WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY ISTANBUL BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 12. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/481
KARAR NO: 2025/546
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/01/2025
NUMARASI: 2023/832 Esas 2025/29 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/04/2025
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili;taraflarca imzalanan 03.12.2022 tarihli "Ürün Tedarik Sözleşmesi" uyarınca davalı tarafa ürün tedarik edildiğini,sözleşmeye istinaden; davalı tarafından sipariş edilen ürünlerin davalıya gönderildiğini, davalı şirkete DF1202200..numaralı, 21.12.2022 irsaliye ve 21.12.2022 tarihli fatura kesildiğini,davalının faturada yazılı ürünleri teslim almasına rağmen, fatura tarihinden itibaren sözleşmede belirlenen vade içinde ödeme yapmadığından davalı aleyhine Beykoz Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını,davalı tarafça borca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, belirterek; davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili;davacı tarafın konsinye olarak ürün tedarik eden tedarikçi firma olduğunu, 20.12.2022 tarihinde müvekkili şirket tarafından sipariş verildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin davacıya gönderdiği e-mailde ürünlerin müvekkiline geliş ve ihraç için çıkış tarihi hakkında bilgi verildiğini ''faturanın ihraç kayıtlı olarak kesilmesi'' gerektiğinin belirtildiğini,ürünlerin pazar yerlerinde satmak üzere ve herhangi bir alım garantisi vermeden ''konsinye'' olarak alındığını, konsinye ihracatın, kesin satışı daha sonra yapılmak üzere yurt dışındaki alıcılara, komisyonculara, ihracatçının yurt dışındaki şube veya temsilciliklerine mal gönderilmesini ifade ettiğini, ürünlerin satışının gerçekleştiğini davacının müvekkili şirkete ödeme yapması için fatura gönderdiğini, ürün bedellerinin istenmesi üzerine; müvekkili şirketin bu durumu e-posta ile izah ettiğini, davacı taraf yetkilisinin hata yapıldığı söyleyerek bu durumu kabul ettiğini belirterek; davanın reddini, davacının açıkça ikrarına rağmen başlattığı takibinde kötü niyetli olduğunu belirterek kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; tarafların ticari defterlerinde inceleme yaptırıldığı, ayrıca davalının sunduğu e-mail içeriği delil başlangıcı addedilmiş ve bu hususta davalı tanığı dinlenildiği,uyuşmazlığın davalıya verilen ürünlerin konsinye satış mı yoksa alım satım sözleşmesi mi olduğu hususunda toplandığı, davalının sunduğu delillerle teslim edilen ürünlerin konsinye satış ürünü olduğunu ispatlayamadığı,sözleşmede ürünlerin konsinye ürün olduğuna dair bir içerik bulunmadığı, ticari defter incelemesine göre davacının davalıdan 112.724,77-TL alacaklı olduğu tesbit edildiğinden itirazın iptaline ve de alacak likit olduğundan davalının aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar veilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ:Davalı vekili; karara konu olan faturalandırmanın dayanağının, taraflar arasında imzalanan 03.12.2022 tarihli Ürün Tedarik Sözleşmesi olduğunu, sözleşmeye göre, müvekkilinin ürünleri kesin satış kapsamında değil, pazarlama ve satma yetkisiyle konsinye olarak aldığını, dolayısıyla, ürünler satılmadığı sürece müvekkilinin ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, 23.02.2023 tarihli e-posta yazışmasında, davacı Şirket yetkilisi ...'in, müvekkili Şirketin 22.02.2023 tarihinde gönderdiği e-maile verdiği yanıtında, "Arkadaşlarımız ... 90 gün sanalmağaza 60 gün vadeli ödemeler yapılacaktır şeklinde yazan sözleşmelerimizi baz aldıkları için ödeme talep edildi. ... Bey ile konsinye ilk sipariş için konuşmuştuk haklısınız, satışlarınız bir an önce başlar inşallah,satış ve ödeme raporlarına gönderirken, muhasebe departmanımızı maillere eklerseniz kendileri de hakim olsun" şeklinde beyanda bulunarak, müvekkilinin ödeme yükümlülüğü bulunmadığını açıkça kabul ettiğini, ancak davacı tarafın, icra takibi başlattığını ve bu açık hukuka aykırılığı göz ardı ederek karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Beykoz İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında; alacaklı tarafından borçlu aleyhine 21.09.2023 tarihinde fatura alacağından kaynaklı ilamsız takip yapıldığı,borçlunun 27.09.2023 tarihinde borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 29.09.2023 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır. Konsinye satış; bir satıcının, başka bir satıcıyla mallarının ederini satıldıktan sonra almak üzere yaptığı satış, ödeyesiye satış olarak tanımlanmaktadır. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 11395140-105[229-2012/VUK-1- ]—1390 sayılı özelgesinde; “Konsinyatör ile konsinyi arasında yapılan yazılı bir sözleşme ile konsinye suretiyle satılacağı belirlenen konsinye malın satılması halinde, bu satış işlemine ait belgenin, malı satan konsinyi tarafından gerçek satış bedeli üzerinden malın alıcısına düzenlenmesi, konsinyatörün de konsinyiye kendi sattığı bedel üzerinden fatura düzenlemesi gerektiği açıklanmıştır.Özelgede ; Konsinye olarak satılmak üzere teslim edilen mallar için faturanın, irsaliye tarihinden itibaren değil, konsinyinin malı sattığı tarihten itibaren 7 gün içinde düzenlenmesi gerekmektedir.Somut olayda; taraflarca imzalanan 03.12.2022 tarihli sözleşme niteliği itibariyle fatura tarihinden itibaren 60 günlük vadeli satım sözleşmesidir. Sözleşme gereği davacı tarafından sözleşmede yazılı 60 günlük süre içinde ödeme yapılmaması üzerine ödeme talebinde bulunulduğu, davacı tarafından davalı adına satıma konu fatura 21.12.2022 tarihinde faturası düzenlenerek sevk irsaliyesi ile satıma konu ürünler gönderildiği, ürünlerin davalıya teslim edildiği davalı tarafındanda ürünlerin satılmak üzere Dubai'ye gönderildiği hususunda e-mail yazışmaları mevcuttur.Davalı ayrıca aldığı faturaya itiraz etmeden ticari defterlerine kayıt etmiş, sadece tedarik sözleşmesi uyarınca 60 günlük süre sonunda ödeme talep edildiğinde satışın konsinye olarak yapıldığının davacı tarafa hatırlatıldığı, karşı yanında bu bildirime itiraz etmediği anlaşılmaktadır.22.02.2023 tarihinde yapılan e-posta yazışmalarında davalı tarafın"ödeme konusunda talep geldiği, konsinye konusunda okeyleşildiği, ürünleri konsinye üzerinden işlem yaparak Dubai'ye gönderdiklerini, ürünlerin henüz listelenmeye başlandığını, ürünler satışa açıldıktan sonra her hafta satış raporunun paylaşılacağını, ilgili birimlerin bilgilenderilmesini" istemiş, karşı yan tarafından "arkadaşlarımız ... gün sanal mağaza 60 gün vadeli ödemeler yapılacaktır şeklinde yazılan sözleşmeleri baz aldıkları için ödemenin talep edildiği, ilk sipariş için konsinye anlaşılmıştı, haklısınız, satışlarınız bir an için başlar inşallah" denildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında yazılı tedarik sözleşmesinde fatura tarihinden itibaren 60 günlük süre tanınmıştır. Buna göre sözleşmede yazılı vadenin yerine ürünlerin satışı yapıldıkça satım bedelinin ödeneceği hususunda şifahen anlaştıkları anlaşılmaktadır. Davalı satımın konsinye olduğunu ileri sürmekte ise de; konsinye şartlarının kararlaştırılmadığı sunulan e-postadan başkaca bir bilgi bulunmamaktadır.Davalı tarafça satış raporlarının haftalık olarak göndereceğini bildirdiği satış raporlarının davacıya gönderildiği ,taraflar arasında başkaca bir vade tanındığı veya ürünlerin satılamayıp davacıya iade edildiğine dair bir delil sunulmamıştır. Bu halde davalının konsinye satış iddiasından sadece ürünlerin satımına kadar vade tanındığının anlaşıldığı,davacı tarafından mülkiyet hakkının saklı tutulduğuna ilişkin kanıt sunulmadığı ,ürünlerin akıbeti hakkında bir bilgi de verilmediği anlaşılmaktadır.Ayrıca davalı ;konsinye ürünlere ait faturayı ticari defterlerine kayıt ederek ürünlerin mülkiyetini iktisap ettiği; ürünlerin satış için Dubaiye gönderildiği bildirildiği 22 şubat 2023 tarihinden itibaren icra takibinin başlatıldığı 21.09.2023 tarihine kadar davacıya bildirim yaptığına ilişkin delil sunmadığı, malların satıldığı veya satılmadığı bilgisi verilmediği bu halde; taraflar arasında ürün ödeme vadesinin belirlenmediği vadesi belli olmayan bir veresiye satım sözkonusu olduğu, TBK'nın 90 maddesi uyarınca "ifa zamanı tarflarca kararlaştırmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç doğumu anında muaccel olur" hükmü dikkate alınarak icra takip tarihi itibariyle davalıya tanınan vadenin dolduğunun ve alacağın istenebilir olduğunun kabulü gerekir.Açıklanan nedenlerle; davalı vekili tarafından ürünlerin konsinye satım olduğuna ilişkin savunmanın yerinde olmadığı, konsinye satım şartlarının tamamının mevcut olmadığı , ürünlerin satımında bedeli ödenmesine ilişkin bir anlaşma olduğunun kabul edilebileceği, bu halde aradan geçen zamana göre de icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle vadenin dolduğunun kabulü gerektiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 8.335,87-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.084-TL harcın mahsubu ile kalan 6.251,87‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/04/2025