WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY GAZIANTEP BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 11. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :.
KARAR NO : ..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ :..
NUMARASI : ..
DAVACI : ...
VEKİLİ :...
DAVALI : .
VEKİLİ :..
DAVANIN KONUSU :iTİRAZIN İPTALİ
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : ...
YAZIM TARİHİ :...

Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı tarafça istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı vekili, müvekkili kooperatif üyeleri adına yaptırılan ve kendilerine verilen işyerlerinin yeri, planı, inşaat değeri, m2'si, yol durumu, arazi eğimi ve sair özelliklerine göre şerefiye bedellerinin tespiti ile anılan kararın tüm üyelerine usulünce bildirdiğini, belirlenen rakamların ödemesinin bir çok kooperatif üyesi tarafından tamamlandığını ancak davalı tarafça herhangi bir ödemenin yapılmadığını, akabinde müvekkilinin ödeme yapılmaması sebebiyle davalı aleyhine takip başlatıldığını beyanla, ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe itirazın iptali ile takibin devamına, asgari .. icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin belirlenen bedelin tamamını ödediğini, bedelin tamamının ödenmesine binaen davacı tarafından taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırıldığını, her türlü yükümlülüğün sona erdiğini, kooperatif üyelerine itiraz hakkı verilmeden tek taraflı bir şekilde kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olarak şerefiye bedellerinin tespit edildiğini beyanla davanın reddi ile asgari . tazminata hükmedilmesini dilemiştir.
DAİREMİZ KALDIRMA KARARI: Mahkemece .. günlü kararıyla davanın kabulüne karar verilmişse de, Dairemizin... Karar sayılı kararıyla; öncelikle davalının davacı kooperatife üye olup olmadığı, borcu var ise takip talebi de gözetilmek suretiyle davaya konu talebin hangi genel kurul kararına dayalı olduğu, genel kurul kararının kesinleşip, kesinleşmediği hususunun tespiti gerektiği, davalının varsa ödemesi gereken miktar, dayanakları da gösterilmek suretiyle hesaplanıp, varsa yapılan ödemelerin ödeme tarihleri göz önüne alınarak, mahkemece karar verildikten sonra taraflar arasındaki alacak borç ilişkisi hiç bir tereddüde yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması gerektiği, mahkemece kooperatif uygulamaları ve mali konularda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturularak, kooperatif anasözleşmesi, genel kurul ve yönetim kurulu kararları, tüm defter, kayıt ve belgeleri ile varsa banka hesapları celp edilmek suretiyle incelenerek, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını da karşılayacak şekilde ve önceki rapordaki tespitler de tartışılmak suretiyle, denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak, oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Yeniden yapılan yargılama sonucunda mahkemece, kooperatif ana sözleşmesinin 23/13. maddesine göre; genel kurulun ortaklardan tahsil edilecek taksit miktarı, ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmek görev ve yetkisinin devir ve terk edilemeyeceği, . . Sözleşmesinin '..' başlıklı 61. maddesi "Arsa bedeli ile yapı masrafları ve yol, su elektrik gibi müşterek tesis masrafları okul, kütüphane, satış mağazaları, bahçe ve spor alanı gibi genel hizmet tesis bedellerinden her konuta düşecek olan miktar ile genel giderler ve yönetim masraflarından ortaklara düşecek paylar hesaplanmak suretiyle konutların geçici maliyetleri bulunur. Bundan sonra yönetim kurulu kararı ile oluşturulacak en az üç kişilik bir teknik heyet tarafından taşınmazlara, yeri, yapı durumu ve sair özelliklerine göre kıymet takdir olunur. Teknik heyet kararı bir rapora bağlanarak, tanzim tarihi ve imzaların doğruluğu bakımından noterce onandıktan sonra yönetim kuruluna tevdi edilir. Bu rapor yönetim kurulunca, noter vasıtasıyla taahhütlü mektupla veya elden imza karlışığında ortaklara tebliğ edilir. .. tebliğ tarihinden itiberen .. gün içinde bu
