Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki kişisel ilişkinin kaldırılması mümkün olmadığı takdirde sınırlandırılması ve velâyetin değiştirilmesi davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davasının kabulü ile velâyetin değiştirilmesi talepli karşı davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı- davacı kadın vekili tarafından her iki dava ve vekâlet ücreti yönünden istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Çocukla Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi - Kişisel İlişkinin Kaldırılması Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; bozulmasına dair Dairemizin 07/02/2019 gün ve 2018/8209 - 2019/694 sayılı ilamıyla ilgili davalı-karşı davacı kadın tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Çocukla kişisel ilişki kurulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, anne tarafından açılan torunla kurulan kişisel ilişkinin kaldırılması davası olup .... 1....
Taraflar arasındaki karşılıklı açılan kişisel ilişki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine, çocukla baba arasında kurulan kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı- davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı- davalı vekili dava ve karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; Konya 3....
Bu tür kişisel ilişki çocuğun sadece yüksek yararları gerektirdiği takdirde veya ana ve babanın bu haklarını amacına aykırı kullanmaları halinde kısıtlanabilir veya engellenebilir (Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi md.4/2). Dosyada annenin çocukla kişisel ilişki kurma hakkını amacına aykırı kullanacağına veya kişisel ilişkinin çocuğun yüksek yararlarına aykırı düşeceğine ilişkin bir delil bulunmadığına göre, velayet hakkı kendisinden alınan davalı ile çocukları .... arasında uygun sürelerle kişisel ilişki tesisi gerekirken, bu hususun gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, idrak çağında olan ortak çocuğun babasıyla görüşmek istemediğine yönelik beyanda bulunduğu, mahkemece sosyal inceleme raporlarının aksine davanın kabulüne karar verildiği, ancak çocukla baba arasındaki bağın koparılmasını gerektirecek şekilde kişisel ilişkinin tamamen kaldırılmasını gerektirecek bir hususun bulunmadığı gerekçesi ile davalının istinaf talebinin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kişisel ilişkinin kaldırılması talebi yönünden reddine, kısıtlanması talebi yönünden kısmen kabulüne, velâyeti davacı annede olan ortak çocuk ile baba arasında İstanbul Anadolu 7....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çocukla baba arasında kurulmuş olan kişisel ilişkinin kaldırılması veya kısıtlanmasını gerektirir sebeplerin varlığının ispatlanıp ispatlanmadığı, var olan kişisel ilişki düzenlemesinin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 323 üncü, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 3 üncü, 9 uncu ve 12 nci maddesi, Çocuk Haklarının Kullanılmasına dair Avrupa Sözleşmesi 3 üncü, 6 ncı ve 4 üncü maddesi. 3....
Bu tür kişisel ilişki çocuğun sadece yüksek yararları gerektirdiği takdirde veya ana ve babanın bu haklarını amacına aykırı kullanmaları halinde kısıtlanabilir veya engellenebilir (Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi md.4/2). Mahkemece aldırılan sosyal inceleme raporunda çocuğun anne ile kişisel ilişki kurmasının çocuğun menfaatine uygun olacağı belirtilmiş ve dosyada da annenin çocukla kişisel ilişki kurma hakkını amacına aykırı kullanacağına veya kişisel ilişkinin çocuğun yüksek yararlarına aykırı düşeceğine ilişkin bir delil bulunmadığına göre, velayet hakkı kendisinden alınan davalı ana ile çocuk arasında uygun sürelerle kişisel ilişki kurulması gerekirken, bu hususun gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Çocukla Kurulan Kişisel İlişkinin Kaldırılması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 21.6.2010 günü temyiz eden davacı ... ile vekili Av. ... geldiler. Karşı taraf davalı gelmedi.Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü....
Açıklanan nedenle, davalı babanın kadının iştirak nafakası davasına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Tarafların kişisel ilişki yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Davacı anne tarafından açılan kişisel ilişkinin kaldırılması veya azaltılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince kişisel ilişkinin kaldırılması talebinin reddine, azaltılması talebinin ise kabulü ile “ortak çocuk ile baba arasında her yıl Ocak, Mart Mayıs, Temmuz, Eylül, Kasım aylarının 1. ve 3. cumartesi günleri sabah saat 09.00'dan akşam saat 19.00'a, her yıl babalar gününde sabah saat 09.00'dan akşam saat 19.00'a, dini bayramların 2. günü sabah saat 09.00'dan akşam saat 18.00'a kadar yatılı olmaksızın” kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiş, bu hükme karşı davalı baba tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, bölge adliye mahkemesince davalı babanın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, “Ortak çocuk ile baba arasında her ayın 1. ve 3. haftası...


