WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY ISTANBUL BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 12. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1368
KARAR NO: 2025/818
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/05/2024
NUMARASI: 2023/828 Esas - 2024/325 Karar
DAVA: Genel Kurul Kararının İptali
Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davacının %12 oranında ve 5.000.000-TL itibari değerde pay sahibi olduğu İstanbul Ticaret Sicili'nin ... sicil numarasında kayıtlı davalı şirketin 2017 hesap yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısının 21.02.2019 tarihinde yapıldığını, genel kurula sunulan 2017 yılı faaliyet raporunun eksik ve gerçeğe aykırı, dürüst resim ve hesap verilebilirlik ilkelerini yerine getirmekten uzak olduğunu, pay sahiplerinden bilgi saklanarak ve şirket menfaatlerine aykırı şekilde finansal tablolar düzenlendiğini, pay sahiplerinin vazgeçilmez haklarından olan kâr payı haklarının dikkate alınmadığını, yönetim kurulu üyelerinin görevlerini ifa ederken sadakat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmekten uzak kaldıklarını, bu sebeplerle gündemin 2, 3, 4 ve 6. maddeleri ile alınan kararlara muhalif kaldıklarını belirterek kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili; davacının müvekkili şirketin toplam 40.000.000 payının 5.000.000 adetine sahip olduğunu, toplantıda 39.887.000 payın temsil edildiğini, kararların yasaya, usule, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına uygun olduğunu, icrasının durdurulması istenilen bütün kararların tescil ve ilan edildiğini, talebin konusuz kaldığını, davacı tarafından iptali talep edilen kararların toplantıda hazır bulunan ve temsil edilen 39.887.000 payın çoğunluğu ile alındığını, kararların davacı pay sahibinin hukukunu olumsuz etkilemeyeceğini, derdest bazı davalara konu olan hususların bu davada tekrar ileri sürüldüğünü, şirketin ihtiyaçları sebebiyle kâr payı dağıtılmamasına karar verildiğini, yönetim kurulu üyelerinin seçilmesine bir engel bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemenin 10/09/2020 tarihli 2019/311 E. 2020/434 K. Sayılı ilamı ile davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 28/11/2023 tarihli 2021/626 E. 2023/1866 K. Sayılı ilamı ile "...bilirkişi raporunda denetimden geçerek tasdik edilen ve vergi dairesine verilmiş olan mali tablolar ile genel kurulda müzakereye sunulduğu belirtilen mali tablolarda yer alan tutarlar arasında önemli farklar bulunduğu belirtilmesine rağmen gerekçesi açıklanmadan, bu farklılıkların dava konusu yapılan genel kurul kararlarının iptalini gerektirir nitelikte bulunmadığı sonucuna varılmasından ortaya çıktığı, farklılıkların mali dayanaklarının mahkeme ve kanun yolu denetimine açık şekilde ortaya konulmadığı, davacı vekilinin rapora yaptığı itirazlar hakkında olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı, itirazların karşılanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, bilirkişi heyetinden itirazları karşılar şekilde,dnetime elverişli yeni rapor alınması, oluşacak sonuca göre finansal tabloların onaylanmasına ve bununla bağlantılı olarak kar payı ödenmemesine ilişkin kararın iptal edilip edilmeyeceği hususunda değerlendirme yapılması gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamıştır..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Kaldırma kararından sonra mahkemece; 2 nolu gündem ile ilgili bir karar alınmadığı, 3 nolu finansal tabloların onaylanması kararı bakımından ise onaya sunulan finansal tablolar ile YMM onayından geçerek vergi dairesine sunulan ve davalının ticari defterlerinden de doğrulanan finansal tablolar ile arasında önemli farklar bulunduğu, bu farkların pay sahiplerinin kararını etkileyebilecek nitelikte olduğu, bu nedenle 3 nolu finansal tabloların onaylanması kararının iptali gerektiği, 4 nolu karın dağıtılması kararı bakımından genel kurula sunulan bilanço ile vergi dairesine sunulan bilanço arasında önemli farklar olup, genel kurula sunulan bilançonun 663.921,85-TL daha az kâr rakamı içerdiği, bu miktarda kârın daha fazla olması halinde ihtiyat akçesi üst tavanının