kıymetlere itiraz edebilirler. .. günün geçmesi ile itiraz hakkı resen kesin olarak düşer. İtiraz edildiği takdirde, teknik heyet ve yönetim kurulunun kendi üyeleri arasından birer, itirazda bulunan ortaklardan tarafından seçilecek bir kişiden oluşan üç kişilik yeni bir kurul marifetiyle tekrar kıymet takdir olunur. Bu heyet tarafından takdir olunan fark, geçici maliyet bedellerine eklenir veya bu bedelden indirilir. Geçici maliyet tespitinden sonra yapılan masraflar kesinleşen kıymet takdiriyle orantılı olarak bölünerek kesin maliyet bulunur. İtiraz taksitlerin ödenmesini geciktiremez. Her ortak kendisine düşen konutu kesin maliyet bedeli üzerinden kabule mecburdur. ., yönetim kuruluna yazı ile bilgi vermek şartı ile kendilerine düşen konutları, diğer ortakların konutları ile değiştirebilir." şeklinde iş yeri bedellerinin tespiti hususunda izlenecek yol, ortakların itiraz hakkı hüküm altına alınmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42. maddesi gereğince üyeler hakkında yükümlülük belirleme yetkisi münhasıran genel kurula aittir. Aynı Kanun'un 23'ncü maddesinde ise ".. bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler" hükmüne yer verildiği, üyelerin yükümlülüklerini doğuran konularda genel kuruldan karar alınması .. ortaklarından, genel kurul kararına dayanmayan akçalı bir edim talep edilemez. (...) Davaya konu şerefiye bedelinin dayanağını oluşturan
. maddesinde; kooperatif şantiye alanı içerisinde bulunan işyerlerinin şerefiye bedellerinin tespiti için mahkemeye müracaat edilmesi, mahkeme kararı ile belirlenen şerefiye tutarlarının ortaklardan tahsil edilmesi yetkisinin, kooperatif yönetim kuruluna verilmesinin oybirliği ile karara bağlandığı,.. Genel Kurul Toplantısının 11. maddesinde alınan genel kurul kararının üyelere ek ödeme yükümlülüğü getirmediği, sadece şerefiye bedellerinin tespiti noktasında mahkemeye başvurma konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesi hususunu içerdiği, davacı kooperatif esas sözleşmesinin 61. maddesinde; iş yeri bedellerinin nasıl tespit edileceği hususunun net bir şekilde belirlenmiş olmasına rağmen, davacı kooperatifin ana sözleşmenin 61. maddesindeki kurala aykırı şekilde ortaklarına şerefiye bedeli belirleme yoluna gittiği, ortaklara ek yükümlülük yüklenebilmesi için genel kurulca 61. maddesi uyarınca izlenecek yol doğrultusunda hangi üyeden, ne kadar şerefiye bedeli alınacağı hususunda bir karar alınmadığı, Sulh Hukuk Mahkemesinden tespit yoluyla alınan raporun ortaklara usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, davalının da arasında bulunduğu ortakların, iş bu rapora itiraz edemedikleri, yetkili icra dairesinde geçerli bir ilamsız icra takibine girişilmesi itirazın iptali davalarının koşullarından biri" olduğundan, ortada geçerli bir genel kurul kararına dayalı başlatılan bir icra takibi bulunmadığından, her davanın açıldığı anda, dava şartlarının tamam olması gerektiğinden, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, şerefiye bedellerinin geçerli bir genel kurul kararıyla belirlendiğini, ... maddesinde; kooperatif ortaklarının eşit olması ilkesi göz önüne alınarak kooperatif şantiye alanı içerisinde bulunan işyerlerinin şerefiye bedellerinin tespiti için mahkemeye müracaat edilmesi, mahkemece belirlenecek bedelin uygulanması, mahkeme kararı ile belirlenen şerefiye tutarlarının ortaklardan tahsil edilmesi yetkisinin kooperatif yönetim kuruluna verilmesi kararı alındığını, üyelere ek ödeme yükümlülüğü getiren bir genel kurul kararı olduğunu esas sözleşmenin 61'inci maddesinde şerefiye bedelinin yani ek yükümlülüklerin üç kişilik yeminli teknik heyet ile tespit edileceğinin
belirlendiğini fakat bu teknik heyetin nasıl oluşacağının kanunen düzenleme altına alınmadığını, ... İş sayılı dosyasıyla yapılan tespitte yer alan bilirkişilerin alanında uzman yeminli teknik heyet olduğunu, davaya konu şerefiye bedelinin yine bu kişiler tarafından hesaplanarak elde edilmiş tutarlar olduğunu, ilgili Genel Kurulda tespit edilen bu meblağların üyelere bildirileceği ve akabinde cebri icra yoluna başvurulacağının oy birliği ile karar bağlandığını, bu konuda yetkinin de Yönetim Kuruluna verildiğini, ana sözleşmeye ya da hukuki hükümlere aykırı bir durum söz konusu olmadığını, bu gerekçelerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle; kooperatif şerefiye bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1 maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir.
