T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/447
KARAR NO: 2025/453
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05.02.2025
NUMARASI: 2024/728 Esas (Derdest)
ASIL DAVA
BİRLEŞEN DAVA
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 26/11/2024-27/11/2024
ARA KARAR TARİHİ:05/02/2025
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/04/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın asıl ve birleşen dava davacılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden asıl ve birleşen dosya davacılar vekilleri dava dilekçelerinde özetle; 2023 yılına ait Olağan Genel Kurul nihayet 27.08.2024’te yapıldığını, müvekkillerin pay sahibi olarak bilgi alma hakkının kullanılması kapsamında gönderdikleri ihtarnameye cevabi ihtarname ile tatmin edici cevaplar alınamadığı için sorularını Genel Kurulda davalı şirketin Yönetim Kurulu’na yönelttiklerini ve soruların toplantı tutanaklarına yazılmasını talep ettiklerini,buna rağmen Genel Kurulda verilen bilgiler de cevabi ihtarnamede olduğu gibi kısa ya da yüzeysel cevaplar ile geçiştirildiğini, Genel Kurulda alınan birçok karara Müvekkilleri ile diğer bazı başka pay sahipleri muhalefet etmişler ise de oy çoğunluğu ile işbu davada batıl olduğunun tespiti veyahut da iptali talep edilen kararlar alındığını, Gündemin (3). maddesi uyarınca, kanuna aykırı olarak düzenlenen 2023 yılı Şirket Bilançosu ve Kar/Zarar Hesaplarının oy çokluğu ile onaylanması kararının, Gündemin (4). maddesi uyarınca, Yönetim kurulu üyelerinden ... Holding A.Ş. ve ... A.Ş.’nin oy çokluğu ile ibrası kararının, Gündemin (5). maddesi uyarınca, Yönetim Kurulu üyelerinin Şirket konusu işlerle iştigal etmelerine müsaade edilmesi kararının, TTK m. 447 uyarınca butlanının tespitine veya bu talebin kabulü halinde TTK m. 445 ve devamı maddeleri uyarınca iptaline; Davalı şirketin 27.08.2024 tarihli ertelenen olağan genel kurulunda alınan kararların TTK ve diğer hukuk kuralları kapsamında kanuna, hukuka ve usule aykırı olduğu ayrıntılı gerekçelerle ortaya konulduğunu, tüm bu sakıncaların ve hukuka aykırılıkların giderilmesi için TTK 449.madde gereğince olağan genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılması zaruri olduğunu, bu nedenlerle, TTK 449.madde gereğince yönetim kurulu üyelerinin de görüşü alındıktan sonra, davaya konu olağan genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılmasını talep ve dava etmişlerdir .
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 05.02.2025 tarihli ara karar ile "...İptal istemine konu olan bu kararlar yönünden tedbir kararı verilmemesi halinde davacının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği konusunda dava dosyasında mahkemeye kanaat verici bir somut delil bulunmadığı, iddiaların yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada HMK'nın 390/3. maddesi anlamında yaklaşık olarak ispatın gerçekleşmediği, tedbir kararı verilmemesi halinde ciddi bir zararın doğacağına dair emarelerin de bulunmadığı anlaşıldığından mahkememizce genel kurul kararlarının icrasının geri bırakılması isteminin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ara kararın, kanun maddesini tekrar etmenin ötesinde bir gerekçe içermediğini, bu yönüyle kararın HMK’nın 294 vd. maddelerine aykırı olduğunu, kararda, yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı belirtilmiş ancak bu tespitin dayanakları açıklanmadığını , sadece davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin “şirketin iyi durumda olduğuna” dair hatalı beyanlarının doğru kabul edildiğini, iptal gerekçelerinin ve delillerinin değerlendirilmediğini, “telafisi imkansız zarar” davacılar açısından değil sadece davalı şirket açısından değerlendirildiğini, davalı şirketin bilançolarının onaylandığı 28.06.2018, 05.05.2020 ve 17.05.2022 tarihli genel kurul kararları farklı mahkemelerce, bilançoların “dürüst resim ilkesi”ne aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edildiğini ancak finansal tablolardaki aykırılıkların davalı şirketçe düzeltilmediğini, bu nedenle davalı şirketin tüm güncel finansal tabloları, iptal edilen finansal tabloların yansımalarını içermekte olup netice olarak “dürüst resim ilkesi”ne aykırı olduğu hususu ile çeşitli mahkemelerce verilen tedbir kararlarının mahkemece göz ardı edildiğini, gündem maddeleri içerisinde telafisi imkansız zarara sebep olacak genel kurul kararı olmadığının belirtildiğini, 2018 yılından bu yana alınan tüm ibra kararları ve tüm Yönetim Kurulu üyelerine TTK’nın 395 ve 396. maddelerindeki yetkilerin verilmesine ilişkin kararların, farklı mahkemelerce kanuna aykırı bulunarak iptal edildiğini, anılan mahkeme, her ne kadar içerikten yoksun gerekçesinde, “dava dosyasında mahkemeye kanaat verici bir somut delil bulunmadığından" bahsetse de açıkça kanuna ve dürüstlük ilkesine aykırı olan ve bu nedenle istisnasız bir biçimde iptal edilen kararlar hakkında yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğinin belirtilmesinin isabetsiz olduğunu, açıklanan nedenlerle İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/728E. sayılı davasında, Mahkemenin