WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Anılan yasal düzenlemelerin sonucu olarak ev eşyalarının olduğu kadar senette yazılı ziynet eşyalarının da davacıya iade edildiğinin davalı tarafından kanıtlanması zorunludur. Somut olayda, davacı taleplerini 02.10.2002 tarihli çeyiz senedine dayandırmış olup, davalı bu belgeyi teslim alan sıfatıyla imzalamıştır. Davalı imzaya itiraz etmemiştir. Çeyiz senedinin iptaline ilişkin mahkemece verilmiş bir iptal kararı da bulunmamaktadır. Çeyiz senedinde yazılı çeyiz ve ziynet eşyalarının davalıya teslim edildiği hususu tarafları bağlamakta olup, bu durumda davalının çeyiz ve ziynet eşyalarını davacıya geri verdiğini kanıtlaması gerekir. Oysa davalı, senette yazıldığı gibi, çeyiz ve ziynet eşyalarını davacıya teslim ettiğini yazılı bir belge ile kanıtlayamamıştır....

DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı eşinden dayak yedikten sonra hiçbir şey almadan evi terk etmek zorunda kaldığını, davalılardan ekte sunulan mehir senedinde yazılı eşya ve altınlar defalarca istenmesine rağmen alınamadığını belirterek mehir senedindeki eşyaların aynen iadesi, olmadığı takdirde teslim tarihindeki değerlerinin yasal faiziyle birlikte tahsilini, altınların ise aynen iadesini talep ve dava etmiştir. 2.Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; ziynet eşyalarının davalı ... tarafından "koyun, kuzu alacağım" diyerek elinden alındığını iddia etmiştir. 3.Davacı vekili 22.02.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile de, altın alacağı yönünden 60.907,50 TL, eşya alacağı yönünden 10.450,00 TL olmak üzere dava değerini 71.357,50 TL olarak belirlemiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili süresinde verdiği cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, senette davalı ...'...

Yerel mahkeme ile Özel Daire arasındaki uyuşmazlık, çeyiz senedinde yazılı olup da talep edilen ziynet eşyalarının davalıda kaldığının kanıtlanıp kanıtlanamadığı; davacı kadının, davalının aynen muhafaza edildiğini ve teslime hazır olduğunu iddia ettiği eşyaların aynen iadesi yerine bedelini istemekte hukuki yararı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Yargılama sırasında dinlenen tanıklar davacı kadının baba evine zorla gönderildiği ve üzerinde sadece giysileri bulunup, ziynet eşyası bulunmadığı şeklinde beyanda bulunduklarından, ister ziynet eşyaları satılıp kocanın sermayesine katılmış olsun, ister kadının baba evine götürmediği belirlenmiş bulunsun, sonuç değişmeyeceğinden, tanık beyanlarında ziynet eşyalarının kadının yanında bulunmadığı açık ve net olarak anlaşıldığından, ziynetlerin kocada kaldığının kabulü gerekir. Çeyiz eşyaları yönünden ise, davacının dava açarken tercih hakkı bulunmaktadır. Eşyaların aynen teslimini isteyebileceği gibi bedelini de isteyebilir....

Dava; çeyiz eşyalarının iadesi istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından iadesi istenen çeyiz eşyalarının bir kısmının yargılama sırasında 26/08/2014 tarihli tutanakla davacı vekiline teslim edildiği görülmektedir. Dava konusu eşyalardan tutanakla tespit edilenlerin davanın açıldığı tarihte davalı tarafta bulunduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Eşyalar her ne kadar dava açıldıktan sonra teslim edilmişse de, dava açılması üzerine davalı, eşyaların dava dilekçesinde belirtilen kadar olmayıp, istemin abartılı olduğunu belirterek davaya karşı koymuştur. Şu durumda davanın açıldığı tarihte davalının haksız olduğu ve dava açılmasına sebebiyet verdiğinin kabulü gerekir. Kural olarak bir davada asıl istemin konusuz hale gelmesi durumunda davanın reddine değil, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığını hükmedilmelidir....

