WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY ISTANBUL BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 13. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/653 Esas
KARAR NO: 2025/579 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2025/105 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH: 17/02/2025 (Ara Karar Tarihi)
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 10/04/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 07.09.2023 tarihli ... numaralı sözleşme imzalandığını, sözleşmeye konu ürünlerin 26.10.2023 irsaliye tarihli sevk irsaliyesi ile davalıya gönderildiğini, davalıya 01.11.2023 tarihli 133.931,07 USD bedelli e-fatura kesildiğini ve tebliğ edildiğini, davacı ile davalı arasında 23.10.2023 tarihli ... numaralı sözleşme imzalandığını, ürünlerin davalıya gönderildiğini, 15.567,30 USD bedelli e-fatura kesildiğini ve tebliğ edildiğini, taraflar arasında 25.05.2023 tarihli ... numaralı sözleşme imzalanarak 45.379,60 USD bedelli e-fatura kesildiğini, 01.11.2023 tarihli ... numaralı sözleşmeye istinaden 97.345,92 USD bedelli e-fatura kesildiğini, 09.11.2023 tarihli ... numaralı sözleşme imzalanarak 7.292,35 USD bedelli e-fatura kesildiğini, toplamda 663.352,51 USD alacaklı olduğunu, alacaklarını tahsil etmek için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ancak itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, şirketin alacaklılarını zarara uğratmak kastıyla hareket ettiğini, borçlarını ödemediğini, alacaklıların tüm yasal girişimlerine itiraz ederek süreci uzattığını beyanla ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davalının müvekkiline olan 315.090,34 USD borcunu karşılayacak miktarda davalının menkul ve gayrimenkul mallarıyla, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 2025/105 Esas ve 17/02/2025 tarihli ara kararında; "İİK 257. maddesindeki; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." düzenlemesi ile ihtiyati haciz şartları belirlenmiştir. Dava, dava konusu sözleşmelerden doğan faturalara dayalı alacağa ilişkin davalı şirkete açılan itirazın iptali davasına olup bir miktar para alacağına ilişkindir. Davacı vekili her ne kadar müvekkili şirket alacağının teminat altına alınması amacıyla davalının taşınır ve taşınmaz mallarıyla üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haciz kararı verilmesi talebinde bulunmuş ise de; dosyadaki mevcut delil durumu itibariyle ticari ilişki kapsamında alacak iddiasının temelini oluşturan faturalar borç ikrarını içeren belge niteliğinde olmadığından, tek başına alacağın varlığını ispatlar nitelikte değildir. Davacı tarafça sözleşmeden doğan yükümlülüklerin tam ve eksiksiz yerine getirilip getirilmediği, irsaliyeler ve teslim belgelerindeki imzaların davalı şirket çalışanına ait olup olmadığı ve taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalarda yazılı bedelin ödenmediği iddiası ise yargılamayı gerektirmekte olup, bu haliyle alacağın varlığı ve muaccel hale geldiği belirsizdir. Bu haliyle ihtiyati haciz kararı verilebilmesine ilişkin İİK'nın 257. maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı anlaşıldığından, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir..."gerekçesi ile ''Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi dosyası ile kendileri tarafından itirazın iptali davası açıldığını ve davayla birlikte ihtiyati haciz talebinde bulunduklarını, Mahkemece, 17.02.2025 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğini, karar usul ve yasaya aykırı olup kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini; Müvekkilinin iş güvenliği malzemeleri, çelik halat, makina ve teçhizat ile demir hırdavat malzemelerinin imal, ithalat, ihracatı ile toptan satışını yapmak faaliyetiyle iştigal ettiğini, müvekkili ile davalı arasında sipariş sözleşmeleri imzalandığını, müvekkilinin davalıya e-irsaliyeler kestiğini ve irsaliyelere konu ürünleri davalı çalışanı imzasıyla davalıya teslim ettiğini ve teslim ettiği ürünlerle ilgili davalıya faturalar keserek faturayı tebliğ ettiğini, davalının, dava dilekçesine ekli belgelere itiraz etmediğini, fatura ve irsaliyeleri iade etmediğini, müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, davaya konu faturaların davalı tarafından kabul edildiğini; Müvekkilinin davalıya kesip gönderdiği faturalara davalı tarafından itiraz edilmediğine dair 5 adet ekran görüntüsünün de dosyada mevcut olduğunu, ihtiyati haciz talep ettikleri şirketin, alacaklılarını zarara uğratmak kastıyla hareket ettiğini, borçlarını ödemediğini, alacaklıların tüm yasal girişimlerine itiraz ederek süreci uzattığını ve yasal olarak cebri icra tehdidi ile karşı karşıya kaldığında ödeme yaptığını, davalı şirketin, borçlu olduğu halde sırf süreci uzatmak, alacaklılara olabildiğince geç ödeme yapma kastıyla hareket ederek, borçlarında indirim talep ederek yasal haklarını kötü niyetli olarak kullandığını, UYAP üzerinden yapılacak bir araştırma ile davalının borçlu olduğu birçok icra dosyası olduğunun açıkça görülebileceğini; Davalının borçlarını geç ödemek için kötü niyetli itirazlarda bulunmasının, borçludan alacaklı olanların ve müvekkilinin ekonomik olarak mahvına sebebiyet verdiğini, bu durumun müvekkili şirketin mali dengelerini bozduğunu, müvekkili şirket tarafından daha evvelden borçlu şirket aleyhine İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/28 D. İş sayılı dosyasıyla ihtiyati haciz başvurusu yapıldığını ve başvurunun %20 teminat karşılığında kabul edildiğini, ihtiyati haciz kararının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icraya konulduğunu ve borçlu tarafından tüm dosya borcunun ödendiğini; Yine müvekkili şirket tarafından daha evvelden borçlu şirket aleyhine İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/443 D. İş sayılı dosyasıyla ihtiyati haciz başvurusu yapıldığını ve başvurunun %15 teminat karşılığında kabul edildiğini, ihtiyati haciz kararının Mersin ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icraya konulduğunu ve borçlu tarafından tüm dosya borcunun ödendiğini, bahse konu ihtiyati haciz kararının dava dilekçesi ekinde sunulduğunu; Huzurdaki itirazın iptali davasına konu icra dosyasının da yetkisizlik kararı verilmezden evvel İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/779 D.