T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2025/43 - Karar No:2025/638
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/43
KARAR NO : 2025/638
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/11/2024
NUMARASI : 2023/514 E-2024/751 K
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 27.05.2025
YAZIM TARİHİ : 30.05.2025
Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmelerle davalının yüklenicisi olduğu fuar alanı yapımı işi kapsamındaki bir kısım işlerin müvekkiline taşere edildiğini, müvekkilinin davalı tarafa eksiksiz olarak teslim ettiğini, 02.07.2015 tarihli ve 4 numaralı son ve kesin hakedişin davalı kısım şefi ve proje müdürü tarafından da imzalandığını, kabul edildiğini, müvekkilinin 241.737,46 TL alacaklı olduğunu, 13.01.2016/418 yevmiye numaralı ihtarnameye rağmen ödenmediğini, teminat senedinin de iade edilmediğini müvekkilinin düzenlediği faturaların davalıya teslim edildiğini, davalının süresinde faturalara itiraz etmediğini, başlatılan icra takibinin haksız itiraz sonucu durduğunu öne sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatının tahsili ile teminat senedinin iadesine karar verilmesini dava etmiştir.
Davalı vekili özetle; müvekkilinin yüklenicisi olduğu fuar alanı yapılması işi kapsamında yalıtım vs. işlerinin yapılmasına dair taraflarca üç sözleşme akdedildiğini, muhtelif tarihlerde zeyilnameler düzenlendiğini, müvekkili tarafından imalatların kesin metrajlarına ilişkin kontroller yapılırken davacı tarafça icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin idare ile yaptığı sözleşmenin ayrılmaz parçası olup, davacı tarafça bu sözleşme hükümlerine uyulması gerektiğini, davacının yaptığı imalatlarda hatalar bulunduğunu, eksiklikler olduğunu, belirttiği alanlarda su sızıntısı meydana geldiğini, sözleşmelerde hakedişlerin müvekkili merkezi tarafından onaylanmasını takiben ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, fiilen yapılan imalatların metrajlarıyla hakedişlerdeki metrajların örtüşmediğini, yine belirttiği mahallerdeki imalatların olması gereken pozlar yerine farklı pozlardan fiyatlandırıldığının belirlendiğini, geçici hakedişlerin avans mahiyetinde olduğunu, metraj ve birim fiyatların bağlayıcı olmadığını, işin tamamlanmış ve teminat süresi içerisinde olması sebebiyle delillerin hemen tespit edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; " ...Dava, eser sözleşmesi nedeniyle davacının edimi yerine getirmesine rağmen davalının ödeme yapmadığı iddiasına dayalı açılan alacak davası istemine ilişkindir. Davacı yüklenicisi olduğu fuar alanı yapım işi kapsamındaki bir kısım işlerin kendisine taşere edildiğini, eksiksiz olarak işin ifa edildiğini, alacaklı olduğunu , icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürmektedir. Davalı taraf ise yapılan imalatlarda hatalar olduğunu, fiilen yapılan imalatlardaki metrajlar ile hak edişlerdeki metrajın örtüşmediğini, belirttiği mahallerdeki imalatların olması gereken pozlardan yerine farklı pozlardan fiyatlandırıldığını, geçici hak edişlerin avans mahiyetinde olduğunu metraj ve birim fiyatların bağlayıcı olmadığını ileri sürmüştür. Taraflar arasında 08/03/2013 tarihli, 07/01/2015 tarihli, 14/01/2015 tarihli 3 adet birim fiyatlı sözleşme imzalandığı, sözleşme konusunun su yalıtım işine ilişkin olduğu, davacının taşeron, davalının yüklenici olduğu, sonrasında birden çok zeyilname düzenlendiği dosyada sabittir. Ankara BAM kaldırma kararında ; dosyada alınan bilirkişi raporlarına göre ilk sözleşme kapsamında 14 adet hak ediş düzenlendiği, 2. Ve 3. Sözleşmeler kapsamında 4 adet hak ediş düzenlendiği, hak edişlerin taraflarca itirazsız imzalandığı anlaşılmıştır. Davalı taraf hak edişlerin merkezin onayından sonra ödeneceğini ileri sürmüş ise de, sadece ilk hak edişin