T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/29 Esas
KARAR NO : 2025/203
DAVA : Alacak-Tazminat (Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması (...)'dan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/01/2021
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak-Tazminat (Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması (...)'dan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı şirket arasında 09/05/2020 tarihinde başlayan ticari görüşmeler sonucunda her biri 100 ml hacminde olan ve %70 oranında alkol içerecek 40.000 adet el dezenfektanının ...satışı konusunda 10/05/2020 tarihinde tarafların anlaştıklarını, davacı tarafından 20/05/2020 tarihinde 20.000 adet el dezenfektanının daha sipariş edildiğini, böylece davalı şirkete verilen toplam sipariş adetinin 60.000 olduğunu, sipariş edilen el dezenfektanı ürünlerinin satış bedeli, ödeme şekli, teslimat vb. Satış şartlarının yanı sıra sipariş edilen ürünlerin taşıması gereken özellikler ve ürünlerin ...'da satışı için gerekli resmi izin ve belgelerin açıkça kararlaştırıldığını, ilk önce verilen sipariş miktarı 40.000 dezenfektanı için 13.600,75 USD peşinatın davalıya 16/04/2020 tarihinde ödendiğini, ilave sipariş olan 20.000 adet el dezenfektanının peşinat bedeli 6.709,25 USD'nin davalıya 20/04/2020 tarihinde ödendiğini, ürünlerin üretiminin tamamlandığının bildirilmesinin ve davalı tarafından 29/04/2020 tarihli 67.000 USD bedelli fatura düzenlenmesinden sonra satış bedelinden kalan kısım olan 47.415 USD'nin davalıya 28/04/2020 tarihinde ödendiğini, davalıdan satın alınan ürünlerin dava dışı şirket tarafından davacıya teslim edilmek üzere 01/05/2020 tarihinde davalı iş yerinden teslim alındığını, ürünlerin ... gümrüğüne 11/05/2020 tarihinde ulaştığını, nakliye hizmeti için dava dışı ... 'ye 20.750 ... Kronu ödeme yapıldığını, ... Çevre Bakanlığı tarafından ... gümrüğünde bulunan bu ürünlerden numune alınarak kimyasal analiz için yetkili laboratuvara gönderildiğini, müvekkilinin kimyasal analiz için 2.062,50 ... Kronu analiz bedeli ödediğini, kimyasal analize ilişkin raporun davacı ile 26/06/2020 tarihinde paylaşıldığını, raporda ve .. Çevre Bakanlığı tarafından yazılan yazıda ürünlerin bileşiminin mevzuata aykırı olduğu, insan sağlığına zarar verecek derecede metanol maddesi içerdiği, mevzuat gereği ürünlerin geri gönderilmesinin mümkün olmadığı , ve ... Çevre Bakanlığı tarafından ürünlerin imha edileceğinin bildirildiğini, ürünlerin ... Çevre Bakanlığı tarafından imha edildiğini, ürünlerin imhası nedeni ile oluşan 68.975 ... Kronu imha masrafının davacı tarafından ... Çevre Bakanlığı'na ödendiğini, ürünlerin ... gümrüğünde incelemeye alınmasından itibaren satıcı davalının tüm aşamalardan ve alınan raporlardan bilgilendirildiğini, satıcının bu bilgilendirmelere cevap vermemesinin üzerine satıcıya ... 11. Noterliği'nin ... tarihli ... Yevmiye Sayılı İhtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarname ile davalıya müvekkili şirkete satışı gerçekleştirilen ürünlerin ağır surette ayıplı olduğunun ifanın kabul edilmeyerek sözleşmenin sona erdirildiğinin, satış bedelinin müvekkiline iadesinin gerektiğinin, yine ayıplı ifa nedeni ile müvekkili şirketin uğradığı doğrudan ve dolaylı zararların tazmin edilmesi gerektiğinin davalıya ihtar edildiğini, davalının müvekkiline keşide ettiği ... 20. Noterliği'nin... tarihli ... Yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesi ile hukuki sorumluluklarını inkara yönelik itirazlarda bulunduğunu, dava konusu ürünlerin gerek Türk mevzuatına gerekse ... ve Avrupa Birliği mevzuatına aykırı biçimde zehir seviyesinde metanol maddesi içerdiğini, ...'da yapılan 2 ayrı test sonuçları ile bu hususun açıkça ortada olduğunu, ürünlerin içerdiği metanol seviyesi nedeni ile ...'ya kabul edilmediğini, Avrupa Birliği mevzuatına göre ürünlerin zehir niteliği teşkil etmesi nedeni ile Türkiye'ye geri gönderilmeyerek ... Çevre Bakanlığı tarafından imha edildiği, davalı tarafından Türkiye'de üretilip Avrupa'da çeşitli ülkelere ihraç edilen el dezenfektanlarında metanol tespit edildiğine dair haberlerin müvekkili şirketi işaret ettiğini, davalı şirketin sözleşmenin ifasında ağır kusurlu olduğunu, 6098 Sayılı TBK'nın 219. Maddesi uyarınca ayıptan sorumlu olduğunu, davalı tarafından üretilip teslim edilen ürünlerdeki ayıpların basit bir etiket hatası veya acizliği olarak değerlendirilebilecek tür ve nitelikte olmayan kamu sağlığına zarar verebilecek ölçüde fahiş ayıplar olduğunu, bu hatanın uzmanlık alanı kimyasal ve kozmetik ürünler ticareti olan davalı açısından kabul edilebilir olmadığını, müvekkilinin sözleşmeden dönme talebinin farklı nedenlere dayandığını TBK 227. Maddesi uyarınca davalının sözleşme bedelini iade etmek ve müvekkilinin uğradığı zararları tazmin etmekle yükümlü olduğunu, TBK 228. Maddesi uyarınca davalı şirket tarafından teslim edilen ürünlerin imha edilmiş olduğu dikkate alındığında müvekkilinin TBK 227. Maddede tanınan hakkını kullanmasına kanunun cevaz verdiğini, dava konusu ürünlere ilişkin ayıpların davalıya derhal bildirildiğini, e-posta ve telefon yolu ile yapılan görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine keşide edilen ihtarname ile sözleşmenin sona erdirildiğini, TBK 229. Maddesi uyarınca satıcı müvekkilinin satış bedelinin faizi ile birlikte talep edileceğini, yine müvekkilinin yargılama giderleri