"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet ve Çeyiz Eşyası Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı ... tarafından, yoksulluk nafakası yönünden; davalı-karşı davacı ... ile diğer davalı-karşı davacılar tarafından ise, ziynet ve çeyiz eşyası alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Davalı karşı davacı ...'in yoksulluk nafakasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece, davacı-karşı davalı kadın boşanmaya sebep olan olaylarda tamamen kusurlu kabul edilerek boşanma davasının reddi ile davalı-karşı davacı erkeğin karşı boşanma davasının kabulü ile tarafların Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilerek kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Çeyiz Eşyalarının İadesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve çeyiz eşyalarının iadesi davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davalı-karşı davacı erkek boşanma kararına yönelik temyiz talebinden 26/07/2016 havale tarihli dilekçe ile feragat ettiğini bildirdiğinden, boşanmaya yönelik olarak temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece davalı-karşı davacı erkeğe yüklenen sadakat yükümlülüğünü ihlal eyleminin bu boyutuna ulaşmayan güven sarsıcı davranış niteliğinde bulunduğunun yine de boşanmaya neden olan olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre...
Davacının, diğer talepleri yönünden davalı Salih'in, davacının dosyaya sunduğu çeyiz senedindeki imzayı inkar ettiğine ve senetteki imzanın davalı Salih'e ait olduğu belirlenemediğine göre, davayı çeyiz senedine dayalı olarak açan davacının iddiasını ispat edemediğinin kabulü gerekir. Hayat deneyimlerine göre olağan olan ziynet eşyalarının kadın üzerinde olması yada evde saklanmış, muhafaza edilmiş bulunmasıdır. Diğer bir deyimle bunların davalı tarafın zilyetlik ve siyanetine terkedilmiş olması olağana ters düşer. Diğer taraftan sözkonusu ziynet eşyaları rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev'indendir. Onun için evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi herzaman mümkündür. Davacı, davaya konu ziynet eşyalarının varlığının, evi terkederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığının ispat yükü altındadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava, ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelin tahsiline ilişkin olarak verilen kararın infaz edilmesi için haciz işlemi yapıldığı sırada hükümde belirtilen eşyaların mevcut olmadığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkin olup, hüküm Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilmiştir. Uyuşmazlığın niteliğine göre temyiz incelemesi dairemizin görevi dışında bulunduğundan, dosyanın görevli Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE 08.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi...
Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/10/2014 NUMARASI : 2013/78-2014/602 Dosya içeriğine, temyizin kapsamına, uyuşmazlığın eşler arasındaki çeyiz--ev eşyalarının iadesi istemine ilişkin bulunmasına göre, temyiz inceleme görevi Yargıtay Yasası’nın 14. maddesi ve Başkanlar Kurulu kararı uyarınca Yargıtay 3. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine 12/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Aile ve ......Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, boşanma davası devam eden davacının kişisel malı olduğu iddia edilen çeyiz sandığı ve içindeki eşyalarının iadesi veya bedelinin davalı olan kayın validesi ve kayın pederinden tahsili istemine ilşkindir. Aile mahkemesince, eşyanın iadesi veya bedelinin tahsilinin, davacı tarafından, kayın validesi ve kayın pederinden talep edildiği ve bu durumda uyuşmazlığın (Borçlar Kanununa dayalı olması nedeniyle) genel mahkemelerde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ziynet ve çeyiz alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, tarafların boşandıklarını ve boşanma davasının temyiz aşamasında olduğunu, düğünde davacıya takılan ve dava dilekçesinde yer alan listede belirttikleri ziynet eşyaları ile bir miktar paranın balayına giderlerken davalının annesi tarafından çaldırırsınız denilerek elinden aldığını, söz konusu ziynet eşyalarının daha sonra kendisine geri verilmeyip bozdurularak davalıya otomobil alındığını, listede belirtilen çeyiz eşyalarının da evliliğin hitamında davalı tarafta kaldığını ileri sürerek, listede belirtilen ziynet ve çeyiz eşyalarının rayiç değerlerinin tespiti ile fazlaya dair hakları...
, 1 adet yatak odası takımı, 1 adet gümüşlük, 9 adet makina halısı, 2 adet yün yatak, 4 adet sünger yatak, 8 adet baş yastığı, 8 adet yün yorgan, komple mutfak setinden oluşan çeyiz eşyalarının davalılar ile birlikte yaşadığı müşterek hanede kaldığını, çeyiz senedinde yazılı olmayıp düğün töreninde takılmış olan 75 adet çeyrek altın ile bir miktar parayı da düğün sonrası kayınvalidesi olan davalı ...'...
in açtığı ve davacıya ait çeyiz eşyalarının teslimini sağladığı; ,davacının ziynetlerinin davalı N.. A..'in yatak odasındaki kasada saklandığı, davacı ile davalı N.. A.. arasında ziynetlerin saklanması konusunda tartışma çıktığı, birbirlerine vurdukları, bu olayın akabinde davacının eşi tarafından baba evine bırakıldığı, davacı ve davalı N.. A..'in ceza mahkemesinde kasten yaralama suçundan yargılandıkları ve adli para cezası aldıkları; davalılar vekilinin cevap dilekçesinden, ziynet eşyalarının yanısıra davaya konu olan mobilya, beyaz eşya gibi tüm ev eşyalarının davacıya bağışlandığının açıklandığı; mahkemece, ziynetlerin davalı N.. A.. 'in kasasında saklandığı gerekçesi ile davalı M.Ü. aleyhine açılan ziynet alacağı davasının reddedildiği, ortak konuttaki ev eşyalarından ise yalnızca davalı M.Ü.A.in sorumlu olduğu gerekçesi ile davalı N.. A.. aleyhine açılan ev eşyası davasının reddedildiği görülmektedir. Somut olayda; davacıya bağımsız bir konut açılmamıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki asıl davada ziynet ve çeyiz alacağı karşı davada ziynet alacağı davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde asıl davada davacı - karşı davada davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı-karşı davalı; ... ile 2012 yılında evlendiklerini, evlilikleri süresince adı geçen davalının anne ve babası ile aynı evde ikamet ettiklerini, nitelik, adet ve gramlarını tek tek belirttiği çeyiz ve ziynet eşyalarının davalı tarafta kaldığını, bunların toplam değerinin 20.730,00 TL olup, bu eşyalardan 22.sıradaki sandık içi, 21.sıradaki 2 adet halı, 20.sıradaki tencere takımları ,17.sıradaki yün yastıkların tamamen davacıya ait olduğunu, diğer ziynet ve çeyiz eşyalarının da davacıya...


