T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/1269 Esas
KARAR NO : 2025/114
DAVA : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2015
KARAR TARİHİ : 19/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ve ...'nin devir nedeniyle ortağı olduğunu, hamiline hisse senetlerine istinaden ...'nin bir ortağının da müvekkili ... olduğunu, söz konusu şirketin ulusal yayın yapan ...'nin de sahibi olduğunu, davalının kuruluş aşamasında çıkarılan 10 bin adet hisse senedinin 995 tanesinin hamilinin müvekkili olduğunu, söz konusu hisse senetlerine müvekkili tarafından 400.000 USD ödeme yapıldığını, ancak şirket genel kuruluna ne müvekkilinin ne de hisse senetlerine zilyet olanların çağrılmadığını, bugüne kadar davalı tarafından hisselerin kabulünün de yapılmadığını, davalıya ihtarname gönderdiklerini, müvekkilinin bugüne kadar alması gereken hakları da alamadığını, aldıkları duyumlara göre birçok kişinin de mağdur olduğunu, müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 995 adet hisse senedine ödemiş olduğu bedele karşılık şimdilik 13.500 TL, hisse senetleri üzerinde bulunan kar payı kuponlarına karşılık şimdilik 7500 TL ve Yeni Pay Alma Kuponlarına karşılık şimdilik 750 TL olmak üzere mevcut zararın giderilmesi adına davayı açmak zorunda kaldıklarını talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kanal 7 kanalının sahibi olduğunu ve diğer davalı ile ortaklığının bulunmadığını, televizyon ve radyo kuruluş sahibi anonim şirketlerin gerek sermaye yapısı gerekse ortaklar yönünden diğer ticari şirketlerden çok farklı bir sistemi ve disiplini olduğunu, müvekkilinin ortaklık yapısının ortaklık pay defterlerinde belli olduğunu, pay defterlerinde davacı adına kaydın bulunmadığını ve davacının hiçbir dönem müvekkilinin ortaklarından olmadığını, davacının elinde bulunduğunu iddia ettiği hamiline yazılı senedine dayalı kar payı taleplerinin hukuki temeli olmadığını, kar payı talebi bakımından ise payı olmayan bir kimsenin kar payı hakkının olmadığı gibi anonim ortaklıklarda pay sahiplerine mutlaka kar payı dağıtılacağı yaklaşımının da hukuki olmadığını, bu yönde karar alınması gerektiğini aksinin hukuken mümkün olmadığını, yeni pay alma kuponu bakımından ise bu talebin şirketler hukuku prensiplerinin hiçbirine uygun olmadığını, huzurdaki davanın müvekkilinin saygınlığını zedelemeye yönelik olduğunu, haksız ve mesnetsiz açılmış olan davanın reddi ile avukatlık ücreti ve yargılama giderinin davacı taraf üzerine bırakılmasını, talep etmiştir.
GEREKÇE:
Davacı taraf davalı şirketlerin ortağı olduğunu davalı ... aş'nin tedavüle çıkardığı hisse senetlerinin 995 tanesini 400.000,00-ABD doları ile aldığını fakat davacının şirket genel kurul toplantısına çağrılmadığını davalı şirket tarafından hisselerin kabulünün yapılmadığını davacının kar payı, yeni pay alma kuponu haklarını da kullanamadığını belirtip hisse senetlerinin tamamını hamiline kayıtlı olup 1993 yılında çıkarılan 1.Tertip A grubu hisse senedi olduğunu her bir hisse senet kuponunda 16 adet yeni pay alma kuponu yazılı olduğunu 1993-1994-1995-1996-1997-1998-1999-2000-2001-2002 kar payı yazılı kuponların da yazılı olduğunu belirterek davacının 995 adet hisse senedi için ödemiş olduğu bedelin dava tarihi itibari ile 13.500,00-TL'lik kısmı ve davacının kar payı kuponları için 750,00-TL ve geri pay alma kuponları için de 750,00-TL olmak üzere 15.000,00-TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak tahsil edilmesini talep etmiştir.
