WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY ISTANBUL BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 16. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2023/1424 Esas
KARAR NO:2025/660 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:08/12/2022
NUMARASI:2021/412 E. - 2022/159 K.
DAVANIN KONUSU:Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ:14/05/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır tekstil sektöründe tasarım ve satış faaliyetlerinde bulunduğunu, düğme detaylı elbise tasarımının müvekkilinin İnstagram sayfasında ilk kez kamuya sunulduğunu, davalı Modavitrini tarafından üretim ve satışı yapılan "Düğme Detay Manolya Elbise Taş" ürününün tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, Modavitrini'nin müdürü ...'nin de davaya taraf yapıldığını, İzmir FSHHM 2021/99 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile davalıların elbise tasarımları ile müvekkilinin elbise tasarımı arasında ortalama tüketici açısında yanıltıcı durum olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğratıldığını belirterek, tasarım hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 1.000,00 TL maddi, 100,00 TL itibar ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP:Davalılar vekili cevap süresinden sonra verdiği 13/08/2022 tarihli beyan dilekçesinde; davaya dayanak gösterilen tasarımların daha önce başka firmalar tarafından kamuya sunulduğunu, tasarımların yenilik sıfatına haiz olmadığını, maddi ve manevi zarara sebebiyet veremeyeceğini belirterek, davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
MAHKEME KARARI:İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 08/12/2022 tarihli 2021/412 E. - 2022/159 K. sayılı kararıyla; "...Somut olaya dönüldüğünde dava konusu tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihin tespiti açısından davacı tarafından davaya dayanak olarak sunulan tuaycollection-18 adlı instagram satış sayfasında 12.04.2021 tarihinde ilgili ürünün satışa arz edilmiş olduğu tespit edilmiş, davalı tarafın davaya dayanak olarak sunulan,“...” sayfa linkinde belirtilen ürünün 11 Ocak 2021 tarihinde kamuya sunulmuş olduğu bilişim incelemesi ile tespit edilmiştir.Önceki tarihli ürün görselinin tasarım bilirkişisi tarafından dava konusu tasarım ile karşılaştırılması sonucunda yapılan incelemede, her iki elbisenin de aynı amaçla kullanılan ürünler oldukları, tasarımların bütüncül algısında düğme sayısı ve etek bolluğu, dışında ayniyet derecesinde benzer oldukları, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı, yenilik içeren tasarıma konu olabilecek farklı bir unsurun bulunmadığı, davalı tarafından dosyaya sunulan 11/01/2021 tarihli ürünün davacı tarafın tescilsiz tasarımı ile ayniyet derecesinde benzer olduğu, SMK md. 56/4-b ve 81/1-a kapsamında tescilsiz tasarıma tecavüze ait koşulların mevcut olmadığı, buna bağlı olarak TTK md. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabete ilişkin şartların mevcut olmayacağı kanaatine varılmıştır.