WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Tefecilik Hüküm : Beraat Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında kazanç elde etmek amacıyla 4.000 TL borç verip karşılığında 6.000 TL tutarınca senet alarak tefecilik suçunu işlediği iddiasıyla yürütülen kovuşturma neticesinde sanığın kazanç elde etmek amacıyla birden fazla kişiye ya da bir kişiye birden fazla kez olmak üzere faiz karşılığı borç para verdiği yönünde bir delil elde edilemediğinden atılı suçu işlemediği sabit olan sanığı beraatine karar verilmiş ise de; TCK'nın 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye ya da bir kişiye birden fazla kez olmak üzere faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması, aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara...

.--- müvekkili ---- etmesinin mümkün olmadığını, ayrıca dosya içeriğindeki belgelerde ---şirketini hak/borç altına sokacak işlemin müvekkili ... tarafından şirket unvanı ve kaşesi ile yapıldığını, bu nedenle yapılan işlemlerde müvekkili --- şirketini bağlayan bir taraf olmadığını, davacının protokole imza atmadığını, bu protokolle bağlı olduğunu gösterecek fiili bir irade de ortaya koymadığını, davacı ile müvekkili ----arasında hukuki bir ilişkinin kurulmadığını, davacının müvekkili ---- şirketi ile iddia ettiği gibi adi bir ortaklık olmadığını, protokolün adi ortaklık unsurlarını taşımadığını, protokolün sonuca katılmalı ödünç sözleşmesi ile hisse devrine ilişkin ön sözleşmenin unsurlarını taşıyan bir --- olduğunu, -----kurulmuş olduğu varsayılsa dahi davacının protokole aykırı eylemleri sebebiyle katılım paylarının bir araya gelmediğini ve adi ortaklık sermayesinin ortaya çıkmadığını, davacının varlığını iddia ettiği adi ortaklığa katkı payını dahi ifa etmediğini ve davacının bu...

Davalı vekili ise, müvekkili kurumun işleminin ödünç para işleminin 5174 sayılı Kanun'un 39/j maddesi uyarınca gerçekleştiğini, bu nedenle de işlemin idari yargının denetimi altında olduğunu, davanın reddi gerektiğini, istemiştir. Mahkemece davanın 5174 sayılı Kanun'un 39/j maddesi kapsamında ödünç para alma yetkisinden doğduğu anlaşıldığından bahisle idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 22.06.2012 tarihli sözleşme imzalanmış olup, sözleşme uyarınca, davalı borsa tarafından yaptırılacak 28 m2 büronun davacıya tahsisi öngörülmüş ve 5 yıllık süre sonunda da, davacıya tapu devrinin yapılacağı kararlaştırılmıştır. Uyuşmazlık sözleşme ilişkisinden doğmakta olduğundan görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup, idari işlem ve eylem söz konusu olmadığından idari yargının görevli olduğundan sözedilemez....

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Tefecilik yapmak Hüküm : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık hakkında katılana faiz karşılığı ödünç para vermek suretiyle tefecilik suçundan kamu davası açılmış ve mahkumiyetine karar verilmiş ise de, sanık müdafii tarafından dosyaya ibraz edilen 10.03.2009 tarihli arsa satım sözleşmesi başlıklı belgenin aslının dosya içerisine alınması, müşteki ...'...

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2026/21 Esas KARAR NO:2026/9 DAVA:İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/01/2026 KARAR TARİHİ:07/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: müvekkili/davacı/alacaklı ile davalı/borçlu ... ("Şirket") arasında daha önce Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi ve ......

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Tefecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak biçimde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Anayasa m.38/4, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m. 6/2, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi m. 11, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi m.14/2), ancak katılanın aşamalardaki çelişkili beyanları, sanığın kazanç elde etme amacı olmadan katılana borç para verdiğine dair aşamalarda değişmeyen ve birbiriyle uyumlu savunması, sanıktan faizle para almadıklarına dair savunmayı doğrulayan tanıkların beyanları, sanığın tefecilik yaptığına dair bir duyumun olmadığına dair kolluk araştırması ile dosyadaki tüm diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde...

