T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1004
KARAR NO: 2025/1032
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/04/2025 ARA KARAR
ESAS NO: 2025/252
DAVANIN KONUSU: Alacak/Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 16/05/2025
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 19.12.2021 tarihinde anlaşma yapılarak 52.000 adet elma fidesi için sipariş verildiğini, 22.04.2022 tarihinde 52.000 adet elma fidesinin teslim edildiğini ve ziraat mühendisi gözetiminde dikiminin gerçekleştiğini, ancak fidelerin büyük bir çoğunluğunun dikimden 45 gün sonra kuruduğunu, Yahyalı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/10 D. İş Esas - 2022/9 D.iş Karar sayılı dosyası ile tespit yapıldığını ve fidanlar için çok tehlikeli olan kök çürüklüğü hastalığının ve kök boğazı hastalığının tespit edildiğini ve derhal davalıya noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini, fidelerin ilk satın alındığı tarihten itibaren var olan kök çürüklüğü ve kök boğazı hastalığı sebebiyle kuruduğunu, müvekkilinin karşılaştığı bu durum nedeniyle fidan ekim süresini kaçırdığını, yaklaşık 1.000.000 TL ekstra maliyet çıktığını, müvekkilinin fidan ekim süresini 1 yıl kaçırdığını ve kazançtan mahrum kaldığını, davalının müvekkiline satmış olduğu elma fidelerinin ayıplı olması nedeniyle tüm zararların tazmini gerektiğini belirterek müvekkilinin davalı şirketten satın aldığı elma fidelerinden kaynaklı 936.000,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 09/04/2025 tarihli dilekçesiyle; müvekkili şirket ile davalı arasında görülmekte olan dava neticesinde mahkememizin 2023/226 Esas - 2024/994 Karar sayılı ilamı ile karar verildiğini ve bu karar gereğince Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/12/2024 tarih 2024/649 D.iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını ve davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak mahkememiz kararı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2025/65 Esas - 2025/334 Karar sayılı kararı ile kaldırılmış olduğundan gerek ihtiyati haciz taleplerinin gerekse icra dosyasındaki işlemlerin durduğunu ve davalı tarafın sunmuş olduğu teminat mektubunun iadesine karar verildiğini, şu halde müvekkili yararına, yargılamanın sonunda verilecek hükmün gerçekleşmesini temin eder mahiyette ihtiyati tedir kararı verilmesi gerektiğini bildirerek mevcut durumda meydana gelebilecek durumlar göz önüne alınarak hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya tamamen imkansız hale gelmesi ihtimali söz konusu olacağından koşulları oluşan ihtiyati tedbir/haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Davacı vekilince 09/04/2025 tarihli dilekçe ile ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2025/65 Esas - 2025/334 Karar sayılı kararı ile mahkememizce ayıp ve ödeme hususlarında yapılan inceleme ve değerlendirme yeterli görülmeyerek esaslı delillerin toplanması ve değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılması nedeni ile dosyanın mevcut hali ile davacı tarafın alacağının varlığı ve miktarının talep tarihi itibarı ile yaklaşık olarak ispat edilemediği anlaşılmakla davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR :Yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davacı vekilinin İHYATİ TEDBİR VE İHTİYATİ HACİZ TALEPLERİNİN AYRI AYRI REDDİNE, ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu ARA karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin şirketi ile davalı taraf arasında görülmekte olan dava neticesinde Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/226 E.-2024/994 K. Sayılı ilamı ile karar verilmiş ve bu karar gereğince Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.12.2024 tarih 2024/649 D.iş dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, bahsi geçen mahkeme ilamı gereğince davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yerel mahkeme kararı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 2025/65 E.