Davacının iş sözleşmesi geçici iş ilişkisinin devamı sırasında 28.5.2005 tarihli yazı ile 31.5.2005 tarihi itibarıyla ödünç veren işveren tarafından feshedilmiştir. Bu arada davacı işçi ile davalı Botaş İnternational Limited şirketi arasında 25.5.2005 tarihinde bir yıl süreli belirli süreli iş sözleşmesi imzalanmış ve sözleşmenin başlangıç tarihi olarak 1.6.2005 tarihi gösterilmiştir. Sözü edilen belirli süreli iş sözleşmesinde davacının genel servisler müdürü olarak görev yapacağı yazılı olup, esasen davacı işçi yaklaşık 5 ay süreyle ödünç alan işveren nezdinde bu görevi yerine getirmektedir. Bu arada belirli süreli iş sözleşmesinde 2 aylık deneme süresi öngörülmüş ve davalılardan Botaş İnternational Limited şirketi tarafından 2 aylık süre içinde 18.7.2005 tarihinde iş sözleşmesi sona erdirilmiştir....
Sözleşmenin incelenmesinde; Kredi Sözleşmesi başlıklı altı sözleşme ile toplam 83.552,08 Euro para verildiği,paranın konut kredisi olarak verildiği, yıllık % 4.8 faiz uygulanmasının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının kredi vermeye yetkili bir kuruluş olmadığı, ödünç para verme kanununa göre ilgili kuruluşlardan izin almadan bu işi yapmasının tefecilik olduğu, bu yüzden sözleşmelerin Borçlar Kanununun 19.maddesi hükmüne göre geçersiz olması nedeniyle davanın reddine, davacı hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir. Dosya kapsamından davacının ödünç para verme işi ile uğraştığı ya da tefecilik yaptığına ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır. Davalının da bu yönde bir savunması olmadığı gibi yargılamaya dahi katılmamıştır. Taraflar arasındaki sözleşmelerin başlığı ve içeriğinde,konut kredisi ifadesi kullanılmış ise de,tarafların karz hukuki ilişkisine dayanarak sözleşme imzaladıklarının kabulü gerekir....
m. 6/2, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi m. 11, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi m.14/2), sanığın aksi kanıtlanamayan savunmaları, paranın ödünç olarak alındığı anda faiz anlaşmasının bulunmaması ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, tefecilik yaptığı iddiasının kuşkulu kaldığı, atılı suçu işlediğini gösteren mahkumiyetine yeterli somut, tarafsız, bilimsel ve her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraati yerine yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; Dosya içeriğine göre ödünç paranın verildiği tarihin sanık anlatımlarına göre 2011 yılının sonları olduğu, suç tarihinin kesin olarak saptanamaması nedeniyle sanık lehine değerlendirme yapılarak 01/12/2011 olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 01/12/2011 yerine 07/2012 olarak gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/2-c maddesine...
Sürenin sonunda da işçinin ödünç alan işveren yanında çalışmaya devam etmesi halinde, bu defa taraflar arasında hizmet sözleşmesi devrinin gerçekleştiği kabul edilmelidir (Yargıtay 9.HD. 16.6.2008 gün 2007/ 41042 E, 2008/ 15622 K.). Geçici iş ilişkisinde işçi, ödünç veren sürekli işverenin işçisi olmaya devam eder. Ancak işçi geçici süreyle iş görme edimini geçici işverene karşı yerine getirmektedir. Geçici iş ilişkisinde işçinin ödünç verenin işçisi olması sebebiyle bu işyerindeki işçi sayısına dahil olduğu, özellikle bu Kanunun 18.ve 29. maddelerinin uygulanması açısından ödünç alan işveren işçisi olarak değerlendirilemez. İş güvencesinden yararlanabilmek bakımından altı aylık kıdem süresi bakımından geçici iş ilişkisinde geçen süreler de sürekli işveren işyerinde çalışılmış gibi kabulü gerekir. Ödünç iş ilişkisinde, ücret ödemesi yükümlülüğü yine ödünç veren işverene aittir....
Sürenin sonunda da işçinin ödünç alan işveren yanında çalışmaya devam etmesi halinde, bu defa taraflar arasında hizmet sözleşmesi devrinin gerçekleştiği kabul edilmelidir (Yargıtay 9.HD. 16.6.2008 gün 2007/ 41042–2008/15622). Geçici iş ilişkisinde işçi, ödünç veren sürekli işverenin işçisi olmaya devam eder. Ancak işçi geçici süreyle iş görme edimini geçici işverene karşı yerine getirmektedir. Geçici iş ilişkisinde işçinin ödünç verenin işçisi olması sebebiyle bu işyerindeki işçi sayısına dahil olduğu, özellikle bu Kanunun 18.ve 29. maddelerinin uygulanması açısından ödünç alan işveren işçisi olarak değerlendirilemez. İş güvencesinden yararlanabilmek bakımından altı aylık kıdem süresi bakımından geçici iş ilişkisinde geçen süreler de sürekli işveren işyerinde çalışılmış gibi kabulü gerekir. Ödünç iş ilişkisinde, ücret ödemesi yükümlülüğü yine ödünç veren işverene aittir....
DAVA : İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/09/2020 KARAR TARİHİ : 23/03/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/03/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; Dosya incelendi....
İncelenen dosyada davacı taraf her ne kadar şirket ise de davalının tacir olup olmadığı, davaya konu bedellerin ticari işletmeyle ilgili olup olmadığının araştırılmadığı gibi taraflar arasındaki ilişkinin adi ortaklık mı yoksa ödünç sözleşmesi olduğunun açıklığa kavuşturulmadığı dolayısıyla mahkemenin işin esasına girmeden önce taraflar arasındaki uyuşmazlık yönünden neden görevli olduğunu gerekçelendirmesi, davalının tacir olup olmadığı ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın da TTK.'nun 5/2 maddesi kapsamında bulunup bulunmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekirdi. Toplanacak deliller sonucunda taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemeleri mi yoksa Asliye Hukuk Mahkemelerinin mi görevli olacağı hususunun değerlendirilmesi gerekir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/538 Esas KARAR NO : 2022/491 Karar DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/08/2022 KARAR TARİHİ : 12/08/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 10/08/2022 tarihli dava dilekçesini özetle: Müvekkil banka ile davalı arasında genel kredi sözleşmesi imzalanarak, müvekkil bankanın davalıya kredi çektirdiğini, karşılığında ... ili ... ilçesindeki taşınmazı 500.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, davalının kredi borçlarını ödememesi üzerine ... 18. Noterliğinden ihtarname gönderilmişse de ödeme yapılmadığını, müvekkil banka lehine ipotekli taşınmaz hakkında ilamlı icraya başvurduğunu, davalının borca ilişkin itirazın iptalini, takibin takip talebinde yazılı şartlarla 90.988,5 TL nakdi ve alacağının ... 4.İcra Müdürlüğü'nün ...E....
sözleşmesi kapsamında işletilecek usul tbk m.392 ile öngörülmüş olup usule uygun açılmayan davanın usulden reddi gerektiğini, davacı kötü niyetli bir şekilde davaya konu takibi başlatmış olup davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirtmişlerdir....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.06.2022 Tarihli ve 2022/305 Esas, 2022/265 Karar Sayılı Kararı Uyuşmazlık, ödünç sözleşmesi nedeniyle borç olarak verilen bedelin ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup davacının ikametgâhının Bismil/Diyarbakır olduğu ve yetkili mahkeme konusunda davacı tercih hakkını bu yönde kullandığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1....