Davada taraflar arasındaki itilaf davacının davalı şirket de hisse senetlerinin olup olmadığı davacının bu hisse senetleri için ödemiş olduğu bedeli davalı şirketlerden tahsilinin mümkün olup olmadığı ve davacının elinde bulundurduğu hisse senetlerine istinaden davalılardan kar payı ve yeni kupon alma haklarına istinaden her hangi bir alacağın olup olmadığı noktasında toplanmıştır.
Davalı ... Aş cevap dilekçesinde zaman aşımı itirazında bulunmuş davacı tarafın 21 yıl sonra talepte bulunduğunu belirtmiş radyo ve televizyon yayın kuruluşlarının senetlerinin nama yazılı olması gerektiğini belirterek davacının kendi şirketlerinde her hangi bir payının olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirketlerin bilgileri ticaret sicilden çıkarılarak dosyamız arasına alınmıştır.
Dosya davacının davalı şirketlerden alacağının olup olmadığı hususunda bilirkişiye gönderilmiş bilirkişi heyeti dosyaya sunmuş olduğu 12/10/2021 tarihli raporunda davacı tarafın söz konusu hamiline yazılı paylara ne zaman sahip olduğunun anlaşılamadığı sunulan hisse senetlerinin ...'ye ait olduğu ...'ye ait olmadığı, ...'nin özel yayın kuruluşu olduğu bu bakımdan yasa gereği hisselerinin nama yazılı olmasının zorunlu olduğu, sicile kaydı gereken bir hususun kayıt ve ilan edilmesinden sonra 3.kişilerin bu hususları bilmedikleri iddiasında bulunamayacakları, davacının davalılardan ... AŞ'nin hisselerinin nama olduğunu veya nama dönüştürdüğünü bilmediğini ileri sürmesinin olanaksız olduğunu dolayısıyla davacının ...'ye yönelik taleplerinin yerinde olmadığı, Sicilin olumlu etkisi de dikkate alındığında, davacının kar payı ve yeni kupon alma hakkı bulunmuş olsa dahi, TBK 147/b.4, 149 maddeleri gereğince kar payının karın muacellel olmasından itibaren 5 yıl içerisinde istenmesi gerektiğini genel kurulun muaccelliyet halini belirleyememesi durumunda sürenin genel kurul tarihinden işleyeceğini bu sebeple davacının yeni pay alma hakkının ve kar payı hakkına ilişkin olduğunu bu taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğu, hisse senetlerinin açıklayıcı fonksiyona sahip olmaları nedeniyle, davacının ...'den ibraz etmiş olduğu hisse senetleri sebebi ile tazminat talebinde bulunabilmesi için bu paylara ve ilmühaberlere sahip olması gerektiği davacının şirkete karşı olan pay sahipliğinin de ispata muhtaç olduğu şeklinde rapor ibraz etmişlerdir.
... vekili 06/12/2021 tarihli dilekçesi ile davacı ...'un davaya konu ettiği hisse senetlerinin tamamını devraldığına ilişkin beyanı ekinde satış sözleşmesi ve hisse devri sözleşmesi sunmuştur.