İş sayılı dosyasıyla ihtiyati haciz kararı alınarak esas takibe geçildiğini, müvekkili lehine, borçlu aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/779 D.İş sayılı dosyasıyla verilen ihtiyati haciz kararının dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğunu; İhtiyati haczin bir geçici hukuki koruma tedbiri olduğunu, geçici hukuki koruma tedbirlerinin ortak özelliği olan yaklaşık ispat hususunun ihtiyati haciz açısından da geçerli olduğunu, buna göre ihtiyati hacizde alacaklının hem alacağın varlığını hem de ihtiyati haciz sebeplerinin varlığını yaklaşık olarak ispatlaması gerektiğini, ihtiyati hacizde ispat çeşitlerinden olan tam ispatın değil yaklaşık ispatın aranmasının gerektiğinin öğretide kabul edildiğini, nitekim yargı kararlarında da, mahkemede kanaat oluşturacak kadar delil göstermenin yeterli olduğu ve alacağın tam olarak ispatının gerekmediği, yani yaklaşık ispatın gerekli ve yeterli olduğunun belirtildiğini; Teslim alanın imzası bulunan faturalar ve sevk irsaliyeleri yönünden yaklaşık ispatın gerçekleştiğini ve ekli faturalar gereğince ihtiyati haciz talebinde bulunduklarını, ihtiyati haczin şartlarının gerçekleştiğini, müvekkilinin alacağının rehinle teminat altına alınmadığını, alacağı için ayrı bir vade belirtilmediğini, edimlerin karşılıklı yerine getirilmesi söz konusu ise edimin yerine getirildiği tarihte ödeme yapılması gerektiğini, müvekkilinin fatura ve irsaliyeye konu ürünleri teslim etmesine rağmen davalı müvekkiline ödeme yapmadığından vadesi gelmiş bir alacak söz konusu olduğunu;Müvekkilinin alacağının, ekli belgelerle sabit olduğu üzere para alacağı olduğunu, müvekkilinin mahkemece uygun görülecek teminatı yatırmaya hazır olduğunu, tüm bunların yanında davalının, borçlarını ödemediğini, alacaklılardan mal kaçırdığını, alacaklılardan mal kaçırarak alacaklıları zarara uğrattığını ve kötü niyetli olarak ödemelerini süresiz olarak ötelediğini, müvekkilinin alacağını talep etmek için davalı şirket yetkililerine ulaşamadığını, müvekkilinin ticari piyasada yaptığı araştırmada, borçlunun malvarlığını devretme gayreti içerisine girdiğinin tespit edildiğini, borçlunun mallarını kaçırdığını ve borçtan kaçınma arzusu içerisinde hareket ettiğinin müvekkili tarafından haricen tespit edilmesi sebebiyle ihtiyati haciz talep etme zarureti hasıl olduğunu beyanla İlk derece mahkemesinin usul ve yasaya aykırı 17.02.2025 tarihli kararının kaldırılmasına, dosya üzerinden inceleme yapmak suretiyle ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep; faturadan doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebi ile açılan davada ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.Somut olayda; davacı tarafından dosyaya sunulan sözleşme, fatura, irsaliye ve davalı tarafından bağlı olduğu vergi dairesine verilen BA formunda bildirilen alış miktarına göre alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edildiği, vadesinin geldiği ve rehinle teminat altına alınmadığı anlaşıldığından Mahkemece şartları oluşan ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca İlk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasına, Dairemizce talep hakkında yeniden %20 teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/02/2025 (Ara Karar Tarihi) 2025/105 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararının HMK 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına,2-İhtiyati haciz talebinin KABULÜ İLE; İİK'nın 257 ve müteakip maddeleri gereğince borçlunun 11.414.242,09 TL'lik borca yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, -İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından İİK 259. ve HMK 87. maddeleri uyarınca yukarıda belirlenen ve kabul edilen 11.414.242,09 TL alacak miktarının takdiren %20'sine tekabül eden 11.414.242,09 TL tutarında nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati, süresiz ve muteber banka teminat mektubunu ilgili ilk derece mahkeme veznesine depo etmesi halinde ihtiyati haciz kararının yetkili icra müdürlüğünce infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine, -İİK'nın 261. maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağına, 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL başvuru harcının hazineye gelir kaydına, 615,40 TL karar harcının talep halinde iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması halinde davacıya iadesine, 6-Dava dosyası dairemize UYAP sistemi üzerinden elektronik dosya olarak gönderildiğinden, ilk derece mahkemesine UYAP sistemi üzerinden iade edilmesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından davacı tarafa tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/04/2025 tarihinde HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.