ile satım için yapmış olduğu giderlerin ödenmesini talep hakkına sahip olduğunu, aynı madde uyarınca davalı satıcının kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alıcı davacının zararlarını gidermekle yükümlü olduğunu, satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun 6098 sayılı TBK 219. Maddesinde düzenlendiğini, alıcının ayıp nedeni ile sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde sahip olduğu hakların TBK 229. Maddesinde hüküm altına alındığını, buna göre alıcının sözleşmeden dönme halinde satıcıdan ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesini isteme hakkının bulunduğunu, satıcının ise kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alıcının diğer zararlarından sorumlu olduğunu, Emsal Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin... Esas ... Emsal Kararı'nın bu yönde olduğunu, müvekkilini ürünlerin taahhüt edildiği şekilde teslim edilmemesi sebebi ile müvekkilinin kar kaybına uğradığını, ürünlerin nakliye bedelini, imha masraflarını ve tercüme bedelini ödemek zorunda kaldığını, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkiye konu 60.000 adet el dezenfektanının davalı satıcı tarafından ağır kusurlu şekilde ayıplı olarak teslim edilmesi nedeni ile davacının sözleşmeyi sona erdirdiğini, bu çerçevede fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 67.700 USD satış bedelinin 3095 sayılı kanunun 4/a Maddesi uyarınca ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte aynen veya fiili ödeme tarihindeki TC. Merkez Bankası efektif kuru üzerinden davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı satıcının ağır kusurlu şekilde ayıplı ifası nedeniyle 2.714 TL tercüme bedelinin, 20.750 ... Kronu taşıma bedelinin, 2.062,50 ... Kronu analiz bedeli, 65.975 ... Kronu imha bedelinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte aynen veya fiili ödeme tarihindeki TC. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının piyasada yaptığı araştırmalar neticesinde müvekkili ile ticari ilişki kurduğunu, davacının siparişi doğrultusunda 10/04/2020 tarihinde 40.000 adet ve 20/04/2020 tarihinde 20.000 adet olmak üzere davacıya 60.000 adet Misslife el dezenfektanı satışının yapıldığını, buna dair 67.700 USD tutarlı 29/04/2020 tarihli faturanın düzenlendiğini, ürünlerin tüm teslerinin yapılarak sağlığa zararlı madde içermedikleri tespit edildikten sonra ihracat işlerinin tamamlanarak davacıya gönderildiğini, davacının ürünleri 11/05/2020 tarihinde teslim aldığını, sonrasında müvekkiline ulaşarak malların ... Gümrüğü'nde durdurulduğunu ve ürünlerin içerisinde %10'un üzerinde methanol bulunduğu iddiası ile ürünlerin imha edileceğini, zararının giderilmesi gerektiğini bildirdiğini, üretici firmanın satışı yapılan ürünlere dahil Türkiye'de gerekli testleri yaptırıp resmi kurum ve kuruluşlardan gerekli onayları aldığını, sağlığa zararlı herhangi bir maddeye rastlanmadığını, buna dair 01/06/2020 ile 29/06/2020 tarihli Misslife El dezenfektanı ürün laboratuvar inceleme raporu ve 12/05/2020 tarihli TC. Sağlık Bakanlığı onay formunun ekte sunulduğunu, taraflar arasındaki anlaşma çerçevesinde müvekkilinin sorumluluğunun malların eksiksiz ve sağlam bir şekilde araçlara yüklenmesi itibari ile sona erdiğini, müvekkilinin sorumluluğunun dilekçe ekinde sunulan raporlardan anlaşıldığı üzere yerine getirdiğini, nakliye sürecini davacının üstlendiğini, taşıma esnasında yaşanan aksaklık ve eksiklikten müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, ürünlerin davacıya teslim edilmesi için taşıyıcıya teslimle birlikte hasarın ve yararın davacıya geçtiğini davacının bu durumu kabul etmeyerek müvekkili hakkında itibar zedeleyici haberler çıkabileceğini söyleyerek müvekkilini tehdit ettiğini, ürünlerin sağlığa uygun şekilde teslim edildiğinin, taşıma sırasında çıkan problemlerin yalnız kendisini bağlayacağını, davacıya 18/07/2020 tarihinde bildirildiğini, davacı tarafından müvekkiline keşide edilen ... 11. Noterliği'nin... tarihli ihtarnamesine cevap olarak keşide edilen ... 20. Noterliği'nin ... tarihli ... Yevmiye sayılı ihtarname ile müvekkilinin ürünleri hakkında yapılan testlerde aykırılık tespit edilmediği, taşıma esnasında yaşanan problemlerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağı, ...'da üzerinde inceleme yapılan ürünlerden şahit numune istenmesine karşılık davalının talebinin yerine getirilmediği, ...'da inceleme yapılan ürünlerin müvekkiline ait ürünler olup olmadığının belirsiz olduğu, müvekkili hakkında çıkan haberlerin müvekkilinin itibarını zedelediğini, şikayetler sebebi ile ... İlçe Sağlık Müdürlüğü'nden müvekkilinin iş yerine gelinerek ...'ya gönderilen ürünlere dair şahit numunelerin alındığını, bu ürünlere dair yapılan incelemenin neticesinin ... İlçe Sağlık Müdürlüğü'nden sorulabileceğini, davacının ...'da ticari faaliyet yürüten bir tacir olduğunu, 6102 Sayılı TTK 23. Maddesi'nde düzenlenen ticari satış hükümlerine tabii olduğunu, buna göre davacının açık ayıpları 2 gün içerisinde; ayıp açık değil ise malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğunun ortaya çıkması halinde durumu satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, ürünlerin davacıya 11/05/2020 tarihinde ulaştığını, numunelerin 18 Haziran 2020 tarihinde ilgili ... Bakanlığı'na verildiğini, davacının bildirim yükümlülüğüne uymadığını, 6102 sayılı TBK'nın 