T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/995
KARAR NO: 2025/1029
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/03/2025 ARA KARAR
ESAS NO: 2025/246
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 16/05/2025
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil ile davalı arasındaki ticari ilişkiye istinaden davacı müvekkil tarafından düzenlenerek davalıya tebliğ edilen, ancak TTK 21. Madde hükmü gereğince yasal süresi içinde davalı tarafından itiraz edilmeyerek kesinleşen faturalara dayalı Kayseri Genel icra Dairesi nezdinde ...E. Sayılı icra takibi başlatıldığını, Başlatılan takibe davalı tarafından haksız bir şekilde itiraz edildiğini, mal kaçırma ihtimaline istinaden ihtiyati haciz taleplerinin kabulü, itirazın iptali ile takibin devamını sağlamak ve icra inkar tazimatına ilişkin taleplerinin kabulü için mahkemeye başvurma zorunluluğunun hasıl olduğunu, arz ve izah olunan gerekçelerle, Öncelikle İhtiyati Haciz taleplerinin kabulü ile davalının mal kaçırmasının önlenmesi ve davacı müvekkilin alacağının zarara uğramaması adına İHTİYATİ HACİZ KARARI verilmesine, davalarının kabulü ile davalı tarafça Kayseri Genel İcra Dairesi ...E. Sayılı takip dosyasına yapılan itirazın fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile 750.000 TL'lik kısma dair iptali ile takibin devamına, Davalı, itirazında haksız olduğundan alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, Yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılarak lehimize vekalet ücretine hükmolunmasına Karar verilmesini talep etmiştir .
TALEP: Dilekçe ve ekindeki belgelerin incelenmesinden; Davalı tarafından icra takibine haksız bir şekilde itiraz edildiğini, bu sayede İİK amir hükümleri gereğince takibin durdurulmasına karar verildiğini, ancak müvekkilin harici olarak edindiği bilgiye göre davalı, mal kaçırma saikiyle hareket ettiğini, bu kapsamda huzurdaki dava neticelendiğinde müvekkilinin alacağını tahsil kabiliyeti bulunmama ihtimali söz konusu olup ihtiyati haciz talebimizin kabulüne karar verilmesini ve davalı adına kayıtlı menkul/gayrimenkul mal varlığı değerleri ile haczi kabil mal varlığı değerleri üzerine haciz şerhinin işlenmesi ve müvekkilin telafisi güç zararlarının önlenmesi ile usul ekonomisi ilkesi uyarınca ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "... Yapılan incelemede her ne kadar taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi sunulmuş ise de; dava ve takip konusu faturaların dosyaya sunulmadığı, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşme şartlarına uygun olarak fatura düzenlendiği tespit edilememekle; alacağın varlığı ve vadesinin geldiği yaklaşık da olsa ispatlanamadığından, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda açıklandığı üzere ; 1-İhtiyati haciz talebinin REDDİNE, ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu ARA karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde yukarıda esas numarası verilen dosya kapsamında ikame olunan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu yerel mahkeme tarafından 28.03.2025 tarihli tesis olunan kararda ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verildiğini, verilen kararın usule ve hukuka aykırı olduğunu, ara kararının kaldırılması ve dosya kapsamında ihtiyati haciz kararı tesis edilmesi gerektiğini, mahkeme kararı hakkında istinaf kanun yoluna başvuru yapılmazdan evvel 07.04.2025 tarihlinde talep dilekçesi ile yerel mahkemeye başvuru yapılmış ve faturaların mahiyeti ve eksik inceleme yapıldığı hususunda beyanda bulunulduktan sonra ara karardan dönülmesi hususunda talepte bulunulduğunu, yerel mahkeme tarafından 08.04.2025 tarihli talep dilekçeleri doğrultusunda ihtiyati haciz hususunda yeniden bir değerlendirme yapılmadığını, dava dilekçelerinde faturaların icra takip dosyasına sunulduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ortaya koyması ve faturaların karşılıksız bırakıldığına ilişkin davalı şirket sorumlusuyla yapılan görüşmelerin tespiti açısından mesaj kayıtları, faturaların icra dosyasında mübrez olmasından kaynaklı ayrıca yerel mahkeme huzuruna sunulmuş buna ilişkin beyanda bulunulduğunu ancak faturaların sunulmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu Son kertede dava konusu takip dayanağı teşkil eden faturalar 07.04.2025 tarihli dilekçeleri ekinde yerel mahkeme huzuruna sunulduğunu faturalar, mesaj kayıtları ve sözleşme bir arada değerlendirilerek ihtiyati haciz taleplerkinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini , Gelinen aşama itibariyle icra takip tarihi, dava tarihi, tensip ve ara karar tarihi bir arada değerlendirildiğinde müvekkil şirketin mağduriyetinin doğmaması ve usul ekonomisi gereğince arz ve izah olunan gerekçelerle Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/246 E. Sayılı dosya kapsamında 28.03.2025 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine dair tesis olunan kararın kaldırılmasına ve neticeten İhtiyati Haciz taleplerinin kabulü ile davalının mal kaçırmasının önlenmesi ve davacı müvekkilin alacağının zarara uğramaması adına İHTİYATİ HACİZ KARARI verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Yapılan inceleme sonunda derdest davanın : "...Davacı müvekkil ile davalı arasındaki ticari ilişkiye istinaden davacı müvekkil tarafından düzenlenerek davalıya tebliğ edilen, ancak TTK 21. Madde hükmü gereğince yasal süresi içinde davalı tarafından itiraz edilmeyerek kesinleşen faturalara dayalı Kayseri Genel icra Dairesi nezdinde ...E. Sayılı icra takibi başlatılmıştır. Başlatılan takibe davalı tarafından haksız bir şekilde itiraz edilmiş olmakla mal kaçırma