T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/3284
KARAR NO: 2025/944
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/05/2024
NUMARASI: 2023/463 E - 2024/333 K
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 10/04/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 25.05.2023 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile ... Mah. ... Cd. Matbaacı ... Sk. No:... Şişli/İstanbul adresinde bulunan taşınmazı kafe-restoran olarak işletmek üzere kiraladığını, davacı firmanın taşınmazı kiraladıktan hemen sonra elektrik enerjisi aboneliğini almak için davalı kuruma başvurduğunu, davalının aynı adreste eski kiracı olarak faaliyet gösteren ... San. Tic. Ltd. Şti isimli bir firmanın birikmiş elektrik borcu olduğunu, elektrik borcunun ödenmemesi nedeniyle önceki dönemde bu firmanın elektriklerinin kesildiğini, bu firmanın kaçak elektrik kullandığını iddia ederek borçla hiçbir ilgisi olmayan davacı firmaya abonelik vermediğini, davacı firmaya 174.973,78 TL tutarlı, 101.063,15 TL tutarlı ve 28.182,96TL tutarlı eski kiracıdan kalma cezalı faturayı davacıya kestiğini, davacı firmanın eski kiracıdan kalma borçtan ötürü kendisine kesilen bu faturaların tebliğinden hemen sonra tekrar kuruma giderek söz konusu faturalara itiraz dilekçesi verdiğini, bu faturaların taşınmazı kiraladığı tarihten önceki bir döneme ilişkin olduğunu, bu faturaların borçlusu olmadığını ve firmasına sıfırdan abonelik verilmesini talep ettiğini, davalı kurum yetkililerinin eski kiracıdan kalma bu borcu davacının ödemesi gerektiğini, aksi takdirde yüksek tutarlı cezalı faturaların davacıya kesilmeye devam edeceğini ve davacıya aboneliğin verilmeyeceğini ifade ettiklerini belirterek; davacıların davalıya 174.973,78 TL tutarlı faturanın konu edildiği İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas, 101.063,15 TL tutarlı faturanın konu edildiği İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve henüz icra takibine konulmayan 28.182,96 TL tutarlı faturalardan dolayı davalı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ... Mahallesi, ... Sokak, ... İş Merkezi Blok No: ... Şişli adresinde mevcut olan Cafe/Bar bulunan işletmede kurulu bulunan tüketim noktasına ait tesisatta davalı şirket ile ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek yasal şekilde tesis edilmemiş ... seri numaralı kayıtsız sayaçtan elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edildiğini, aynı mahalde 23.03.2023 tarihinde ... numaralı kaçak tespit tutanağının "..." adına düzenlendiğini, yapılan itiraz neticesinde komisyonun toplanarak karar aldığını ve dilekçeye istinaden yapılan çevre araştırmasında mahallin uzun süredir cafe-bar olarak aynı şahıslar tarafından işletildiği, vergi isminin bilinmediği, işletme sahibinin ise ... olduğu belirlenmiştir." şeklinde tespit yapıldığını, raporun devam eden sonuç kısmında "... seri numaralı zabıt tahakkukunun ...Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenmesine komisyonumuzca karar verilmiştir." şeklinde karar verildiğini, 23.03.2023 tarihli ve ... numaralı kaçak tespit tutanağı ... adına tanzim edilmişse de komisyon kararı gereği tutanağın davacı ... adına düzenlenmesine karar verildiğini, 16.05.2023 tarihinde yapılan kontrolde halen ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek yasal şekilde tesis edilmemiş ... seri numaralı kayıtsız sayaçtan elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edildiğini, tespite istinaden ... numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiğini, 31.05.2023 tarihinde yapılan kontrolde halen kaçak olarak elektrik kullanıldığının tespit edilerek ... numaralı kaçak tespit tutanağının düzenlendiğini, davalı şirketçe yapılan tespit ve tahakkukta herhangi bir hata bulunmadığını, tüm tespit ve tahakkukların ilgili mevzuata uygun şekilde yapıldığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme," Bilirkişi raporunda belirlendiği üzere; davacıların, Şişli, ... Mahallesi, ... Sokak, No: ... adresinde mevcut olan cafe/bar bulunan işletmede kurulu bulunan tesisatta davalı şirket ile sözleşme olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek yasal şekilde tesis