Ceza Genel Kurulu 2020/96 E. , 2024/12 K.
"İçtihat Metni" İTİRAZ
İtirazname No : 2016/125813
KARARI VEREN
YARGITAY DAİRESİ : 6. Ceza Dairesi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza
SAYISI : 266-18
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nin mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-c-d-h, 168/3 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanıklar ..., ..., ... ve ...'nin mağdur ...'ye yönelik nitelikli yağma suçundan ise TCK'nın 149/1-c-d-h, 168/3 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; ayrıca sanıklar ... ve ...'un TCK'nın 58. maddesi uyarınca cezalarının mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.01.2016 tarihli ve 266-18 sayılı hükümlerin, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 23.10.2019 tarih ve 921-4985 sayı ile TCK’nın 53. maddesi yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
II. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 26.12.2019 tarih ve 125813 sayı ile;
"...Sanıklar ve mağdurlar arasındaki sorunun temelinde, sanık ...'a ait iki adet cins köpeğin çalınması ve bu köpeklerin yeniden ele geçirilmesi için tehdit ve baskı yapılması yer almaktadır. Nitekim sanık ..., ...'ın köpeğini çaldığı için cezalandırılmış ve Yargıtay 6. Ceza Dairesi bu mahkûmiyeti onamıştır.
Sanıklar ... ve ... hakkında, ...'ın yağmalanmasından açılan kamu davasında, 'Yağma suçunu, köpeklerinin bu sanık tarafından çalınması üzerine alacaklarını tahsil amacıyla gerçekleştirdikleri, dolayısıyla sanık ...'ye yönelik eylemleri hakkında TCK'nın 150/1. maddesinin uygulanması gerektiği,' belirtilerek TCK'nın 150/1. maddesi yollamasıyla tehditten hüküm kurulmuştur.
Diğer sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ise, TCK'nın 150/1. maddesinin uygulanması tartışması yapılmamış ve haklarında yağma suçundan mahkûmiyet hükümleri uygulanmıştır.
Yine sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında, mağdur ...'in yağmalanmasında TCK'nın 150/1. maddesinin uygulanması tartışması yapılmamış ve haklarında yağma suçundan mahkûmiyet hükümleri uygulanmıştır.
Oysa ki dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, sanıklar ..., ... ve ...'ın, sanık ...'ın emlak ofisinde çalışan işçiler ve çalışanlar olduğu; sanık ...'ın sanık ...'ın arkadaşı olduğu anlaşılmaktadır.
TCK 150/1. maddede yazılı düzenlemeye kısaca değinilirse; bu düzenlemeye göre, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla cebir veya tehdit kullanılması hâlinde eylem yağma suçunu oluşturmakla birlikte, bu özel düzenleme nedeniyle fail kasten yaralama ve/veya tehdit suçundan cezalandırılmaktadır. Böylece, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla hareket edilmiş olması daha az ceza verilmesini gerektiren bir hal olarak kabul edilmekte, başka bir anlatımla failin saikine önem vermektedir.
Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için fail ile mağdur arasında alacak hakkı doğuran herhangi bir hukuksal ilişkinin bulunması gereklidir. Bu hukuki ilişkinin, ilgili kanunda belirtilen şekil şartına uygun olarak kurulmuş olması zorunlu olmayıp, hukuk düzenince kabul edilebilir meşru bir ilişki olması yeterlidir. Başka bir anlatımla, şekil şartına uyulmadan kurulan bu ilişkinin ilgili kanun hükümleri uyarınca özel hukuk alanında hukuki sonuç doğurmayacak olması, ceza hukuku alanında dikkate alınmasına engel olmayacaktır. Burada önemli olan şekil şartına uyulsun veya uyulmasın meşru bir hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığı ve bu hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hareket edilip edilmediğidir.
Bununla birlikte fail tarafından alacağın tahsili amacıyla gerçekleştirilen yağma eyleminin alacak ile orantılı olması gerekmektedir. Alacak miktarından bariz bir şekilde çok daha fazla miktarın alınması durumunda artık TCK’nın 150/1. maddesinin uygulanması mümkün değildir.
Olayımızda, sanıklar ... ve ...'ın, kendilerine ait iki adet cins köpeğin sanıklar ... ve ... tarafından çalındığını öğrenmeleri, nitekim bu iki kişinin korkutulması üzerine bir köpeğin teslim edilmesi; diğer köpeğin de sanıklarda olduğu düşüncesiyle hürriyetlerinden yoksun edilerek maddi değeri düşük cep telefonlarının ve 200 TL (300 TL daha sonra almak kaydıyla) paralarının alınmasında, alacağın tahsili amacı bulunduğu gibi; sanıkların yanında çalışan işçileri ..., ... ve ... ile arkadaşı ...'ın da alacağı tahsil etmek için adı geçen sanıklarla birlikte hareket ederek yağma eylemlerine iştirak ettikleri, bu nedenle tüm sanıklar hakkında mağdurlar ... ve ...'a yönelik yağma eylemlerinde TCK'nın 150/1. maddesinin uygulanması gerektiği kabul edilmelidir.
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.05.2017 günlü, 2017/6-91-291 Esas-Karar sayılı ilamı ile yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.10.2016 günlü, 2016/6-992-348 Esas-Karar sayılı ilamı bu yöndedir.