Davacı kooperatif ana sözleşmesinin 23/13. maddesine göre; genel kurulun ortaklardan tahsil edilecek taksit miktarı, ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmek görev ve yetkisinin devir ve terk edilemeyeceği, Kooperatif Ana Sözleşmesinin ''İşyeri Bedellerinin Tespiti'' başlıklı 61. Maddesi "Arsa bedeli ile yapı masrafları ve yol, su elektrik gibi müşterek tesis masrafları okul, kütüphane, satış mağazaları, bahçe ve spor alanı gibi genel hizmet tesis bedellerinden her konuta düşecek olan miktar ile genel giderler ve yönetim masraflarından ortaklara düşecek paylar hesaplanmak suretiyle konutların geçici maliyetleri bulunur. Bundan sonra yönetim kurulu kararı ile oluşturulacak en az üç kişilik bir teknik heyet tarafından taşınmazlara, yeri, yapı durumu ve sair özelliklerine göre kıymet takdir olunur. Teknik heyet kararı bir rapora bağlanarak, tanzim tarihi ve imzaların doğruluğu bakımından noterce onandıktan sonra yönetim kuruluna tevdi edilir. Bu rapor yönetim kurulunca, noter vasıtasıyla taahhütlü mektupla veya elden imza karlışığında ortaklara tebliğ edilir. .. tebliğ tarihinden itiberen 15 gün içinde bu kıymetlere itiraz edebilirler. 15 günün geçmesi ile itiraz hakkı resen kesin olarak düşer. İtiraz edildiği takdirde, teknik heyet ve yönetim kurulunun kendi üyeleri arasından birer, itirazda bulunan ortaklardan tarafından seçilecek bir kişiden oluşan üç kişilik yeni bir kurul marifetiyle tekrar kıymet takdir olunur. Bu heyet tarafından takdir olunan fark, geçici maliyet bedellerine eklenir veya bu bedelden indirilir. Geçici maliyet tespitinden sonra yapılan masraflar kesinleşen kıymet takdiriyle orantılı olarak bölünerek kesin maliyet bulunur. İtiraz taksitlerin ödenmesini geciktiremez. Her ortak kendisine düşen konutu kesin maliyet bedeli üzerinden kabule mecburdur. .., yönetim kuruluna yazı ile bilgi vermek şartı ile kendilerine düşen konutları, diğer ortakların konutları ile değiştirebilir." şeklinde iş yeri bedellerinin tespiti hususunda izlenecek yol, ortakların itiraz hakkı hüküm altına alınmıştır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42. maddesi gereğince üyeler hakkında yükümlülük belirleme yetkisi münhasıran genel kurula aittir. Aynı Kanun'un 23'ncü maddesinde ise ".. bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler" hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, üyelerin yükümlülüklerini doğuran konularda genel kuruldan karar alınması gerekmektedir.Kooperatif ortaklarından, genel kurul kararına dayanmayan akçalı bir edim talep edilemez.
