T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/494
KARAR NO: 2025/454
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 03/02/2025
NUMARASI: 2025/67 Esas (Derdest)
DAVA: Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/04/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2019 yılı itibariyle ... Bankası A.ş.’nin % 100 iştiraki olan ... (... Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı)'nun çatısı altında hizmet vermeye başladığını, 22.11.2023 tarihinde ise %100 hissesi ... Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı’na geçtiğini ve Sayıştay tarafından kamu adına denetime tabi olan bir kamu şirketi olduğunu, müvekkili şirketin ticaret unvanı; 15.02.2024 tarihindE “... Anonim Şirketi” olarak değiştiğini, muhatap firmaya keşide edilen Ankara ... Noterliği’nin 22/02/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bir kez daha bayilik ilişkisinin sona erdirilmesi sebebiyle araçların iadesinin talep edildiğini, yine 04.03.2024 tarihi itibariyle müvekkili şirketin kullanmakta olduğu “...” isimli kiralama sisteminin kullanıma kapatılacağının, müvekkili şirketin anlaşmalı brokerlik firmaları tarafından iş akışının sağlanmayacağını ve “...” kayıtlarının silineceğinin ihtaren bildirildiğini, davalı firma tarafından; araçların kira bedelleri ödenmediği gibi aradaki ilişki sona ermesine rağmen araçların da müvekkili şirkete iade edilmediğini, Davalı şirketin günümüz itibariyle; mülkiyeti müvekkili şirkete ait 37 adet aracı haksız olarak zilyetliğinde bulundurduğunu, bu araçların davalı şirket tarafından kullanılmasından kaynaklı olarak ilerleyen zamanda oluşabilecek hasarların doğrudan kamu zararına sebebiyet vereceğini, daha önce davalı şirket adına ...'e kaydedilmesine izin verilen ve halihazırda davalı şirket zilyetliğinde bulunan plaka detayına yer verilen araçlar hakkında sicillerine şerh koyulmak ve davalı şirket adına kayıtlı ... (...) kayıtlarının ilgili İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak kapatılması ile araç maliki müvekkili ... Anonim Şirketi adına aktarılarak ...'e kaydedilmesi şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 03.02.2025 tarihli ara karar ile "....Dava, taraflar arasında imzalanan yerel temsilcilik sözleşmesinin feshi nedeniyle davacıya ait olan araçların iadesi, sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararın tahsili taleplerine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşme bir bütün olarak değerlendirildiğinde ve amacı dikkate alındığında; taraflar arasında araç kiralama ilişkisi değil, araç kiralama hizmeti verilmesine yönelik bayilik ilişkisi bulunduğu, davalı tarafından davacıya Türk Borçlar Kanunu'nun 299.maddesi anlamında "kira bedeli" olarak para veya mal olarak herhangi bir edim üstlenilmediği, davacının katılım payı alacağı dışında davalıdan kiralama bedelleri üzerinden komisyon alacağı, davalının bu yükümlülüklerinin kira bedeli olarak değerlendirilebilecek unsurlardan olmadığı anlaşılmaktadır.6100 Sayılı HMK'nın 389 vd. Maddelerinde ihtiyati tedbir hükümleri düzenlenmiştir. Buna göre; HMK.nın 389 ve devamı maddelerinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır ..." hükmü yer almaktadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yargılamanın bulunduğu aşama, delillerin henüz değerlendirilmemiş olması, bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun sağlanamaması ve uyuşmazlığı çözer mahiyette tedbir karar verilemeyeceği dikkate alınarak ihtiyati tedbir talebinin reddine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...'nun müvekkil şirkete iştiraki öncesinde davalı ... Mühendislik Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi unvanlı firma ile 29.05.2013 tarihli üç yıl süreli akabinde 3 yıllık sürenin sonuna yaklaşılmasına müteakip 31.03.2018 tarihinde "yerel temsilcilik sözleşmesi" tanzim edildiğini, bir kiralama ve çalışma ilişkisi oluşturulduğunu, müvekkili şirketin mülkiyetindeki araçların zilyetliği davalı şirkete devredildiğini , yine araçların ... kayıtlarının da bahse konu firma tarafından açıldığını, ancak T.C. ... Bankası iştiraki olan ...’nın şirkete iştirakinden sonra Ankara ... Noterliği'nin 13/09/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ve yine Ankara ... Noterliği’nin 29/03/2023 tarih ve 06387 yevmiye numaralı