Dosya tarafların iddia savunmaları, sunduğu deliller, ticari defter kayıtları incelenerek rapor düzenlenmek üzere daha önceki bilirkişi heyetine STK uzmanının da eklenmesi sureti ile yeniden rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiş bilirkişi heyetine tevdi edilmiş bilirkişi heyeti dosyaya sunmuş olduğu 06/10/2022 tarihli raporda - davalı işyerinde yapılan inceleme sırasında sunulan davalı işletme kapanan ...'nin yönetim kurulu ve şirket pay defterlerine göre, dava dosyasında adı geçen ve ... tarihli ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde 25.000.000 TL olarak yayınlanan 12.030 adet hamiline kayıtlı olan hisse senetlerini 30.08.1998 tarihinde ...'a devrettiği iddia edilen ...'ın ...'a 17775 adet(tarih yok), ...'dan ...'a 225 adet, 26.04.1995'te ...'e 6.300 adet, 26.04.1995 tarihinde ..'a 14.700 adet hisse devri yapıldığı ve 26.04.1995 tarihi itibariyle şirkette hissesinin kalmadığı notunun düşüldüğü, ...'nin 2000 yılı öncesi karar defterlerinin davalı işletme yetkilileri tarafından sunulamadığı, davaya konu hisse devirlerine ilişkin muhasebe kayıtları, hamiline olarak basıldığı iddia edilen 25.000.000 adet hisse senedine ilişkin kırtasiye ve benzeri giderlere karşılık kesilmiş fatura ve benzeri kayıtlar, 1995 yılı sonrası RTÜK'e yapılmış olan bildirimler ile ilgili yazı ve belgeler bilirkişiliğimizce istenmiş olmasına rağmen, ddia edilen tarihlere ilişkin evrakların 30 yıllık olması gerekçesi ile şirket bünyesinde bulunmadığından dolayı davalı işletme yetkililerince sunulamadığı, 1995 yılı sonrası RTÜK'e yapılmış olan bildirimler ile ilgili yazı ve belgeler bilirkişiliğimizce istenmiş olmasına karşılık, davalı işletme yetkilileri tarafından RTÜK'ten talep edilmesinin gerektiğinin belirtildiği, davacı vekilinin itiraz dilekçesi ekinde yer alan devir sözleşmesinde tarih bulunmadığı, Haşim Bayram tarafından ...'a devir sözleşmesinde 12.030 adet olarak belirtilen hamiline hisse senetlerinin, üzerinde tarih bulunmayan ve devreden taraf olarak ... imzalı devir sözleşmesinde, devredilen hamiline pay senedi miktarının 12.000 adet olarak belirtildiği, buna göre, tam devir söz konusu ise, 30 adet hamiline pay senedinin akıbetinin ne olduğunun dosya içeriğinden saptanamadığı, davacı vekili tarafından sunulan hamiline hisse senetlerinin geçerliliğinin kabul edilmiş olması durumunda, yukarıda belirtilen ilgili yasalar ve yönetmeliklerde yer alan hükümlere göre, 25.000.000 adet hamiline yazılı hisse senedinin nama yazılı hisse senetleri ile değiştirilmesi gerekirken, davalı işletmece bu hükmün yerine getirilip getirilmediğinin dosya içeriğinden anlaşılamadığı, ... sayılı kanun ve ... sayılı Hamiline Yazılı Pay Senetlerinin Merkezi Kayıt Kuruluşuna Bildirilmesi ve Kayıt Altına Alınması Hakkında Tebliğ hükümlerine göre hamiline pay senedi sahiplerinin 31/12/2021 tarihinde kadar bildirimde bulunması gerekirken davacının bu yönde bir girişimde bulunup bulunmadığının saptanamadığı, İlgili yasalar ve yönetmelik hükümlerine göre, geçerliliğinin kabul edilmesi durumunda, söz konusu hamiline pay senetleri Merkezi Kayıt Kuruluşu'nca kayıt altına alınıncaya kadar Kanundan doğan paya bağlı hakların kullanılamayacağı, Kök raporda ifade edildiği üzere davacının hissedarlık durumunun ispata muhtaç olduğu yönünde rapor ibraz etmişlerdir.
Davacı vekili 06/10/2022 tarihli bilirkişi raporuna sunmuş olduğu itirazda yargıtay 11 Hukuk Dairesinin sunduğu emsal karar doğrultusunda pay senetlerine göre davacının uğramış olduğu zararların tespitini talep etmiştir.
