WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY KAYSERI BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 3. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T. C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/576
KARAR NO: 2025/950
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/10/2023
NUMARASI: 2021/12 Esas 2023/919 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH:16/05/2025
YAZILDIĞI TARİH:16/05/2025
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2021/12 Esas 2023/919 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu nedeniyle Dairemize gönderilmiş olmakla inceleme aşamasında dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin QNB Finansbank A.Ş. kredi alacaklarından dolayı kredi borçlusu ... aleyhine 23/11/2018 tarihinde Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine başladığını, borçlular aleyhine yürütülen icra takibinin kesinleştiğini, dosya borçlusu ...'ın ... A.Ş.'de çalışmakta olduğunu, davalı şirketin kıdem ve ihbar tazminatlarının öncelik sırasına göre alacaklı dosyalara yatıracağını bildirmiş olmasına rağmen yatırmadığını, davalı şirketin kanuna aykırı davranmak suretiyle müvekkilini maddi zarara uğrattığını, davalı şirketin vermiş olduğu zararda kusurlu olduğunu, müvekkilinin uğramış olduğu maddi zarar ile ...A.Ş'nin hukuka aykırı fiili arasında nedensellik bağı bulunmadığının, fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydı ile davalı şirketin haksız fiili nedeniyle uğramış olunan 18.508,79-TL maddi zararların ...A.Ş. tarafından giderilmesini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; söz konusu davanın hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketçe yapılan hukuka ve yasalara aykırı bir işlem bulunmadığını, işçinin müvekkil şirkette aktif olarak çalıştığı dönemde maaşında 1. sırada Kayseri 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında alacaklısı ...'ün 72.634,15-TL tutarla 1. sırada haczi bulunduğunu, davacı tarafın haczinin 2. sırada olduğu bilgisinin müvekkil şirketçe icra dosyasına bildirildiğini, emekli olan işçi ...'a ödenen kıdem tazminatı ve diğer alacakları olan 61.541,91-TL'nin sıra cetveli gözetilerek icra dosyalarına ödendiğinde dahi davacı bankanın 2. sırada olan iş bu dosyasına herhangi bir alacak isabet etmediğini, davanın reddinin gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "...Toplanan deliller, icra dosyası, alınan bilirkişi kök ve ek raporları, yukarıda bahsi geçen kanun maddesi ile emsal yüksek yargı kararı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı bankanın kredi alacaklarından dolayı kredi borçlusu ... aleyhine 23/11/2018 tarihinde Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine başladığı, yürütülen icra takibinin kesinleştiği, dosya borçlusu ...'ın davalı ... A.Ş.'de çalışmakta olduğundan 25/12/2018 tarihinde davalı şirkete dosya borçlusu ...'ın borcu bitinceye kadar almakta olduğu ücret ve iş yasası uyarınca ücretten sayılan ikramiye, prim, nema gibi sair alacaklarının 1/4'ünün ve yakacak yardımı, işten ayrılması halinde kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer tüm işçilik alacakları, tazminat ve teminatların tamamının borç bitinceye kadar haczine ilişkin müzekkere gönderildiği, ancak yüksek yargı kararlarına göre bu müzekkere ile sadece maaş ve ücretler haczedilebilecek olup iş akdinin feshi sonrası hak edilen tazminatların bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, bu alacakların haczi için alacaklı tarafından ayrıca İİK 89/1 ve devamındaki maddelerde belirtilen prosedürün işletilmesi gerektiği, ancak davacı/alacaklı tarafından bu madde hükümlerine göre bir ihbarname davalıya tebliğ edilmediği, İİK 355 maddesine aykırı davranış halinde maddede belirtildiği üzere ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına gerek bulunmadığı ve doğrudan kesinti yapılmayan borçtan üçüncü şahıs işverenin sorumlu tutulabileceği, Fakat davacı tarafça açılan davanın İİK 355. Maddesine aykırılığa değil, davalının kusuru ile davacı şirkete zarar verme saiki ile hareket etmesi nedeniyle genel haksız fiil hükümlerine dayandırılarak açıldığı, bu yönüyle dosya ele alındığında da davalının kanuna aykırı bir eylemi bulunmadığı, dava dışı işçinin işten ayrıldığında hak ettiği kıdem ve ihbar tazminatları için kendisine icra dosyasından usulünce tebliğ edilmiş bir haciz ihbarnamesi bulunmadığı, maaş haczi müzekkeresi ile bu tazminatları icra dosyasına ödeme yükümlülüğü bulunmadığı, ayrıca davalı şirketin davacı bankaya zarar verme kastıyla hareket ettiğine dair de davacının soyut beyanı dışında dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığı, haksız fiil hükümlerine göre de davalının sorumluluğunu gerektirir bir eylemi bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirketin kıdem ve ihbar tazminatlarının icra dosyasına ödeneceğine dair açık beyanı ve muvazaalı takip dosyası nedeniyle açılan tasarrufun iptali davasının mahkemece gözardı edildiğini, mahkemeye anlatılmak istenenin borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla muvazaalı takip yaptırarak maaş ve tazminatı üzerine haciz koydurduğu, ancak taraflarınca bu muvazaalı takibin iptali için açılan tasarrufun iptali davasında ihtiyati haciz kararı alınarak o dosyaya haciz işlemi tatbik edildiğinden, davalı şirket nezdinde tahakkuk eden paranın tamamının ilk sıradaki muvazaalı takip dosyasına gönderdiğinde paranın ihtiyati haciz kararı nedeniyle tahsil edilemeyeceği ve tasarrrufun iptali davası kabul edildiğinde de paranın müvekkili banka dosyasına ödeneceğini bildikleri için şirket tarafından ödemenin icra takip dosyalarına değil de iki ayrı hacze rağmen borçluya ödenmesi olduğunu, bu hali ile davalı şirketin söz konusu işlemde kusurlu olduğu ve bankaya zarar verme kastı ile hareket ettiğinin ispat edildiğini, yerel mahkemece İİK 89/1 gereği işlem yapılması gerektiğine dair gerekçenin emsal kararlar karşısında kabulünün mümkün olmadığını, dosyaya daha evvel sunulan yüksek mahkeme kararlarında görülebileceği üzere müstakbel bir alacağın haczinden bahsedilebilmesi için, bir hukuki ilişkinin mevcut olmasının ve bu hukuki ilişkiden doğacak alacağın cinsi ile borçlunun belli olmasının yeterli olduğu, alacağın miktarının belli olup olmamasının veya böyle bir alacağın doğmama ihtimalinin bulunmasının önemli olmadığı belirtilğini, bu sebeple yerel mahkeme kararının gerekçesinin bu yönü ile da yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile de haciz işleminin usulüne uygun olduğunun teyit edildiğini, davalı şirketin kendi kusurlu davranışları ile müvekkilini zarara uğrattığını, kaldı ki davalı şirketin başkaca icra dosyalarına, haciz müzekkeresi sonrası, ayrıca ve başkaca bir haciz ihbarnamesi gönderilmesine gerek kalmadan kıdem tazminatı nedeniyle ödeme yaptığını, müvekkili şirketin uğramış olduğu maddi zarar ile ...A.Ş.'nin hukuka aykırı fiili arasında nedensellik bağı bulunduğunu belirterek; istinaf dilekçesinin kabulü ile istinaf dilekçesinde izah ettiği ve re'sen gözetilecek sebeplerle, tehir-i icra talebinin kabulü ile usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesi talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, maaş haczi müzekkeresine aykırı davranılması nedeniyle haksız eylemden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2023 tarih 2021/12 Esas 2023/919 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.
Uyuşmazlık, maaş müzekkeresine aykırı davranılmasından, diğer bir deyişle haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup Türk Borçlar Kanunu uyarınca zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir.