Ayrıca suç tarihinde sabıkasız olan, geçici olarak sanık ...'ın yanında çalışan, aradan geçen sürede eğitimlerini tamamlayıp iş hayatına atılan bir kısım sanığın, olayın esas sorumlusu olan sanıklar ... ve ...'dan daha az ceza almaları, toplumun adalet duygusunu zedelemekte ve yargıya olan güveni sarsmaktadır." görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 11.02.2020 tarih ve 92-450 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
III. UYUŞMAZLIK KONUSU VE KAPSAMI
İtirazın kapsamına göre inceleme, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma; sanıklar ..., ..., ... ve ...hakkında mağdur sanık ...'ye yönelik nitelikli yağma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’nin mağdur ...'e; sanıklar ..., ..., ... ve ...'nin mağdur ...'a yönelik gerçekleştirdikleri eylemler nedeniyle haklarında TCK’nın 150/1. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
IV. OLAY VE OLGULAR
İncelenen dosya kapsamından;
Mağdur ...'nin olay tarihinden 4-5 ay kadar önce sanıklar ... ve ...'nin bahçesinde bulunan bir köpeği çaldığı ve bu köpeği mağdur ...'ın tanıdığı olan İbrahim isimli bir kişiye verdiği, bu durumu olay tarihinde öğrenen sanık ...'ın yanında sanıklar ..., ... ve ... de olduğu hâlde arabayla mağdur ...'ın iş yerine gittiği ve burada; "... sen misin?" diye sorarak adının ... olduğunu söyleyip mağdur ...'ı darbetmeye başladığı, bu sırada sanıklar ..., ... ve ...'nin de olaya karışıp mağduru beraber darbetmeye başladıkları, çalınan köpeklerinin nerede olduğunu sordukları, mağdur ...'ın, daha önce mağdur ...'nin bir köpek bulduğunu ve bu köpeği başkasına verdiğini söylediği, bunun üzerine sanıkların mağdur ...'ı tehdit edip çalınan köpeklerden bir tanesini iş yerine getirttikleri, köpeğin geri alınmasına rağmen sanık ...'ın yanındakilere; ''Bunu da alın!'' diyerek mağdur ...'ı zorla arabaya bindirttiği ve iş yerine götürdüğü, burada bir odaya alınan mağdur ...'ın önce sanık ... tarafından ... halatlı hortumla darbedildiği, sanık ...'nin de mağdura yumruk ve tekme ile vurduğu, akabinde mağdur ...'ın sanık ...'ın zorlaması ile mağdur ...'yi arayarak; ''Belediyenin oraya gel, keklikler var bak!'' dediği, daha sonra sanıklar ..., ...ve ...'in mağdur ...'ı zorla belediyenin önüne götürdükleri, mağdur ...'nin gelmesi üzerine onu da bir şey göstereceklerini söyleyerek iş yerine getirdikleri, söz konusu iş yerine sanıklar ... ve ... ile inceleme dışı sanık Abdurrahman'ın da geldikleri, tüm sanıkların beraber mağdurları hortum ve borular ile darbettikleri, bu sırada sanık ...'ın mağdur ...'ın babası olan inceleme dışı mağdur ...'ye; "Oğlunun hırsızlığına karşılık bana 500 TL vereceksin.'' dediği, Dede'nin ise emekli olup o kadar parasının bulunmadığını söylediği, mağdurların bu iş yerinde yaklaşık üç saat kadar zorla tutuldukları, bu olayların akabinde bu sefer de mağdurların zorla sanık ...'ın evine götürüldükleri, sanıkların da mağdurlarla birlikte aynı eve geldikleri ve burada da mağdurları darbettikleri, bir ara sanıklar ..., ... ve ...'in mağdurlar ... ve ...'yi evin alt katında bulunan bir odaya götürdükleri, burada sanık ...'ın tabanca ile tehdit etmesi üzerine sanık ...'in mağdur ...'ın Nokia marka cep telefonunu aldığı, sanık ...'ın da mağdurun cebindeki 30 TL'yi aldığı, ayrıca sanıkların mağdur ...'nin de Nokia marka cep telefonunu aldıkları, ardından mağdurları bir süre daha darbettikleri ve bıraktıkları, bu olayın akabinde Dede'nin, oğluna daha fazla kötülük yapmaması için sanık ...'a 200 TL'yi verdiği iddiası ile kamu davası açıldığı,
Denizli İl Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen 15.06.2010 tarihli yazıdan; sanık ...'ın çalındığını iddia ettiği köpeği ile ilgili olarak 10 Nisan Polis Merkezi Amirliğine veya başkaca herhangi bir polis merkezine müracaatta bulunmadığı,
Anlaşılmaktadır.
