Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin yetki ilk itirazının kabulüne ve mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İtirazın iptali davalarında, yetkili icra dairesinde takip yapılması dava şartlarındandır. Mahkeme dava şartlarını yargılamanın her aşamasında re’sen gözetmeli ve ön sorunlar gibi incelemelidir. Başka bir anlatımla, davalının icra dairesinin yetkisine yönelik yaptığı itiraz, davacının delil olarak dayandığı fatura ve irsaliyelerle diğer deliller incelenmek suretiyle taraflar arasında akdi ilişki bulunup bulunmadığının saptanması ve TBK'nın 89.madde hükmü de değerlendirilmek suretiyle, icra dairesinin yetkisi konusunda bir sonuca gidilmelidir. İcra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenmeden mahkemenin kendi yetkisini inceleyerek yazılı şekilde hüküm oluşturması usul ve yasaya aykırıdır....
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında çeşitli mal satışına ilişkin '' Bilgi Amaçlı Satış Formu '' sözleşmesi düzenlendiğini ve malın teslim edildiğini, akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, icra takibinin yetkisiz yerde yapıldığını, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığını, satın alınan malın bedelinin ödendiğini, kur farkı istenemeyeceğini beyan ederek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalının icra takibinin yetkisine itiraz ettiği ve davacının usulüne uygun yetki sözleşmesi yapıldığını kanıtlayamadığı bu nedenle icra takibi yönünden yetki şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usul yönünden reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir....
Anomim Şirketleri vermiş oldukları kısmi itiraz dilekçesi ile; alacak tutarının 11.994,50 TL ile sınırlı olduğundan bahisle; bu tutar dışındaki takipte talep edilen tüm alacak ve ferilerine ve faiz miktarına itiraz ettiklerini, borçlular tarafından icra takibine yapılan itirazların haksız, hukuka aykırı ve kötüniyetli olduğunu, söz konusu icra takibine konu edilen alacağın müvekkilleri ile karşı yan arasında kurulan ticari ilişki sebebi ile meydana geldiğini, borcun dayanağının cari hesap alacağı olduğundan sözkonusu borcun para borcu olduğunu, para borcu götürülerek ödenecek bir borç olduğundan TBK 89/1 kapsamında müvekkil şirketin MERSİS adresi ... Mah. .../... Sk. No:.../... .../... olduğundan İzmir İcra Dairelerinin de yetkili olduğu, davalı borçlu şirketler ... ......
ın şirket ortağı olmakla tacir sıfatını kazanmayacağı, davalının bu yönü ile tacir sıfatı bulunmadığı, yetki sözleşmesinin tacirler arasında yapıldığında hüküm ve sonuç doğuracağı, kefalet sözleşmesindeki yetki şartının da tacirler arasında hüküm ve sonuç doğuracağı, bu açıdan yetki sözleşmesinin tacir olmayan davalı ..----bağlamayacağı, davalı - borçlu ... vekilinin İstanbul Anadolu ---. İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyasında takibin durdurulması ile yetkisizlik kararı verilmesini icra dairesinden talep ettiği, yetkili icra dairesi olarak------ İcra Dairesinin yetkili olduğunu dermeyan ettiği, itirazın iptali davalarında öncelikle icra takibinde yetkiye itiraz var ise yetki sorununun çözülmesi gerektiği, takibin yetkili icra dairesinde yapılmasının itirazın iptali davasında bir dava şartı olduğu gözetilerek; İstanbul Anadolu --- İcra Dairesinin icra takibinde yetkisiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır....
Başlatılan icra takibine karşı yetki itirazında bulunulması durumunda, mahkemenin öncelikle takibin başlatıldığı icra müdürlüğünün yetkili olup olmadığını incelemesi ve bu konuda bir karar vermesi zorunludur. ------sayılı ilâmları ve kararlılık kazanmış uygulamasına göre mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazı olmasa dahi itirazın iptâli davasına bakan mahkemenin öncelikle takip dosyasında icra dairesinin yetkisine yapılan itirazı incelemesi gerekir. İtirazın iptâli davasının görülebilmesi, geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. Ortada geçerli bir takip yoksa itirazın iptâli davasının görülebilmesi usulen mümkün değildir. İcra dairesinin yetkisine yapılan itirazın incelenmesi sonucunda mahkeme kendisinin de yetkili olup olmadığına belirleyecektir. İcra dairesinin yetkisine itiraz halinde bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemez....
-TL, Diger alacak açıklama ve belgelerine dayanarak, 44.377,33.-TL asıl alacak, 11.094,10.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 55.781,39.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, Haciz ve müteakip işlemler için yetkili icra dairesi:Ankara Adliyesi olarak gösterilmiş olduğu, borçlunun süresi içinde verdiği itiraz dilekçesinde , hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına, faize ve " Takip yetkili icra dairesinde açılmamıştır....
İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyası dosya arasına alınarak incelendiğinde, davacı banka tarafından davalı aleyhine genel kredi ve teminat sözleşmesi uyarınca ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra dairesinin yetkisine itiraz ederek açıkça yetkili icra dairesini bildirdiği ve ayrıca borca da itiraz ettiği, itiraz üzerine icra müdürlüğü tarafından icra takibinin durdurulmasına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Yargıtay 19. H.D.nin 28/10/2003 gün ve 2003/8854 E. 2003/10647 K. sayılı emsal içtihatında ''...borçlunun yetki ile birlikte borca itiraz etmesi ve alacaklının da mahkemede itirazın iptali davası açması halinde mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi gerekir...'' Yargıtay 19....
Davalı taraf icra takibine itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş; mahkemece, borcun mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 73. maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi) gereğince para borcu olup götürülecek borçlardan olduğu, bu nedenle davacının yerleşim yerinde icra takibine girişilmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle icra dairesinin yetkisine itiraz reddedilerek davanın esası incelenmek suretiyle karar verilmiştir. İtirazın iptâli davalarında, Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulamalarına göre icra dairesinin yetkisine itiraz edilmişse, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın re'sen incelenip sonuçlandırılması gerekir. İtirazın iptâli davasının görülebilmesi, usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. Geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptâli davasının görülebilmesine usulen imkan bulunmamaktadır....
Davalı taraf icra takibine itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş; mahkemece, borcun 818 sayılı mülga Borçlar Kanu'nun 73. maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi) gereğince para borcu olup götürülecek borçlardan olduğu, bu nedenle davacının yerleşim yerinde icra takibine girişilmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle icra dairesinin yetkisine itiraz reddedilerek davanın esası incelenmek suretiyle karar verilmişse de, bu doğru olmamıştır. İtirazın iptali davalarında, Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulamalarına göre icra dairesinin yetkisine itiraz edilmişse, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın öncelikle icra dairesinin yetkisine itirazın incelenip sonuçlandırılması gerekir. İtirazın iptâli davasının görülebilmesi, usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. Geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptâli davasının görülebilmesine usulen imkân bulunmamaktadır....
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davalıların icra müdürlüğüne yaptıkları yetki itirazının iptaline ilişkin açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalıların Adana 3. icra müdürlüğünün 2008/7685 Esas sayılı takip dosyasına yapılan itiraz iptalini istemiştir. Davalılar, icra dosyasına yaptıkları itiraz ile icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmişlerdir. Mahkemece, sadece yetki itirazı konusunda karar verilmiş olup, borca aslına yönelik itirazlar konusunda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir....