ihtarnamesi uyarınca; aradaki kiralama ve çalışma ilişkisinin sonlandırıldığı ve müvekkili şirkete ait araçların iadesi taleplerinin ihtar ve ihbar edildiğinin ayrıca sözlü ve yazılı olarak kendilerine bildirildiğini ancak Şubat 2024 tarihine kadar geçen zaman içerisinde, ticari teamüller ve müvekkili şirketin marka değerini korumak, ticari anlamda gerek ilgili şirketin gerekse müvekkili şirketin itibarına zarar gelmemesi adına ve fesih iradesi baki kalmak kaydıyla, (kabul anlamına gelmemekle birlikte) uygulamayı devam ettirdiğini, muhatap firmaya keşide edilen Ankara .... Noterliği’nin 22/02/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bir kez daha bayilik ilişkisinin sona erdirilmesi sebebiyle araçların iadesi talep edildiğini, yine 04.03.2024 tarihi itibariyle müvekkil şirketin kullanmakta olduğu “...” isimli kiralama sisteminin kullanıma kapatılacağı, müvekkil şirketin anlaşmalı brokerlik firmaları tarafından iş akışının sağlanmayacağı ve “...” kayıtlarının silineceği ihtaren bildirildiğini, halihazırda davalı firma tarafından araçların kira bedelleri ödenmediği gibi aradaki ilişki sona ermesine rağmen araçların da müvekkili şirkete iade edilmediğini, her ne kadar davalı şirket dava tarihi itibariyle 123 adet aracı haksız olarak zilyetliğinde bulundurmaktaysa da gelinen aşamada davalının haksız olarak zilyetliğinde bulundurduğu araç sayısı 13 adet olduğunu, bu haliyle doğal olarak ...’nun %100 iştiraki olan müvekkili firmanın, tamamen kamu iştiraki niteliğinde olduğundan; -araçlarda oluşacak hasarların kamu zararına yol açacağı ve bundan zarar görenlerin de taleplerini kamuya karşı ileri sürebileceği gözetildiğinde- kamu zararı oluştuğunu, davalı tarafın müvekkili şirkete herhangi bir ödemede bulunmaması ve araçları iade etmemesinin, müvekkili şirketin Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkını da açıkça ihlal ettiğini, müvekkili şirketin, maliki olduğu araçlar üzerindeki tasarruf hakkının da kısıtlandığını, firmanın bedel ödemeksizin zilyetliğinde tuttuğu ve ihtarlara rağmen iade etmediği araçların yakalanarak alınması doğrudan uyuşmazlığın çözümü mahiyetinde olmasına rağmen araçların sicillerine tedbir şerhi işlenmesi ve ilgili araçların ... (...) kayıtlarının araç maliki müvekkiline aktarılmasının, en azından yargılama sürecinde araçlarda oluşabilecek hasarların engellenmesi ve dolayısıyla kamu zararının önlenmesi açısından en makul ve orantılı tedbir olduğunu beyanla İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/67 Esas sayılı dosyası üzerinden verilen "ihtiyati tedbir talebinin reddine" dair 03.02.2025 tarihli usul ve yasaya aykırı ara kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, haksız ve hukuka aykırı şekilde davalı şirket zilyetliğinde bulunan ekli listede plaka detayına yer verilen araçlar hakkında sicillerine şerh koyulmak ve davalı şirket adına kayıtlı ... (...) kayıtlarının ilgili Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak kapatılması ile araç maliki müvekkili adına aktarılarak kaydedilmesi şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Talep, taraflar arasında imzalanan yerel temsilcilik sözleşmesinin feshi nedeniyle araçların iadesi ve uğranılan zararın tahsili taleplerine ilişkin derdest davada ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 03.02.2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekiline süresi içinde ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. HMK'nın 389. maddesi uyarınca; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir ". Aynı Yasa'nın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Taraflar arasında araç kiralama hizmeti verilmesine yönelik bayilik ilişkisi bulunduğu anlaşılmakta olup, davacı tarafça, davalının zilyetliğinde bulunan 13 adet araç için kiralık araç bildirim sistemi kayıtlarının kapatılması ile adına aktarılması yönünde ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuştur. Somut olayda davacı iddialarının varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olup, tedbir kararının değerlendirildiği aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, talep edilen tedbirin hüküm sonucuna yönelik olduğu gözetildiğinde ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 10/04/2025
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!