tedbir talebi hakkındaki 05.02.2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına ve gecikmesinde büyük sakınca bulunan hallerde, birden çok mahkeme kararına aykırı hareket eden davalının, hukuku ve mahkeme kararlarını çiğnemeyi bir itiyat haline getirmesine destek vermemek ve hukukun korunması ereğiyle şirketin bekası açısından zaruri hale geldiğinden HMK’nun 389. maddesi ile TTK’nun 449. maddesi uyarınca bilançonun onaylanmasına ilişkin (3) nolu, Yönetim Kurulu üyelerinin ibrasına yönelik (4) nolu ve yönetim kurulu üyelerine TTK’nın 395 ve 396. Maddelerinde yazılı izinlerin verilmesine ilişkin (5) nolu Genel Kurul kararları hakkında icranın geri bırakılması suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Birleşen davada ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece, dosyaya kazandırdıkları ve celbini talep ettikleri delillerin hiç değerlendirilmeksizin, 5 Şubat 2025 tarihli ara karar ile tüm tedbir taleplerinin reddedildiğini, şirket finansal tabloları ve raporlarının gerçeği yansıtmadığının ortada olduğunu, şirketin sonuçlanıp da iptal edilmeyen bir kararı dahi olmadığını, 2017 yılından bu yana ne kadar sorunlu bir yönetim ile karşı karşıya olunduğunun sayısız kez ortaya çıktığını, şirketin Yönetim Kurulu üyelerinin de geçmiş yıllardakilerle aynı kişiler olup , bizzat şirket tarafından finansal tabloların her yıl aynı şekilde düzenlendiğinin ifade edildiğini, davalı şirketin de bu kanuna aykırı işlemlerin gerçekleştirilmediği gibi bir savunmada bulunmadığını ancak bu işlemlerin zarar oluşturmadığını iddia ettiğini, öte yandan ara kararda sadece finansal tabloların gerçeğe aykırı düzenlenip düzenlenmediği yönünden bir belirleme ve inceleme yapılmadığının belirtildiğini ancak yönetim kurulu üyelerinin ibraları ve yönetim kurulu üyelerine şirket ile keyfi şekilde işlem yapma, şirkete borçlanma ve şirket ile rekabet etme izinlerindeki bariz yasa ihlalleri bakımından hiçbir açıklamaya yer verilmemiş olarak eksik değerlendirme yapıldığının açık olduğunu, mahkemece delillerine ilişkin olarak da eksik inceleme ile tedbir talepleri reddedilmişse de yürütmenin geri bırakılması taleplerine ilişkin olarak HMK’nın 389 ve devamı maddelerinde aranan tedbir sebeplerini ve türünü belirttiklerini ve davanın esasına yönelik haklılıklarını ispat etmiş bulunduklarını, tedbir kararı verilebilmesi için HMK’nın 389 ve devamı maddesince aranan koşulların huzurdaki davada gerçekleştiğini, bu nedenlerle TTK’nın 449. maddesi uyarınca davalı Şirket Genel Kurul Toplantısı’nda alınan kararların yürütmesinin geri bırakılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/728 Esas no.lu 5 Şubat 2025 tarihli ihtiyati tedbir talepleri ile ilgili ara kararının kesin olarak kaldırılmasını ve HMK’nın 389 uncu ve TTK’nın 449 uncu maddeleri uyarınca davalı Şirket’in 27 Ağustos 2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan (3) sayılı kararın, (4) sayılı kararın ...’ın ibra edilmemesine ilişkin kısmı hariç kalmak üzere diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesine ilişkin kısmının ve (5) sayılı kararın yürütmesinin geri bırakılmasını beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Talep, davalı şirketin 27.08.2024 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 3, 4 ve 5 nolu kararların butlanının tespitine, olmadığı takdirde Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 445 ve devamı maddeleri uyarınca iptali istemine ilişkin derdest davada ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 05.02.2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık, genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. TTK'nın 449. maddesine göre genel kurul kararlarının iptali ve butlanı davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde yer verilen ihtiyati tedbirlere ilişkin hükümlerinden yararlanılmalıdır. HMK'nın 389.maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." hükmünü, aynı Kanun'un 390/3.maddesi ise "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" düzenlemesini içermektedir. Buna göre genel kurul kararlarının iptali davalarında TTK'nın 445. maddesi gereğince, alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun da yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekmektedir. Dava konusu genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde, genel kurul toplantısına yedi ortağın katıldığı, toplantıya katılan ortaklardan ...'ın 1.025.818.668 paya, ...'nin 542.723.166 paya, ...'in 542.838.168 paya, ...'nün 199.239.550 paya, ...'nin 20.690.000 paya, ...'in 20.690.000 paya, ...'nün 450 paya sahip olduğu ve şirketin 2.400.000.000 adet payından 2.352.000.000 adet payının genel kurulda temsil edildiği, toplantının 3 nolu gündem maddesinde 2023 mali yılına ait bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına 1.126.941.332 adet ret oyuna karşılık, 1.225.058.668 adet kabul oyu ile ve oy çokluğuyla karar verildiği, 4 nolu gündem maddesinde ... A.Ş. ve ... Holding A.Ş.'nin ibrasına 1.126.941.332 adet ret oyuna karşılık, 1.225.058.668 adet kabul oyu ile oyçokluğuyla karar verildiği, ...'