Yasal düzenleme yukarıdaki şekilde olduğu halde, aynı miktarda ödeme yapıp, aynı büyüklükte konut ya da işyeri sahibi olan ortakların, konutların ya da işyerlerinin site içindeki yeri, yapı durumu ve sair özellikleri nedeniyle birbirinden farklı olması söz konusu ise, yükümlülüklerde (ödemelerde) eşit olduğu halde hakta yukarıdaki gerekçelerle eşit olması mümkün olamamaktadır. Şerefiye bu eşitliği sağlamak amacıyla yapılan ve mevcut yapı kooperatifleri mevzuatına göre yapılması zorunlu olan bir işlemdi..
Bir hukuki işlem, konusu, veya meydana gelişi itibariyle emredici hukuk kurallarına aykırı olabilir. Öze ilişkin emredici hükümlere aykırılık halinde hukuki işlem şeklen mevcut olmakla beraber konusu bakımından amaçlanan hüküm ve sonuçları başlangıçtan itibaren hiç kimseye karşı sonuç doğurmaz. Öze ilişkin emredici hukuk kurallarına aykırılık sebebiyle hukuki işlemin mevcudiyet kazanamaması halinde, hukuki işlemin yokluğundan söz edilir. Bu nedenle yok hükmünde olan karar ve işlemler baştan beri hüküm ifade etmez ve sonradan icazetle geçerli hale gelmezler. Mutlak hükümsüzlük kural olarak düzeltilemez ve hukuki yararı bulunan herkes tarafından süresiz olarak ileri sürülebilir ve mahkeme tarafından kendiliğinden göz önünde tutulur.
Davaya konu şerefiye bedelinin dayanağını oluşturan .. Genel Kurul Toplantısının 11. maddesinde; kooperatif şantiye alanı içerisinde bulunan işyerlerinin şerefiye bedellerinin tespiti için mahkemeye müracaat edilmesi, mahkeme kararı ile belirlenen şerefiye tutarlarının ortaklardan tahsil edilmesi yetkisinin, kooperatif yönetim kuruluna verilmesinin oybirliği ile karara bağlandığı, ... maddesinde alınan genel kurul kararının üyelere ek ödeme yükümlülüğü getirmediği, sadece şerefiye bedellerinin tespiti noktasında mahkemeye başvurma konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesi hususunu içerdiği, davacı kooperatif esas sözleşmesinin 61. maddesinde; iş yeri bedellerinin nasıl tespit edileceği hususunun net bir şekilde belirlenmiş olmasına rağmen, davacı kooperatifin ana sözleşmenin 61. maddesindeki kurala aykırı şekilde ortaklarına şerefiye bedeli belirleme yoluna gittiği, ortaklara ek yükümlülük yüklenebilmesi için genel kurulca 61. maddesi uyarınca izlenecek yol doğrultusunda hangi üyeden, ne kadar şerefiye bedeli alınacağı hususunda bir karar alınmadığı, Sulh Hukuk Mahkemesinden tespit yoluyla alınan raporun ortaklara usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, davalının da arasında bulunduğu ortakların, iş bu rapora itiraz edemedikleri anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, “Yetkili icra dairesinde geçerli bir ilamsız icra takibine girişilmesi itirazın iptali davalarının koşullarından biri" olduğundan, ortada geçerli bir genel kurul kararına dayalı başlatılan bir icra takibi bulunmadığından, her davanın açıldığı anda, dava şartlarının tamam olması gerektiğinden, ilk derece mahkemesince davanın, özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi yerinde olup, davacı vekilinin vaki istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir.
Sonuç olarak; HMK'nın 355. maddesi kapsamında davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucu, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı ... vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Kafi miktarda harç alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde ilgili tarafa iadesine,
6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 15/05/2025
. ...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."