Bilirkişi heyetinden davacının itirazlarını değerlendirmek üzere ek rapor alınmış bilirkişi heyeti dosyaya sunmuş olduğu 02/10/2023 havale tarihli raporda incelediği belgeler içerisinde davacının kayıtlı olduğu hususunda tespite yarar içerik bulunmadığı yönünde rapor ibraz etmişler. Bilirkişi heyeti dosyaya sunmuş olduğu diğer 29/03/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda ise bahsedilen nedenlerden dolayı bilirkişi kurulumuzun kök rapordaki görüş ve kanaatinde herhangi bir değişiklik oluşmadığı, Sayın Mahkemenin aksi kanaate olması (davacının zarar talebinde bulunabileceği kanaatine varması) halinde, sunulan bilgi ve belgelerden davacının talep edebileceği tutara ilişkin hesaplamanın takdirinin Sayın Mahkemeye ait olacağı sonuç ve kanaatine varıldığı sebepsiz zenginleşme haksız fiil hükümleri uyarınca hesaplama yapılması beklendiği durumda ise davacının hisse senedi bedelleri 995,00-TL'nin dava tarihi itibari ile güncellenmiş değerinin 665.889,55-TL olduğunu bildirmişlerdir.
Davacı vekili dosyaya sunmuş olduğu 03/04/2024 tarihli dilekçe ile alacağın 10 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu bu sebeple alacağın zaman aşımına uğramadığını belirtmiştir.
Dosya tarafların iddiaları ve dosyaya sunulan raporlar da değerlendirilerek 1 finans uzmanı 1 ticaret ve borçlar hukukçusu ve 1 SMMM bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş bilirkişiler 05/11/2024 tarihli raporunda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2013/12733E ve 2014/2538K sayılı ilamında dava konusu hamiline mevzuatından önce ihdas olunan payların hamiline yazılı olması değil, hamiline yazılı hisse senetlerinin taahhüt edilen sermayenin tamamen ödenmeden ihdas edilemeyecek olmasıdır. Bu itibarla, huzurdaki davaya konu hisselerin anılan ilamda konu edilen hisselerle aynı neviden hisseler olması karşısında hamiline hisse senetlerinin geçersizlik nedeni sair mevzuata değil bizzat 6762 sayılı Eski Türk Ticaret Kanunu'na aykırılıktan kaynaklanmaktadır. 3984s. Radyo Ve televizyon Kuruluş ve Yayınları Hakkındaki Kanun'un yahut Hamiline Yazılı Pay Senetlerinin Merkezi Kayıt Kuruluşuna Bildirilmesi ve Kayıt Altına Alınması Hakkında Tebliğe uygunluğunun tartışılmasına mahal olmaksızın hisselerin geçersizliğinden söz edildiğini, davacının elinde bulundurduğu hamilinin hisse senetlerinin bizzat Sayın mahkemenin takdirinde olmak üzere, Anılan emsal Yargıtay ilamı ile Davacının elinde bulundurduğu hisse senetlerinin ETTK'nın amir hükmüne aykırılık nedeniyle geçersiz olduğu içtihat edilmiş olup, bir an için aksinin düşünülmesinde dahi geçerli olup olmadıkları yargılama konusu olan hamiline hisse ile ilgili bildirim yapılmamış olmasının hak sahipliğine ilişkin kanaati oluşturacak bir veri olmadığı, mahkemenin yargılaması sonucu yapılabilecek bir bildirimin yapılmamış olmasının mahkemenin hak sahipliği bakımından vereceği kararda bir gösterge olarak ele alınmasında hukuka uyarlık bulunmayacağının değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir. Zira mezkur mevzuat gereği Geçici Madde 1/f.2 “Pay senedinin gerçekliği ve geçerliliği ile pay sahibine ilişkin