T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1492 Esas
KARAR NO: 2025/664 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/05/2023
NUMARASI: 2022/254 E. - 2023/342 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 14/05/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünde alacaklısının davalı ... olduğu ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, takip konusunun 75.000,00-TL bedelli çek olduğunu, söz konusu çekin keşideci kısmında davacının ismi ve müvekkiline ait olduğu iddia edilen bir imza olsa da, takibe konu çekte bulunan imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle söz konusu icra takibi hakkında İİK'nın 72. maddesi uyarınca menfi tespit davasının kabulüne, meblağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu çek'in TTK'nın öngördüğü bütün unsurları taşıdığını, kayıtsız şartsız mücerret borç ikrarını içerdiğini, davacının haksız ve mesnetsiz istemlerinin reddi ile, davacı tarafın İİK 72/4 maddesi uyarınca %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
GÖREVSİZLİK KARARI: İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19/03/2021 tarihli, 2020/80 esas 2021/163 karar sayılı görevsizlik kararı neticesinde dosya, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiş ve yukarıda belirtilen esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam edilmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/05/2023 tarihli 2022/254 E. - 2023/342 K. sayılı kararıyla; "...Yapılan açıklamalar ışığında eldeki davada, dosya kapsamında yer alan davacıya ait imzalar ile çek üzerindeki imzanın farklı imzalar olduğunun çıplak gözle dahi anlaşılabildiği, davalı alacaklının da kabulünde olduğu üzere dava dışı ... tarafından çekin imzalanmış olabileceği, bu durumda dahi vekilin, kambiyo taahhüdünde bulunabilmesi için özel olarak yetkilendirilmesinin gerekeceği, özel olarak verilen bu yetkinin istisnai olması nedeniyle dar yorumlanması gerektiği, çek taahhütnamesi imzalanmasının çeki keşide etmek yetkisini vermeyeceği (Yargıtay 12. HD'nin 17/02/2022 tarihli, 2021/12617 Esas ve 2022/1974 Karar sayılı ilamı), dosya kapsamında yer alan vekaletname ile dava dışı ...'na açıkça çek keşide etme yetkisi verilmediğinden anılan kişi yönünden imza incelemesi yapılması yoluna da gidilmediği, netice itibariyle takip ve dava konusu çekte imzası bulunmayan davacının anılan çek nedeniyle borçlu sıfatıyla sorumlu tutulamayacağı, mutlak def'i niteliğindeki bu iddianın davalı dahil herkese karşı ileri sürülebileceği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulü ile davacının 30/07/2018 keşide tarihli 75.000,00 TL bedelli çek nedeni ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası kapsamında davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş, ancak dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirecek bir durum bulunmadığından alacaklı aleyhine tazminat hükmedilmeyerek (Yargıtay 12. HD'nin 02/05/2017 tarihli, 2016/15189 Esas ve 2017/6918 Karar sayılı ilamı) aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Davanın kabulün ile davacının 30/07/2018 keşide tarihli 75.000,00 TL bedelli çek nedeni ile İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası kapsamında davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Yasal şartları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacının bu davayı açmakla dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini, bu durumun mahkemece resen dikkate alınması gerektiğini, hukukun kötüniyeti korumayacağını, Mahkemece bankadan davacının ...'na verdiği vekaletname uyarınca keşide edilen başka çekler bulunup bulunmadığının ve ödenip ödenmediğinin sorulması gerekirken, bu konuda hiçbir araştırma yapılmadığını, Müvekkilinin dava konusu çeki alacağına karşılık aldığını,Banka tarafından dosyaya gönderilen vekaletname incelendiğinde; ... tarafından ...'na çek keşide etme yetkisinin de verildiğinin açıkça ortada olduğunu, Çekin verilen yetki uyarınca ... tarafından imzalanmasının davacı ...'nu sorumluluktan kurtarmayacağını, Örnek yargı kararlarında da belirtildiği gibi "çek taahhütnamesi imzalama" yetkisi verilmiş olmakla, aynı zamanda çek keşide etme yetkisi verildiği anlamına geldiğini, Bunun yanı sıra ...'nun ...'na ciro etme, ahzu kabz olmak üzere çok geniş yetkiler verilmiş olmakla, çek keşide etme yetkisinin verilmediğinden bahisle davanın kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece imza incelemesi yapılmadığını, ... hakkında yaptıkları şikayet nedeniyle açılan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı soruşturma kapsamında yapılan imza incelemesi ile çekteki imzanın ...'na ait olduğunun tespit edildiğini belirterek,