ın kendi ibra oylamasında oy kullanmadığı için ibra edilmediği, 5 nolu gündem maddesinde yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine TTK'nın 395. ve 396. Maddeleri gereğince müsaade edilmesine 1.126.941.332 adet ret oyuna karşılık, 1.225.058.668 adet kabul oyu ile ve oy çokluğuyla karar verildiği, davacıların alınan bu kararlara muhalif kaldıkları ve red oyu verdikleri görülmüştür. Mahkemece, dava konusu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına dair talep değerlendirilmeden önce TTK'nın 449. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyesi görüşü alınmış, olumsuz görüş bildirildiği anlaşılmıştır.Davalı şirketin 27.08.2024 tarihli genel kurulunda alınan 3 nolu karar yönünden yapılan incelemede; kararın 2023 yılı bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin olup, yaklaşık ispat kuralına ve dosyadaki mevcut duruma göre yapılan değerlendirme neticesinde davanın geldiği aşama itibariyle yaklaşık ispat olgusunun gerçekleşmediği gözetildiğinde mahkemece davaya konu genel kurul toplantısında alınan 3 nolu kararın TTK.nın 449.maddesi uyarınca yürütmenin tedbiren durdurulmasına yönelik talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalı şirketin 27.08.2024 tarihli genel kurulunda alınan 4 ve 5 nolu karar yönünden yapılan incelemede; 4 nolu karar yönetim kurulu üyelerinin ibrasına, 5 nolu karar yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine TTK'nın 395. ve 396. Maddeleri gereğince izin verilmesine ilişkindir. Davalı şirketin sicil kaydında ... ile ... A.Ş. ve ... Holding A.Ş.'nin, şirketin yöneticisi oldukları anlaşılmıştır.TTK'nın 395.maddesine göre yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan, şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz; aksi hâlde, şirket yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir. Diğer taraf böyle bir iddiada bulunamaz. TTK'nın 396.maddesine göre yönetim kurulu üyelerinden biri, genel kurulun iznini almaksızın, şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla da giremez. TTK'nın 436. maddesinde oydan yoksunluk hali düzenlenmiş olup, belirtilen maddede, "(1) Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz. (2) Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz." düzenlemesi bulunmaktadır.Yukarıda belirtilen düzenlemeler ışığında paydaş olan yönetim kurulu üyeleri, TTK'nın 436.maddesi uyarınca kendi ibralarında ve diğer yönetim kurulu üyelerinin ibralarında oydan yoksun olduğu gibi TTK'nın 395.maddesi uyarınca da pay sahibi ortak, kendisine verilecek izin oylamasında oydan yoksun olup, somut olayda yönetim kurulu üyesi ...'ın pay durumu dikkate alındığında dava konusu 27.08.2024 tarihli genel kurulun 4 nolu kararı ile ... hakkındaki 5 nolu kararı bakımından icranın geri bırakılması için yaklaşık ispat koşulu oluşmuştur. Anılan kararlar hakkında icranın geri bırakılmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece talebin tümden reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; genel kurulda alınan 2023 yılı bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına dair 3 nolu karara yönelik Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli ise de aynı genel kurulda alınan 4 ve 5 nolu kararlarla ilgili yaklaşık ispatın gerçekleşmediğinden bahisle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle ihtiyati tedbir talep eden asıl ve birleşen dava davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle; ... A.Ş. ve ... Holding A.Ş.'nin ibra edilmelerine dair 4 nolu kararın icrasının geri bırakılmasına, yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca izin verilmesine dair 5 nolu kararın sadece yönetim kurulu üyesi ... yönünden icrasının geri bırakılmasına karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden asıl ve birleşen dava davacılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesinin 05.02.2025 tarihli ara kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-İhtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile; davalı şirketin 27.08.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan; a- ... A.Ş. ve ... Holding A.Ş.'nin ibra edilmelerine dair 4 nolu kararın İCRASININ GERİ BIRAKILMASINA b-Yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca izin verilmesine dair 5 nolu kararın sadece yönetim kurulu üyesi ... yönünden İCRASININ GERİ BIRAKILMASINA, 2-Kararın Ticaret Siciline tescil ve ilanına, tescil ve ilan masraflarının davacı taraflarca karşılanmasına, 3-Masrafı yatırıldığında tescil ve ilan için gerekli işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 4-Tedbirin mahiyeti ve gerekçede açıklanan nedenlerle HMK'nın 392. maddesi uyarınca takdiren teminat alınmasına yer olmadığına, 5-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-İhtiyati tedbir talep eden asıl ve birleşen dava davacılar vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemleri halinde kendilerine iadesine, b-İstinaf aşamasında yapılan masrafların, ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 10/04/2025
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!