bilgilerin doğruluğu yönetim kurulunca kontrol edilerek formun her iki sureti temsile yetkili yönetim kurulu üyesince imzalanır. Islak imzalı formun bir sureti pay sahibine verilir ve pay senedi şirket tarafından teslim alınır.” Şeklinde düzenlemeyi havidir. Huzurdaki dava devam ederken Davalı şirket'in anılan işlemleri gerçekleştirmesinin beklenmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı ... AŞ'nin paylarının yeni nama yazılı olarak düzenlendiğini temeldeki hukuki işlem hukuken geçersiz olduğundan var olmayan hisseler bakımından işlemin taraflar adına hak ve borç doğurmayacağını bu durumda geçersiz hisselerin mülkiyetini iktisap eden için karşı tarafa verilen bedelin sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde geri istenebileceğini yargıtayın kararında da geçersiz senetleri devralan kişilerin sadece uğradıkları zararları şirketten yönetim kurulundan ve devredenden isteyebileceğinin belirtildiği dosya kapsamında davacının davalı ... aş'nin geçersiz olduğu görülen hisselerinin hangi tarihte iktisap ettiğinin açık olmadığı yeni dünya iletişim aş'nin kurucu ortağı olan ... tarafından hisselerin 30/08/1998 tarihinde devredildiğine ilişkin davacının beyanı bulunduğundan davacının bu hisseleri en erken 30/08/1998 tarihinde edinmesinin mümkün olduğu Davalı ...Ş. kuruluştan sonra 24.02.1993 tarih ve 3228sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 35. Sayfasında ilan olunan sermaye artırımı kararı ile sermayesi 1.000.000.000,00-TL'den 25.000.000.000,00-TL'ye artırılmıştır. Bu tarihte şirketin beher hissesinin nominal değeri 100.000,00-TL'dir. Yine Şirket'in ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E ve ...K sayılı kararına istinaden sermaye artırım kararı aldığı, bu itibarla şirketin sermayesinin 25.000.000.000,00-TL'den 100.000.000.000,00-TL'ye artırıldığı ve bu aşamaya gelindiğinde bir önceki sermaye artırımında taahhüt edilen sermayenin ödendiği görüldüğü, Dava konusu hamiline hisse senetleri incelendiğinde Şirketin sermayesinin 25.000.000.000,00-TL olduğu, hissenin 1. Tertip A Grubu hisse senedi olduğu görülmektedir. Bu halde geçersiz hisse senetlerinin ihdas zamanının 24 Şubat 1993- 15 Şubat 1994 tarihleri arasında bir döneme denk geldiği de anlaşılmaktadır. Bu halde, Davacının Davalı şirketin hisselerine ilişkin hangi tarihte ödeme yaptığı belirlenememekteyse de, hisselerin nominal değerinin denkleştirici adalet gereği dava tarihindeki değerinin hesaplanması gerekmiştir. Davacının hisse bedelleri karşılığında ödemiş olduğunu iddia ettiği 400.000,00-USD bedele ilişkin dosya kapsamında dekont yahut makbuz bulunmamaktadır. Davacının 400.000,00-USD ödeme yaptığına dayanan soyut iddiasını ispatlayamaması karşısında esasen davacının zararının hisselerin nominal değeri üzerinden yapılması gerektiği görüşü baskın gelmektedir. Ancak takdir Sayın Mahkemenin olmak üzere Davacının 400.000,00USD ödeme yaptığının kabulüne dayanan terditli bir hesaplamanın yapılığını belirtmişler, TBK 82 mad göre sebepsiz zenginleşme sebebi ile zaman aşımının hak sahibinin geri isteme hakkının olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçmesi