olarak devamına, kadının maddi ve manevi tazminat talebi ile erkeğin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, ilk derece mahkemesince verilen bu hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat talebi, velayet ile iştirak nafakası miktarı; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise katılma yoluyla kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ile tedbir ve iştirak nafakaları yönünden istinaf edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından kadının davasının kabulü, velayet düzenlemesi, kusur belirlemesi, kadına verilen nafaka ve tazminatlar, iştirak nafakası, kendi tazminat taleplerinin reddi yönünden; davacı-davalı kadın tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tedbir ve iştirak nafakası ile tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-davacı erkeğin birlik görevlerini de yerine getirmediği, mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlar da dikkate alındığında davalı erkeğin yine de ağır kusurlu olduğu ve ortak çocuk için takdir edilen iştirak nafakasının aylık 400 TL olduğunun anlaşılmasına göre, yerinde...
Bu nedenle, mahkemece adı geçen küçüğün velayet konusunda görüşü alınıp, uzman bilirkişiden müşterek çocuk Işık'ın velayetine ilişkin sosyal inceleme raporu da alınarak deliller hep birlikte değerlendirmek suretiyle velayet hakkında düzenleme yapılması gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamıştır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, bozma sebebine göre ortak çocuk Işık lehine hükmedilen iştirak nafakasının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.30.05.2016(Pzt.)...
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dilekçesinde; boşanma davasında davacı için hükmedilen 200 TL yoksulluk, 100 TL iştirak nafakasının aradan geçen zamanda yetersiz kaldığı ileri sürülerek, yoksulluk nafakasının 500 TL’ye, iştirak nafakasının 250 TL’ye artırılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı yargılamaya gelmemiş, cevap dilekçesi vermemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile yoksulluk nafakasının 400 TL’ye, iştirak nafakasının 250 TL’ye yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmektedir. ......
Aile Mahkemesinin 2016/988 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince, her iki davanın kabulü ile tarafların TMK'nın 166/1 gereğince boşanmalarına, velayet hak ve görevinin davalı davacı anneye verilmesine, ortak çocuk için aylık 500 Türk lirası iştirak nafakasının davacı davalı babadan alınarak, davalı-davacı anneye verilmesine, baba ve çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına, davacı-davalı erkek lehine 10.000 Türk lirası maddi tazminata, davalı-davacı kadının tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, lehine hümedilen tazminatın miktarı, davalı-davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen manevi tazminat ve reddedilen tazminat talepleri yönünden istinaf kanun yoluna başvurlması üzerine, bölge adliye mahkemesince tarafların istinaf başvurularının esastan reeddine karar verilmiştir....
Davalı-karşı davacı, karşı davada; işsiz olduğunu maddi zorluklar çektiğini belirterek, müşterek çocuklar adına hükmedilen ayrı ayrı 300,00 TL iştirak nafakasının ayrı ayrı 200,00 TL'ye indirilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı tarafça temyiz edilmiştir. 1-Dava; iştirak nafakasının artırımı istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 182/2 maddesi gereğince; velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür. İştirak nafakası takdir edilirken; çocuğun yaşı, ihtiyaçları, okul seviyesi, sosyal çevreye göre yaşam seviyesi, velayet tevdi edilen tarafın ekonomik durumu ile nafaka yükümlüsünün mali gücü birlikte değerlendirilip, hakkaniyete uygun bir nafakaya karar verilmelidir....
Kesinleşme tarihinden sonra ise iştirak nafakası işlemeye başlar. Boşanma veya ayrılık vukuunda, çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf, gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür.(TMK. Md. 182) Bu madde uyarınca, ilamda hüküm altına alınan iştirak nafakasının alacaklısı, müşterek çocuk olmayıp, velayet hakkı kendisine verilen eştir. Velayet hakkı küçüğün reşit olması ile sona ereceğinden, bu tarihte iştirak nafakasının da sona ereceği tabidir. Ancak çocuğun reşit olduğu tarihe kadar ödenmeyerek biriken nafaka alacağı bulunduğu takdirde, velayet hakkı kendisine verilmiş olan eş tarafından çocuğun reşit olduğu tarihten sonra da bu alacak takibe konu edilerek ödenmesi istenebilir. Zira nafaka, velayet hakkı kendisine verilen eşe çoçuğun bakım ve eğitimine harcaması için verilmiştir ve onun tarafından istenilmesinde usul ve yasaya uymayan bir yön bulunmamaktadır. TMK'nun 328.maddesine göre de, babanın çocuğuna bakma mükellefiyeti onun reşit olmasıyla sona erer....
in dava açılmadan önce ergin olduğu anlaşılmakla iştirak nafakası kendiliğinden kalkacağından ve bu talepten vaki vazgeçme nedeniyle reddine; ortak çocuk ... için belirlenen iştirak nafakasının 200,00 TL ye indirilmesi yönündeki talep açısından küçüğün bu dönem içerisinde yaşının ilerlediği, eğitim hayatının devam ettiği, günün ekonomik koşulları ve tarafların sosyal ve ekonomik durumlarındaki değişimin küçüğün iştirak nafakasının azaltılmasına sebep olacak derecede bulunmadığı gerekçesiyle iştirak nafakasının azaltılması talebinin reddine; ... 5....
Dava dilekçesinde; davacı ile davalının 2006 yılında boşandıklarını boşanma sonucunda davacı hakkında 100,00 TL yoksulluk nafakasına, müşterek çocuk ... için 100,00 TL, ... için ise 80,00 TL iştirak nafakasına hükmolunduğunu aradan geçen zamanda yoksulluk ve iştirak nafakalarının yetersiz kaldığı ileri sürülerek yoksulluk nafakasının aylık 100,00 TL den 500 TL'ye,... için 100,00 TL olan iştirak nafakasının 400,00 TL’ye ve ... için 80,00 TL olan iştirak nafakasının ise 300,00 TL’ye çıkartılması talep ve dava edilmiştir....
Davacı, davalı ile anlaşmalı olarak boşandıklarını, müşterek çocukların velayet hakkının davalı babaya verildiğini, davalının velayet görevini kötüye kullandığını ileri sürerek müşterek çocukların velayetlerinin babadan alınarak anneye verilmesine, küçükler için 750,00 şer TL iştirak nafakasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiş, ön inceleme duruşmasında davanın reddini savunmuştur. Yerel Mahkemece, idrak çağında olan ortak çocuk 13.08.2000 doğumlu ...'...