merkez tarafından onaylandığı, imzalanan diğer hak edişlerin merkez tarafından onaylanmadığı, ancak davalının yaptığı ödemelerin ilk hak ediş tutarını aştığı, davalı tarafın düzenlediği 44 adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının faturaları iade etmediği, itiraz süresinin geçtiği, hak ediş teminat kesintisi dışında tarafların defterlerine kayıtlı faturaların örtüştüğü, yine keşfe katılan bilirkişilerin hazırladığı raporda davacı tarafça yapılan imalatların üzeri kapatıldığından sözleşmeye uygun olarak yapılıp yapılmadığı belirlenemeyeceği, ancak istisnai bazı noktalarda görülen imalatın tekniğine uygun yapıldığının keşif esnasında çalışmakta olan taşeronların davacı imalatına zarar verdikleri raporlandığından davacının alacağının hak edişler ve faturalara göre hesaplanması gerektiğini belirtmiş olmakla, dosya kapsamında alınan belgeler ve raporlara göre; tarafların mutabakatı ile imzalanan hak edişler , yine davacının düzenlediği faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olması , itiraz edilmemesi, iade edilmemesi, ticari defter ve kayıtlarına göre davacının 241.926,77 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından 241.737,48 TL'nin takibe konulduğu, davalının itirazında haksız olduğundan yapılan haksız itirazın iptaline karar verilmiştir. Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir. Yine dosya kapsamında yapılan tebliğ edilmiş ihtar olduğundan işlemiş faize yapılan haksız itirazında iptaline de karar verilmiştir. Davacı dava dilekçesi ile teminat senedinin iadesini talep etmiş ise de; kaldırma kararı sonrası yargılamada iadesini talep ettiği teminat senedi ile ilgili açıklama yapması, suretini sunması, talebine ilişkin açıklama yapması eksik harcı tamamlaması için süre verilmiş olup, davacı vekili açıklamasında teminat senedinin davanın açılmasından sonra iade edildiğini, karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi, senedin miktarınında hatırlanmadığı belirtilmiştir. Davacı dava sonrası senedin iade edildiğini ileri sürmüş ise de; senedin davadan sonra kendisine iade edildiğine ilişkin herhangi bir belge sunmadığı görülmüştür. Davacının dava dilekçesi ile teminat senedi iadesi talebi var ise de; buna ilişkin verilen kesin süreye rağmen dava değerini belirlemediği ve harcını da tamamlamadığı anlaşıldığından ; teminat senedinin iadesi talebi yönünden harç tamamlanamadığından dava şartı yokluğundan talebin reddine karar..." verildiği gerekçesiyle "Davanın KISMEN KABULÜNE; 1.-Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2016/3446 esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynen devamına, 1.a-51.086,09 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2.-Teminatın iadesi talebi yönünden harç tamamlanmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, " karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki savunma ve vakıaları tekrarla, fuar alanı yapımı işi kapsamındaki yalıtım vs işlerinin davacı tarafından üstlenildiği, zeyilnameler düzenlendiği, müteaddit kez bildirilmesine rağmen davacının imalatlarındaki hataları gidermediği, bildirimlere ilişkin belgelerin ve bir kısım fotoğrafların dosyaya sunulduğu, hataların bir kısmının ilk bakışta görülemediği, yoğun yağıştan sonra su akıntıları neticesi imalatların kırılmasıyla tespit edilebildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 08.03.2013 tarihli ilk sözleşme ile başladığı, tarafların mutabakatıyla düzenlenen 02.07.2017 tarihli 4 numaralı kesin hakedişe kadar sürdüğü, bu süre zarfında imalatların noksan ve kusurlu yapıldığı konusunda yazılı bildirimde bulunulmadığı ile imalatların sözleşme hükümlerine uygun yapıldığına dair tespitin hatalı olduğu, imalatların asıl iş programına uygun ilerlemek zorunda olduğu, davacının diğer