-2025/334 K. Sayılı kararı ile kaldırıldığını gerek ihtiyati haciz taleplerinin gerekse icra dosyasındaki işlemlerin durduğunu ve davalı tarafın sunmuş olduğu teminat mektubunun iadesine karar verildiğini, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 2025/65 E.-2025/334 K. Sayılı kaldırma kararı neticesinde yerel mahkemenin yukarıda numarası yazılı dosyası ile yargılamaya devam edildiğini, İş bu davada dava sonuçlanıncaya kadar müvekkilinin tazminat alacağının teminat altına alınması için davalıya ait taşınır ve taşınmaz ve sair hak ve alacaklarına cebri icra yoluyla satışı ve 3. Şahıslara devri engelleyici nitelikte İhtiyati tedbir/İhtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiğini ancak bu talebimiz mahkemenin 11.04.2025 tarihli müteferrik kararı ile reddedildiğini, Bu kararın hukuka ve yasalara aykırı olduğunu, HMK'nın389. Maddesinde "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geçeğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.’’ Denildiğini, İhtiyati tedbir, bir tür hukuki koruma olup uyuşmazlık öncesinde veya uyuşmazlık süresince talep sahibinin talep ettiği hakkını ileride açacağı veya devam eden bir davanın sonunda elde etmesinin sağlanması amacıyla getirildiğini olan bir tür hukuki güvence sistemi olduğunu , Dava ile alacağın sürüncemede bırakılmaması ve alacağın semeresiz kalmaması adına İhtiyati Tedbir konulması veyahut bu amaçla ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini , müvekkili davacı yararına, yargılamanın sonunda verilecek hükmün gerçekleşmesini temin eder mahiyette ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken iş bu taleplerin reddedilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, T.C.YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/21-1791 K. 2013/1676 ve 20.12.2013 tarihli kararının emsal nitelikte karar olduğunu, TÜM BU HUSUSLAR GÖZ ÖNÜNE ALINARAK; İDDİALARInı İSPATLAR NİTELİKTE ESASLI DELİLLER DOSYA SUNULduğunu İHTİYATİ TEDBİR/HACİZ İÇİN GEREKLİ OLAN YAKLAŞIK İSPAT DA SAĞLANdığını , dava sonucu müvekkilleri lehine hükmedilen tazminat miktarının hukuka ve hakkaniyete uygun bir şekilde tahsili açısından ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz taleplerinin kabulü gerektiğini müvekkilinin ileride uğrayacağı zararlara karşı şimdiden her türlü yasal haklarının saklı tuttuğunu ve yasal yollara başvurulacağını beyan etiklerini, izah edilen ve Sayın Başkanlığınızca resen tespit edilecek hususlar ışığında, istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkemenin 11.04.2025 tarihli müteferrik karar ile verilen İhtiyati Tedbir Ve İhtiyati Haciz Talebinin Reddi kararının müvekkil lehine KALDIRILMASINA ve ihtiyati tedbir/İhtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya uygun olduğun, davacı tarafça istinaf yoluna başvurulduğunu istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça ileri sürülen haksız ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz talebinin yerel mahkemece reddedilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını açıklanan nedenler ve Sayın Yüksek Mahkemece re'sen nazara alınacak sebeplerle Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/252 E. Sayılı dosyası üzerinden verilen 11.04.2025 tarihli müteferrik kararına karşı davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir .
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Yapılan inceleme sonunda derdest Davanın ayıplı ürün iddiası nedeniyle bedel iadesi ve yoksun kalınan kazanç kaybına ilişkin olduğu görülmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda 12/11/2024 tarihli, 2023/226 E. - 2024/994 K. Sayılı nihai kararıyla "....davanın kısmen kabulü ile, 1.872.000,00-TL fidan bedeli ve 1.186.232,17-TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 3.058.232,17-TL'nin temerrüt tarihi olan 10/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine..." karar verilmiştir.