ihtimaline istinaden ihtiyati haciz talebimizin kabulü, itirazın iptali ile takibin devamını sağlamak ve icra inkar tazimatına ilişkin talebimizin kabulü için mahkemenize başvuru zorunluluğumuz hasıl olmuştur. ....Davalı tarafından icra takibine haksız bir şekilde itiraz edilmiş bu sayede İİK amir hükümleri gereğince takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Ancak müvekkilin harici olarak edindiği bilgiye göre davalı, mal kaçırma saikiyle hareket etmektedir. Bu kapsamda huzurdaki dava neticelendiğinde müvekkilin alacağını tahsil kabiliyeti bulunmama ihtimali söz konusu olup ihtiyati haciz talebimizin kabulüne karar verilmesi ve davalı adına kayıtlı menkul/gayrimenkul mal varlığı değerleri ile haczi kabil mal varlığı değerleri üzerine haciz şerhinin işlenmesi ve müvekkilin telafisi güç zararlarının önlenmesi ile usul ekonomisi ilkesi uyarınca ihtiyati haciz talebimizin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Zira icra dosyasına takip dayanağı belge olarak sunulan faturalar aracılığıyla takibe konu alacak yaklaşık olarak ispat edilmiş durumdadır. Nitekim ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın yaklaşık olarak ispatı yeterli olup Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/18235 E., 2018/731 K. sayılı ilamında "...2004 sayılı İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır. Bu hükümdeki yaklaşık ispat kuralından hareketle, somut olayda ihtiyati haciz talep eden vekilince sunulan sözleşme ve ihtarname de gözetilerek, talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde talebin reddi doğru görülmemiştir.." şeklinde değerlendirme yapılmıştır. Bu kapsamda icra dosyasına sunulduğu üzere bir yılı aşkın süre boyunca davacı müvekkil tarafından iş sağlığı ve güvenliği hususunda davalıya sunulan her bir aylık hizmete karşılık fatura düzenlenmiş olup yaklaşık ispat külfeti bu şekilde yerine getirilmiştir. Tüm bu açıklamalar kapsamında ihtiyati haciz talebimizin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. ....SONUÇ VE TALEP :
Yukarıda arz ve izah olunan gerekçelerle,
Öncelikle İhtiyati Haciz talebimizin kabulü ile davalının mal kaçırmasının önlenmesi ve davacı müvekkilin alacağının zarara uğramaması adına İHTİYATİ HACİZ KARARI verilmesine,
Neticeten davamızın kabulü ile davalı tarafça Kayseri Genel İcra Dairesi ...E. Sayılı takip dosyasına yapılan itirazın fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile 750.000 TL'lik kısma dair iptali ile takibin devamına,
Davalı, itirazında haksız olduğundan alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkile verilmesine,
Yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılarak lehimize vekalet ücretine hükmolunmasına..." karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkeme 27/03/2025 tarihli gerekçeli ara kararıyla : "....İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257.maddesindeki şartların oluşması gerekir. İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.
İİK'nın 258/1. Maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. Maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.
İhtiyati haciz isteyen alacaklının, alacağın vadesini ve miktarını yaklaşık da olsa ispatlaması gerekmektedir. (Benzer yönde Kayseri BAM 6. HD 15/06/2023 tarih, 1173-1130 sayılı kararı; Kayseri BAM 6. HD 18/07/2023 tarih, 1401-1246 sayılı kararı)
Yapılan incelemede her ne kadar taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi sunulmuş ise de; dava ve takip konusu faturaların dosyaya sunulmadığı, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşme şartlarına uygun olarak fatura düzenlendiği tespit edilememekle; alacağın varlığı ve vadesinin geldiği yaklaşık da olsa ispatlanamadığından, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda açıklandığı üzere ;
1-İhtiyati haciz talebinin REDDİNE,
2-Kararın taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla istinaf yasa yolu açık olmak üzere..." şeklinde karar vermiştir.
Davacı vekili işbu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf sebepleri yönünden esastan inceleme yapılmıştır.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilmiş ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar, yasal sebep ve gerekçeler ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; ihtiyati haciz talebine dayanak olarak sunulanların, davaya konu ilamsız icra takibine dayanak belgelerin davacı tarafça her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilen faturaya ilişkin olması, faturanın da bu aşamada tek başına ihtiyati haciz talebine konu, davaya ve ilamsız icra takibine ilişkin para alacağının ileride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla istenmiş olan ihtiyati haciz talebinin kabulü için İİK 257. Vd maddesi gereğince alacağın varlığı ve miktarına dair hususlar yönünden yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli görülmemesi, bu nedenlerle de İİK 257 vd maddeleri gereğince ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair yasal ve yeterli koşulların bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmaması nedenleriyle davacı tarafın sözkonusu ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de , istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacı tarafın söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle de davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/246 Esas sayılı, 27/03/2025 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,
İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İİK 258/son bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 16/05/2025
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!