223. maddesinde; alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır hükmünün bulunduğunu, taraflar arasındaki satışın uluslararası satış olması sebebiyle Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması'ndaki düzenlemelerin uygulanması gerektiğini, ...'nin 38. Maddesinde alıcının malları, koşulların izin verdiği ölçüde kısa bir süre içerisinde muayene etmek veya ettirmek zorunda olduğu hususunun düzenlendiğini, dava konusu olayda hayatın ve ticaretin olağan akışına aykırı olarak 1 aydan fazla süre geçtikten sonra muayene edilmesinin davacının ihmalinden kaynaklandığını, davacının ihbar külfetini yerine getirmediğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkilinden sipariş ettiği ürünleri testte bir ay geçtikten sonra gönderdiğini, davacının test esnasında numune tutulmasını talep etmek zorunda olduğunu, bu numuneye göre mahkeme nezdinde tespitlerin yapılacağının bilmesi gerektiğini, müvekkilinin ...'da incelenilen ürünlerden numune isteyerek test yaptırmak istemesi üzerine davacının sessiz kalmayı tercih ettiğini, davacının tecrübesizlik sebebi ile yaptığı hatalarını müvekkiline yüklemeye çalıştığını, müvekkilinin sorumluluğunu malı ilk taşıyıcıya teslimle son bulduğunu, CIGS 31. Ve 67. Maddesine göre müvekkilinin ürünleri ilk taşıyıcıya vermesi ile sorumluluktan kurtulduğunu, ürünlerin taşıma sırasında hasara uğramasından dolayı müvekkilinin sorumlu olmayacağını, ... 31. Maddesinde satıcının malları başka bir yerde teslim etmek zorunda olmaması halinde Satım Sözleşmesi malların taşınmasını gerektiriyorsa malları alıcıya ulaştırmak üzere ilk taşıyıcıya vermek zorunda olduğunun düzenlendiğini, teslim borcunun bu şekilde yerine getirileceğini, ... madde 67'de hasarını, ilk taşıyıcıya verilmesi ile alıcıya geçeceğinin düzenlendiğini, TBK 208. Maddesi uyarınca satıcının alıcının isteği üzerine ürünlerin ifa yerinden başka bir yere göndermesi halinde yarar ve hasarın ürünlerin taşıyıcıya teslim edildiği anda alıcıya geçeceğinin düzenlendiğinde, metanol ile ilgili haberlerin ürünlerin davacı mülkiyetinde iken ortaya çıktığını, ayıptan doğan sorumluluk şartlarının oluşmadığını, satım sözleşmesine konu ürünlerin bağımsız taşıyıcıya teslim edilmesinden önce şahit numuneler alındığını, testlerin yapıldığını, ürünlerin ayıpsız olduğunun açık olduğunu bu nedenle davacının talepte bulunamayacağını, şahit numunelerin Beyoğlu İlçe Sağlık Müdürlüğü'ne teslim edilmesi neticesi ile gelecek sonucun haklılıklarını ortaya koyacağını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, iddia ve talep etmiştir.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle: Davalı tarafından sunulan belgelerin tarihlerinin ürünlerin taşıyıcıya tesliminden sonraki tarihli olduğunu, davalının davaya konu ürünlerin analizine ilişkin bir belge sunmadığını, ürünlerin 01/05/2020 tarihinde taşıyıcı firmaya teslim edildiğini, 11/05/2020 tarihinde ... Gümrüğü'ne geldiğini, ...'ya giriş için gümrükte beklerken, ürünlerin test edilmesine karar verildiğini, müvekkilinin gümrük makamlarınca işletilen süreci engelleme imkanının bulunmadığını, davalı tarafından ürünlerin 11/05/2020 tarihinde müvekkili hakimiyetine alınmış izleniminin yaratılmaya çalışıldığını ancak ürünlerin hiçbir zaman müvekkilinin kontrolüne geçmediğini, ürünlerdeki ayıbın müvekkili tarafından yapılan muayene esnasında değil; ... Gümrüğü tarafından yaptırılan muayene sırasında anlaşıldığı, bu nedenle ihbar süresinin davanın niteliğine uygun düşmeyeceğini, ayıp ihbar sürelerinin kaçırılmadığının kabulünün gerektiğini iddia etmiştir.
Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin analiz raporunu şahit numunelerden düzenlettiğini, davacının iddiasını ispat edebilmesi için müvekkilinin sunduğu gibi şahit numune sunması gerektiğini, davacının ihmali nedeniyle bu sorumluluğunu yerine getirmediğini, davacının ürünlerin içinde metanol maddesinin bulunduğu iddiasından sonra şahit numuneleri tekrar test ettirdiğini ve sağlığa zararlı herhangi bir maddeye rastlanmadığının tekrar ortaya çıktığını, testte kullanılan ürünlerin şahit numunelerden alınması sebebi ile test sonuçlarının kullanılmasında hukuken bir sakınca bulunmadığını, davacıya teslim edilen ürünlerin davacının bilgisi dahilinde ...'da incelendiğini, ısrarlarına rağmen ...'da incelenen ürünlerin numunelerin taraflarına gönderilmediğini, müvekkili tarafından ...'da incelenen ürünlerden numune istenerek test yaptırmak istenilmesi üzerine davacının sessiz kalmayı tercih ettiğini, müvekkilinin davacıya teslim ettiği ürünlerin eksiksiz ve ayıptan ari olduğunu, müvekkili hakkında çıkan haberler üzerine ...'ya gönderilen ürünlere ilişkin şahit numunelerin ... İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından teslim alındığını, test sonucunun İlçe Sağlık Müdürlüğü'nden sorulabileceğini, müvekkili tarafından ürünlerin bağımsız taşıyıcıya teslim edilmesi ile sorumluluğunun sona erdiğini, davacının müvekkilinin süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, davanın ... ülkesinde açılması gerektiğini, yetkisiz mahkemede açıldığını, öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ürünlerin ilk taşıyıcıya verilmesi ile müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, ürünlerin sağlığa zararlı madde içermediğini, davacı elinde ayıplı olduğunu iddia ettiği ürünlere dair numune bulunmadığından davanın esastan da reddine karar verilmesi gerektiğini iddia etmiştir.
