İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı kadın vekili kusur belirlemesi, reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri ile iştirak nafakasının miktarı yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 19.04.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1....
Mahkemece; iştirak nafakasının artırılması talebinin kısmen kabulü ile yoksulluk nafakası bağlanması talebinin ise boşanma dosyasında davacının yoksulluk nafakası talebinden vazgeçtiği gerekçe gösterilerek, reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili ve davalı temyiz etmektedir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak; taraflar, ...... ....Aile Mahkemesinin 2009/275 E.-2012/357 K.sayılı kararı ile anlaşmalı olarak boşanmışlardır. Yargılama esnasında davacı kadın “kendisiyle ilgili nafaka ve tazminat talebi olmadığını” beyan etmiş, mahkemece de; “Taraflar birbirinden nafaka ve tazminat talep etmediğinden bu hususta karar verilmesine mahal olmadığına” hükmedilmiştir....
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, yoksulluk nafakasının 175 TL'ye, iştirak nafakasının ise, müşterek çocuk ... için 175 TL'ye, ... için 250 TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından, süresi içerisinde, temyiz edilmiştir. Dava; yoksulluk nafakası ile iştirak nafakasının artırımına ilişkindir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; TMK'nun 175.maddesi "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir." Kanunda öngörülen şartlar davacı lehine gerçekleştiği takdirde, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekir....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 30/12/2014 NUMARASI : 2014/815-2014/1009 Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine- kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı,davalı ile boşandıklarını, müşterek çocuğun velayetinin kendisine verildiğini,Konya 2. Aile Mahkemesinin 2012/763 E. 2012/950 K. sayılı ilamı ile kendisi için aylık 140,00 T.L. Yoksulluk nafakası, müşterek çocuk için de aylık 110,00 T.L. iştirak nafakasına karar verildiğini, ihtiyaçlarının arttığını,nafakaların yetersiz kaldığını belirterek yoksulluk ve iştirak nafakasının aylık 300,00'er TL.'ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece, bu husus gözetilmeden iştirak nafakasının artırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş ise de; hükmün davacı tarafça temyiz edilmiş olması ve ilk defa takdir edilen iştirak nafakasının müşterek çocuğun yaşı ve ihtiyaçları ile davalının gelir durumu gözetildiğinde şimdilik yeterli olması nedeniyle, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “…Kadıköy 1. Aile Mahkemesinin 2003/550 Esas, 2004/864 karar sayılı ilamıyla bağlanan aylık 50 TL. İştirak nafakasının 50 TL artırılarak 100 TL'ye çıkarılmasına," ifadesi çıkartılarak yerine “aylık 100 TL iştirak nafakası takdirine,” ifadesinin yazılması suretiyle hükmün HUMK. nun 438. maddesinin 7. bendi uyarınca düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.03.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 25/03/2014 NUMARASI : 2013/90-2014/228 Taraflar arasında görülen yoksulluk nafakasının artırımı davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı dilekçesinde; davalı ile İstanbul 3.Aile Mahkemesi'nin 08.03.2011 tarih ve 2010/654 E.-2011/125 K.sayılı kararı ile boşandıklarını, tarafına aylık 300 TL yoksulluk nafakası bağlandığını, lehine hükmedilen nafakanın yetersiz kaldığını ileri sürerek nafakanın her yıl enflasyon oranında artırılmasını talep ve dava etmiş, yargılama sırasında yoksulluk nafakasının aylık 400 TL'ye çıkartılmasını ve her yıl enflasyon oranında artırılmasına karar verilmesini istemiştir....
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davalıya ödenen yoksulluk nafakasının kaldırılma talebinin reddine, yoksulluk nafakasının 250 TL'den 100 TL'ye indirilmesine, müşterek çocuklar için hükmedilen 250'şer TL iştirak nafakasının 200'er TL'ye indirilmesine karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir. Taraflar arasında görülen boşanma dava dosyası incelendiğinde; 18.10.2010 tarihli "Protokole" dayalı anlaşmalı boşanma olduğu, davacı Mesut'un duruşmada imzalı beyanı ile protokol gereğince 250 TL yoksulluk nafakası ve müşterek 3 çocuk için 250'şer TL iştirak nafakası olmak üzere toplam 1.000 TL nafakayı ödemeyi kabul ettiği, dosya kapsamına göre davacının kuaför dükkanı işlettiği, mahkemece; davalı kadın ve müşterek 3 çocuk için 250'şer TL olmak üzere toplam 1.000 TL nafakaya karar verildiği, hükmün 02.03.2011 tarihinde kesinleştiği, bu davanın ise 15.12.2014 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır....
Davacı vekili dilekçesinde, daha önce hükmedilen yoksulluk ve iştirak nafakalarının yetersiz kaldığını belirterek iştirak nafakasının 900 TL'ya, yoksulluk nafakasının ise 1.300 TL'ya çıkartılmasını talep etmiştir. Mahkemece; yoksulluk nafakasının 10 TL artırılarak 800 TL'na, iştirak nafakasının ise 50 TL artırılarak 550 TL'na yükseltilmesine karar verilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, tarafların gerçekleşen ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ve TÜİK'ın yayınladığı ÜFE gözönüne alındığında takdir edilen iştirak ve yoksulluk nafakası miktarları hak ve nesafete uygun olmayacak şekilde düşüktür....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/355 Esas ve 2012/360 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, söz konusu karar ile müvekkili lehine aylık 125 TL yoksulluk nafakası hükmedildiğini, aradan geçen zamanda nafakanın günün ekonomik koşullarına göre ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını, bu nedenle yoksulluk nafakasının 525 TL 'ye artırılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı, talep edilen nafakayı ödeme gücünün olmadığını bu nedenle davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davacının maddi durumunun davalıdan daha iyi olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, yoksulluk nafakasının artırılmasına ilişkindir. TMK.nun 176/4.maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir....
Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsünün gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; taraflar ... .... Aile Mahkemesinin 2006/747 Esas ve 2006/720 Karar sayılı, ....09.2006 tarihli ilamıyla anlaşmalı olarak boşanmışlar, davacı lehine aylık 100,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, karar ........2006 günü kesinleşmiş, eldeki artırım davası 26.01.2015 tarihinde açılmıştır. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, önceki nafaka tarihinden itibaren geçen süre, nafakanın niteliği, ekonomik göstergelerdeki değişiklikler ve ÜFE artış oranları dikkate alındığında davacı lehine hükmedilen yoksulluk nafakası miktarı fazladır....