aşılabileceği, kâr dağıtımının zorunlu hale gelebileceği, bu durumun pay sahiplerinin kararını etkileyebilecek nitelikte olduğu, bu nedenle 4 nolu kararın iptali gerektiği, 6 nolu yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin karar bakımından yönetim kurulu üyelerinin aynı göreve tekrar seçilmelerine kanunen bir engel olmadığı gibi esas sözleşme hükmü de bulunmadığı, seçimde kanun ve esas sözleşmede belirlenen nisaba uyulduğu gerekçesiyle 21/02/2019 tarihinde yapılan davalı şirketin 2017 yılına ait genel kurul toplantısında alınan 3 numaralı finansal tabloların onaylanması, 4 numaralı hesap dönemine ait karın dağıtılmaması ve yedek akçe olarak ayrılması kararlarının iptaline, 2 numaralı 2017 yılı yönetim kurulu faaliyet ve hesap raporunun müzakeresi, 6 numaralı yönetim kurulu üyelerinin seçimi ve görev sürelerinin tespiti kararlarının iptali isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili; 2 ve 6 nolu kararların dürüstlük kuralına aykırı nitelikte olduğunu, 2017 yılına ilişkin yönetim kurulunun faaliyet raporunun eksik ve gerçeğe aykırı olduğunu, şirketin gerçek durumunun yansıtılmadığını, yönetim kuruluna seçilen üyelerin daha önceki dönemde bu görevlerini ifa ederlerken gerçeğe aykırı muhasebe belgeleri düzenlediklerini, şirketi borçlandırdıklarını, teminatsız olarak büyük krediler verdiklerini, eşit işlem ilkesini ihlal ettiklerini, davalı şirket adına çekilen kredinin ... ve ...'un ortak olduğu BİS enerji firmasına kullandırıldığını, bu firmanın temerrüte düşmesine rağmen şirket yönetim kurulunun hiç bir faaliyette bulunmadığını, şirketin iflasının gündeme geleceğini, şirketi zarara uğratan yönetim kurulu üyelerinin yeniden seçilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalı vekili; 21/02/2019 tarihinde hissedarlara verilen finansal tabloda açıkça "taslaktır" ibaresinin bulunduğunu, Vergi Dairesine verilen beyanname esas alındığında davacı hissedarların zararına bir durum bulunmadığını, bu nedenle bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesinin doğru olmadığını, bu durumda davacılara eksik kar kaybı ödemesi söz konusu olmadığını, genel kurul kararının iptalini gerektirir bir eksiklik bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, davalı şirketin davalı şirketin 21/02/2019 tarihinde yapılan 2017 yılına ait olağan genel kurulunun 2 numaralı 2017 yılı yönetim kurulu faaliyet ve hesap raporunun müzakeresi ve 3 numaralı finansal tabloların onaylanması, 4 numaralı hesap dönemine ait karın dağıtılmaması ve yedek akçe olarak ayrılması, 6 numaralı yönetim kurulu üyelerinin seçimi ve görev sürelerinin tespiti kararlarının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 28/11/2023 tarihli kararıyla; bilirkişi raporunda denetimden geçerek tasdik edilen ve vergi dairesine verilmiş olan mali tablolar ile genel kurulda müzakereye sunulduğu belirtilen mali tablolarda yer alan tutarlar arasında önemli farklar bulunduğu belirtildiğinden davalı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, bilirkişi heyetinden taraf itirazlarını da karşılar şekilde, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli yeni rapor alınması, oluşacak sonuca göre finansal tabloların onaylanmasına ve bununla bağlantılı olarak kar payı ödenmemesine ilişkin kararın iptal edilip edilmeyeceği hususunda değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle kaldırılmıştır. Mahkemece devam eden yargılamada yaptırılan bilirkişi incelemesinde; ticari defterlerde ve Vergi Dairesine sunulan bilançoda alıcılardan (Müşteriler) alacak tutarının 4.666.618,46-TL olmasına karşın genel kurula sunulan bilançoda aynı alacak tutarının 1.935.540,86-TL olarak 2.731.077,60-TL eksik gösterildiği, ticari defterlerde ve Vergi Dairesine sunulan bilançoda ticari borçlar hesabındaki borç tutarı 13.965.914,88-TL olmasına karşın genel kurula sunulan bilançoda bu tutarın 11.584.000,57-TL olarak 2.381.914,31-TL eksik gösterildiği, ticari defterlerde ve bilançoda dönem net karı tutarı 14.283.621,54-TL olmasına karşın genel kurula sunulan bilançoda bu tutarın 13.619.699,69-TL olarak 663.921,85-TL eksik gösterildiği, davalı şirketin ... AŞ'nden 31.12.2017 