Hükmedilecek tazminat, hiçbir şekilde zarar miktarından fazla olamaz. Zarar miktarı tazminatın azami sınırını teşkil eder (Turgut Uyar, Açıklamalı-İçtihatlı Borçlar Kanunu Genel Hükümler, Birinci Cilt, 1990 bası, s.549). Bir başka ifadeyle, tazminat miktarı hiçbir zaman gerçek zararı aşmamalıdır. Tazminat miktarının belirlenmesinde, zarar görenin gerçek zararının esas alınması zorunlu olup; burada ilke, zarar doğurucu eylem, zarar görenin malvarlığında gerçekten ne miktarda bir azalmaya neden olmuş ise, zarar verenin tazminat borcu da, o miktarda olmalıdır.
Borçlunun maaş ve ücretinin haczi İİK'nun 355 ve devam eden madde hükümlerine göre yapılır. İİK'nun 355.maddesine göre, icra müdürü borçlunun çalıştığı işyerine maaş ve ücretin haczedildiğine dair bir haciz yazısı yazar. Haciz yazısını alan işveren bir hafta içinde haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş ve ücretinin miktarını icra dairesine bildirmeye ve borç bitinceye kadar icra dairesinin haciz bildirimine göre haczolunan miktarı borçlunun maaş veya ücretinden keserek hemen icra dairesine yatırmaya mecburdur. Aksi halde İİK'nun 356.maddesi gereğince kesmedikleri veya ilk vasıta ile göndermedikleri para ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına hacet kalmaksızın icra dairesince maaşlarından ve sair mallarından alınır. Bu durumda, İİK.nun 355.maddesi hükümlerine riayet etmeyenlerin sorumluluğu, İİK.nun 356.maddesine göre, kesinti yapılmayan miktar ile sınırlıdır.
Görüldüğü üzere İİK'nun 356. maddesi maaş ve ücretler hakkında olup emekli ikramiyesi ve tazminatlar bu madde kapsamında değerlendirilemez. Borçlunun üçüncü kişilerde bulunan alacağının haczi ancak İİK'nun 89/1 ve devamındaki maddelerde belirtilen prosedür ile mümkündür.(Yargıtay 12.HD'nin 15/11/2016 tarih ve 2016/4997 E. 23632 K.sayılı ilamı, Yargıtal 12.HD'nin 23/12/2014 tarih ve 2014/25798 E. 2014/31238 K.sayılı ilamı, Yargıtay 12.HD'nin 23/07/2017 tarih ve 2016/12502 E. 2017/4315 K.sayılı ilamı)
Somut olayda, her ne kadar, dava dışı ...'ın davalı şirketteki çalışması karşılığında aldığı maaş alacağına, davacı bankadan önce haciz koydurmuş olan Kayseri 6.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında haciz alacaklısı ... aleyhine Kayseri 7.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/205 E. 2023/25 K.sayılı kararı ile tasarrufun iptaline karar verilmiş ve bu bağlamda davacı bankanın zararının doğmuş olduğu ortaya çıkmış ise de İİK'nun 356.maddesi maaş ve ücretler hakkında olup, emekli ikramiyesi, kıdem tazminatı gibi tazminatların bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, borçlunun üçüncü kişilerde bulunan alacağının haczinin ancak İİK'nun 89/1 ve devamındaki maddelerde belirtilen prosedür ile sağlanabileceği, davacı/alacaklı tarafından İİK 89/1.ve devamı maddeleri gereğince ihbarnamenin davalıya tebliğ edilmediği, İİK. 355.maddesine aykırı davranış halinde ise mahkemeden hüküm alınmasına gerek olmaksızın doğrudan kesinti yapılmayan borçtan üçüncü şahıs işverenin sorumlu tutulabileceği, davalının, dava dışı ...' a ait kıdem ve ihbar tazminatının davacının alacaklı olduğu icra dosyasına ödenmesine yönelik bir haciz ihbarnamesi tebliğ edilmediği dikkate alındığında, davalının davacıya karşı herhangi bir haksız eylemde bulunmadığı, ilk derece mahkemesinin davanın reddine yönelik kararının isabetli olduğu; davacı vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.
Yukarıda izah edilen sebeplerle, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)
1-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-)Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,8‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-)Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-)Davacı tarafça istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana iadesine,
6-)Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/05/2025