5718 sayılı Milletler Arası Özel Hukuk ve Usul Hukuku hakkında kanunun 48. Maddesi'nin 1. fıkrası uyarınca Türkiye'de dava açan yabancı gerçek ve tüzel kişilerin teminat gösterme yükümlülüğünün bulunduğu,5718 sayılı Milletler Arası Özel Hukuk ve Usul Hukuku hakkında kanunun 1. Maddesinde teminattan muafiyeti öngören sözleşmelerin saklı tutulduğu, ... ülkesinin, Türkiye'nin katılmış olduğu ... tarihli ... sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 1954 tarihli Hukuk Usulü'ne dair Lahey Sözleşmesi'ne ve 20/04/1989 tarihli 20145 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1955 tarihli Avrupa İkamet Sözleşmesi'ne taraf olduğundan teminat yatırmaktan muaf olduğu anlaşılmakla davacıdan teminat alınmadan yargılamaya devam edilmiştir.
Davalı tarafından, ...'ya ihraç edilen 60.000 adet el dezenfektanı ile ilgili 01/06/2020 ve 29/06/2020 tarihli ... el dezenfektanı ürün laboratuvar inceleme raporu ve 12/05/2020 tarihli Sağlık Bakanlığı onay formunun bulunduğu belirtilmekle anılan belgelerin gönderilmesi için Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürülüğü'ne müzekkere yazılmış, müzekkereye verilen 28/06/2021 tarihli cevabi yazıda; bahse konu ihracat işleminin ... Gümrük Müdürlüğü'nce davalı adına tescilli ... tarihli ... ve ... sayılı ihracat beyannameleri ile gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, gerek Laboratuvar İnceleme raporlarının gerek Sağlık Bakanlığı Onay Formu'nun tarihlerinin belirtilen ihracat tarihinden sonraki tarihlere ait olduğunun ve belgelerin düzenleyicisi kurumlar nezdinde bilgi talebinde bulunulmasının uygun olacağının bildirildiği görülmüştür.
Aynı konuda ... İlçe Sağlık Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye ise yönlendirme ile ... İl Sağlık Müdürlüğü tarafından cevap verildiği, ... tarihli cevabi yazıda, davalı şirketin üretim yeri adresi itibari ile ... İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerince 13/12/2020 tarihinde,;merkez adresi olan ... İli'nde ise ... İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerince 13/12/2020 tarihinde ve İl Sağlık Müdürlüğü ürün denetmenleri tarafından 07/01/2021 tarihinde denetim işlemlerinin başlatıldığı, ... marka 2020/G115 ruhsat numaralı ... el dezenfektan jeli ile ... ruhsat numaralı ... el dezenfektan spreyi ürünlerinin geçici ruhsat ve geçerlilik süresinin dolması sebebi ile geçici ruhsatlarının 27/08/2020 tarihinde iptal edildiği, bu süreçte anılan ürünlerin analizlerin yapılması için numunelerinin temin edildiği, analiz sürecinin devam ettiği, ... marka ürünlerin 01/06/2020 ve 29/06/2020 tarihli laboratuvar inceleme raporu ile 12 Mayıs 2020 tarihli onay formunun Kozmetik Ürünler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülmesi sebebi ile belge bilgi talebinin ilgili birime yönlendirildiğine dair cevap verildiği, ilgili birim tarafından mahkememize gönderilen 16/07/2021 tarihli cevabi yazıda ise geçici ruhsat sürecinde kuruma gönderilen Misslife el dezenfektan spreyi ve ... el dezenfektan jeli isimli ürünlere ait fizikokimyasal analiz raporlarının gönderildiği bilgisinin verildiği, yazı ekinde gönderilen ".." başlıklı raporda ürünlerin ...l Ruhsat başvurusu için el dezenfektan spreyinin ve el dezenfektan jeli olarak belirtildiği,ürünlerin 03/04/2020 tarihinde mühürsüz olarak alındığı, analiz sonuçlarının "U" kısaltması ile uygunluğunun iki ayrı raporda tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi ekinde yer alan belgelerde, davacıya satışı yapılan ürünlerin ... Çevre Bakanlığı tarafından imha edildiği anlaşılmakla birlikte ürünlere el konulmasına ilişkin ... Çevre Bakanlığı Kimyasal İnceleme Dairesi'nin 31/07/2020 tarihli kararında belirtilen 6 aylık süre içerisinde dava hakkının kullanılıp kullanmadığı hakkında beyanda bulunmak üzere davacı tarafa süre verilmiş, sözleşme konusu ürünlere el konulmasına ilişkin ... Çevre Bakanlığı Kimyasal İnceleme Dairesi'nin 31/07/2020 tarihli kararına karşı dava hakkının kullanılmadığı davacı vekili beyanlarından anlaşılmıştır.
