"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Takibin ve İcra Emrinin İptali Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca ONANMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,70 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 10.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. B.N.C....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Borçlunun icra emrinin iptali talebinde bulunduğunun anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca ONANMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 18.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemenin nitelendirmesi ve temyiz kapsamına göre, uyuşmazlık; davalı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde icra emrinin iptali istemine ilişkin olup, hükmün temyiz incelemesi Yüksek 8. Hukuk Dairesi'nin görevi kapsamındadır. Bu durumda, 11.04.2015 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda değişiklik yapılması hakkındaki 6644 sayılı Kanun gereğince dosyanın Hukuk İş Bölümü İnceleme Kurulu'na gönderilmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın, Hukuk İş Bölümü İnceleme Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 04.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/897 Esas 2012/1440 Karar nolu kararının hüküm bölümünün 1 nolu bendinde yazılı " İcranın geri bırakılması sözcüklerinin" karar metninden çıkartılmasına, yerine "İcra emrinin iptali" sözcüklerinin yazılmasına, Mahkeme kararının düzeltilen bu şekliyle ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Somut olayda, borçlunun icra mahkemesinden talebi ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğü nedeniyle tebliğ tarihinin düzeltilmesine ilişkin olup, HMK'nun 26. maddesi gereğince hakim tarafların talebi ile bağlıdır. Buna rağmen talep aşılarak icra emrinin iptaline karar verilmesi anılan yasa hükmüne aykırıdır. Mahkemece borçlunun talebi ile bağlı kalınarak ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca icra emrinin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu hakkında başlatılan ilamlı takipte, borçlu vekilinin, takip dayanağı ilamda vekili olmasına rağmen icra emrinin borçlu vekiline tebliğ edilmediğini, borçlu asile tebliğ edildiğini ileri sürerek, icra emrinin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin kabulü ile asile çıkartılan icra emrinin iptaline karar verildiği görülmektedir. HMK'nin 73, 81, 82, 83., Avukatlık Kanununun 41., Tebligat Kanununun 11. maddeleri gereğince vekille takip edilen işlerde vekile tebligat zorunludur....
İcra emrinin tebliği üzerine İİK'nun 16. maddesine göre şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurulması halinde, mahkemece, TBK'nun 581. ve devamı maddeleri kapsamında icra kefalet işleminin İİK'nun 38. maddesi uyarınca ilamlı icra takibine konu edilip edilmeyeceği değerlendirilerek, ilamlı takibe konu edilemeyeceğinin belirlenmesi halinde, kefaletin geçersizliğine değil, bu kefalete dayalı olarak gönderilen icra emrinin ve varsa icra kefili sıfatı ile yapılan işlemlerin iptaline karar verilmesi gerekir. Somut olayda, 24.08.2015 tarihinde, ... talebi ile şikayetçi şirketin icra kefili olduğu, ancak ...’nin belirtilen tarihte şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemenin bu yöne ilişkin gerekçesi isabetli ise de, şikayetin kabulü ile beraber icra emrinin iptali ile yetinilmesi gerekirken icra kefili alınması işleminin iptaline karar verilmesi doğru bulunmamış olup, hükmün belirtilen nedenle bozulmasına karar verilmiştir....
Somut olayda, takip dayanağı ilamda borçlunun vekil ile temsil edilmesi nedeniyle icra takibinde tebliğ işlemlerinin adı geçenin vekiline yapılması gerekmektedir. Ancak, icra emrinin borçlu asile tebliğ edilmesinden sonra, borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurarak, tebligatın asile gönderildiğinden bahisle, icra emrinin iptali istemi yanında, takibin esası ile ilgili itiraz ve şikayetlerini de ileri sürdüğü görüldüğünden, adı geçenin tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle icra emrinin iptalini talep etmesinde hukuki yararı kalmamıştır. Kaldı ki vekile tebliğ zorunluluğunun bulunması asile tebligat yapılması lüzumunu ortadan kaldırmaz, cezaların şahsiliği kuralı gereğince, icra suçları yönünden borçlu asilin cezai yönden sorumlu tutulabilmesi için icra emrinin borçlu asile de tebliği zorunludur. O halde, Mahkemece, vekil varken asile tebligat yapılmasının usulsüz olduğu gerekçesiyle icra emrinin iptaline karar verilmesi isabetsizdir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erdek İcra Hukuk MahkemesiTARİHİ : 27/02/2006NUMARASI : 2006/9/18 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :İcra takibinin dayanağı olan Bursa 2.İdare Mahkemesi'nin 09.02.2005 tarih ve 2004/57 E. - 2005/55 K. sayılı kararı eda hükmünü içermemektedir. Bu nedenle sözü edilen karar esas alınarak borçlu hakkında ilamlı icra yolu ile başlatılan takibin iptaline karar verilmelidir. İcra Mahkemesinin gerekçesinde sözü edilen ve Dairemizin 13.11.1987 tarih ve 1858/12178 sayılı kararında yer alan açıklamalar takip dayanağı belgenin borç ikrarını içermesi halinde uygulanır. Bu nedenle somut olayda emsal olamaz. O halde, takibin iptaline karar verilmesi gerekirken icra emrinin iptali ile yetinilmesi isabetsizdir. ...
Mahkemece, takibe dayanak mahkeme ilamının sadece 1. sayfasının icra dosyasının içinde olduğu, 2. sayfasının ve diğer sayfalarının takip talebine eklenmemiş olduğu, eklenen sayfanın da onaylı örnek olmadığı, İcra Müdürü'nün bu ilama istinaden icra emri düzenlemesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulüne, icra emrinin iptaline karar verilmiştir. Hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İİK'nun 32. maddesi gereğince; para borcuna dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. İİK'nun 32 ve devamı maddelerinde icra emrinin tebliği sırasında takibe dayanak belgelerin eklenmesi yönünde yasal bir düzenleme yoktur. Bu durumda Mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü ile icra emrinin iptali doğru olmamıştır. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme Kararı'nın yukarıda yazılı nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....


