Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme; bakım borçlusu da bakım alacaklısına yasanın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer. (TBK m. 614 (BK) m. 514)). Hemen belirtmek gerekir ki, bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz. Kural olarak, bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikin de muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. (TBK m. 19 (BK m. 18))....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 02/07/2020 tarihli ve 2018/521 E. - 2020/315 K. sayılı kararıyla; muris İsmail'in ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile yapmış olduğu devirlerin mal kaçırma kastı ile yapılmadığı, muvazaa bulunmadığı ve sözleşmenin geçerli olduğu, bakım borçlusu ...'in bakım borcunu yerine getirdiği, dava dışı ... tarafından yapılan devirlerin geçerli bir ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile temlik edilen taşınmazların devrine ilişkin olduğu, dava dışı ...'in dava dışı ...'ye ve davalıya yapmış olduğu devirlerin muris muvazaası kapsamında olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İstinaf Yoluna Başvuranlar: İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2....
in ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile yapmış olduğu devirlerin mal kaçırma kastı ile yapılmadığı, muvazaa bulunmadığı ve sözleşmenin geçerli olduğu, bakım borçlusu ...'in bakım borcunu yerine getirdiği, dava dışı ... tarafından yapılan devirlerin geçerli bir ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile temlik edilen taşınmazların devrine ilişkin olduğu, dava dışı ...'in dava dışı ...'ye ve davalıya yapmış olduğu devirlerin muris muvazaası kapsamında olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İstinaf Yoluna Başvuranlar: İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2....
Noterliği tarafından düzenlenen 02.10.2017 tarih ve 27233 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi düzenlenmiş olup söz konusu sözleşmenin gereklilikleri davacılarca yerine getirilmediğinden Türk Borçlar Kanunu'nun hükümlerine göre düzenleme şeklinde ölünceye kadar bakma sözleşmesinin davalı (vasi) tarafından feshedildiğini, davacıların haksız ve kötüniyetli olarak açmış oldukları davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında tapu devri gerektirir mahiyette bir bakımın ispat edilemediğinin kabulü ile, hem tapu iptali ve tescil talebinin hem de terdiden bakım alacağı ücret talebinin reddine, davalı ... yönüyle değerlendirme; muris ...'ın ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen veraset ilamına istinaden tek mirasçısının davalı ... olduğu, davalı ...'...
-KARŞI OY- Dava, miras bırakan tarafından ölünceye kadar bakma akdiyle yapılan pay temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu iddiasına dayalı tapu iptali ile tüm mirasçılar adına tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bilindiği üzere; ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir bağıttır. (B.K.m.5ll).Başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerindendir. Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme; bakım borçlusuda bakım alacaklısına yasanın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer.(B.K.m.5l4).Hemen belirtmek gerekir ki, bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir....
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; miras bırakan ...’nın 24.04.2005 tarihinde öldüğü, geride davacı eşi ..., davalı oğlu ... ile dava dışı çocukları ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın mirasçı olarak kaldıkları, miras bırakanın 30.03.2005 tarihinde 16 parça taşınmazını davalı oğluna ölünceye kadar bakma akdi ile devrettiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir bağıttır. (6098 sayılı Türk Borçlar Yasasının m. 611). Başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerindendir. Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme; bakım borçlusu da bakım alacaklısına yasanın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer. (6098 sayılı Türk Borçlar Yasasının m.614). Bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir....
Sonradan yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesi yasaya uygun olup, bağış ve mirasçılarından mal kaçırmak amacı ile yapılmadığı da tartışmasızdır. Davacı tarafından ölünceye kadar bakma sözleşmesi koşulları yerine getirilmediğinden, mirasbırakan sağlığında, davacıya verdiği ve vasiyete konu taşınmazın tapu kaydının iptali konusunda dava açmıştır. Tapu iptal davasının devamı sırasında bakım alacaklısı mirasbırakanın ölümü üzerine, davaya mirasçıları tarafından devam edilmiş ve davacının bakım borcunu yerine getirmediğinden, ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle bırakılan taşınmazın tapusu iptal edilerek mirasçılar adına tescil edilmiştir.Sayın çoğunluğun dayandığı, Hukuk Genel Kurulunun 06/11/2002 günlü 2002/2-874 E.- 893 K.sayılı ve 19/09/2012 tarihi; 2012/3-235 E.-600 K.sayılı kararlarının somut olayla ilgisi yoktur....
CEVAP Davalı, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, mirasbırakanın akıl sağlığının yerinde olduğunu, mirasbırakanın özel bakıma ihtiyacı olduğunu, bakım ve gözetim yükümlülüğünü eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, taşınmazın bakım koşuluyla devredildiğini, mirasbırakanın başka taşınmazı da bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda mirasbırakan ...'nin 20/06/2002 akit tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun tespit edildiği, mirasbırakanın ölünceye kadar bakma sözleşmesi adı altında muvazaalı olarak ve davacıdan mal kaçırmak kastıyla dava konusu taşınmazı davalıya bağışladığının ispatlanamadığı, davalının, ölünceye kadar bakma sözleşmesi gereğince bakım edimini yerine getirdiği, iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme türü olan ölünceye kadar bakma sözleşmesinin tenkise tabi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme; bakım borçlusu da bakım alacaklısına yasanın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer. (TBK m. 614) Hemen belirtmek gerekir ki, bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz. Kural olarak, bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikin de muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. (TBK19m)....
Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme; bakım borçlusu da bakım alacaklısına yasanın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer. (TBK m. 614 (BK) m. 514)). Hemen belirtmelidir ki, bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz. Kural olarak, bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikin de muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. (TBK m. 19 (BK m. 18))....