DELİLLER: İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları incelendiğinde; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine 73.400,00-TL bakiye çek alacağı, 995,73-TL işlemiş faiz, 7.500,00-TL karşılıksız çek tazminatı alacağı, 225,00-TL komisyon alacağı olmak üzere toplam 82.120,73-TL alacak için 21/09/2018 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibine başlandığı, takip dayanağının 30/07/2018 keşide tarihli, 0342853 seri numaralı, düzenleme yeri İstanbul olan ...bank Fındıkzade Şubesi'ne ait 75.000,00 TL bedelli çek olduğu tespit edilmiştir. Takibe konu çek örneği incelendiğinde; keşidecisi ... olan, hamiline keşide edilmiş, 30/07/2018 keşide tarihli, ... seri numaralı, düzenleme yeri İstanbul olan ... bank Fındıkzade Şubesi'ne ait 75.000,00 TL bedelli çek olduğu, arkasında ...'ın cirosunun bulunduğu, ...'dan sonraki diğer ciroların iptal edildikleri, 30/07/2018 tarihinde bankaya ibraz edildiği ve karşılıksız olduğunun yazıldığı tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince ... bank'tan istenilen ve dosyaya gelen Cumayeri Noterliğinin 28/06/2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletname incelendiğinde; dava dışı ...'nun davacı tarafından "çek karnesi almak için müracaatlarda bulunmaya, çek karnelerini almaya, çek taahhütnamesi imzalamaya" şeklinde yetkilendirildiği, ancak söz konusu vekaletname ile dava dışı ...'na açıkça çek keşide etme/ düzenleme yetkisi verilmediği anlaşılmıştır. Davacı vekili ilk derece mahkemesi dosyasına sunduğu 07/05/2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini beyan etmiş, dosyada mevcut Of Noterliğinin 10/07/2017 tarihli, ... Yevmiye numaralı vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin mevcut olduğu tespit edilmiştir. Davalı vekilinin de 07/05/2025 tarihli dilekçesi ile davacının davadan feragat etmesi halinde feragati kabul ettiklerini, herhangi bir vekalet ve yargılama ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
GEREKÇE: Dava, icra takibinden sonra açılan ve imza inkarına dayanan borçlu olmadığının tespiti davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Her ne kadar davalı vekili Mahkemece verilen karara karşı istinaf talebinde bulunmuşsa da, davacı vekilinin ilk derece mahkemesine sunduğu dilekçesi ile davadan feragat ettiği ve vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin mevcut olduğu tespite dilmiştir. HMK’nun 307/1. maddesi uyarınca feragat, davaya son veren taraf işlemlerinden olup, HMK’nın 310/1. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar davadan feragat edilebilir. Davacı tarafça ilk derece mahkemesi kararından sonra, istinaf aşamasında davadan feragat edildiğinden, davalı vekilinin istinaf talepleri incelenmeksizin, istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın feragat nedeniyle reddine, davalı vekili vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediğinden tarafların yaptıkları yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-HMK’nun 353/1-b-2. maddesi uyarınca İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/05/2023 tarihli, 2022/254 Esas, 2023/342 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 3-İlk derece yargılaması yönünden; a-Karar tarihine göre alınması gereken (615,40 TL harcın 2/3 oranında ) 410,26 TL'nin peşin alınan 1.402,42 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 992,16 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine, b-Davalı vekalet ücreti talep etmediğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, c-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,d-Davalı yargılama gideri talep etmediğinden davalının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması yönünden ;a) İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, b)Davalı vekili feragat dilekçesinde karşı taraftan yargılama gideri talep etmediğinden istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği kesin olarak karar verildi.14.05.2025
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!