Davacı ve davalı vekillerine, üzerinde inceleme yapmaya elverişli numune bulunup bulunmadığı konusunda beyanda bulunmak üzere süre verilmiş, davacı taraf ...Çevre Bakanlığı tarafından ürünlerin tamamına el konulması sebebi ile şahit numune sunulamadığını bildirilmiş ve 01/02/2023 tarihli dilekçe ekinde dava dilekçesi ekinde sunulan raporların apostil şerhini içeren örneklerini sunmuştur.
Taraflarca fiziki olarak inceleme yapılacak (numune) ürün teslim edilememesi halinde davacı tarafından teslim alınan el dezenfektanının içeriği, ürünlerdeki metanol oranının ne olduğu, ürünlerin kabul edilemez nitelikte olup olmadığı, ürünlerin mevzuata uygun hale getirilmesinin mümkün olup olmadığının tespitinin dosyaya sunulan evrakların incelenmesi sonucu mümkün olup olmadığı, yalnızca davacı ve davalı tarafından sunulan belgeler kapsamında el dezenfektanının ayıplı olup olmadığının tespitinin mümkün olup olmadığı, ürünlerin ayıplı olup olmadığı, muayene ve ihbar süresinin makul olup olmadığı hususlarında rapor düzenlenmesi için dosya ...Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü'nde ..., ... Fakültesi'nde... ve Kimya Mühendisi Bilirkişi ...'na teslim edilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen 11/01/2022 tarihli raporda özetle: Taraflar arasında ... AŞ. tarafından üretilmiş her biri 100 ml hacminde %70 alkol içerecek toplam 60.000 adet el dezenfektanının satışı konusunda sözleşme akdedildiği, ürünlerin alıcıya teslim edildiği ve davalı satıcı tarafından alıcıya 29/04/2020 tarihli 67.000 USD bedelli fatura düzenlenerek bedelinin tahsil edildiği, ,ürünlerin .. Gümrüğü'ne 11/05/2020 tarihinde ulaştığı, gümrükte ürünlerden ... Çevre ve Gıda Ürünleri Bakanlığı tarafından olağan inceleme kapsamında numune alınarak kimyasal analiz için numunelerin laboratuvara gönderildiği, 14 Temmuz 2020 tarihinde ürünlerin ... Teknoloji Enstitüsü Laboratuvarında analiz edildiği, analiz sonucunda elde edilen bulgulardan ürünlerin insan sağlığına zararlı metanol maddesi içerdiği gerekçesiyle Kimyasal İnceleme Dairesi'nin 14/05/2020 tarihli yazısı ile imha kararı alındığının davacıya bildirildiği, davacı şirketin numuneleri 18/06/2020 tarihinde ... Bakanlığı'na vererek bildirim yükümlülüğüne uymadığı, ayıplı olduğu iddia edilen ürünlere ait numunenin davacı tarafından sunulmadığı, davacının ayıp ihbar sürelerine uymadığı yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Davalı taraf, ihraç edilen el dezenfektanları ile ilgili numunelerin .. İlçe Sağlık Müdürlüğü'nde bulunduğunu beyan ettiğinden ... İlçe Sağlık Müdürlüğü'ne ve Sağlık Bakanlığına müzekkere yazılarak ... ülkesine ihraç edilen 60.000 adet el dezenfektanı ile ilgili 01/06/2020 ve 29/06/2020 tarihli ürün laboratuvar inceleme raporuna esas alınan dezenfektanların sağlığa zararlı olup olmadıklarının tespiti amacıyla şahit numunelerin mahkememize gönderilmesi istenilmiş, Mahkememizce ... İlçe Sağlık Müdürlüğü'ne gönderilen müzekkerenin İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü'ne yönlendirilmesi neticesinde ... İl Sağlık Müdürlüğü'nün 10/05/2023 tarihli cevabi yazısı ile Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun 13/12/2022 tarihli yazısı gereği firmadan 25/12/2020 tarihinde alınıp firmaya yediemin olarak bırakılan ( 2 adedi ...'ya ihracat için olan alkol numunesi içeren) numunelerin mahkememize gönderildiği ve numunelerin Mahkememizin 15048 No'lu kasasında muhafaza altına alındığı, numune olarak gönderilen ürünlerin, dava konusu ürünlerin ihracat tarihinden sonra olmak üzere 25/12/2020 tarihinde alındığı anlaşılmıştır.
Davalının bildirdiği numuneler üzerinde inceleme yapılması ve metanol oranının mevzuata uygun çıkması halinde ayıp iddiasının varlığı açısından ispat külfetinin yer değiştirmeyeceği ancak davalının numune olarak incelenmesini talep ettiği dezenfektan ürünlerindeki metanol oranının kabul edilemeyecek oranda olduğunun tespit edilmesi halinde ise - ihracat tarihinin numune alım tarihine yakın olması sebebiyle- ayıp iddiasının varlığı konusunda ispat külfetinin yer değiştirerek davalıya geçeceği, bu nedenle davalının numune olarak gösterdiği ürünler üzerinde inceleme yapılması gerektiği kanaatine varıldığından davacı tarafın dosyaya sunulan numuneler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmaması talebi yerinde görülmemiştir. Mahkememizin 15048 nolu kasasında muhafaza altına alınan numuneler üzerinde inceleme yapılarak davalı şirket tarafından ihraç edilen ürünlerin sağlığa zararlı olup olmadığının tespiti amacıyla numunelerdeki metanol oranının tespit edilmesi için dosya öncekilerden farklı 3 kimyager bilirkişi ile 1 mali müşavir ve 1 nitelikli hesaplama konusunda uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, bilirkişiler 03/01/2024 tarihli ön raporda; öncelikli olarak numunelerin metanol, etanol ve isopropil alkol içeriklerinin belirlenmesinin gerektiğini, dosyada çok sayıda numune olduğunu, numune seçiminin taraflarca yapılmasının uygun olacağını, analizleri yapabilecek kurumların araştırıldığını,...( ...) ve ...Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nin analiz yapabileceğinin tespit edildiğini belirtmişlerdir. Bilirkişi heyetinin ön raporu doğrultusunda analiz yapabilecek kurumlardan olduğu tespit edilen ...(... Kurumu) 'a müzekkere yazılarak muhtemel analiz masrafların bildirilmesi talep edilmiş, bildirilen 100.000 TL muhtemel analiz bilirkişi ücretinin HMK 324./1 maddesi uyarınca mahkememiz veznesinde depo edilmemesi nedeni ile davalı tarafından numune olarak incelenmesi istenilen ürün içerikleri konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır.