edilmemiş ... seri numaralı kayıtsız sayaçtan elektrik enerjisi kullandıkları 20.03.2023 tarih ve ... sayılı, 16.05.2023 tarih ve ... sayılı, 31.05.2023 tarih ve ... sayılı kaçak elektrik tutanaklarıyla saptandığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42.maddesine göre dava konusu olayın kaçak elektrik tüketimi olduğu ve davacıların kaçak elektrik enerjisi kullandığı, davalı şirketin, kayıtsız sayacın kaydettiği tüketimler esas alarak kaçak tüketim bedellerini hesapladığı, dava konusu olayda ise yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan değil, kayıtsız sayaçtan elektrik enerjisi kullanıldığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 44. Maddesine göre kayıtsız sayacın kaydettiği tüketimlerin esas alınamayacağı, yani, kayıtsız sayacın kaydettiği tüketim miktarlarıyla kaçak tüketim bedeli hesaplanamayacağı, bundan dolayı davalı şirketin kaçak tüketim bedel hesabı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 44. maddesine aykırı olduğu, ve davalı şirketin hesapladığı kaçak tüketim bedellerinin kadri maruf olmadığı belirlenmiştir. Yine bilirkişi raporunda davacının kaçak elektrik kullanımı nedeniyle dava konusu takip dosyaları ve takibe konu edilmeyen dava konusu faturalara esas kullanımına ilişkin olarak yasal düzenlemeye göre yapılan hesaplama uyarınca; -İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davacının davalıya borcunun 55.383,35 TL asıl alacak, 163,12 TL gecikme zammı,29,36 TL KDV olmak üzere toplam 55.575,83 TL, -İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davacının davalıya borcunun 41.039,15 TL asıl alacak, 540,26 TL gecikme zammı, 97,25 TL KDV olmak üzere toplam 41.676,66 TL, -takibe konu edilmeyen 31.05.2023 tarihli 16.06.2023 ödeme tarihli 28.192.906 TL bedelli ... sayılı kaçak elektrik kullanımına dair fatura nedeniyle davacının davalıya borcunun 10.406,56-TL asıl alacak olduğu hesaplanmıştır. Bu durumda davacının davalıya borçlu olmadığı tutarlar; -İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında; 174.973,78 TL asıl alacak - 55.383,35 TL asıl alacak = 119.590,43 TL 1.020,68 TL gecikme zammı - 163,12 TL gecikme zammı = 857,56 TL 183,72 TL KDV - 29,36 TL KDV = 154,36 TL Toplam 176.178,18 TL = 120.602,35 TL, -İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında; 101.063,15 TL asıl alacak - 41.039,15 TL asıl alacak = 60.024,00 TL 3.284,55 TL gecikme zammı - 540,26 TL gecikme zammı = 2.744,29 TL 591,22 TL KDV - 97,25 TL KDV = 493,97 TL Toplam 104.938,92 TL = 63.262,26 TL, -takibe konu edilmeyen 31.05.2023 tarihli 16.06.2023 ödeme tarihli 28.192.906 TL bedelli H/617640 sayılı kaçak elektrik kullanımına dair fatura nedeniyle; 28.192,96 TL asıl alacak - 10.406,56 TL asıl alacak = 17.786,40 TL olup, Bilirkişi raporunda takip dosyaları yönünden talep asıl alacak tutarları olarak dikkate alındığından sonuç kısmındaki hesaplamada hata olduğu görülmekle, bilirkişi raporunda davacının borçlu olduğu belirlenen tutarlara ve takip ve dava konusu edilen tutarlara göre resen yapılan hesaplama neticesinde, talep edilen toplam tutarın 309.310,06-TL, davacının borçlu olmadığı toplam tutarın 201.650,95-TL olduğu" gerekçesi ile; "Davanın kısmen kabulüne, İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında; (119.590,43-TL asıl alacak, 857,56- TL gecikme zammı, 154,36 TL KDV olmak üzere toplam) 120.602,35-TL tutar yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında; (60.024,00-TL asıl alacak, 2.744,29-TL gecikme zammı, 493,97-TL KDV olmak üzere toplam) 63.262,26-TL tutar yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ... sayılı kaçak elektrik kullanımına dair 31.05.2023 tarihli 16.06.2023 ödeme tarihli faturada 17.786,40 TL tutar yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Fazlaya dair talebin reddine" karar vermiştir. Kararı davacılar vekili ile davalı ... vekili istinaf etmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanları tekrarla,davacı şirketin söz konusu taşınmazı boş bir şekilde kiralayarak Sancaktepe'de bulunan ve yine kendisine ait kapanışını yaptığı başka bir cafenin demirbaş ve eşyalarını dava konusu taşınmaza taşıyarak işletmeye başlayarak dava konusu taşınmazda 25.05.2023 tarihinde faaliyet göstermeye başladığını davacının işletmeye yaklaşık 2 buçuk milyon TL yatırım yaptığını, ... ve ... aboneliklerini başvuru üzerine derhal yaptırdığını,davalı kurum ...'a da derhal başvurmasına rağmen ...'