tedarik ve uygulamacılar ile birlikte koordineli çalışması gerektiği, müvekkilinin tüm inşaat işlerini bitirerek, işin yapılacağı yeri boş vaziyette davacıya teslim etmesinin ve davacının bu suretle izolasyon işlerine başlamasının beklenemeyeceği, davacının yaptığı imalatları teslim tarihine kadar korumakla yükümlü olduğu, davacının yaptığı imalatların uğradığı zarara ilişkin 2 adet tutanak bulunduğu, bu tutanaklardan birisinin tarihsiz olduğu, kim tarafından atıldığı belirlenemeyen imza içerdiği, 35 m² alanda meydana gelen zarara ilişkin diğer tutanağın ise proje müdürü ile davacı yetkilisi tarafından imzalandığı, bu imalatın davacıya yeniden yaptırıldığı ve bedelinin de ödendiği, belirtilen 2 tutanak dışında davacı tarafından yapılan imalatlara zarar verildiğine dair başkaca tutanak ve mahkeme kanalıyla yapılmış delil tespiti bulunmadığı, dosyada bulunan bilirkişi raporlarında davacının yaptığı izolasyon imalatlarında yer yer izolasyon sağlamakta yetersizlikler bulunduğunun belirlendiği, davacının sözleşme gereğince kesin kabul onaylanana kadar imalatlarıyla ilgili her türlü eksik ve arızayı gidermekle yükümlü olduğu, yine sözleşmenin 5.maddesi gereğince hakedişlerin merkez onayını müteakip ödeneceği, davacının yaptığı imalatlarla örtüşmemesi, imalatlardaki hatalar nedeniyle hakedişlerin ödenmediği, ilk hakediş dışındaki hakedişlerin merkez tarafından onaylanmadığı, müvekkilinin yaptığı ödemelerin ilk hakediş tutarını aştığından bahisle, sözleşmenin belirtilen hükmü nazara alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğu, kaldı ki ara hakedişlerdeki metraj ve birim fiyatlarının bağlayıcı olmadığı, ara hakedişlerle yapılan ödemelerin avans mahiyetinde olduğu, kesin hakedişin düzenlenmesinde ara hakedişlere itibar edilmeyeceği ve kesin metraj ve hesaplar sonucunda bulunan miktarların esas alınacağı, mahkemece ticari defterlerdeki kayıtlar esas alınarak davacının 241.926,77 TL alacaklı olduğu belirtilmişse de, eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta alacak borç durumunun salt ticari defterlere göre tespit edilemeyeceği, mahallinde icra edilen keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda toplam imalatın 566.784,86 TL + KDV olarak hesaplandığı, bu tutarın müvekkili tarafından onaylanmayan 4 numaralı hakedişteki 670.731,84 TL imalattan ciddi miktarda düşük olduğu, davacının düzenlediği faturaların dayanağı hakedişlerdeki metrajların fiilen yapılan imalatlar ve projelerle örtüşmediği, bilirkişi raporlarına dayanarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, davacının ancak tam, eksiksiz ve kusursuz olarak eseri teslim ettiğinde ücrete hak kazanacağı, yine dosyaya ihtarnamenin tebliğine ilişkin belge sunulmadığı halde mahkemece ihtarname tebliğ edildiğinden bahisle işlemiş faize hükmedilmesinin de hatalı olduğu, diğer yandan alacağın likit olmadığı, icra inkar tazminatına karar verilemeyeceği nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında özellikle Dairemizin kaldırma kararı gereğince mahkemece aldırılan bilirkişi kurul raporunun dosya kapsamı, taraflar arasındaki sözleşmeler, ticari defterler ile kayıtlar ve oluşa uygun olduğunun ve de davalının 13.01.2016/ 418 yevmiye numaralı ihtarnamenin 15.01.2016 tarihinde tebliğ ile temerrüde düşürüldüğünün anlaşılmış bulunmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 madde gereğince esastan reddine,
2-) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 17.448,45 TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.363 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.085,45 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
3-) İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-a madde gereğince KESİN olmak üzere 27.05.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!