T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1000
KARAR NO: 2025/1450
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/07/2024
NUMARASI: 2024/215 Esas - 2024/753 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/04/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının ... A.Ş. yapı müteahhidi olarak müvekkili şirketin bulunduğu, Bahçeşehir ... Mah. ... Bulvarı ... Blok No:. A Başakşehir / İstanbul adresindeki binanın yan tarafındaki, bitişiğindeki binanın açık terasının mebranın tamiri ile akıntı olan yerlerin yalıtımını 30.06.2022 tarihinde saat 10.45 sularında çalışanları marifetiyle yaptırdığını, davalı çalışanlarının kullandıkları tüplü ısı yayıcı pürmüz ile yapılan çalışma neticesinde kompozit arasındaki yağmur perdesi ve cam yünü tutuşarak müvekkili şirketin bulunduğu binayı yangın sardığını, yalıtım yapan ustaların yönetime yangın çıktığını bildirmesi üzerine durum itfaiyeye müvekkil şirket yetkilisince bildirildiğini, itfaiye ekiplerinin yangını söndürdüklerini, sonuçta müvekkil şirkete ait işyeri tamamen kullanılamaz hale geldiğini, sonrasında müvekkilinin yeniden çalışır hale getirilemediğini, çalışanların yapmış olduğu işin gereği olarak yanlarında herhangi bir yangın söndürme cihazı olmadığını, tedbirlerini almadıklarını, bu nedenlerle müvekkilinin mağduriyet yaşadığını, bu nedenlerle 250.000,00-TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının davasının doğrudan ticari işletmesiyle ilgili olduğunu, uyuşmazlığın mahrum kalınan kara ilişkin olduğunu, TTK m.3 gereği bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari ticari işlerden olduğunu, TTK m.5 gereği ise tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenlerle davanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Davanın görevsiz Asliye Hukuk Mahkemesinde 24/01/2023 tarihinde açıldığı, 19/12/2023 tarihinde görevsizlik kararı verildiği, davacı vekilinin dosyanın görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi için başvuruda bulunduğu, görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın mahkememize gönderildiği, davacı vekilinin sunduğu arabuluculuk son tutanağının 24/01/2024 tarihide düzenlendiği ve başvurunun ise 19/01/2024 tarihinde yapıldığı görülmüş olup, bu doğrultuda görevsiz mahkemede dava açılmış olması mahkemenin sorumluluğunda olan bir husus olmayıp, sorumluluğun davayı görevli mahkemede ikame etmeyen tarafta olduğu, (Antalta BAM 11. HD 2021/2969 esas, 2022/9 karar ), asliye hukuk mahkemesi için arabuluculuk dava şartı olmasa da görevli mahkeme önünde bu şart arandığından davanın açıldığı tarihte arabulucuk dava şartının yerine getirilmediği, 7155 sayılı Kanun ile ticari davalarda zorunlu hale getirilen arabuluculuğun tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşılmakla, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Bu yönde Antalya BAM 11. H.D. E.2021/1492, K.2021/1204; İzmir BAM 4. H.D., E.2020/778, K.2020/712; Bursa BAM 5. H.D., E.2020/1353, K.2020/1450; Ankara BAM 23. H.D., E.2020/1757, K.2020/1466; Samsun BAM 3. H.D., E.2020/742, K.2020/991) Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın arabuluculuk dava şartı bulunmadığından usulden reddine, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Arabuluculuk son tutanağın sunulması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır Dava; haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. 9/12/2018 günlü Resmi Gazete de yayımlanarak 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 06/12/2018 tarih 7155 sayılı Kanunun Madde 23- 6325 sayılı Kanuna Dördüncü Bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla Beşinci Bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir. “Dava şartı olarak arabuluculuk Madde 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesine eklenen 5/A- 1 maddesinde " Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmündeki düzenleme gereği Küçükçekmece 12. Asliye Hukuk mahkemesinden görevsizlikle gelen eldeki davada arabuluculuk son tutanağının sunulmasına göre ilk derece mahkemesince yargılamaya devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi sebebiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü gerekir. Yukarıda açıklanan hususlar gereğince sair yönler incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıdaki eksiklikler gereğince yargılama yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan sebeplerle KABULÜ ile, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/215 Esas 2024/753 Karar sayılı, 09/07/2024 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. ve 362/1/g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 10/04/2025
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!