Taraflar arasındaki ziynet ve çeyiz eşyası alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı ... ile boşandıklarını, boşanma kararının kesinleştiğini, evlenirken çeyiz senedi ile çeyiz eşyaları ve ziynet eşyalarının teslim edildiğini, ayrılırken bu eşyaların kendisine teslim edilmediğini ileri sürerek çeyiz ve ziynet eşyalarının aynen iadesini, aynen iade mümkün olmadığı takdirde değerlerinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere yasal faizi ile birlikte davalılar tarafından ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir....

O halde, davacı-karşı davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir. 3-Davacı-karşı davalı kadın ziynet alacağı davasını gösterdiği delillerle kanıtlayamamıştır. Ancak, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı halde, kadına yemin teklif etme hakkı hatırlatılmamıştır. Bu nedenle, mahkemece ziynet alacağı istemiyle ilgili olarak yemine ilişkin yargılama işlemlerinin yerine getirilmesi ve gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. 4-Davacı-karşı davalı kadın dava dilekçesinde ayrıca çeyiz ve kişisel eşya talebinde bulunmuş, mahkemece bu taleplerin reddine karar verilmiştir.Davacı-karşı davalı kadın kişisel ve çeyiz eşyalarının aynen, olmadığı takdirde toplam bedeli 20.000 TL'nin tarafına verilmesini talep etmiştir....

Hukuk Dairesi 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun (2797 sayılı Kanun) 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; dava konusu uyuşmazlığın niteliği ve temyizin kapsamının, mehir senedine dayalı kişisel eşya (çeyiz ve ziynet eşyası) alacağı istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun dairelerin ... bölümüne ilişkin 25.01.2023 tarihli ve 1 sayılı kararı uyarınca dosyayı inceleme görevi Yargıtay 2. Hukuk Dairesine ait olduğundan, 2797 sayılı Kanun’un 60 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gerekli inceleme yapılmak üzere dosyanın ilgili daireye gönderilmesine karar vermek gerekir. KARAR Açıklanan sebeple; Dosyanın YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

ÇEYIZ VE ZIYNET ALACAĞI DAVASIBOŞANMAISPAT YÜKÜYEMIN TEKLIF ETME HAKKIHUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 429 "İçtihat Metni"Taraflar arasındaki “çeyiz ve ziynet alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kayseri 1.Aile Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.10.2011 gün ve 2011/57 E., 2011/999 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 06.03.2012 gün ve 2012/333 E., 2012/3494 K. sayılı ilamı ile; (... Uyuşmazlık, dava konusu edilen çeyiz ve ziynet eşyalarının aynen iadesine, mümkün değilse bedelinin tahsiline ilişkindir....

ın kendisine şiddet uygulayarak kendisini evden kovduğunu, ailesinin yanına sığınmak zorunda kaldığını, çeyiz ve şahsi eşyalarının da bugüne kadar iade edilmediğini beyan ederek 11 adet 22 ayar altın burma bilezik, bir çift 22 ayar altın küpe, bir tane 22 ayar altın gerdanlık, bir tane 22 ayar altın bileklikten oluşan bir takım 22 ayar altın set, bir altın yüzük, iki adet 22 ayar altın kelepçe, bir adet çeyrek altından oluşan ziynet eşyalarının aynen iadesine, olmadığı takdirde şimdilik 8.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline, yine dava dilekçesinde ekli şahsi ve çeyiz eşyalarının da aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde şimdilik 2.000,00TL'sinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Davalı vekili cevap dilekçesinde; çeyiz eşyalarını aynen iadeye hazır olduklarını, davacının ziynet eşyalarını alarak evden ayrıldığını, müvekkilinde ziynet eşyası kalmadığını, davalının 08/12/2014 tarihli dilekçesinde altınların en son eve bıraktığı günde davacının üzerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; dava sırasında çeyiz eşyaları iade edildiğinden konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacının evden ayrılırken ziynet eşyalarının götürülmesine engel olunduğunu, zorla elinden alındığını, daha önce götürme fırsatı elde edemediğini ispat edemediği gerekçesiyle ziynet eşyalarına yönelik talebin reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, ziynet eşyasının aynen iadesi, olmadığında bedelinin tahsiline ilişkindir. Kural olarak, düğün sırasında takılan ziynet eşyaları, kim tarafından, kime takılırsa takılsın, kadına bağışlanmış sayılır ve artık kadının kişisel malı sayılır....

UYAP Entegrasyonu