sebebi ile alacağın zaman aşımına uğrayacağını belirterek davacının beyanı doğrultusunda davacının hisse senetlerini en erken 30/08/1998 yılında iktisap edebileceği davacının ne zaman iktisap ettiğini beyan etmediği 995 adet hisseyi iktisap ederek mezkur hisselerden kaynaklanan hak ve borçlara sahip olacağını bilmesi gerekmektedir. İktisap olunan hisseler geçersiz ise de, Davacı esasen geçerli bir hisse devri sonucu şirket hislerini iktisap ettiğini düşündü ise, artık ...'nin edarı olduğunu ve davalı şirketin ticaret sicilde tescil olunan kararlarının ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan olunan ilanlardan haberdar olmadığı iddiası TTK'nın amir hükümleri gereğince dinlenemeyeceğini Davalı Şirket ... 25.02.2009 tarihinde Olağan Genel Kurul Toplantısını gerçekleştirmiş, mezkur genel kurul kararı ve ana sözleşme tadil metni 04.03.2009 tarihinde tescil edilerek, 10 Mart 2009 tarih 7266 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 389. Sayfasında ilan olunmuştur. Anılan karar incelendiğinde, “hazirun cetvelinin tetkikinde şirketin toplam 403.206,48-TL'lik sermayesine tekabül eden 403.206,48 hisseden tamamının asaleten Genel Kurulda temsil edildiği” şeklinde ifadenin bulunduğu görülmektedir. Davacı yan, Şirket genel kurul toplantılarına çağrılmadığını öğrendikleri, şifahi olarak bugüne kadar müvekkilinin muhatap alınmadığı, hisselerin de kabulünün davalı tarafından bugüne kadar kabulünün yapılmadığını beyan etmiş ise de, son olarak 10 Mart 2009 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan olunan genel kurul kararından haberdar olunmadığı, kaldı ki Şirket hisselerini ne zaman iktisap ettiği yönünde bir beyanı olmamasına karşın 30.08.1998 tarihinden 10 Mart 2009 tarihine değin, Şirketin 37 farklı ilanın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği görülmektedir. Davacının üstelik 400.000,00-USD ödediğini iddia ederek maliki olduğu hamiline hisse senetlerinin ait olduğu Şirketin genel kurullarından, sermaye artırım ve azaltımlarından, tasfiye sürecinden haberdar olmaması beklenemeyecektir. Nitekim TTK'nın amir hükmü gereği sicilde tescil ve ilan olunan hususların bilinmediği iddiasının nazara alınamayacağı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, takdir münhasıran Sayın Mahkemenin olmak üzere Davacının istem hakkının zamanaşımına uğradığı kanatinin oluştuğu şeklinde rapor ibraz etmişlerdir.
Davacının dava dilekçesine eklemiş olduğu hisse senetlerinin incelenmesinde davalı ... aş'nin sermayesinin 25.000.000.000,00-TL olduğu hisse senedinin hamiline yazılı olduğu anlaşılmış Davalı ...Ş. kuruluştan sonra 24.02.1993 tarih ve 3228sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 35. Sayfasında ilan olunan sermaye artırımı kararı ile sermayesi 1.000.000.000,00-TL'den 25.000.000.000,00-TL'ye artırılmıştır. Bu tarihte şirketin beher hissesinin nominal değeri 100.000,00-TL'dir. Yine Şirket'in ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E ve ...K sayılı kararına istinaden sermaye artırım kararı aldığı, bu itibarla şirketin sermayesinin 25.000.000.000,00-TL'den 100.000.000.000,00-TL'ye artırıldığı anlaşılmıştır.