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde alınan bilirkişi raporu ve tüm deliller kapsamında dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine sahip olmadığı..." gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkeme kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu,Davalıların süresinde dosyaya delil sunmadıkları halde HMK’nın 141. maddesine aykırı olarak sundukları delillerin dikkate alındığını,Tahkikat aşamasına geçildikten sonra savunmanın genişletilemeyeceğini, davalıların savunmalarını genişletmelerine ve değiştirmelerine muvafakat etmediklerini 23/08/2022 tarihli beyan dilekçeleri ile de bildirdiklerini,Süresinde sunulmayan delillere dayanılarak davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,Mahkemece süresinde sunulmayan delillerle müvekkilinin tasarımının yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini haiz olup olmadığına dair inceleme yapılmasının mümkün olmadığını,Zira bu incelemenin tecavüz davalarında değil, hükümsüzlük davalarında yapılması gerektiğini,Tecavüz davası açılmadığından, işbu davada yenilik ve ayırt edicilik incelemesi yapılmasının mümkün olmadığını, bununla birlikte kaynağı, tarihi belli olmayan, değiştirilmeye müsait görsellere dayanılarak müvekkilinin tasarımının yenilik ve ayırt ediciliğine ilişkin inceleme yapılmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu,Davalı tarafından açılmış bir hükümsüzlük davası bulunmadığı halde, yenilik ve ayırt edicilik incelemesinde sonradan oluşturulması kuvvetle muhtemel internet sitelerinin dikkate alınmasının mümkün olmadığını,Eldeki davada müvekkilinin tasarımının yenilik ve ayırt edicilik yönünden araştırılması mümkün değilse de, müvekkilinin tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin mevcut olduğunu, Müvekkilinin tasarımının, davalı tarafça delil olarak sunulan tasarım ile benzer olmadığını, her iki tasarım arasında pek çok farklılık bulunduğunu, Tasarımlar arasında benzerlik incelemesi yapılırken, tesettür kullanıcısına hitap ettikleri, bu nedenle bir çok açıdan seçenek özgürlüğünün kısıtlandığının göz ardı edilmemesi gerektiğini, bu tür elbiselerin abiye olsun ya da olmasın hepsinin etek kalıbı, kol ve yaka biçiminin zorunlu olarak birbirine benzediğini, Yerel mahkemece, tasarım hakkına tecavüz edildiği tespit edilmiş olmasına rağmen, davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, bilirkişi raporu ile davalı tarafın ... alan adlı internet sitesinde müvekkiline ait tasarımın paylaşıldığının tespit edildiğini,Bilirkişi raporu ile tasarım hakkına tecavüzün yanı sıra haksız rekabetin de mevcut olduğunun tespit edilmesine rağmen, Mahkemece haksız rekabet koşullarının oluşmadığına yönelik değerlendirmesinin hatalı olduğunu,Yerel mahkemece tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabetin varlığının tespit edilmesine rağmen, tazminat davalarının reddedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle, yerel mahkemenin usul ve yasaya aykırı kararını tehir-i icra talepli olarak istinaf ettiklerini, istinaf istemleri doğrultusunda kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/99 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; ... tarafından ... Şirketi aleyhine aynı elbise tasarımıyla ilgili delil tespiti talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.Delil tespiti dosyasında tekstil ve moda tasarımcısı bilirkişi ...'den alınan 28 Eylül 2021 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; ...'na ait elbise ile karı taraf... Şirketi'ne ait düğme detaylı elbisenin model tasarımının aynı olduğu, biçimsel özellikleri ile benzer olduğu, hitap ettiği müşteri kitlesi dikkate alındığında ortalama tüketici açısından yanıltıcı olacak bir durum olduğuna dair görüş bildirildiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince bilişim uzmanı İsmail Keklik, moda tasarımcısı ... ve marka vekili ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 03/10/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "...davacı tarafın ürünlerin yayınlandığı belirtildiği ilgili “...” ve "...” İnstagram sosyal medya hesapları profil sayfası ve paylaşımlar incelendiğinde tespite konu ürünlerin ilgili instagram hesaplarında paylaşılmış olunduğu, “..." Instagram profil sayfasına ait tespite konu paylaşımın “12 Nisan 2021" tarihinde yapıldığı ve güncel olarak yayında olduğu, “...” Instagram profil sayfasına ait tespite konu paylaşımın “19 Haziran 2021" tarihinde yapıldığı ve güncel olarak yayında olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulan ve davalıya ait olduğu belirtilen “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 14.08.2011 tarihinde kayıt olunduğu ve alan adı sahibinin “... Sti.” firma adına kayıtlı olduğu, İlgili internet sitesi içerik sağlayıcısı tespiti için detaylıca incelendiğinde içerik sağlayıcısının firma ünvanının “...ŞTİ." olarak, açık adresinin “...” olarak, iletişiminin “...” olarak İletişim / Gizlilik ve Güvenlik sayfasında açıkça belirtildiği ve web sitesi içerisinde tespite konu belirtilen (4 Adet) ürünlerin güncel olarak yayında olduğu tespit edildiği, tespite konu “..." isimli Instagram sosyal medya hesabına ait genel profil sayfası ve paylaşımlar kontrol edildiğinde "...” sayfasıyla ilişkili olduğu, bu sebeple ilgili sosyal medya sayfaların sahibi ile internet sitesinin sahibinin aynı kişi/kişiler olduğunun kanaati oluştuğu, davalının cevap dilekçesinden de davaya konu internet sitesinin ve sosyal medya hesabının davalıya ait olduğu anlaşıldığı ve paylaşımlar kontrol edildiğinde bahse konu sosyal medya içeriğinde tespite konu belirtilen ürünlere ait (2 Adet) paylaşımın “13 Ağustos 2021" ve "14 Ağustos 2021” tarihlerinde yapıldığı ve güncel olarak yayında olduğu, davalının dosyaya sundukları görsellere ait linkler detaylıca incelendiğinde ... isimli sosyal medyaya ait paylaşımların linkleri kontrol edilmiş olup ilgili paylaşımların güncel olarak yayında olduğu, fakat yayınlama tarihlerinin paylaşımların detaylarında yazılı olmadığı, dosyaya kaynak kodları işaretli şekilde sunulan ve 13.01.2019 tarihinde yayına alındığı ifade edilen tarihin ise beyan edilen görsellerin yayınlama tarihi değil, kaynak kodları inceleyen ... kullanıcısına ait hesap oluşturma tarihi olduğu anlaşıldığı, bu nedenle ... için sunulan görsellerin tam olarak ne zaman yayınlandığı hususunda sağlıklı bir sunuca varılamadığı, ancak dosyaya sunulan 1 adet facebook paylaşımının 11.01.2021 tarihli olduğu ve ilgili paylaşımın güncel olarak yayında olduğu tespit edildiği, davacı tarafa ait "..." ve “...” Instagram sosyal medya hesapları profil sayfası ve paylaşımları incelendiğinde tespite konu tescilsiz tasarımının yenilik içeren bir tasarım olmadığı, davalı tarafın davaya konu olan tasarımın daha önce kamuya arz edildiğine dair dosyaya sunduğu güncel internet adresinde yapılan incelemeler neticesinde, adreste yayımlanan elbise tasarımı ile davacı tarafın tescilsiz tasarımının yapılan karşılaştırılmaları sonucunda, iki tasarımında benzer özellikleri taşıdığı ve bilgilenmiş tüketici nezdinde birebir aynı tasarım algısı oluşturacağı kanaatine ulaşıldığı, SMK m. 56/4-b ve m.81/1 a kapsamında tescilsiz tasarıma tecavüze ait şartların mevcut olmayacağı, bağlantılı olarak TTK m.55/1a-4 kapsamında haksız rekabete ilişkin şartların mevcut olmayacağı" görüş ve kanaati bildirilmiştir.
