Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun bedeni ve fikri gelişimi yanında ana ve/veya babalık duygularını tatmin de önemlidir. Çocuk ile babası arasında yeterli kişisel ilişki kurulamadığı taktirde güven duygusunun oluşamayacağı açıktır. Çocuğun babası ile yatılı kişisel ilişki kurulmasına engel somut bir olgu veya iddia bulunmamaktadır. Çocukla baba arasında tesis edilen kişisel ilişki süresi, babalık duygularını tatmine elverişli olmadığı gibi, çocuğun da baba sevgi ve şefkatini tatmasına da yeterli değildir. Bu sebeple çocuk ile baba arasında daha uzun süreli olacak kişisel ilişki düzenlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HMK m. 370/2)....
gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası, çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakası, çocukla baba arasındaki kişisel ilişki tesisine ilişkin olarak bozulması gerekmiştir....
Velayeti davacı anneye verilen ortak çocukla baba arasında mahkemece yapılan kişisel ilişki düzenlemesi; infaz edilebilir nitelikte değildir. Dini ve milli bayramlar ile doğum günlerinde mahkemece yapılan kişisel ilişki düzenlemesi; infaz edilebilir nitelikte değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar, kişisel ilişki ve ziynetlerin kabulü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2- Çocukla ana veya baba arasında düzenli kişisel ilişki kurulması ve bu ilişkinin sürdürülmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, düzenli kişisel ilişki elde etme ve sürdürme ana veya baba için de bir haktır. Kişisel ilişki tesisinden beklenen amaç çocukla ebeveynleri arasında aile bağlarını geliştirmek ve bu suretle çocuğun sağlıklı gelişimini sağlamaktır....
ilgilenmediği, bu hususun tüm dosya kapsamı ile ispatlandığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiyle boşanmalarına, alınan sosyal inceleme raporu, ortak çocuğun fiilen anne yanında kalıyor olduğu dikkate alınarak velâyetin anneye verilmesine, somut olayda; erkeğin, ortak çocukla kişisel ilişki kurulmasına engel bir halinin olmadığının alınan sosyal inceleme raporları ile sabit olduğu, ancak ortak çocuğun erkeği hiç görmediği ve ortak çocukla erkek arasında hiçbir şekilde iletişim kurulmadığı, kişisel ilişkinin anayasal bir hak olduğu, ancak ortak çocuğun huzurunun tehlikeye girecek olması durumunda kişisel ilişkinin kurulmayabileceği, dosya kapsamında, ortak çocukla erkek arasında kişisel ilişki kurulmasına engel bir durum olmadığı, ancak üçlü bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ortak çocukla erkek arasında derhal kişisel ilişki kurulmasının ortak çocuğun yararına...
Kanun'un, çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin dördüncü kısmının belirtilen tarih itibarıyla uygulanmaya başlandığı, şikâyete konu fiilin 12.09.2022 tarihinden önce gerçekleştiği anlaşıldığından, uyuşmazlığın Mudanya İcra Ceza Mahkemesince görülerek sonuçlandırılması gerekmektedir....
DAVA Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 2020 yılında boşandıklarını, ortak çocuğun velâyetinin anneye verildiğini, boşanma tarihinden bu yana davalı babanın toplamda dört ya da beş kez bir saatliğine ortak çocukla kişisel ilişki kurduğunu, son üç dört aydır ise ortak çocukla kişisel ilişki tesisi için herhangi bir girişimde bulunmadığını, buna rağmen ortak çocukla kişisel ilişki tesisi için davacı kadın aleyhine icra takibi başlatıldığını ve icra emri tebliğ edildiğini belirterek; ... 12. İcra Dairesinin 2021/10334 Esas sayılı dosyası üzerinden davacı kadına gönderilen Çocuk Teslimi veya Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin 16.12.2021 tarihli icra emrinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalının, çocukla baba arasındaki kişisel ilişkinin süresinin genişletilmesinin çocuğun menfaatine aykırı olacağı yönünden bir iddia ileri sürmemiş bulunmasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı, boşanma kararıyla tesis edilen kişisel ilişkinin "her hafta Cumartesi günü saat 09.00'dan takip eden Pazar günü 17.00'ye ve dini bayramlarda olmak üzere" genişletilmesini istemiştir. Bu süreler dışında yaz aylarında uzun süreli kişisel ilişkiye dair bir talebi bulunmamaktadır....
Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. 3-Çocuklar ile ana veya baba arasında düzenlenen kişisel ilişki kurulması ve bu ilişkinin sürdürülmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, düzenli kişisel ilişki elde etme ve sürdürme ana veya baba için de bir haktır. Kişisel ilişki tesisinden beklenen amaç, çocukla ebeveynleri arasında aile bağlarını geliştirmek ve bu suretle çocuğun sağlıklı gelişimini sağlamaktır. Bu bakımdan kişisel ilişki tesis edilirken çocuğun bedeni, fikri ve ruhsal gelişimi esas alınarak amacı gerçekleştirici bir düzenleme yapılmalıdır. Velayeti anneye verilen ortak çocuk Eyüp Ensar ile baba arasında kurulan kişisel ilişki yetersiz olup babalık duygularını tatmine elverişli değildir....
Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarını Türk Medeni Kanunu'nun 324. maddesinin (1.) fıkrasında gösterilen yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlar veya çocuk ile ciddi olarak ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki hakkı kendilerinden alınabilir (TMK m. 324/2). Kendisine kişisel ilişki hakkı tanınan davalının, bu hakkını amacına aykırı olarak kullandığını kabule yeterli delil mevcut olmadığı gibi, kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzurunun ciddi olarak tehlikede olduğuna ilişkin bir delil de bulunmamaktadır. Bir çocuk ile ana ve babası, düzenli kişisel ilişki elde etme ve bu ilişkiyi sürdürme hakkına sahiptir. Ana ve babası ayrı olan çocuğun ebeveynleriyle düzenli kişisel ilişki kurması ve bu ilişkiyi sürdürmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, ana ve baba için de haktır. Bu tür kişisel ilişki sadece çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde kısıtlanabilir veya engel olunabilir....


