"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Çocukla Kişisel İlişki Kurulması-Ziynet Eşyası İadesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından; erkeğin boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka miktarları, kişisel ilişki süresi ile ziynet talebinin reddi yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise; kadının boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi ve davacı-davalı kadın yararına hükmedilen tazminatlar, nafakalar, kendi tazminat taleplerinin reddi ve kişisel ilişki süresi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 14.03.2016 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... vekili Av. ... ve karşı taraf duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... vekili Av. ... geldi....
Taraflar arasındaki babanın açtığı çocukla kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi ve annenin karşı dava olarak açtığı çocukla kişisel ilişkinin kaldırılması davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davasının kabulüne ve kişisel ilişkinin kaldırılması davasının reddine karar verilmiştir. Kararın davalı-davacı anne vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen esastan reddi ve kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-davacı anne vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Çocukla Kişisel İlişki Tesisi ve Çocuğun Teslimi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kurum tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacılar 20.06.2014 doğumlu küçük...'un biyolojik anne ve babası olmadıklarını, ancak çocuğun halen kendi nüfuslarına kayıtlı olduğunu, ...'nün talebiyle koruma altına alınarak kuruma yerleştirildiğini, çocuğun kendilerine alışkın olması nedeniyle kendilerine teslimini, olmadığı taktirde çocukla kişisel ilişki kurulmasını talep etmişlerdir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillere göre; davaya konu küçük ... 20.06.2014 doğumlu olup, davacıların çocuğu olarak nüfusa kayıtlıdır. ......
in velayeti davalı anneye bırakılmış, müşterek çocukla baba arasında "aynı şehirde oturmaları hali” ve "farklı şehirde oturmaları hali için ayrı ayrı kişisel ilişki düzenlenmiştir. Annenin, velayetine bırakılan çocukla birlikte ...'da, babanın ise ... oturduğu anlaşılmaktadır. Taraflar mevcut duruma göre ayrı şehirlerde yaşıyor olmakla birlikte, günümüzdeki ulaşım olanaklarındaki kolaylık gözetildiğinde, kişisel ilişkiye dair düzenleme yapılırken, taraflar bu hususun dikkate alınmasını açıkça talep etmemişlerse, "ayrı şehir, aynı şehir ayırımına" gidilmesinin de önemi bulunmamaktadır. Bu bakımdan, aynı şehir-ayrı şehir ayırımına gidilmeksizin babalık duygularını tatmine elverişli, çocuğun da baba sevgisi ve şefkatini tatmasına yeterli, yaz tatilinde de uygun süreyle kişisel ilişki tesisi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır....
Bu tür kişisel ilişki çocuğun sadece yüksek yararları gerektirdiği takdirde veya ana ve babanın bu haklarını amacına aykırı kullanmaları halinde kısıtlanabilir veya engellenebilir (Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi md.4/2). Mahkemece aldırılan sosyal inceleme raporunda çocuğun anne ile kişisel ilişki kurmasının çocuğun menfaatine uygun olacağı belirtilmiş ve dosyada da annenin çocukla kişisel ilişki kurma hakkını amacına aykırı kullanacağına veya kişisel ilişkinin çocuğun yüksek yararlarına aykırı düşeceğine ilişkin bir delil bulunmadığına göre, velayet hakkı kendisinden alınan davalı ana ile çocuk arasında uygun sürelerle kişisel ilişki kurulması gerekirken, bu hususun gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, kişisel ilişki tesisi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dairemizin 01.10.2015 tarihli ilamı ile "Çocuğun, gözetim olmaksızın ana veya babasından birisiyle kişisel ilişkisinin sürdürülmesi, onun yüksek yararına değilse, ana veya babasıyla gözetim altında kişisel ilişki kurma imkanı öngörülebilir (Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi m.4/3). Kararla, velayeti anneye bırakılan tarafların müşterek çocuğu Zeynep, 27.04.2010 doğumludur. Davalının, "sanrısal bozukluk" (Paranoid Şizofreni) tanısıyla tedavi gördüğü ve takip edildiği dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Çocukla Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi isteğine ilişkindir. Davalı, süresi içinde yetki itirazında bulunmuştur. Yetki itirazı ön sorunlar gibi incelenip (HMK.md.164) halledilmeden işin esasının incelenmesi doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.04.06.2015(Prş.)...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Çocukla Kişisel İlişkinin Düzenlenmesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından kişisel ilişkinin düzenlenmesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 136.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.29.09.2015(Salı)...
beyanından davacının icra takibinden önce de çocukları gördüğünün anlaşıldığı, davacı tarafından ileri sürülen diğer iddiaların ise bu yöndeki tanık beyanlarının somut bilgi ve görgüye dayalı değil duyuma dayalı olması nedeniyle ispatlanamamış olduğu, davacı tarafın davalıya yönelik iddialarını ispatlayamamış olduğu, terditli olarak talep edilen baba ile çocuklar arasındaki kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi istemi yönünden ise çocuklar ile baba arasında kurulan kişisel ilişkinin babalık duygularım tatmin etmeye elverişli ve yeterli olması gerektiği, küçükle anne-baba arasında düzenlenen kişisel ilişkilerde çocuğun üstün yararı yanında anne ve babalık duygularının da dikkate alınması gerektiği, o halde; ortak çocukla baba arasında yatılı şekilde kurulacak kişisel ilişki sonucunda, küçüğün güven duygusunun ve baba sevgisinin gelişmesi onun üstün yararına olacağı, bu yön gözetilerek kişisel ilişki tesis edilmesi gerektiği, kişisel ilişki kurulmasındaki amacın analık ve babalık duygularının...
ilişki kurmanın, baba için de yasal ve en doğal haklardan olduğu, izah edilen sebepler ve dosyaya sunulan sosyal inceleme raporları dikkate alınarak davalı baba ile çocuk arasında kurulmuş olan kişisel ilişkinin tümü ile kaldırılmasının yerinde olmayacağı gerekçesiyle çocukla davalı baba arasında mevcut yatılı olan kişisel ilişki tesisinin kaldırılarak, yatılı olmayacak şekilde ortak çocuk ile davalı baba arasında; her ayın 1. ve 3. haftası Cumartesi saat 10.00 ile aynı gün 15.00 arasında yatılı olmayacak şekilde yeniden kişisel ilişki tesisine karar verilmiştir....