Katılan ... kollukta; amcasına ait olan ... Ticaret isimli iş yerinde çalıştığını, 25.02.2010 tarihinde saat 15.20 sıralarında söz konusu iş yerinde bulunduğu sırada bir arabanın gelerek iş yerinin önüne park ettiğini ve içinden dört kişinin indiğini, bu kişilerin kendisine; "Senin adın ... mı?" diye sormaları üzerine; "Evet." diye karşılık verdiğini, bunun üzerine hep beraber iş yerine girdiklerini, bu kişilerden birisinin bağırarak "Bana ... derler, ben adamın a. korum." diyerek küfürler ettiğini ve köpeğinin nerede olduğunu sorduğunu, bilmediğini söylemesine rağmen köpeğini bulmasını istediğini ve bu sırada kendisini darbetmeye başladığını, dükkânın önünde bekleyeceğini ve köpeği bulmadan gitmeyeceğini söylediğini, bunun üzerine bu şahsın köpeğini çalan mağdur ...'ı arayarak köpeği kendisine teslim etmesini aksi hâlde başının belaya gireceğini söylediğini, mağdur ...'nin de söz konusu köpeği soy ismini bilmediği ve net adresini hatırlamadığı İbrahim diye bir arkadaşına verdiğini, bu kişiden alabileceğini söylediğini, bu durumu anlattığı sanıkların; "Git köpeği getir." dediklerini, tanık Hatem ile birlikte İbrahim isimli şahsın evine gittiklerini, evin önünde bekleyen İbrahim isimli şahsa durumu anlattığını, onun da bahçesinde bağlı bulunan Pitbull cinsi köpeği çözerek kendilerine teslim ettiğini, bu köpeği buradan alarak iş yerine getirdiklerini ve sanıklara verdiklerini ancak sanık ...'ın; "Sen de bizimle geleceksin." dediğini, yanında bulunan kişilerin kendisini zorla arabaya bindirdiklerini ve bir emlak dükkânına götürdüklerini, burada küçük bir odaya alarak sanıkların kendisini dövdüklerini, daha sonra odadan çıkartarak mağdur ...'yi aramasını ve Belediye'nin önüne gelmesini söylemesini istediklerini, kendisinin de mağdur ...'yi arayıp çağırdığını ve onun da otuz dakika sonra Belediyenin önüne geldiğini, beraber gidip mağdur ...'yi de aldıklarını ve iş yerine getirdiklerini, sanıkların iş yerine girer girmez mağdur ...’yi dövmeye başladıklarını, bu sırada alkol içen sanık ...'ın kendilerine de zorla alkol içirdiğini, bir süre sonra babası olan inceleme dışı mağdur ...'nin de iş yerine geldiğini, daha sonra sanık ...'ın isimlerini bilmediği iki şahıs ile birlikte kendilerini müstakil bir eve götürdüklerini, burada kendisini ayrı bir odaya aldıklarını, bir müddet sonra mağdur ...’yi de bu eve getirdiklerini, burada da kendilerine zorla alkol içirdiklerini ve dövdüklerini, içlerinden birinin kendisine bıçak göstererek bıçaklayacak gibi yaptığını ancak bıçaklamadığını, sadece korkutmaya çalıştığını, bu kişinin, cep telefonlarını sanık ...'ye vermelerini ve getirdiği kâğıdı imzalamalarını söylediğini, bunun üzerine modelini bilmediği Nokia marka cep telefonunu verdiğini ve boş kağıda imza attığını, ayrıca bu şahsın cebinde bulunan 30 TL'sini de istediğini, bu parayı da verdiğini, daha sonra sanıkların kendilerini bıraktıklarını, bu şahıslardan davacı ve şikâyetçi olduğunu,
Kollukta ek ifadesinde; olay tarihinden üç dört ay kadar önce mağdur ...'nin kendisini arayarak Forum Çamlık altında başı boş Pitbull cinsi bir köpek bulduğunu ve kendisine lazım olup olmadığını sorduğunu, kendisinin de; "Bana lazım değil ancak ... Mahallesindeki .... isimli tanıdığım bir şahsa lazım." dediğini, mağdur ... ile birlikte bu köpeği İbrahim’in evine götürüp ona verdiklerini, üç dört ay kadar bu köpeğe İbrahim'in baktığını, iş yerine gelenlerin sanıklar ..., ..., ... ve ... olduklarını, daha sonra kendisini zorla iş yerine götürdüklerini, kendilerini darbettikleri sırada iş yerine sanıklar ... ve ... ile inceleme dışı sanık ....ın da geldiklerini, sanıkların hep beraber kendilerini darbettiklerini, daha sonra bir eve götürdüklerini, burada sanık ...'ın üzerinden çıkarttığı tabancayı kendilerine doğrultarak vuracağını söyleyip tehdit ettiğini, bu sırada sanık ...'in cep telefonunu aldığını, içerisindeki sim kartı çıkartıp verdiğini, aynı şekilde mağdur ...’nin de cep telefonunu aldığını ve sim kartını verdiğini, boş kağıt getirip telefonları rızalarıyla verdiklerine dair imza aldıklarını, ayrıca sanık ...'nin pantolonunun sağ cebine elini sokarak 30 TL'sini de aldığını, sanık ...'nin köpeğini çalmadığını, bildiği kadarıyla mağdur ...'nin de çalmadığını, sadece başıboşken bulduğunu, şikâyetçi olduğunu,
