WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY KAYSERI BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 6. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/860
KARAR NO: 2025/1007
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/03/2025
ESAS NO: 2024/534
KARAR NO: 2025/284
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/05/2025
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 15/05/2025
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/03/2025 tarih ve 2024/534 Esas - 2025/284 sayılı kararı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili tarafından davalıya verilen senedin boş olarak verildiğni ve davalının hukuka aykırı olarak doldurup takibe konu ettiğini, müvekkilinin borçlu olmadığını, davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğünden ... E. Sayılı dosyadan müvekkiline ödeme emri gönderildiğini, bunun üzerine açığa alınan imzanın kötüye kullanılması suçundan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, başsavcılıkça davalı hakkında kamu davası açıldığını davanın Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/204 E. Sayılı dosyasında görüldüğünü, ceza mahkemesince müvekkili tarafından davalıya verilen senedin boş olarak verildiği davalının hukuka aykırı olarak doldurup takibe konu ettiğini, tüm bu nedenlerden dolayı icra takibinin durdurulmasını vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı yana yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "....Toplanan deliller, ceza dava dosyası, icra dosyası, ceza yargılaması kapsamında toplanan deliller ve kesinleşen ceza mahkumiyet kararı mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre, davalının konusu açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu teşkil eden dava ve takip konusu senedi icra takibine koyarak davacı hakkında haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibi başlattığı, davalının kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı mahkumiyet kararı verilmiş olması nedeniyle senedin bedelsiz olduğunun bildiği halde icra takibine konu ettiği anlaşılmakla davanın kabulü ile davacının davalıya dava ve takip konusu senet yönünden borçlu olmadığının tespitine ve ayrıca yasal koşulları oluşan kötü niyet tazminatı talebinin kabulüne...." gerekçesiyle DAVANIN KABULÜ ile; Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu 25/08/2012 tanzim tarihli, 01/09/2013 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli senet nedeniyle ve icra takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davacının kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile 100.000,00-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Ceza yargılamasında her ne kadar müvekkili aleyhine karar verilmişse de savcılık tarafından müvekkilinin boş senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurarak icra marifetiyle kullanmak suçundan iddianame düzenlendiğini ve Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi 2022/204 E. 2022/329 K. sayılı ilamında ise senedin sanık tarafından doldurtulduktan sonra icra takibine konulduğu gerekçesi ile ceza verilmişse de yargılama esnasında alınan 02.10.2018 tarihli raporlarda senetteki yazıların katılan olan ...'un eli ürünü olmadığı tespit edildiği gibi müvekkili ...'ın da eli ürünü olmadığı hususunun tespit edildiğini, nitekim daha önce verilen takipsizlik kararında senedin verilme nedeninden farklı bir şekilde doldurulmadığına dair şüphelinin savunmaları ile 1988/1 Esas-1989/2 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararı (imzası atılarak verilmiş senetlerin anlaşmaya aykırı doldurulması veya bedelsiz senedin tekrar kullanılması hallerinde; bu durumların ancak yine yazılı delille ispatı gerektiği tanık dinlenerek ispatının mümkün olmadığı 'birlikte değerlendirildiğinde, şüphelilerin atılı suçu işlediklerine dair müştekinin soyut iddiaları dışında kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli delil elde edilemediğinden, CMK.nun 172/1 maddesi gereğince şüpheliler hakkında atılı suçtan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına, şeklinde karar verilmiş olup dosyada senetteki yazıların müvekkilinin eli ürünü olmadı yönünde rapor var iken ve müvekkilinin kendisine senedin doldurulmuş halde geldiği yönünde savunmasının da ceza dosyasındaki rapor ile örtüşmesine rağmen yerel mahkeme tarafından ceza verilmesi ve kararın hatalı şekilde kesinleşmesi nedeniyle borçlu olmadığı gerekçesi ile dava açılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, senetin müvekkiline teslim edildiği anda hukuken tüm zorunlu unsurları taşımakta ve baştan itibaren bütün geçerlilik şartlarını da taşıyan bu senedin taraflar arasında nasıl doldurulacağına ilişkin taraflar arasında bir anlaşmada bulunmadığını, dolayısıyla davaya konu senetin tüm unsurları barındırmakla birlikte ve taraflar arasında yapılmış bir anlaşmanın da bulunmaması hususları senedin kısmen ya da tamamen boş bir kağıt niteliğinde olmadığını ve eksik tek bir hususun dahi bulunmadığını göstertiğini, senedin sebepten mücerret oluşu hususu da dikkate alındığında davacının davasının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya, yerel örf ve adetlere aykırı olduğunu, Yargıtay 13. HD 2016/28448E. 2019/8367K. 16.9.2019 T. sayılı kararının emsal olduğunu, bir diğer hususun ise ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemeleri için bağlayıcı olmadığını, ceza mahkemesi tarafından cezalandırılma yönünde karar verilmiş olsa dahi hukuk hakimi tarafından somut olay irdelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğini, davacının iddiasını kabul etmemekle senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddiasının kesin yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğini, bu açıdan da kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, izah edilen nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddi gerektiğini belirterek; istinaf dilekçesinde açıklanan nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, haksız davanın reddine, haksız yere menfi tespit davası açıldığından alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstinaf dilekçesinde arz ve izah edilen açıklamalar yahut dairenizce resen göz önünde bulundurulacak nedenler dahilinde; davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine, karar verilmesi talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Uyuşmazlık, menfi tespit talebine ilişkindir.
Ceza mahkemesince verilen kesinleşmiş kararlar maddi vaka yönünden hukuk mahkemesini bağlar. Yani ceza mahkemesince belirlenen maddi vakıa hukuk mahkemesince de ispat edilmiş kabul olunur.
Davalının sanık olarak yargılandığı davaya konu senetle ilgili açığa imzanın kötüye kullanılması suçu yönünden yürütülen ceza yargılaması sonucunda suçun sabit olduğu tespit edilmekle sanığın mahkumiyetine karar verildiği ve kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddine karar verilerek kesinleştiği, bu hali ile davaya konu senedin bedelsiz olduğu hususlarında bilgi sahibi olduğu anlaşılmıştır. Bu maddi vakıa da hukuk hakimini bağladığından, davacının, davalıya borçlu olmadığı kabul edilmiştir. Davaya ve takibe dayanak senedin davacı tarafından davalı lehine düzenlendiği, davalı tarafından kambiyo takibine konu edildiği, davacının davalıya borçlu olmamasına rağmen senedin takibe koyulduğu, davaya konu senedi davacı aleyhine takibe koyan kişinin davalı olması göz önünde bulundurulduğunda davalının icra takibinin başlatılmasında haksız ve kötü niyetli olduğunun kabul edilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmıştır. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/258 Esas 2024/2242 Karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/318 Esas 2024/3932 Karar)
Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 20/03/2025 tarih ve 2024/534 E. - 2025/284 sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 34.155,00 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 8.539,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.616,00 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK'nın 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/05/2025