Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, torunu ile kurulan kişisel ilişkinin çok yetersiz kaldığını, davalının davacıya torununu hiç göstermediğini, duygusal bağın kuvvetlenmesi için yatılı ve daha fazla kişisel ilişki kurulması gerektiğini, kişisel ilişki şekli ve süresi yönünden kaldırılması gerektiğini beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafından çocuğun kaçırıldığını, Baranın çok küçük olduğunu, kendi nezareti altında kişisel ilişkinin gerçekleşmesini, yatılı ve yatısız ilişki kurulmamasını, eşinin cinayete kurban gittiğini, hasımlarının olup olmadığı, kan davası oluşup oluşmadığı müvekkili tarafından bilinmediğini ve bu durumun müvekkilini tedirgin ettiğini beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Velayetin Değiştirilmesi-Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi Kişisel İlişkinin Kaldırılması-Tapuya Şerh Verilmesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı tarafından her iki davaya yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece dinlenilmelerinden vazgeçilen davacı-karşı davalı tanıkları...ve ... yönünden Hukuk Muhakemeleri Kanunun'nun 241. maddesi koşullarının oluştuğunun anlaşılmasına göre, davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı-karşı davalı dava dilekçesinde; davalı-karşı davacı kadın adına kayıtlı .... ilçesi,... ada... parsel, no.. sayılı taşınmazla ilgili, taraflar arasında görülen anlaşmalı boşanma davasında...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Çocukla Kişisel İlişki Kurulması-Kişisel İlişkinin Kaldırılması Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; bozulmasına dair Dairemizin 24.09.2020 gün ve 2020/2548-2020/4137 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir....
Davacı-karşı davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda; ortak çocukla baba arasında kişisel ilişki kurulduğu, erkeğin ortak çocuğun hastalığı ile ilgilenmediği, sorumsuz olduğu, kurulan kişisel ilişkinin usul ve yasaya aykırı olduğu, ortak çocukla baba arasında kurulan kişisel ilişkinin kaldırılması ya da yatılı olarak kalması yönünde verilen İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında hükmedilen tazminatların ve nafakaların miktarlarının az olduğu, çeyiz eşyası alacağı yönünden hüküm kurulmadığı belirterek tazminat ve nafaka miktarları, kişisel ilişki ve çeyiz alacağı talebi yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 2....
Taraflar arasındaki asıl kişisel ilişkinin kaldırılması, birleşen velâyetin değiştirilmesi, birleşen davaya karşı iştirak nafakası davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesine, birleşen velâyet davasının reddine, birleşen davaya karşı iştirak nafakası davasının kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı-davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı-davacı vekilinin velâyetin değiştirilmesi davasına ve iştirak nafakası davasına yönelik istinaf taleplerinin esastan reddine, davalı-davacının kişisel ilişkinin sınırlandırılmasına ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir....
Cumartesi günü saat 10.00'dan aynı gün saat 15.00'e kadar, dini bayramların 2. günü saat 10.00'dan aynı gün saat 15.00'e kadar, babalar gününde sabah saat 10.00'dan saat 10.00'dan aynı gün saat 17.00'e kadar , sömestr tatilinde 5 gün, yaz tatilinde 15 gün süreyle" kişisel ilişki tesisine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı anne vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı anne vekili istinaf dilekçesinde özetle; babanın teslim saatlerine uymadığını, kişisel ilişkinin kaldırılması aksi halde azaltılması gerektiğini belirterek davanın kabulü yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. C....
Maddeleri, yargılama sırasında meydana gelen olaylar, çocuğun uzmana verdiği beyan ve çocuğun yüksek menfaati, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (7421 sayılı Kanun) 323 ve 324 üncü maddeleri nazara alınarak davalı babanın 4721 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinde sayılan kişisel ilişkinin kaldırılması şartlarına sebep olacak bir davranışının bulunmadığı anlaşılmakla davacının baba ile çocuk arasındaki kişisel ilişki tesisinin kaldırılması talebinin reddine karar vermek gerektiği, tüm dosya kapsamı, tanık beyanları, uzman raporları, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3. ve 6. Maddeleri, yargılama sırasında meydana gelen olaylar, çocuğun uzmana verdiği beyan ve çocuğun yüksek menfaati nazara alınarak ortak çocukla baba arasında Ankara 30. Aile Mahkemesi'nin 2021/763 esas 2021/200 sayılı kararı ile hükmedilen kişisel ilişki tesisinin kaldırılarak her ayın 1. ve 3....
alarak süre sonrasında aynı yere teslim etmesi koşuluyla görüşebilmesi için kişisel ilişki kurulmasına” şeklindeki kişisel ilişkinin kısıtlanmasını talep ve dava etmiştir. 2-Davacı vekili 19.03.2018 tarihli ıslah dilekçesinde; davalının müşterek çocuğun duygusal olarak yıpranmasına neden olduğunu, çocuğun erkeklerden ve polislerden korktuğunu, çocuğun davalının yanından döndükten sonra rahatsızlandığını, hastalandığını, saldırgan davranışlar sergilediğini beyan ederek davalı baba ile çocuk arasındaki kişisel ilişkinin tamamen kaldırılmasını talep etmiştir....
CEVAP Davalı-karşı davacı kadın vekili süresinde sunduğu cevap ve karşı dava dilekçesinde; tarafların, erkeğin ortak çocuk ile kişisel ilişki kuracağı günlere ilişkin anlaştıklarını, erkeğin bu anlaşmaya rıza gösterdiğini, ortak çocuğun halen küçük ve anne bakımına muhtaç yaşta olduğunu, davacı tarafın bazı görüş günlerinde çocuğu ile kişisel ilişki kurmaktan kaçındığını, erkeğin öfke problemi ve şiddet eğiliminin olduğunu belirterek davanın reddi ile kişisel ilişkinin kaldırılması veya süresinin azaltılması ya da refakatçi eşliğinde kişisel ilişki kurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Çocukla Kurulan Kişisel İlişkinin Kaldırılması Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 17.09.2015 gün ve 14242-16238 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir....