Mahkemede; arkadaşı olan mağdur ...'nin olaydan bir müddet önce gezerken köpek bulduğunu ve bu köpeği müşterek arkadaşları olan İbrahim’in evine bıraktığını söylediğini, İbrahim’in soyadını ve adresini bilmediğini, olay günü iş yerine sanıklar ..., ..., ...ve ...'in geldiklerini, sanık ...'ın; "Köpek nerede lan?" diyerek doğrudan kendisine saldırdığını, diğer sanıkların da kendisine vurduğunu, bu sırada mağdur ...'nin söylediklerinin aklına geldiğini ve gidip İbrahim'in evinden köpeği alıp sanık ...'a verdiğini, kendilerini götürdükleri evde iddianamede ismi geçen sanıkların hepsinin olduğunu, sanıklardan şikâyetçi olduğunu,
Mağdur ... kollukta; mağdur ... ile 4-5 ay kadar önce tanıştığını, 25.02.2010 tarihinde saat 17.00 sıralarında mağdur ...'ın arayarak Belediyenin önüne çağırdığını, ne olduğunu sorduğunda ise işlerinin olduğunu söylediğini, kabul ederek 10-15 dakika sonra Belediyenin önüne gittiğinde mağdur ... ile tanımadığı bir şahsın kendisini beklediklerini görüp yanlarına gittiğini, tanımadığı şahsın; "Gel bir işimiz var." dediğini ve birlikte Belediyenin arka tarafında bulunan bir iş yerine gittiklerini, içeriye girmesiyle birlikte bu şahsın kendisine bir tokat attığını ve masanın önüne oturttuğunu, "Köpeğimi sen mi aldın?" diye sorduğunu, almadığını söylemesi üzerine de eline plastik su borusu alarak kendisine vurmaya başladığını, bu sırada içeride bulunan 8-10 kişilik gruptaki gençlere; "Alın bunu dövün!" diyerek talimat verdiğini ve bu kişilerin de kendilerine vurmaya başladıklarını, bu sırada gençlerin talimat veren bu kişiye ... diye seslendiklerini, kendisini dövdükleri sırada aynı zamanda zorla rakı da içirdiklerini, eşgalini verdiği şahsın cep telefonunu aldığını ve içerisindeki hattı iade ettiğini, ayrıca kimlik fotokopisini çekerek bu fotokopinin altına telefonunu sattığına dair yazı yazdırıp imzalattığını, ardından dövmeye devam ettiklerini ve "Köpeği sen mi aldın? Aldınsa söyle sana bişey yapmayacağız." dediklerini, bu sırada sanık ...'ın; "Bunları alın yukarı götürün." diye talimat verdiğini, bu şahısların da mağdur ... ile kendisini bir eve götürdüklerini, burada mangal yaparak yemek yedirdiklerini ve alkol içirdiklerini, saat 23.00 sıralarında da evlerine bıraktıklarını, evlerine götürürken; "Polise giderseniz bir hafta içerisinde sizi yeniden bulurum, bir daha döverim." diyerek tehdit ettiklerini, bu şahısların hiçbirisinin kendisine karşı silah ya da bıçak kullanmadığını, bu şahıslardan şikâyetçi olduğunu,
Kollukta ek ifadesinde; olaydan 4-5 ay kadar önce İncilipınar Parkının yanında tasması olan, Pitbull cinsi bir köpek bulduğunu, sağa sola bakmasına rağmen köpeğin sahibini göremeyince bu köpeği alarak bakması için İbrahim isimli şahsa götürdüğünü, köpeğin İbrahim'de 3-5 gün kadar kaldıktan sonra sanık ...'ın kaybolan köpeğini aradığını duyarak köpeği alıp onun iş yerine götürdüğünü, ancak sanık ...'ın kendisine inanmayarak; "Köpeği sen çaldın." dediğini, ısrarla çalmadığını, parkın yanında bulduğunu söylemesine rağmen inanmadığını, bu kişinin mağdur ... ve babasını da bürosunda alıkoymuş olduğunu, sanık ...'a onların bu olaylarla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, onları bırakmasını söylemesine rağmen yine kendisine inanmadığını, iki üç saat boyunca sanık ..., oğlu ve yanındaki yedi kişinin kendisi ile mağdur ...'ı dövdüklerini, buradan bir eve götürdüklerini, bu evde de cep telefonlarını aldıklarını, her ikisine de telefonlarını rızalarıyla sattıklarına dair yazı yazdırıp imzalattıklarını, cep telefonunu orada bulunan genç bir şahsın aldığını,
Mahkemede; olay günü mağdur ...'ın arayarak; "Keklik var, gel bakalım." dediğini, keklik ve güvercin gibi hayvanların alım satımını yaptığını ancak köpek alıp satmadığını, Belediyenin önüne gittiğinde mağdurun yanında tanımadığı bir şahsın daha olduğunu gördüğünü, birlikte sanık ...'ın bürosuna gittiklerini, büroda bir köpek gördüğünü, bu köpeğin bulup da İbrahim'e verdiği köpek olduğunu, suça konu cep telefonunu 240 TL'ye satın aldığını, o gün parasını ya da başka bir eşyasını almadıklarını,
İnceleme dışı mağdur ... kollukta; mağdur ...'ın oğlu olduğunu, olay günü sanık ...'ın kendisinden köpek parası diye 500 TL istediğini, bu sırada cebinde 200 TL'si olduğunu ve bunu çıkarıp ona verdiğini, bunun üzerine de sanık ...'ın; "Geri kalan 300 TL'yi de getireceksin." dediğini,