Davacı dava dilekçesinde yemin deliline dayanmıştır. Davaya konu ihraç edilen ürünlerin zehirli madde sayılacak şekilde ayıplı olduğu iddiasında bulunulduğundan ; 6100 sayılı HMK'nın 226/1-c maddesi uyarınca yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar yemine konu olamayacak vakıalardan sayıldığından mahkememizce davacı tarafa yemin delili hatırlatılmamıştır.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde
Dava, uluslarası satım sözleşmesine konu ürünlerin kabul edilemeyecek nitelikte ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak sözleşme bedelinin ve ayıplı ifa nedeniyle uğranılan zararların satıcıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı alıcı,...'da kurulu bir şirket olup eldeki dava yabancılık unsuru içerdiğinden uyuşmazlığa uygulanacak hukukun 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun(MÖHUK) hükümlerine göre tespit edilmesi gerekir.
Taraflar satım sözleşmesinde, uyuşmazlık halinde uygulanacak hukuk konusunda seçim yapmamışlardır.
MÖHUK'un 24/4. Maddesine göre, tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde sözleşmeden doğan ilişkiye, o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukukun uygulanması gerekir.
Dava konusu ürünlerin davacı tarafından Türkiye'den ihraç edildiği, sözleşme konusu ürünlerin davalı iş yerinden dava dışı taşıyıcı ... tarafından teslim alınacağının kararlaştırıldığı, ticari satıma konu ürünlere ... Gümrüğünde el konulması nedeni ile ürünlerin davacı tarafından teslim alınamadığı, ürünlerin sağlığa zararlı madde içerdiği gerekçesiyle imha edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinde ifa yeri ürünlerin bağımsız taşıyıcıya teslim edildiği yer olan davalının yerleşim yeridir. HMK'nın 6. maddesindeki genel yetki kuralı uyarınca genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. HMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmenin ifa yeri mahkemesi davalının iş yeri olduğu anlaşılmakla birlikte davalının yetki itirazında yetkili mahkemeyi göstermediği de dikkate alınarak davalının yetki itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir. Eldeki dava satım sözleşmesine konu ürünlerin ayıplı olduğu iddiasına dayalı olup taraflar arasındaki sözleşmeyle sıkı ilişki içinde bulunan hukuk Türk Hukukudur. Davacı taraf da iddialarının bir bölümünü Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayandırmıştır. Dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünde Türk Hukukunun uygulanması gerekir.
Taraflar arasındaki satım sözleşmesinin ticari satım olduğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.
1 Ağustos 2011 tarihi itibariyle "Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması’ (...) Türk hukukunun parçsı haline gelmiştir. Antlaşmaya taraf olan 83 ülkenin “ortak” satım hukukunu oluşturan bu kurallar Tü̈rk Borçlar Kanunu’nun yanı sıra iç hukukumuzda da yerini almıştır.Antlaşma'nın 1.maddesinde işyerleri farklı devletlerde bulunan taraflar arasındaki mal satımı sözleşmelerine bu antlaşmanın uygulanacağı belirtilmiş, istisna tutulan durumlar açıklanmıştır.
Davacı, davalıdan toplam 60.000 adet el dezenfektanı satın alınmasına ilişkin sözleşme akdedildiğini, ürünlerin davalı işyerinden dava dışı taşıyıcı tarafından 01/05/2020 tarihinde taşınmak üzere teslim alındığını, ürünlerin 11/05/2020 tarihinde ... Gümrüğü'ne ulaştığını, gümrükte ürünler üzerinde ... Çevre ve Gıda Ürünleri Bakanlığı tarafından olağan inceleme kapsamında numune alındığını, numunelerin kimyasal analiz için laboratuvara gönderildiğini, 14 Temmuz 2020 tarihinde ürünlerin ... Teknoloji Enstitüsü Laboratuvarında analiz edildiğini, analiz sonucunda elde edilen bulgulardan ürünlerin insan sağlığına zararlı metanol maddesi içerdiği gerekçesiyle Kimyasal İnceleme Dairesi'nin 14/05/2020 tarihli yazısı ile imha kararı alındığını, bu kararın ve rapor sonuçlarının davacıya bildirildiğini, davalının ayıplı ürün satışı nedeniyle sözleşme bedeli olarak ödenen miktarları ve ayıplı ifa nedeniyle yapılan masrafları ödemekle yükümlü olduğunu iddia etmiştir.
Davalı ise ürünlerin ilk taşıyıcıya teslimi ile hasarın artık alıcıya geçmesi sebebi ile zarardan sorumlu olmadığını, davacının analiz sonucundan bilgi vermesi ve zarar talep etmesi üzerine davacıdan şahit numune talebinde bulunulduğunu, davacının ... resmi makamlarımdan şahit numune alma konusunda sessiz kaldığını, numunelerin kendileri tarafından ihraç edilen ürünlere ait olup olmadığının belli olmadığını, davacıya satışı yapılan ürünlerle ilgili inceleme raporunun ve onay formunun bulunduğunu, kendilerinde şahit numunelerin mevcut olduğunu ,mahkemece talep edilmesi halinde şahit numulerin ibraz edilebileceğini bu nedenle davacının da şahit numune ibraz etmesi gerektiğini iddia etmiştir.
Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın (...) 39 uncu maddesinde alıcının bir sözleşmeye aykırılık saptadığı veya saptaması gerektiği tarihten itibaren makul bir süre içinde satıcıya, sözleşmeye aykırılığı türünü de belirterek bildirmezse, bu sözleşmeye aykırılığa dayanma hakkını kaybedeceği; 40 ıncı maddesinde ise sözleşmeye aykırılığın satıcının bildiği veya bilmemesinin mümkün olmadığı ve alıcıya açıklamadığı olgulara dayanması halinde satıcının 38 ve 39 uncu madde hükümlerine dayanamayacağı düzenlenmiştir. Yani makul süre içinde ayıp ihbarı yapılması gerekmekle birlikte, satıcı anılan Sözleşmenin 40 ıncı maddesindeki hallerin varlığı halinde ihbarın makul sürede yapılmadığını iddia edemeyecektir.
Davalı , davacıya satışı yapılan ürünlerin ... gümrüğüne ulaştıktan ve olağan inceleme için numune alınıp analiz sonucu olumsuz çıktıktan sonra davacının, davalıdan zarar talebinde bulunduğunu bildirdiğinden ...'ın 38. maddesi gereğince davacının ayıp ihbarını makul sürede yaptığı kabul edilmiştir.
Geçerli bir sözleşmeden dönme sebebi bulunan alacaklının, bu sebep gereği sözleşmeden döndüğünü beyan edebilmesi için ... m. 82 uyarınca bu beyan hakkını kaybetmemiş olması gerekmektedir. Buna göre alacaklı satıcıdan bir mal teslim almış ise bu malı teslim aldığı andaki durumuna yakın suretle iade imkânı olmadıkça sözleşmeden döndüğünü beyan edemeyecektir. Ancak malların iadesinin mümkün olmayışının ... m. 82/f. 2 hükmünde sayılmış olan istisnalardan birinden kaynaklanması durumunda ise alıcının sözleşmeden döndüğünü beyan edebilmek hakkı baki kalacaktır.
Somut olayda ,davacının makul sürede ayıp ihbarında bulunduğu, satım sözleşmesine konu ürünlerin dezenfektan olarak kullanılamayacak şekilde sağlığa zararlı madde içerdiğinin tespit edilmesi halinde davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği anlaşılmaktadır.Davacı taraf şahit nume ibraz edememiş yine süre verilmesine rağmen ... Kimyasal İnceleme Dairesinde mevcut olduğu bildirilen 3 adet numunenin akredite bir laboratuvarda yapılmış analiz raporunu ibraz edememiştir.Davacı taraf ,ayıp iddiasının delili olarak ... Çevre ve Gıda Ürünleri Bakanlığı Çevre Koruma Kurumu Kimyasal İnceleme Dairesi'nin ... tarihli ...Sayılı kararını ibraz etmiştir. ... Çevre ve Gıda Ürünleri Bakanlığı Çevre Koruma Kurumu Kimyasal İnceleme Dairesi'nin ... tarihli ...Sayılı karar içeriğinde özetle; davalı tarafından gönderilen 6 palet 2788 kg net ağırlığı olan 12 palet 5000 kg brüt/4900 kg net ağırlığı olan ürünleri mevzuata uygun hale getirmek veya imha etmek için ... gümrük referans numaralı ve ... gümrük referans numaralı ...ürünlerine el konulduğu, davacıdan el konulan ürünler ile ilgili güvenlik bilgi formunun- ürün sicil kaydındaki ürün numaralarının- ... Çevre Koruma Kurumu'nun listesindeki tedarikçilerden ürün sağlanmadığına dair teyit yazısının alındığı, davacının ürünlerin imha edilmesi yerine imalatçıya iade edilmesi yönünde talepte bulunduğu, Kimyasal İnceleme Dairesi tarafından 18 Mayıs 2020 tarihinde Gümrük Genel Müdürlüğü'nden ürünün numunesinin ... Teknolojik Enstitü'ye gönderilmesini talep ettiği, ... Kimyasal İnceleme Dairesi'ne 19/05/2020 tarihinde ürünün analize gönderildiği tarih itibari ile davacının ürünün biyosit ürünlerinin işaretlenmesi ile ilgili ... kurallarını yerine getirmediğini bildiği ancak davacının ürünün pazarlanmasından önce geçerli kuralları yerine getirecek şekilde değiştirebileceğinin farkında olduğunun belirtildiği, davacının Kimyasal İnceleme Dairesi'ne satıcının AB kurallarına uyduklarına dair müspet inancı ile ürünleri sattığını- ürünlerin imalatçıya iade edilmek istendiğini bildirdiği, ürünlerin analiz sonucuna dair Teknolojik Enstitü'den gelen cevabın Kimyasal İnceleme Dairesi'ne 23/06/2020 tarihinde ulaştığı bundan sonra ürünün hiçbir surette el dezenfektanı olarak kullanılması yönünde serbest bırakılmaması gerektiği değerlendirmesinin yapıldığı, Kimyasal İnceleme Dairesi tarafından davacı firmadan analiz hakkında yazılı fikir alındığı, davacının imalatçı davalı şirket ile irtibata geçtiği, Kimyasal İnceleme Dairesi'nin 03/07/2020 tarihinde Teknolojik Enstitü'den bir analiz daha yapmasını talep ettiği, 08/07/2020 tarihinde Teknolojik Enstitü'den gelen cevapta ... ürününde yüksek miktarda methanol bulunduğunun teyit edildiği, Kimyasal İnceleme Dairesi'nin Teknolojik Enstitü analiz sonuçlarına dayanarak ürünlerin ...'da mevzuata uygun hale getirilemeyeceği değerlendirmesini yaptığı, Kimyasal İnceleme Dairesi Kimyasal Kanunu'nun 48b Maddesi 3. ve 5. bentlerine istinaden el konulan ürünlerin imha edilmesine karar verdiği, karara karşı idari itiraz yolunun bulunmadığı ancak Kimyasal Kanunu'nun 54. Maddesi uyarınca Kimyasal İnceleme Dairesi'nin 16698 numaralı dosyasında verilen imha kararına karşı 6 aylık süre içerisinde mahkemeler nezdinde dava açılabileceğinin kararda açıklandığı, davacı tarafın Kimyasal İnceleme Dairesi'nin imha kararına karşı dava hakkını kullanmadığı anlaşılmaktadır.