Davalı şirketin hisse senedinin 25.000.000.000,00-TL'ye çıkarıldığı tarihin ... olduğu yine 8 ATM'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı ile sermayesinin 25.000.000.000,00-TL'den 100.000.000.000,00-TL'ye artırıldığı anlaşıldığından davacının bu hisse senetlerinin iktisap tarihinin 1993 ve 1994 yılları olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir. Kaldı ki davacı taraf bu hisse senetlerini yeni dünya iletişim aş'nin kurucu ortağı olan ... tarafından hisselerin 30/08/1998 tarihinde devredildiğine ilişkin davacının beyanı bulunduğundan davacının bu hisseleri en erken 30/08/1998 tarihinde edinmesinin mümkün olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafından dosyaya sunulan Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin ...esas ... karar sayılı kararında 6762 sayılı Eski Türk Ticaret Kanunu'na aykırılıktan kaynaklanmaktadır. 3984s. Radyo Ve televizyon Kuruluş ve Yayınları Hakkındaki Kanun'un yahut Hamiline Yazılı Pay Senetlerinin Merkezi Kayıt Kuruluşuna Bildirilmesi ve Kayıt Altına Alınması Hakkında Tebliğe uygunluğunun tartışılmasına mahal olmaksızın hisselerin geçersizliğinden söz edildiğini, davacının elinde bulundurduğu hamilinin hisse senetlerinin bizzat Sayın mahkemenin takdirinde olmak üzere, Anılan emsal Yargıtay ilamı ile Davacının elinde bulundurduğu hisse senetlerinin ETTK'nın amir hükmüne aykırılık nedeniyle geçersiz olduğu içtihat edilmiş olup, bir an için aksinin düşünülmesinde dahi geçerli olup olmadıkları yargılama konusu olan hamiline hisse ile ilgili bildirim yapılmamış olmasının hak sahipliğine ilişkin kanaati oluşturacak bir veri olmamaktadır mevzuat gereği Geçici Madde 1/f.2 “Pay senedinin gerçekliği ve geçerliliği ile pay sahibine ilişkin bilgilerin doğruluğu yönetim kurulunca kontrol edilerek formun her iki sureti temsile yetkili yönetim kurulu üyesince imzalanır. Islak imzalı formun bir sureti pay sahibine verilir ve pay senedi şirket tarafından teslim alınır.” Şeklinde düzenlemeyi havidir. Huzurdaki dava devam ederken Davalı şirket'in anılan işlemleri gerçekleştirmesinin beklenmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı ... AŞ'nin paylarının yeni nama yazılı olarak düzenlendiğini temeldeki hukuki işlem hukuken geçersiz olduğundan var olmayan hisseler bakımından işlemin taraflar adına hak ve borç doğurmayacağını bu durumda geçersiz hisselerin mülkiyetini iktisap eden kişinin ancak bu hisseler için ödemiş olduğu bedeller için uğradıkları zararları şirketten, yönetim kurulundan ve devredenden isteyebileceklerdir. Bu sebeple davacı tarafın kar payı ve yeni pay alma kuponuna ilişkin taleplerinin yerinde olmadığı kanatine varılmış davacı tarafın hisseleri kendi beyanı doğrultusunda 1998 yılında iktisap ettiği kabul edilse dahi davacı taraf davayı 2015 yılında açmış olup aradan 17 yıl geçtikten sonra davayı açtığından davacının hisse senetleri için ödemiş olduğu tutarları sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince talep etmesi için belirlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu davalı tarafın usulüne uygun olarak zaman aşımı itirazında bulunduğu anlaşıldığından davacının ... AŞ'ye karşı açtığı davanın zamanaşımı sebebi ile reddine karar verilmiş davacının elinde bulundurduğu hisse senetlerinin yeni dünya iletişim aş'ye ait olduğu ve davacının husumeti ayrı tüzel kişiliğe sahip hayat görsel yayıncılık aş'ye yöneltmesinin mümkün olmadığı davada davalı ... aş'nin pasif husumetinin bulunmadığı anlaşılmakla davacının ...AŞ'ye karşı açtığı davanın pasif husumet yokluğu sebebi ile reddine karar verilmiş davalı taraflar red sebepleri farklı olduğundan davalı ... yönünden dava pasif husumetten reddedildiğinden davalı ... aş'ye maktu vekalet ücreti takdir edilmiş davalı ... aş yönünden ise dava esastan reddedildiğinden nispi vekalet ücreti takdir edilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davacının ...ye karşı açtığı davanın pasif husumet yokluğu ile REDDİNE,
2-Davacının ... A.Ş'ye karşı açtığı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,
3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40-TL peşin harçtan peşin alınan 256,17-TL'nin mahsubu ile bakiye 359,23-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30,000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... AŞ'ye verilmesine,
5- Davalı ... AŞ kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 103,883,49-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... AŞ'ye verilmesine,
6-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı ... vekilinin davalı ... vekilinin ve tasfiye memuru vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!