Mahkemede; sanık ...'ın, oğlunun köpeklerini çaldığını ve bu nedenle onu tuttuklarını söylediğini, çalınan köpeğe karşılık da 500 TL istediğini, ertesi gün sanık ...'ın bürosuna gidip 200 TL verdiğini ve geri kalanını da sonra vereceğini söylediğini,
Tanık Mazlum Tetik Mahkemede; sanık ...'ın arkadaşı olduğunu, bu nedenle sanık ...'ı da tanıdığını, olay tarihlerinde sanık ...'ın, sanık ...'ın iki tane köpeğinin çalındığını söylediğini, bunun üzerine köpeklerin akıbetini araştırmaya başladığını, arkadaşı olan tanık Turgay'a da durumu anlattığını, her ikisinin de bildiği mağdur ...'ın genelde bu işleri yaptığını ve tanık Turgay'ın köpekleri mağdur ...'ın elinde gördüğünü söylediğini, kendisinin de bu durumu sanık ...'a söylediğini, onun da sanık ...'a ilettiğini, sanık ...'ın da köpekleri geri almak için mağdur ...'ın iş yerine gittiğini,
Tanık ... Mahkemede; sanık ...'nin arkadaşı olduğunu, mağdur ...'ı da mahalleden tanıdığını ve zaman zaman hırsızlık suçlarına karıştığını bildiğini, tam tarihini hatırlamadığı bir gece mağdur ...'ın yanında iki tane Pitbull cinsi köpekle yanına geldiğini, mağdurun, köpek alım satım işiyle uğraştığını bildiği için bu köpekleri kendisine getirdiğini ve satmak istediğini söylediğini, köpekleri nereden aldığını sorduğunda ise cevap verememesi üzerine bunların çalıntı olduğunu tahmin ettiğini ve köpeklere düşük fiyat verdiğini, onun da teklifini kabul etmediğini, bu köpeklerin sanık ... ve ailesine ait olabileceğini düşünerek sanık ...'ye bu durumu anlattığını, onun aracılığıyla sanık ... ile de görüştüğünü, mağdurlar ... ve Dede'nin köpeklerden bir tanesini sanık ...'ın iş yerine getirdiklerini, mağdur ...'ın sattığı diğer köpeği bulup getiremediği için bu şekilde iftira attığını,
İfade etmişlerdir.
Sanık ... kollukta; olaydan yaklaşık 2,5 ay kadar önce iki tane köpeğinin çalındığını, hırsızlık olayı ile ilgili olarak 10 Nisan Polis Merkezine müracaatta bulunduğunu, 25.02.2010 tarihinde saat 14.30 sıralarında iş yerine ismini bilmediği, sanık ...'nin arkadaşı olan bir şahsın gelerek köpeğin yerini bildiğini ve 500 TL karşılığında köpeği teslim edebileceğini söylediğini, şahsa neden köpeği çaldığını sorduğunda da yeni hapisten çıktığını ve köpeğin çalıntı olduğunu bildiğini söylediğini, bunun üzerine tek başına mağdur ...'ın iş yerine gittiğini, iş yerinde bulunan mağdur ...’ın yakasından tutarak; "Köpeğimi nasıl çaldın? Geri getir hırsız!" dediğini, bu arada iş yeri sahibinin de geldiğini, mağdur ...'ın 250 TL verirse köpeğin olduğu yeri bildireceğini ve köpeği getireceğini söylediğini, kendisinin de kabul ettiğini, mağdur ... ve iş yeri sahibinin iş yerini kapatarak köpeği almaya gittiklerini, yaklaşık 15 dakika kadar sonra köpekle birlikte döndüklerini, mağdur ...'a 250 TL'yi verip köpeğini aldığını, köpeğini kontrol ettiğinde sağ ve sol ön bacaklarında iğne izi olduğunu gördüğünü, bunun üzerine ikinci köpeğinin nerede olduğunu sorduğunda mağdur ...'ın; "250 TL verirsen köpeği sana bulurum." dediğini, kendisinin de kabul ederek 250 TL daha verdiğini ve birlikte alkol içtiklerini, iş yerindeki konuşmalara kimsenin şahit olmadığını, ancak bu sırada iş yerinde sanıklar ..., ... ve ...'un da olduklarını, bu arada mağdur ...’ın babası olduğunu söyleyen bir şahsın gelerek oğlu ...’ın daha önce hırsızlıktan kaydı olduğunu söyleyip şikâyetçi olmamasını istediğini, kendisinin de kabul ettiğini ve mağdur ... ile babasının iş yerinden ayrıldıklarını,
Mahkemede; olay tarihinde iki köpeğinin çalındığını ve yaptığı araştırma sonucunda köpeklerinin mağdur ... ve arkadaşları tarafından çalındığını tespit ettiğini, olay günü köpeklerini bulabilmek amacı ile yanında sanık ... ve şu anda ismini hatırlamadığı iki kişi ile birlikte ... soyadlı şahısların iş yerine gittiğini ancak buranın kapalı olduğunu, bir müddet sonra mağdur ...'ın iş yeri sahibi ile birlikte geldiklerini, mağdur ...'a; "Sen benim kim olduğumu biliyor musun? Ben köpeğin sahibiyim." diyerek üzerine yürüdüğünü, mağdur ...'ın iş yerinin içine doğru kaçmaya başladığını, diğer şahsın da kendisine engel olmaya çalıştığını, daha sonra bu kişilerin çalınan köpeklerinden birini iş yerine getirdiklerini, bu köpeği alıp diğer köpeği sorduğunda onu da bulacaklarını söylediklerini, daha sonra buradan kendi iş yerine gittiklerini, burada ...'ın kendisine diğer köpeğinin bulunabilmesi için 500 TL vermesi gerektiğini söylediğini, kendisinin de kabul ederek bu parayı verdiğini, bunun üzerine mağdur ...'