Bu kararın istinaf edilmesi nedeniyle dosya dairemize gelmiş ve dairemizin 12/02/2025 tarih ve 2025/65 Esas 2025/334 Karar sayılı ilamıyla ; "...Bu durumda mahkemece davacının dava dilekçesindeki dönme ve 1 yıllık mahrum kalınan kazanç talebi dikkate alınarak ve gerek duyuluyorsa mahallinde -tercihen- akademik kariyere sahip fidan ve tohumculuk alanlarında uzman Ziraat Mühendisi Bilirkişilerden oluşan heyet ile birlikte keşif yapılmak suretiyle; taraf itirazlarını karşılar şekilde, davalı tarafından davacıdan satın alınan ürünlerin somut şekilde belirlenerek (fidan yada fidan anaçları) ürünlerin sertifikaya sahip olup olmadıkları, sertifika var ise sertifikanın mavi sertifika olup olmadığı (mavi değil ise rengi özellikleri) davaya konu fidan/fidan anaçlarına ayıp mahiyetinde bir durumun olup olmadığı, ayıp var ise satım sözleşmesi öncesi ürünlerde olup olmadığı, ayıbın üründen kaynaklı olup olmadığı, ayıbın gizli mahiyette olup olmadığı, ilk bakışta olağan bir gözden geçirmeyle tespit edilebilecek ayıplardan olup olmadığı, davalının dilekçesinde video ve görüntülerini sunduğunu iddia etiği husular da; özellikle ayıbın arazinin coğrafi yapısının fidan yetiştirmeye uyumlu olmamasından, arazide profesyonel şekilde dikim yapılmamasından dikim öncesi yabani ot ve ilaçlama çalışmalarının yapılmamasından dikim öncesi arazinin toprak analizinin yapılmamasından uygulanan sulama şeklinin uygun olmamasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı davacı tarafından yapılan dikim esnasında Orman ve Tarım Bakanlığı uzmanları tarafından nezaret edilip edilmediği, Mevzuatta bu yönde bir uygulama olup olmadığı, ayıp nedeniyle ekilen fidanlardan zarar gören miktarın ( sayı veya oransal) olarak ne olduğu, bu sayılar dikkate alınarak davacının ayıplı ürünler için ödediği bedelin ne olduğu, ayıplı ürünler nedeniyle arazide ekim yapılamayacak dönemin normal süresinin ne olacağı (Bir dönem, iki dönem..) ayıplı ürünler nedeniyle davacının 2022 yılında dikim yapmasının mümkün olup olmayacağı 2023 yılında dikim yapmamasını haklı gösterir sebeplerin bulunup bulunmadığı, 2023 yılında dikim yapabilmesi için ekstra maliyet oluşup oluşmayacağı davacının dava dilekçesinde belirtiği kaçırdığını beyan ettiği bir ekim dönemi süresi ile 27.10.2023 tarihli dilekçede belirtiği iki ekim süresi dikkate alınarak mahrum kalacağı kazancın ne olacağı, hususlarında rapor aldırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
3-Tüm bu hususlar açıklığa kavuştuktan sonra oluşacak ispat durumuna göre; davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı gözetilerek gerektiğinde bu hakkı hatırlatılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Açıklamalar ışığında davacı ve davalının ayrı ayrı istinaf taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir ...1-Davacı ve davalının istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜ ile;
2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 12/11/2024 tarih ve 2023/226 E - 2024/994 K sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,..." karar verilmiştir.
Dairemizin işbu kararından sonra dosya mahkemesince yeniden işbu 2025/252 esasına kaydı yapılarak yargılamasına devam edilmektedir.
Yargılama sırasında Davacı vekili 09/04/2025 tarihli dilekçesiyle; müvekkili şirket ile davalı arasında görülmekte olan dava neticesinde mahkememizin 2023/226 Esas - 2024/994 Karar sayılı ilamı ile karar verildiğini ve bu karar gereğince Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/12/2024 tarih 2024/649 D.iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını ve davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak mahkememiz kararı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2025/65 Esas - 2025/334 Karar sayılı kararı ile kaldırılmış olduğundan gerek ihtiyati haciz taleplerinin gerekse icra dosyasındaki işlemlerin durduğunu ve davalı tarafın sunmuş olduğu teminat mektubunun iadesine karar verildiğini, şu halde müvekkili yararına, yargılamanın sonunda verilecek hükmün gerçekleşmesini temin eder mahiyette ihtiyati tedir kararı verilmesi gerektiğini bildirerek mevcut durumda meydana gelebilecek durumlar göz önüne alınarak hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya tamamen imkansız hale gelmesi ihtimali söz konusu olacağından koşulları oluşan ihtiyati tedbir/haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme 11/04/2025 tarihli gerekçeli ara kararıyla : "....HMK 389/1 maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
HMK 390/2 maddesi göre de talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde hakim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. HMK 392 göre ise mahkemem gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmaksızın ihtiyati tedbire karar verebilir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için "Yaklaşık ispat" yeterlidir yani çekişmeli vakanın gerçeğe yakın bir derecede kanıtlanması esastır. Mahkeme mevcut delillere göre tedbir isteyenin hakkını muhtemel görmeli ve tedbir verilmesini icap ettiren sebeplerinde varit görülmesi gerekir.