G E R E K Ç E:Dava, davacının tescilsiz tasarımdan kaynaklanan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi, manevi ve itibar tazminatı davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava tarihi itibariyle somut olayda uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 55/4, 56/4-5, 59/2 ve 69/2 maddelerinde getirilen yeni düzenlemeyle, tescilsiz tasarımlara ilk defa Türkiye’de kamuya sunulmuş olması, mutlak anlamda yeni ve ayırt edici olması koşuluyla, sadece üç yıl için koruma getirilmiştir. Söz konusu şartları taşıyan tescilsiz tasarımlara da tescilli tasarımlar gibi SMK hükümlerine göre koruma sağlanacaktır.Davanın çözümü için öncelikle tescilsiz tasarımının SMK hükümleri gereğince korunup korunmayacağı konusunda delillerin değerlendirilip tartışılması, başka bir anlatımla, davacıya ait düğme detaylı elbisenin kamuya ne zaman sunulduğu, dolayısıyla kamuya arzından itibaren üç yıllık sürenin geçip geçmediği, yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşıyıp taşımadığı hususlarında inceleme ve araştırma yapılıp, bu özellikleri taşıdığının anlaşılması halinde SMK hükümleri doğrultusunda sonuca gidilmesi, taşımadığının belirlenmesi durumunda ise haksız rekabetin oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekir.SMK'nın "Yenilik ve ayırt edicilik" kenar başlıklı 56/4. maddesinde tasarımın hangi hallerde yenilik unsuruna sahip olacağı düzenlenmiştir. Bu hükme göre "Bir tasarımın aynısı; tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, tescilsiz tasarım için ise tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir". Madde kapsamında bir inceleme yapıldığında tasarımın geçerliliğinin mutlak yenilik şartının varlığına bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay uygulaması ve doktrinde ifade edildiği üzere tasarımın mutlak yenilik şartının varlığına ilişkin bu husus kamu düzeninden olduğundan bilirkişi resen araştırma yapmakla yükümlüdür.Bu nedenle; kanunda mutlak yenilik arandığından, davalılar tarafından süresinde yenilik kırıcı delil bildirilmese dahi, bilirkişiler tarafından, davaya konu tasarımın yenilik ve ayırt edici özelliğinin bulunup bulunmadığının resen de araştırılması gerektiğinden, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talepleri kabul edilmemiştir.Alınan bilirkişi raporu ile davaya konu elbisenin 11 Ocak 2021 tarihinde bir Facebook sayfasında kamuya sunulduğu, davacıya ait ...ve ... Instagram sosyal medya hesaplarında ise bu tarihten daha sonra 12 Nisan 2021 ve 19 Haziran 2021 tarihinde kamuya sunulduğu tespit edilmiştir.Davacı vekili müvekkilinin tasarımı ile yenilik kırıcı olarak kabul edilen ürünün farklı olduklarını ve tesettür giyimine göre hazırlandıklarından, tasarımcının seçenek özgürlüğünün çok geniş olmadığını iddia ederek istinaf talebinde bulunmuşsa da, konusunda uzman bilirkişilerden alınan bilirkişi raporu ile davacının tasarımı ile daha önce kamuya sunulduğu yayın tarihiyle birlikte tespit edilen ürün arasında yalnızca küçük ayrıntılarda farklılıklar olduğu, bilgilenmiş kullanıcının tasarımları benzer olarak algılayacaklarının tespit edildiği, kadın elbise tasarımı olması nedeniyle, tesettür tarzında olsa dahi tasarımcının seçenek özgürlüğünün geniş olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin buna ilişkin istinaf talebi de kabul edilmemiştir.Davacı vekilinin haksız rekabete ilişkin istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; ilk defa dünyada başka birisi tarafından kamuya sunulmuş, belli bir süre sonra davacı tarafça Türkiye'de ticarete konu edilmiş ve tescile dayalı koruma tercihinde de bulunulmamış tasarım yönünden, tasarıma konu malların bir başkasınca üretilmiş ve piyasaya sunulmuş olması halinde, tasarım orijinal, davacı ile özdeşleşmiş ve büyük emek ve çabalarla tanıtılmış olmadığı gibi, bu davranışın haksız rekabet olarak nitelendirilmesi için ayrıca onu üreten işletmeler arasında, ortalama tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimaline de yol açılması gerekir. O halde Mahkemece, davaya konu tescilsiz tasarıma konu elbisenin ilk defa başkası tarafından kamuya sunulmuş olması nedeniyle, davacıyla özdeşleşecek bir ürün haline gelmediği, işletmesel kökene işaret eden bir ayırt edici işaret haline dönüşmediği, dönüşmüş olsa bile davalı tarafın üretmiş olduğu elbiselerde, davacının kullandığı markadan farklı bir marka kullanılmak suretiyle her iki tarafa ait ürünler arasında işletmesel köken itibariyle karıştırılma ihtimalini önleyecek tedbirleri aldığı da dikkate alınarak, haksız rekabete ilişkin taleplerin de reddine karar verilmesi yerindedir.Tüm bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 14/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.