ın birileriyle telefonda görüştüğünü, ardından giderek mağdur ...'yi iş yerine getirdiğini, kendisinin dükkanda mağdurlara kötü muamelede bulunmadığını, hatta mağdurların kendisine; "Biraz içki içelim, sonra senin köpeğini buluruz." dediklerini, diğer köpeğinin bulunabilmesi için mağdurlara rakı ısmarladığını, daha sonra inceleme dışı mağdur ... ile kamelyanın altında oturup yemek yediklerini, mağdurların ise diğer köpeği aramaya gittiklerini ancak bulamadıklarını, bu şekilde saat 21.00’e kadar mağdurların evde kaldıklarını, daha sonra sarhoş oldukları için aramaya devam edemediklerini, aramaya ertesi gün devam ederiz diyerek mağdurları evlerine bıraktıklarını, atılı suçlamaları kabul etmediğini,
Sanık ... kollukta; olay tarihinden yaklaşık dört ay kadar önce babasına ait iki adet Pitbull cinsi köpeğin evlerinin önünde bulunan kulübeden çalındığını, köpekleri Denizli ilinde aradıklarını ancak bulamadıklarını, 25.02.2010 tarihinde arkadaşlarından köpeklerinin yerini bilen birisinin olduğunu öğrendiğini, bu şahsın tanık Turgay olduğunu tespit ettiğini, tanık Turgay’ı bulup durumu anlattığında onun da köpeklerin kendisine satılmak istendiğini söylediğini, tanık Turgay’ı alarak babasının yanına götürdüğünü, babasının bu şahıs ile görüştüğünü, kendisinin ise oradan ayrıldığını, yaklaşık bir saat sonra döndüğünde köpeklerden birisinin geldiğini gördüğünü, köpeğin nasıl ve kim tarafından getirildiğini bilmediğini,
Mahkemede; olay tarihinden önce iki tane köpeklerinin kaybolduğunu, bunlarla ilgili araştırma yaparken bir arkadaşının tanıdığı olan tanık Turgay'ın, köpeklerin mağdur ... veya arkadaşlarında olabileceğini söylediğini, bu durumu babasına anlattığını, olay günü yanında babası ve sanık ... olduğu hâlde ... soyadlı şahısların çalıştığı yere gittiklerini, dükkanın kapalı olduğunu ve biraz beklediklerini, daha sonra mağdur ... ile patronunun geldiklerini, "... kim diye?" sorduklarında cevap verenin olmadığını, daha sonra mağdur ...'ın kaçmaya çalışması üzerine aralarında biraz gerginlik yaşandığını, nihayetinde bu şahıslarla konuştuklarını ve mağdur ...'ın köpeklerden birini bulup getirdiğini, diğerini de bulmasını istediklerini ve bu amaçla hep birlikte kendilerine ait iş yerine gittiklerini, daha sonra mağdur ...'ın babası ve mağdur ...'nin de geldiklerini, bu şahısların babasının odasında olduğunu ve ne konuştuklarını bilmediğini, daha sonra oradan ayrıldığını, suçlamaları kabul etmediğini,
Sanık ... kollukta; sanık ...'ın yanında işçi olarak çalıştığını, 25.02.2010 tarihinde öğleden sonra sanık ... ve ismini sonradan öğrendiği mağdur ...'ın çalınan köpek ile birlikte iş yerine geldiklerini, sanık ...'ın odasına geçip sohbet etmeye başladıklarını, kendisinin daha sonra faturaları yatırmak için iş yerinden ayrıldığını, yaklaşık bir saat sonra iş yerine geri geldiğinde mağdur ...’ın iş yerinde olmadığını,
Mahkemede; sanık ...'ın yanında büro elemanı olarak çalıştığını, hâlâ aynı işe devam ettiğini, olaydan bir müddet önce sanık ...'ın köpeklerinin çalındığını, olay günü gündüz vakti sanık ...'ın dükkânda bulunduğu, ancak başka kimsenin olmadığı bir sırada mağdur ... ve inceleme dışı mağdur ...'nin geldiklerini ve sanık ...'ın odasına geçtiklerini, burada yüksek sesle konuştuklarını ancak ne konuştuklarını bilmediğini, sanık ...'nin iş yerinde olmadığını, daha sonra büronun işlerini takip etmek için dışarı çıktığını, geri döndüğünde iş yerinde kimsenin olmadığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini,
Sanık ... kollukta; 25.02.2010 tarihinde saat 15.30 sıralarında iş yerine geldiğini, iş yerinin içerisinde dört ayrı bölme olduğunu, bölmelerin camekânlı olması nedeniyle şahısların görülebildiklerini ancak seslerinin duyulamadığını, iş yerine geldiğinde isimlerini sonradan öğrendiği mağdur ..., babası ve sanık ...'ın özel konuştuklarını düşünerek içeri girmediğini ve başka bir yere geçerek oturduğunu, gördüğü kadarıyla çay içip sohbet ettiklerini, yaklaşık yarım saat kadar sonra da mağdur ... ve babasının iş yerinden ayrıldıklarını, sanık ...'ın daha sonra bu kişilerin köpeklerini çalan insanlar olduğunu söylediğini, neden karakola bildirmediğini sorduğunda ise bildirdiğini söylediğini, daha sonra da işine baktığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini,
