"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 4.392,11 TL için itirazın iptali ile inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava; alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemidir. Mahkemece; borçlunun ilamsız icra takibine yedi günlük itiraz süresi içinde itiraz etmediği bu nedenle alacaklı davacının itirazın iptali davası açmasında menfaati bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.İlamsız icra takiplerinde ödeme emrine itiraz süresi yedi gündür. Bu süre, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar....
İcra takibine itiraz ederek takibin durmasını sağlayan davacı-borçlunun ayrıca takibin durdurulması ve takibe konu ödeme emrinin iptali davasının açılmasında bu aşamada hukuki yararı bulunmadığından..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Davacı, davalı kamu kurumu tarafından 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu uyarınca idari para cezası kesildiğini, cezanın kesinleştiğini, davalı kurumun idari para cezasının tahsili için icra takibi başlattığını, takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu ileri sürerek, icra takibinin durdurulmasına, icra takibinin ve ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının icra takibine itiraz ederek zaten takibi durduğunu, bu nedenle takibin durdurulması için ayrı bir dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacının icra takibine yaptığı itiraz icra takibini re'sen durdurur....
Mahkemece, itirazın iptaline konu icra takip dosyasında düzenlenen ödeme emrinin davalı borçluya 01.12.2010 tarihinde tebliğ edildiği, itirazın ise yasal 7 günlük itiraz süresi geçirildikten sonra 10.12.2010 tarihinde yapıldığı, bu haliyle duran bir takibin olmadığı gerekçesiyle koşulları oluşmayan dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, araç satış sözleşmesine dayalı bakiye satış bedelinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş bir takibin varlığı dava şartıdır....
Şayet itiraz süresinde değilse takip durmamış olacağından alacaklının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı yoktur. İcra dosyasında, borçlu-davalıya ödeme emrinin, 11.10.2005 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu -davalı şirketin icra takibine 21.10.2005 tarihli itiraz dilekçesi ile itiraz ettiği görülmektedir. Bu durumda davalı-borçlunun ödeme emrine süresinden sonra itiraz ettiği nazara alınmadan yazılı şekilde davanın esasının incelenip karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.Somut olayda icra dairesinin yetkisine itiraz kabul edilerek dosyanın aktarıldığı yetkili icra dairesinde ödeme emri çıkartılmadan yetkisiz icra dairesi tarafından gönderilen ödeme emri üzerine yapılan borca itiraz üzerine elde ki davanın açıldığı, itirazın iptali davasının görülmesinin ön koşulu yetkili icra dairesinde usulen ödeme emri üzerine borca geçerli bir itiraz bulunması gerektiği, dava tarihi itibariyle yetkili ------ İcra Dairesince ödeme emrinin tebliğe çıkartılmadığı görüldüğünden davanın usulden reddine karar verilmiştir....
Mahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre; dava konusu icra takip dosyasından, davacı alacaklının cari hesaba dayalı alacağın tahsili için davalı borçlu aleyhine ilamsız takip başlattığı ve takipteki ödeme emrinin 20/07/2012 tarihinde tebliğ olduğu, davalı borçlunun ise 01/08/2012 tarihinde Alanya 3. İcra müdürlüğünü verdiği dilekçe ile itiraz ettiği, dolayısıyla itirazın süresinde olmadığı, bu durumda takip dosyasında yasal süresinde yapılmış geçerli bir itiraz bulunmadığı gerekçesiyle konu yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, 3 adet faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece dava konusu takip dosyasında davalı-borçlunun yasal 7 günlük süre içinde takibe itiraz etmediği, bu durumda ortada usulüne uygun geçerli bir itiraz bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir....
Dosya içeriğine göre, davacı tarafından idari para cezasının tahsili amacıyla davalı aleyhine B..M.. 2012/11947 sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 20/12/2012 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 25/12/2012 tarihli dilekçesi ile ödeme emrinin tebliğinden önce 14/12/2012 tarihinde borcu ödediğini belirterek icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği ve ödeme dekontunu itiraz dilekçesine eklediği anlaşılmaktadır. Davalının itiraz dilekçesinin mahiyeti, borcun bulunmadığına ilişkin olmayıp borcun ödendiğine (itfasına) ilişkindir. Nitekim icra memuru tarafından da davalının itirazı bu şekilde değerlendirilmiş, sadece icra takibinin yetki yönünden durdurulmasına karar vermiştir. Şu halde, borçlunun yetki itirazını kabul etmeyen alacaklı yetki itirazının reddini sağlamak için yalnız icra mahkemesinde itirazın kaldırılması yoluna başvurabilir; mahkemede itirazın iptali davası açamaz....
Esas sayılı takip dosyası ile davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 13.03.2024 tarihinde kredi sözleşmelerine dayalı olarak 229.685,55 TL asıl alacak, 31.769,63 TL işlemiş faiz ve 1.588,45 TL BSMV olmak üzere toplam 263.043,63 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 19.03.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından 26.03.2024 tarihinde borca itiraz edildiği, itirazın süresinde olduğu, itiraz üzerine takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının 29.05.2024 tarihinde ve 1 yıllık yasal süre içinde açıldığı anlaşılmaktadır. Dava 2004 sayılı İİK'nın 67. maddesi kapsamında itirazın iptali davası olup, itirazın iptali davasında usulüne uygun olarak yapılmış ilamsız icra takibine borçlu tarafından süresinde itiraz edilmesi halinde, alacaklı taraf mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir....
Mahkemece, davacı tarafından başlatılan icra takibine süresi içerisinde itiraz edildiği, takibin 31.12.2009 tarihinde takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılmasına karar verildiği, alacaklı vekili tarafından yenilenme talebinde bulunulduğu, yenileme emrinin davalı ... tebliğ edildiği, belediye tarafından yine süresi içerisinde itiraz edildiği, belediyenin ilk itirazından sonra takibin durdurulmasına karar verilmesi gerektiği, bu süreden sonra alacaklı vekilinin itirazın iptali talebinde bulunduğu gerekçesi ile süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir....
İcra takibine konu ödeme emrinin usulsüz olduğuna yönelik itirazın icra hukuk mahkemesinin kararı ile reddedildiği, bu karara karşı yapılan istinaf talebinin de reddedilerek ödeme emrinin kesinleştiği, takibin devamına karar verildiği davacının beyanından anlaşılmış olmakla davacının dava açmakta hukuki yararı kalmamıştır. Davacı vekilinin, itirazın iptali davası açmadan önce, tartışmalı olan ödeme emrinin hukuki durumunu bekleyerek, ödeme emrinin iptali halinde yeni bir ödeme emri tebliği ile itiraz halinde huzurdaki davayı açması veya ödeme emrinin usulüne uygun olduğunun belirlenmesi halinde zaten itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacağından hukuki süreci beklemeden dava açmasına davalının sebebiyet verdiği kabul edilemeyeceğinden davanın reddi ile yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın hukuki yarar yokluğundan usulden REDDİNE, Alınması gerekli 80,70....