tarihi itibariyle 62.780.486,63-TL alacağı bulunduğu, YMM Raporuna göre faiz hesaplanmadığı, alacağın şüpheli hale geldi ise buna ilişkin bir kaydın yapılmadığı, bu durumun bilançolara yansıtılmadığı, şirketin ortaklık yapısı itibariyle bir kısım davalı ortakları ile aynı olduğu ve dolayısıyla ilişkili kişi konumunda olduğu, bu konuda yeterince açık bilgi bulunmadığı tespit edilmiş olup eksikliklerin bilanço açısından çok önemli olduğu ve dolayısıyla alınacak kararlara etkisinin olacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Dava tarihi 21/05/2019 olup, olağan genel kurul toplantısının yapıldığı 21/02/2019 dan itibaren 3 aylık süresi içinde dava açıldığı, davacının toplam 40.000.000 adet hisse içinde 5.000.000 adet paya sahip bulunduğu, toplantıda vekil ile temsil edildiği, iptalini istediği kararlara karşı muhalefet şerhini tutanağa geçirip olumsuz oy kullandığı anlaşılmaktadır. Anonim şirketlerde finansal tabloların TTK'nun 514, 515, maddelerine ve Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun, tam, anlaşılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun, şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği, dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtmaları gerektiği düzenlenmiştir. Somut olayda da 2017 yılına ilişkin onaya sunulan finansal tablolar ile YMM onayından geçerek vergi dairesine sunulan ve de davalının ticari defterlerinden de doğrulanan finansal tablolar ile arasında önemli farklar bulunduğunun, şirketin ortaklık yapısı itibariyle bir kısım davalı ortakları ile aynı ortaklardan oluşan şirketten olan alacağın bilançoda gösterilmediğinin tespit edilmesi karşısında 3 nolu gündem maddesi ile alınan finansal tabloların onaylanmasına ilişkin karar ile yine bununla bağlantılı olarak gündemin 4 nolu kar payı dağıtımına ilişkin kararın iptali yerindedir. TTK'nın 439.maddesi uyarınca azlığın özel denetçi tayini istemi genel kurulca reddedilmişse ilgililer mahkemeye başvurmak suretiyle özel denetçi seçimini isteyebilirler. Özel denetçi seçimi talebinin reddine ilişkin genel kurul kararının iptali isteminde davacının hukuki yararı yoktur. Çünkü azınlık oya sahip davacı, istemin reddi halinde mahkemeye başvurabilir. Kanun koyucu da bunun için istemin reddi halinde iptal yoluna gidilmeyip, özel denetçi seçiminin mahkemeye başvuruyla yapılabileceği hükmünü getirmiştir.(Yargıtay 11.HDnin 2014/9049 esas ,2015/6177karar sayılı ilamı ). Gündemin 2 nolu maddesi ile yönetim kurulu faaliyet raporunun okunduğu ve 2017 hesap yılı raporunun müzakere edildiği, ancak bu madde de oylama yapılmadığı, olumlu ya da olumsuz bir karar alınmadığından iptal edilebilecek bir karar olmadığından bu maddeye ilişkin iptal isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Şirket esas sözleşmesinin 23. maddesinde genel kurulun şirket sermayesini temsil eden hisselerinin % 75 ile toplanacağı, şirket sermayesini temsil eden hisselerinin % 76'ı ile karar alınacağı düzenlenmiştir. Dava konusu genel kurulda; 5.003.000 payın vekaleten, 34.884.000 adet payın asaleten olmak üzere 39.887.000 adet payın temsil edildiği, kararın da 9.065.000 muhalif oya karşılık 30.822.000 kabul oyu (% 77,27) ile alındığı,gereken nisabın sağlandığı anlaşılmaktadır. Bunun dışında seçilmelerine yasal engel olmayan görev süresi dolan yönetim kurulunun yeniden üye seçilmesine bir engel bulunmadığı genel kurulun takdirinde olan seçim kararının iptali gerektiğine ilişkin istinaf nedenleri yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davalı şirketin 2017 yılına ait genel kurul toplantısında 3 nolu gündem maddesi ile alınan finansal tabloların onaylanmasına ilişkin kararla 4 nolu kar dağıtılmaması kararının iptaline, diğer talepler yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından 427,60-TL peşin alınan harcın mahsubu ile kalan 187,80‬-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından ödenen 428-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 187,4‬0-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Taraflarca yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, HMK'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 22/05/2025