Mahkemede; atılı suçlamayı kabul etmediğini, olay tarihinden önce askerden döndüğünü ve sanık ...'ın emlak bürosunda işe başladığını, sanık ...'ın köpeklerinin kaybolması olayının kendisi askerdeyken gerçekleştiğini, bu nedenle ayrıntısını bilmediğini, olay günü bir evin satış işi için vekâletname gerektiğini ve bu durumu sanık ...'ı arayıp bildirdiğini, onun da bulunduğu yeri söylediğini, buraya gittiğinde sanıklar ..., ... ve ...'nin olduklarını gördüğünü, fazla kalmadan vekâletnameyi alarak oradan ayrıldığını, sanık ... ve yanındakilerin oraya ne sebeple gittiklerini dahi bilmediğini, işlerini bitirip büroya döndüğünde mağdurlar ..., Dede ve sanık ...’ın camekânlı odada sohbet ettiklerini gördüğünü, fırsatını bulup sanık ...'a sorduğunda sohbet ettiği kişilerin köpeğini çalan kişiler olduğunu, köpeklerden birisinin bulunduğunu, diğerinin de bulunacağını, esasen bu kişilerle ilgili polise ihbarda bulunduğunu söylediğini, daha sonra mesaisi bittiği için kendisinin bürodan ayrılarak eve gittiğini, olay günü sanık ...'ın evine gitmediğini,
Sanık ... kollukta; sanık ...’ın yanında işçi olarak çalıştığını, olay tarihinden yaklaşık bir ay kadar önce sanık ...’ın iki tane köpeğinin çalındığını, bununla ilgili 10 Nisan Polis Merkezine kendisinin müracaatta bulunduğunu, 25.02.2010 tarihinde saat 15.00 sıralarında sanık ...’ın ismini sonradan öğrendiği mağdur ... ile birlikte iş yerine geldiklerini, yanlarında çalınan köpeğin de bulunduğunu, sanık ...’ın odasına geçerek oturduklarını, yaklaşık yarım saat sonra da mağdur ...’ın babası olduğunu iddia eden bir şahsın gelerek sanık ...’ın odasına geçtiğini, yaklaşık on dakika sonra da bu odadan çıkarak başka bir odaya geçip oturduğunu, söz konusu iş yerinin odaları camekanlı olduğu için her tarafın görülebildiğini ancak seslerin duyulmadığını, iş yerinde yaklaşık yarım saat kadar kaldıktan sonra işinin başına inşaata döndüğünü, suçlamaları kabul etmediğini,
Mahkemede; atılı suçlamayı kabul etmediğini, yaptıkları araştırma sonucunda köpekleri çalan kişinin mağdur ... olduğunu tespit ettiklerini ve iş yerini de öğrendiklerini, olay günü sanık ... ve kim olduğunu hatırlamadığı bir kişi ile birlikte mağdur ...'nin iş yerine gittiklerini, mağdur ... ile konuştuklarında köpekleri kendisinin aldığını, hatta bununla ilgili başka bir şahsın daha olduğunu söylediğini, daha sonra mağdur ...'yi arabaya alarak sanık ...'ın iş yerine götürdüklerini, bu sırada mağdura karşı herhangi bir zor kullanma olmadığını, yaklaşık yirmi beş dakika kadar iş yerinde kaldıktan sonra kendisinin oradan ayrıldığını,
Sanık ... kollukta; taksi şoförü olarak çalıştığını, 25.02.2010 tarihinde öğleden sonra emlak işi yapan ve daha önceden tanıdığı sanık ...'ın iş yerine kiralık ev sormak için gittiğinde sanık ...'ın iş yerinde olmadığını, on beş dakika sonra geleceğini söylemeleri üzerine oturup çay içip sanığı beklediğini, ancak gelmemesi üzerine oradan ayrıldığını, mağdur ...'ı görmediğini ve kendisini darbetmediğini, suçlamaları kabul etmediğini,
Mahkemede; sanık ...'ın bürosunun bulunduğu sokaktaki bir durakta taksicilik yaptığını ve sanık ...'ı tanıdığını, kiralık ev bulabilmek amacıyla onun bürosuna gittiğinin olduğunu, ... soyadlı kişileri daha önceden tanımadığını, köpek meselesinden haberinin olmadığını ve olaylarla alakasının bulunmadığını,
Savunmuşlardır.
V. GEREKÇE
A. İlgili Mevzuat ve Öğretide Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Görüşler
Yağma suçu TCK'nın 148 ile 150. maddelerinde düzenlenmiş olup Kanun’un 148. maddesinin 1. fıkrasında; "Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden ya da malvarlığı itibariyle büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması," şeklinde suçun temel hâline, 2. fıkrasında senedin yağmasına, 3. fıkrasında cebir karinesine, 149. maddesinde suçun nitelikli hâllerine, 150. maddesinde ise eylemin hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi ile yağmada değer azlığına yer verilmiştir.
Kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit edilerek veya cebir kullanılarak, bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur.
TCK'nın "Daha az cezayı gerektiren hâl" başlıklı 150. maddesi;
"(1) Kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması hâlinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(2) Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasına göre, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanılması hâlinde, fail hakkında tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanacaktır.