Asliye Hukuk Mahkemesince, taraflar arasında akdedilmiş olan iş sözleşmesi bulunduğu, davalının cevap dilekçesindeki iddiaları gereğince dava konusu alacağın dayanağının, işçinin akdettiği iş sözleşmesi gereği olup olmadığının tartışılması görevinin iş mahkemelerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. ... İş Mahkemesi ise, taraflar arasındaki davanın konusunun iş ilişkisinden kaynaklanmadığı, davanın ödünç sözleşmesine dayalı itirazın iptali davası olduğu belirtilerek görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Somut olayda davacı vekili; davalı tarafın müvekkiline ait iş yerinde çalıştığını, bu iş yerinde çalışırken müvekkilinden borç para istediğini, müvekkilinin davalıya muhtelif zamanlarda borç para verdiğini, davalının müvekkilinden aldığı borç paraları iade etmemesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlattıklarını iddia ederek, bu icra takibine yönelik itirazın iptalini talep ve dava etmiştir....

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, davalının bir dönem maddi sıkıntıya girmesi nedeniyle davalı şirket yöneticilerinin müvekkilinden ödünç para istediklerini, müvekkilinin de davalının Türkiye İş Bankası Başkent/Ankara Şubesi'ndeki hesabına 30.11.2007 tarihinde 100.000 USD karşılığı 118.000 TL ve yine aynı tarihte aynı şubedeki başka bir hesabına da 15.500 USD havale ettiğini, müvekkilinin verdiği ödünç miktarı olan toplam 115.500 USD'nin iadesi için noterden keşide ettiği ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine davalı hakkında 174.670,60 TL üzerinden icra takibine girişildiğini, davalının haksız itirazı sonucu takibin durduğunu ileri sürerek, itirazının iptali ile %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıdan ödünç para almadığını, davacının ödemesinin sermaye borcu ile davacının dava dışı Ege Grup Holding A.Ş.'...

Geçici iş ilişkisiyle (ödünç iş ilişkisiyle) çalışan işçinin altı aylık kıdemi, 4857 sayılı İş Kanunun 7’ni maddesinden hareketle, işçinin başka işverende (ödünç alan) geçen süresi, işverende (ödünç veren) geçirilmiş gibi sayılır. Söz konusu işçinin daha sonra ödünç alan işverenin işyerinde yeni bir iş ilişkisi kapsamında istihdam edilmesi hâlinde, onun nezdinde ödünç iç ilişkisi kapsamında geçirilmiş süreler, yeni iş ilişkisindeki altı aylık kıdem süresinin hesabında dikkate alınmaz. Çıraklık ilişkisi, İş Kanunu’nun 4’üncü maddesindeki istisnalar arasında sayıldığından, altı aylık kıdem süresinin hesabında dikkate alınmaz....

Geçici iş ilişkisiyle (ödünç iş ilişkisiyle) çalışan işçinin altı aylık kıdemi, 4857 sayılı İş Kanunun 7’ni maddesinden hareketle, işçinin başka işverende (ödünç alan) geçen süresi, işverende (ödünç veren) geçirilmiş gibi sayılır. Söz konusu işçinin daha sonra ödünç alan işverenin işyerinde yeni bir iş ilişkisi kapsamında istihdam edilmesi hâlinde, onun nezdinde ödünç iç ilişkisi kapsamında geçirilmiş süreler, yeni iş ilişkisindeki altı aylık kıdem süresinin hesabında dikkate alınmaz. Çıraklık ilişkisi, İş Kanunu’nun 4’üncü maddesindeki istisnalar arasında sayıldığından, altı aylık kıdem süresinin hesabında dikkate alınmaz....

UYAP Entegrasyonu