ın abonelik talebini reddettiğini, davalının bu faturaları borca batık olan önceki kiracıdan tahsil edemeyeceğini düşündüğü ve bu borçları müvekkilinden tahsil gayretine giriştiğini,davacının işletmeye 25.05.2023 tarihinde taşınarak hemen abonelik için başvurduğunu, davalının abonelik vermediğini, 20.06.2023 tarihli başvuru dilekçesi ile ilgili faturalara itiraz edilmiş ve yazılı olarak abonelik tesisi talep edildiğini,davalının bu talebi de reddettiğini,bunun üzerine 05.07.2023 tarihinde İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/223 D.iş ve 2023/229 Karar sayılı dosyası ile müvekkili firmaya abonelik verilmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve ilgili karar aynı gün hem KEP sisteminden davalıya tebliğ edilmiş hem de elden davalıya götürüldüğünü,davalı kararı aldıktan sonra yine herhangi bir işlem yapmamış karar gereğini yerine getirmediğini,ilgili karar ancak 24.07.2023 tarihinde suç duyurusu ihtarlı yazılı başvuruları üzerine zoraki bir şekilde yerine getirilmiş ve müvekkiline abonelik verildiğini, bu süreçte müvekkilinin işletmeyi kapatıp mahalli terk etmesi iflasına yol açacağından elektrik enerjisinin zorunlu olarak kullanıldığını,buna sebebiyet veren davalının kendisi olduğunu, davalı kurum müvekkile derhal abonelik vermesi gerektiği halde vermemiş, müvekkilini dava açmak zorunda bırakmış ve kendi yarattığı hukuksuzluktan faydalanarak müvekkiline kaçak elektrik faturası kestiğini,yani davalı yasaya aykırı olduğu halde müvekkiline abonelik vermeyerek kaçak konumuna düşürmüş ve kaçak elektrik elektrik faturası kestiğini,kimsenin kendi yarattığı hukuksuzluktan yararlanamayacağını, mahkemece her ne kadar bilirkişi raporu doğrultusunda müvekkilinin 304.219,89 TL fatura bedelin 196.560,84 TL’sinden borçlu olmadığı kanaatine varmış ise de, hukuksuz bir şekilde müvekkilinin abonesiz elektrik kullanmaya davalı tarafından mecbur bırakılmış olması nedeniyle borcun tamamından sorumlu olmadığını,davalı kurum tarafından her ne kadar hem müvekkili firma ... San. ve Tic. Ltd. Şti hakkında hem de şirket yetkilisi olan ... hakkında icra takibi başlatılmış, akabinde mahkemece yürütülen yargılama sonucu şirket yetkilisi müvekkili ... hakkında hüküm verilmiş ise de; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 573. maddesinin 2. fıkrasına göre; "Ortaklar, şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettkleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edm yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdürler." dolayısıyla, ortakların sorumluluğu taahhüt ettkler sermaye payları ile sınırlıdır; ancak bu borç yalnızca limited ortaklığa karşı olduğu, söz konusu madde, kanunun şirketin borç ve yükümlülüklerinden sadece malvarlığıyla sorumlu olduğunu düzenleyen “Ortakların Sorumluluğu” başlıklı 602. madde ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği,buna göre, “şirket” borç ve yükümlülükler dolayısıyla yalnızca malvarlığı le sorumlu olduğundan alacaklılar ortakların malvarlığına başvuramaz ve ortakları takip edemeyeceğini,ancak mahal mahkemesince açık kanun hükmüne rağmen hem müvekkili firma hem de ortağı borçtan sorumlu tutulduğunu, mahkemece müvekkili ... yönünden ortağın sorumluluğu hükümleri çerçevesinde davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp, raporda müvekkili şirketin alacağının hatalı hesaplandığı,rapora itirazlarının dikkate alınmadığı, bilirkişiden ek rapor bile alınmadığı,eksik incelemeye dayalı raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, bilirkişi tarafından mahkemeye sunulan raporda yapılan değerlendirmede kullanım yeri kafe olduğundan kullanılan alet ve cihazlar; çay kazanı, kahve makinesi, buzdolabı, ketil, klima ve aydınlatma lambalarından oluştuğu, benzer kullanım yerlerinin ortalama kurulu gücü 12 kW olarak belirlenerek bu güç bilgisine göre hesap yapılması gerektiğinin belirtildiği,ancak bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, ... nolu tutanakta sayaç demantının 35,5 kW, ... nolu tutanakta ise 33,1 kW olduğu tespit edildiği,bilindiği üzere belirli ay içinde 15 dakikalık periyotta çekilen en büyük ani güce (kW cinsinden) demand denildiği, davaya konu olan sayacın yukarıda belirtilen tutanaklarda tespit edilmiş olan demant bilgilerinden bağlantı gücünün en az 33,1 kW olması gerektiği, bilirkişinin tespit ettiği 12 kW kurulu güç miktarının hatalı olduğunu,davalı tarafından yapılan hesaplamada, EPTHY'nin 44. maddesi 1-a bendine istinaden öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş sayaç değerine göre tüketim miktarının hesaplanması gerektiği ilgili yönetmelikte belirtildiğinden ilgili kaçak tespit tutanakları için ... nolu sayacın endeks bilgilerine göre müvekkili şirket tarafından tahakkuk hesaplaması yapıldığı,ilgili yönetmeliğin 44. maddesinde öncelikli olarak tüketimi doğru olarak kaydetmiş sayaç değerine göre hesaplanması gerektiği belirtildiğinden (... nolu sayacın kayıt yaptığı tüketimlerin hatalı olduğu yönünde bir bilgi ve bulgu müvekkili şirket kayıtlarında bulunmadığından,davalı tarafından yapılan hesaplamada hata bulunmadığı,bu nedenle ek rapor alınma taleplerinin de haksız olarak reddedildiğini belirterek davanın tümden reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava kaçak tahakkuk bedelleri yönünden menfi tespit talebine ilişkindir.Davaya konu edilen İstanbul ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine 12.06.2023 ödeme tarihli, 174.973,78 TL asıl alacak, 183,72 TL KDV alacağı, 1.020,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 176.178,18 TL alacağın tahsili için yapılan ilamsız takip olduğu ,yine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlular ..., ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine 101.063,15-TL asıl alacak, 3.284,55-TL gecikmiş gün faizi, 591,22-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 104.938,92-TL alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibi olduğu,ayrıca bu icra takiplerinin yanında takibe konu edilmeyen 31.05.2023 tarihli 16.06.2023 ödeme tarihli 28.192,90 TL bedelli ... sayılı kaçak elektrik kullanımına dair faturanın da davaya konu edildiği anlaşılmıştır. Alınan 01/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda raporunda özetle; "Davacıların, Şişli, ... Mahallesi, ... Sokak, No: ... adresinde mevcut olan cafe/bar bulunan işletmede kurulu bulunan tesisatta davalı şirket ile sözleşme olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek yasal şekilde tesis edilmemiş ... seri numaralı kayıtsız sayaçtan elektrik enerjisi kullandıkları 20.03.2023 tarih ve ... sayılı, 16.05.2023 tarih ve ... sayılı 31.05.2023 tarih ve ... sayılı kaçak elektrik tutanaklarıyla saptanmıştır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde-42; “Perakende satış sözleşmesi olmaksızın ve kayıtsız sayaçtan elektrik enerjisi tüketmesi, kaçak elektrik tüketimi olarak kabul edildiğinden ” dava konusu olayın kaçak elektrik tüketimi olduğu ve davacıların kaçak elektrik enerjisi kullandığı kanaatine varılmıştır. Davacıların elektrik borçları: davacıların asıl borcu (31.05.2023 ve ... tutanak) 10.406,56 TL, davacıların borcu (16.05.2023 ve ... tutanak) 41.676,66 TL, davacıların borcu (20.03.2023 ve ... tutanak) 55.575,83TL, davacıların toplam borcu 107.659,05 TL dır. Davacıların Borçlu Olmadıklar Bedeller: Davalı şirketin tahakkuklarının toplamı 304.219,89 TL olduğundan davacıların icra takip tarihleri itibarıyla 304.219,89 TL bedelin 196.560,84 TL'den borçlu olmadığı " belirlenmiştir.Mahkemece bilirkişi raporunda takip dosyaları yönünden talep asıl alacak tutarları olarak dikkate alındığından sonuç kısmındaki hesaplamada hata olduğu , bilirkişi raporunda davacının borçlu olduğu belirlenen tutarlara ve takip ve dava konusu edilen tutarlara göre resen yapılan hesaplama neticesinde, talep edilen toplam tutarın 309.310,06-TL, davacının borçlu olmadığı toplam tutarın 201.650,95-TL olduğu belirlenerek ,herbir kaçak tahakkuku yönünden ayrıca resen yapılan hesaplama ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.Bu doğrultuda davacı işyerinde abone olunmadan