TCK'nın 150. maddesinde sözü edilen; "hukuki ilişkiye dayanan alacak" kavramı hukuki anlamda bir edimle yükümlü olan borçlunun şahsına karşı alacaklının kullandığı haktır. Alacak hakkı malvarlığına ilişkin, geçici, şahsa bağlı ve nispi bir yararlanma hakkıdır. Alacak hakkı herkese karşı değil sadece borçluya karşı ileri sürülebildiği, sınırlı sayıda ve belirli kişiler arasında söz konusu olduğu için nisbi bir haktır. Borç ilişkisinden doğan haklar sadece borçluya karşı ileri sürülebilir. Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için fail ile mağdur arasında alacak hakkı doğuran herhangi bir hukuksal ilişkinin bulunması gereklidir. Bu hukuki ilişkinin, ilgili Kanunda belirtilen şekil şartına uygun olarak kurulmuş olması zorunlu olmayıp hukuk düzenince kabul edilebilir meşru bir ilişki olması yeterlidir. Dolayısıyla TCK'nın 150. maddesi ancak, mağdurun söz konusu hukuki ilişkiye taraf olan borçlu, failin ise alacaklı olması durumunda uygulanabilecektir (Veli Özber Özek, Yeni Türk Ceza Kanunun Anlamı, Seçkin, Ankara, 2008, C. 2, s.1059-1061).
Bununla birlikte fail tarafından alacağın tahsili amacıyla gerçekleştirilen yağma eyleminin alacak ile orantılı olması gerekmektedir. Alacak miktarından bariz bir şekilde fazla miktarın alınması durumunda artık TCK’nın 150/1. maddesinin uygulanması mümkün değildir.
B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme
Mağdur ...'nin olay tarihinden 4-5 ay kadar önce sanıklar ... ve ...'nin bahçelerinde bulunan bir köpeği çaldığı ve bu köpeği mağdur ...'ın tanıdığı olan İbrahim isimli bir kişiye verdiği, bu durumu öğrenen sanık ...'ın, yanında sanıklar ..., ... ve ... de olduğu hâlde mağdur ...'ın iş yerine gittiği ve burada; "... sen misin?" diye sorarak mağdur ...'ı darbetmeye başladığı, bu sırada sanıklar ..., ... ve ...'nin de olaya karışıp mağduru darbettikleri, çalınan köpeklerinin nerede olduğunu sordukları, mağdur ...'ın, daha önce mağdur ...'nin bir köpek bulduğunu ve bu köpeği başkasına verdiğini söylediği, bunun üzerine sanıkların mağdur ...'ı tehdit edip çalınan köpeklerinden bir tanesinin iş yerine getirilmesini sağladıkları, köpek geri alınmasına rağmen sanık ...'ın yanındakilere; ''Bunu da alın!'' diyerek adı geçen mağduru zorla arabaya bindirttiği ve iş yerine götürttüğü, burada bir odaya alınan mağdur ...'ın önce sanık ... tarafından ... halatlı hortumla darbedildiği, sanık ...'nin de mağdura yumruk ve tekme ile vurduğu, akabinde mağdur ...'ın sanık ...'ın zorlaması ile mağdur ...'yi arayarak; ''Belediyenin oraya gel, keklikler var bak!'' dediği, daha sonra sanıklar ..., ...ve ...'in mağdur ...'ı zorla belediyenin önüne götürdükleri, mağdur ...'nin gelmesi üzerine onu da bir şey göstereceklerini söyleyerek iş yerine getirdikleri, daha sonra iş yerine sanıklar ... ve ...'ın da geldikleri, tüm sanıkların beraber mağdurları hortum ve borularla vurmak suretiyle darbettikleri, mağdurların bu iş yerinde yaklaşık üç saat kadar zorla tutulduktan sonra bu sefer de zorla sanık ...'ın evine götürüldükleri, sanıkların da mağdurlarla birlikte aynı eve geldikleri ve burada da mağdurları darbettikleri, bir ara sanıklar ..., ... ve ...'in mağdurlar ... ve ...'yi evin alt katında bulunan bir odaya götürdükleri, burada sanık ...'ın mağdurları tabanca ile tehdit ettiği, sanık ...'in, mağdur ...'ın Nokia marka cep telefonunu; sanık ...'ın ise anılan mağdurun cebindeki 30 TL'yi aldığı, ayrıca sanıkların mağdur ...'nin de Nokia marka cep telefonunu aldıkları, akabinde mağdurları bir süre daha darbettikleri ve bıraktıkları olayda; TCK’nın 150. maddesinin birinci fıkrasının uygulanabilmesi için taraflar arasında hukuki ilişki bulunması yeterli olmayıp ayrıca sanığın bu hukuki ilişkiye dayanan bir alacağının da bulunması gerektiği, somut olayda sanık ...'ın köpeklerinden bir tanesinin mağdur ... tarafından çalındığına dair mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de ikinci köpeğin mağdurlar tarafından çalındığına veya başka bir suretle ele geçirildiğine ilişkin dosya kapsamı itibarıyla yeterli delil bulunmayıp buna ilişkin kamu davası da açılmadığı, birinci köpeğin de yağma suçu işlenmeden önce sanıklara iade edilmiş olması hususları göz önünde bulundurulduğunda, sanıkların mağdurlardan herhangi bir alacağının kalmadığı ve bu nedenle haklarında TCK'nın 150. maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının oluşmadığı kabul edilmelidir.
Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,
2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2024 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!