Davalı taraf ise ürünlerin ayıplı olmadığına dair delil olarak dava konusu ürünlerin davacıya ihraç edildiği tarihten sonra alınmış ve davalıya yediemin olarak bırakılmış numuneler ile ilgili Sağlık Bakanlığı Onay Raporu'na ve biyosidal ruhsat başvurusu sırasında düzenlenen iki ayrı laboratuvar inceleme raporuna(01/06/2020 ve 29/06/2020 tarihli) dayanmıştır. Dava konusu ürünlerin ihracat tarihinden sonra alınmış numunelerdeki metanol oranının tespit edilmesi için numunelerin Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu'na gönderilmesine karar verilmiş; inceleme için gereken muhtemel delil avansının bilirkişi deliline dayanan davacı ve davalı tarafından karşılanmaması sebebi metanol oranının tespit edilemediği anlaşılmıştır.
Hukuki ayıp “zapt” mahiyetinde olmamakla beraber, zikir ve vaad edilmiş vasıfların yokluğunu intaç eden yahut şeyin değerine veya tahsis cihetinden beklenen faydalara tesir eden hukuk nizamında doğmuş noksanlıklardır. İşbu hukuk nizamından doğan noksanlıklar şeyin değerine veya ticarette alım satımına tahdit koyan yahut o şeyin alım ve satımını tamamen yasaklayan hükümler dolayısıyla ortaya çıkabilir(Edis S. Satıcının Ayıba Karşı Tekeffül Borcu Ankara 1963, Ajans-Türk Matbaası, s. 14).
Hukuki ayıp, satılanın mutlaka alıcının elinden alınması sonucunu doğurmaz. Bu hal satıcının zabta karşı tekeffül sorumluluğuna değil, ayıba karşı tekeffül sorumluluğuna yol açar. Kamu hukukuna dayanan bir sınırlamanın varlığı; örneğin, ithal edilen bir aracın ithalatında problem olması "hukuki ayıp" olarak kabul edilebilir. Ancak bu ayıbın sözleşmede yarar ve hasarın alıcıya geçmesi anında satılanda var olması, mevcut ayıbın gizli olması ve o malın değerini veya kullanım amacını ciddi surette azaltması veya kaldırması gereklidir.(YHGK ... E-... K)
Uyuşmazlığın çözümü için davacıya satılan ürünlerin ayıplı olduğunu ispat külfetinin satıcı ve alıcıdan hangisine ait olduğu, davacı tarafından delil olarak sunulan idari makamlarca alınmış kararın (Kimyasal İnceleme Dairesi imha kararının ) ve bu karara dayanak analiz raporunun ( ... Teknoloji Enstitüsü Raporu'nun) ürünlerin ayıplı olduğunun kabulü için kesin delil sayılıp sayılamayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması’ (...)nda satılan ürünlerin ayıplı olduğu iddiasının ispatı konusunda bir karineye yer verilmemiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesi ise “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” hükmünü içermektedir. Anılan hükümlerde ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmıştır. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü taşıyacaktır. İspat yükünün belirlenebilmesi için önce ilgili maddi hukuk kuralındaki koşul vakıaların doğru bir şekilde tespit edilmiş olması ve buna uygun somut vakıaların ortaya konulmuş olması gerekir. Her bir vakıa bakımından lehine hak çıkarma çerçevesinde ispat yükü kuralları belirlenir.
Bu bağlamda satım sözleşmesinden kaynaklanan tazminat isteminde alıcı- davacı, satılanın ayıplı olduğu iddiasına bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf konumunda olduğundan satım sözleşmesine konu ürünlerin ayıplı olduğuna dair iddiayı ispatla mükelleftir.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi, ... Esas ... K. sayılı emsal nitelikteki kararında uluslararası akreditasyonu bulunmayan laboratuvar sonucuna dayanılarak Mısır ülkesi idari makamlarınca ürünlerin imhasına dair alınmış idari kararın, ayıp iddiasının ispatı için kesin delil olmadığını belirtmiştir. Davacı tarafından delil olarak sunulan raporun düzenlendiği ... Teknoloji Enstitüsü'nün; ... gibi uluslararası akreditasyonu bulunan laboratuvarlar arasında yer aldığının iddia ve ispat edilemediği, imha kararını veren ... Kimyasal İnceleme Dairesi kararına karşı -... adli yargı makamları nezdinde - dava yoluna gidilmediği ve adli makamlarca ürünlerin ayıplı olduğuna dair yapılmış bir tespit kararı sunulamadığı, ürün içeriğinin mahkememizce tespitine imkan sağlayacak şahit (örnek) numunelerin davacı tarafından ibraz edilemediği dolayısıyla ürünlerin ayıplı olduğu iddiasının davacı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE ,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi'ne göre tahsili gereken karar harcı 615,40 TL olduğundan davacı tarafından peşin olarak yatırılması gereken ve yatırılan 10.519,18 TL'den karar harcının mahsubu ile fazla yatırılan 9.903,78 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan (19.000,00 TL bilirkişi ücreti, 475,40 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 19.475,40 TL yargılama gideri ile 59,30 TL başvuru harcı ve mahsubuna karar verilen harç tutarı 615,40 TL toplamı 20.150,10 TL) yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre reddedilen dava değeri üzerinden hesap ve takdir edilen 96.395,03 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kararın kesinleşmesine kadar yapılacak masraflardan sonra kalan kısmının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/03/2025
BAŞKAN ...
ÜYE ...
ÜYE ...
KATİP ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!