kayıtsız sayaçtan elektrik kullanılmasının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin madde 42 de belirtildiği üzere kaçak elektrik kullanımı olduğunun açıklığa kavuştuğu,ilgili yönetmelik gereği abonesiz ve kayıtsız kayaç kullanımı nedeniyle sayaçtaki kayıt bilgilerinin baz alınmasının mümkün olmadığı,bu noktada davalının hesaplama şeklinin mevzuata uygun bulunmadığı anlaşılmakla,bilirkişi raporunda davaya konu 2 icra takibi ve takip konusu edilmeyen söz konusu 1 adet fatura nedeniyle ayrıntılı olarak davalı alacaklarının hesaplandığı ve sonuçta davalının fazladan yaptığı tahakkuk bedellerinin belirlendiği,mahkemece de ayrı bu tespitlere göre takip miktarları bazında hatanın resen düzeltilerek hesaplama yapılması karşısında; -İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davacının davalıya borcunun 55.383,35 TL asıl alacak, 163,12 TL gecikme zammı,29,36 TL KDV olmak üzere toplam 55.575,83 TL, -İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davacının davalıya borcunun 41.039,15 TL asıl alacak, 540,26 TL gecikme zammı, 97,25 TL KDV olmak üzere toplam 41.676,66 TL, -takibe konu edilmeyen 31.05.2023 tarihli 16.06.2023 ödeme tarihli 28.192.906 TL bedelli ... sayılı kaçak elektrik kullanımına dair fatura nedeniyle davacının davalıya borcunun 10.406,56-TL asıl alacak olduğu hesaplandığı,buna göre davacı tarafın davalıya davaya konu söz konusu takipler ve takip konusu edilmeyen fatura nedeniyle 107.659,05 TL borçlu olduğu,buna karşılık davacı tarafın davalıya borçlu olmadığı tutarlar ise; -İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında; 174.973,78 TL asıl alacak - 55.383,35 TL asıl alacak = 119.590,43 TL 1.020,68 TL gecikme zammı - 163,12 TL gecikme zammı = 857,56 TL 183,72 TL KDV - 29,36 TL KDV = 154,36 TL Toplam 176.178,18 TL = 120.602,35 TL, -İstanbul ... İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasında; 101.063,15 TL asıl alacak - 41.039,15 TL asıl alacak = 60.024,00 TL 3.284,55 TL gecikme zammı - 540,26 TL gecikme zammı = 2.744,29 TL 591,22 TL KDV - 97,25 TL KDV = 493,97 TL Toplam 104.938,92 TL = 63.262,26 TL, -takibe konu edilmeyen 31.05.2023 tarihli 16.06.2023 ödeme tarihli 28.192.906 TL bedelli ... sayılı kaçak elektrik kullanımına dair fatura nedeniyle;28.192,96 TL asıl alacak - 10.406,56 TL asıl alacak = 17.786,40 TL olarak hesaplandığından takip ve dava konusu edilen tutarlara göre resen yapılan hesaplama sonrası 309.310,06-TL talep edilen tutardan , davacının borçlu olduğu tutar çıkartıldığında davacı tarafın davalıya borçlu olmadığı olmadığı toplam tutarın 201.650,95-TL olduğu tespit edilmekle,bilirkişi raporundaki davacı tarafın davalıya borçlu olduğu tutarların tespitine dair hesaplamada aykırılık bulunmadığı,bu haliyle hükme dayanak rapor talep edilen alacak miktarı yönünden resen düzeltilse bile raporun taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bulunduğu anlaşılmıştır.Somut olayda; takip ve dava konusu borç davacı şirket hakkında düzenlenen kaçak tespit tutanaklarından kaynaklanmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Buna göre; tüzel kişinin ve organlarının sorumluluk türünün Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Dosya içeriğinden, davacılardan ...'ın davacı şirketin yönetici ortağı olduğu anlaşılmakla, davacı şirketin "haksız fiil" niteliğindeki kaçak elektrik kullanımı nedeniyle şirketin yöneticisi/temsilcisi durumundaki davacı ...'ın da -şirketle birlikte ve şirket gibi- müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğu tartışmasızdır. Bu nedenle davacı ...'ın davasının da kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacıların ve davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacıların ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Davacılardan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) Davalıdan alınması gereken 13.774,78 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.443,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.331,08 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenlere üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/04/2025
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!