yetki yönünden reddini istemiştir. Mahkemece; taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığı, HUMK 10 ve BK 73. maddelerinin sözleşmeden doğan davalarda uygulandığı, HUMK 9.maddesi gereğince genel yetki kurallarının uygulanacağını, davalının ikametgahının Eskişehir olduğunu savunarak dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın yetkili ve görevli Eskişehir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda hem icra dairesinin hem de mahkemenin yetkisine itiraz edilmiştir. Yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının koşullarından biridir....

İcra Müdürlüğünün 2013/5086 esas sayılı dosyasında icra takibine geçildiğini, davalının asıl alacak, yetki ve faiz yönünden itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, davalı tarafın itirazlarının yersiz olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, müvekkili sendikanın aidat alacağının toplu ... sözleşmeleri gereği ödenmesi gereken tarihlerinden itibaren işleyen en yüksek işletme kredi faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz eden davalı tarafın %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. Gerekçe: Dava, sendika üyelik ve dayanışma aidat alacaklarının tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir....

Davalı borçlu tarafından aleyhindeki icra takibine hem borç, hem de icra dairesinin yetkisi yönünden itiraz edilmiştir.Bu durumda mahkemece, İİK.nun 50.maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenip, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, itirazın iptali davasının koşullarından olan bu yön üzerinde durulmadan mahkemenin yetkisi yönünden yazılı gerekçeyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi. -KARŞI OY YAZISI- Davalı borçlu, icra dairesinin yetkilisine ve borca itiraz ettikten sonra açılan itirazın iptali davasına bakan mahkemenin yetkisine de itiraz etmiştir....

- K A R A R - Davacı vekili, faturaya dayalı alacağın tahsili için giriştiği icra takibine davalının itiraz ettiğini, takibin durduğunu, müvekkili ile davalı arasında geçmişe dayalı ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişkiye göre aracının malı teslim aldığı, müşteriye teslim ettiği, parayı da alarak mal sahibine iade ettiğini, müvekkili tarafından sözleşmeye konu malların bu örf ve adete uygun olarak aracı vasıtası ile davalıya teslim edilmesine rağmen davalının fatura borçlarını ödemediği gibi kendisine teslim edilen fatura içeriğine süresi içinde itiraz etmediğini, icra takibine yapılan itirazın zaman kazanmaya yönelik haksız bir itiraz olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalıdan olan alacağının tespiti ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Mahkemece, davacının para alacağından dolayı BK’nun 73. maddesine göre kendi yerleşim yeri olan ...’de takip ve dava açma hakkı bulunduğu, ancak itirazın iptali davasının icra dairesinin bulunduğu yerde görülmesinin zorunlu olması nedeniyle ...’de yapılmayan bir takipten dolayı mahkemenin yetkili olamayacağı, takibin ...’de yapıldığı belirtilerek, davanın yetki yönünden reddi ile mahkemenin yetkisizliğine, kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde dosyanın yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. ... icra müdürlüğü dosyasından yapılan icra takibine yönelik olarak 1.12.2009 günlü itiraz dilekçesi ile icra müdürlüğünün yetkisi ile birlikte borca itiraz edilmiştir. Davalı yan, mahkemenin yetkisine usulüne uygun şekilde süresinde itiraz etmemiştir....

UYAP Entegrasyonu