HMK'nın 390/3 maddesinde ihtiyati tedbir isteğinin haklılığı konusunda tam kanaat değil kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğu kabul edilmekle birlikte zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimali gözardı edilmemelidir, bu sebepledir ki davacının haksız olma ihtimali dikkate alınarak HMK'nın 392. maddesi uyarınca teminat alınması gerekir.
Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacı vekilinin, davalının taşınır ve taşınmaz malları üzerine cebri icra yoluyla satışı ve 3. Şahıslara devri engelleyici nitelikte ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. Dava dilekçesi ve ekindeki belgeler dikkate alındığında tedbir talebinde bulunulan davalı şirketin taşınır ve taşınmaz malları bizatihi uyuşmazlık konusu olmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
İhtiyati Haciz Talebi Yönünden; Davacı vekilince 09/04/2025 tarihli dilekçesinde ihtiyati tedbir talebinin dışında davalının tüm taşınır ve taşınmazları üzerine cebri icra yoluyla satışı ve 3. Şahıslara devri engelleyici nitelikte ihtiyati haciz konulması talebinde de bulunulduğu anlaşılmıştır.
Talep, İİK 257 vd maddeleri uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İİK 257. maddesi; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz isteyebileceği gibi borçlunun belirli yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa da alacaklı vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz isteyebilir.” hükmünü amirdir.
İİK'nın 258/1. Maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. Maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.
Davacı vekilince 09/04/2025 tarihli dilekçe ile ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2025/65 Esas - 2025/334 Karar sayılı kararı ile mahkememizce ayıp ve ödeme hususlarında yapılan inceleme ve değerlendirme yeterli görülmeyerek esaslı delillerin toplanması ve değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılması nedeni ile dosyanın mevcut hali ile davacı tarafın alacağının varlığı ve miktarının talep tarihi itibarı ile yaklaşık olarak ispat edilemediği anlaşılmakla davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR :Yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davacı vekilinin İHYATİ TEDBİR VE İHTİYATİ HACİZ TALEPLERİNİN AYRI AYRI REDDİNE,
2-İşbu müteferrik karardan bir suretinin taraflara tebliğine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile... " karar vermiştir.
Davacı vekili işbu ara kararını süresinde istinaf etmiştir. Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf sebepleri esastan incelenmiştir.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilmiş ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açaklamar, yasal sebep ve gerekçeler ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; İhtiyati haciz talebine/davaya konu para alacaklarının ileride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla istenmiş olan ihtiyati haciz kararı verilmesi talebinin kabulü için İİK 257. Vd maddesi gereğince alacağın varlığı ve miktarına dair hususlar yönünden yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmadığı anlaşılmıştır.Bu nedenlerle sözkonusu ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Mahkemece de, istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, ihtiyati haciz talebi yönünden verilen ara kararda usul, yasa ve dosya kapsamına bir aykırılık görülmemiştir.
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebiyle ilgili verilen karar hakkındaki istinaf sebebi yönünden yapılan incelemeye göre : Eldeki iş bu derdest dava konusu bir miktar para alacağının davalıdan tahsiline ilişkin davada, davanın konusunun bir miktar para alacağı olması, üzerine ihtiyati tedbir konulması istenen davalının menkul ve gayrimenkul mallarının bizzat kendilerinin, ayınlarının yani mülkiyetlerinin iş bu davanın / uyuşmazlığın doğrudan konusu olmaması, HMK 389 vd maddelerine göre ise, yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulları varsa ancak doğrudan dava/uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararının verilebilecek olması nedeniyle, HMK 389. maddesi gereğince söz konusu ihtiyati tedbir talebinin kabulü için yasaca aranan gerekli koşulların bulunmadığı anlaşıldığından davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin de reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Mahkemece istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile de, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, ihtiyati tedbir talebi yönünden verilen ara kararda da usul, yasa ve dosya kapsamına bir aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de , istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacı tarafın söz konusu ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen gerekçeli ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle de davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2025/252 Esas sayılı, 11/04/2025 tarihli gerekçeli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
İstinaf eden davacı taraftan alınması gereken istinaf karar harcı peşin alınmış olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,
İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ,
HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İİK 258/son bendi ve HMK 362/1-f ile 391/3 maddeleri uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 16/05/2025
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!