T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2023/277 - Karar No:2025/401
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/277
KARAR NO : 2025/401
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/10/2022
EK KARAR TARİHİ : 23/01/2023
NUMARASI : 2017/84 E-2022/715 K
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 10.04.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 10.04.2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin asıl ve birleşen davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili özetle; taraflar arasında 18.03.2015 tarihinde akdedilen sözleşme ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığındaki AB Yatırımlar Dairesi'ne ait "Diyarbakır Atıksu Kolektörü ve Yağmur Suyu Drenaj Sistemlerinin Rehabilitasyonu ve Tamamlanması İnşaatı" işinin imalatlarının yapılması, işletmeye alınması ve iş sahibine teslim edilmesi işinin davacı tarafından yüklenildiğini, işin, işyeri teslim tutanağı ile müvekkili şirkete 18.03.2015 tarihinde teslim edildiğini, müvekkili şirketin yaptığı iş karşılığı olarak hak edişine göre düzenlediği 25.05.2016 tarihli ve 175.655.98 TL, 01.06.2015 tarihli ve 290.190,58 TL ve 30.09.2015 tarihli ve 1.497.267,00 TL'lik üç faturanın toplam bedelinin 1.963.113,56 TL olmasına rağmen, bu bedelin 869.435,66 TL'lik kısmının ödendiğini, davalı şirketin yapılan iş karşılığı aldığı bu faturaların içeriğine itiraz etmediğini, kabul ettiğini ve ticari defterlerine işlediğini, davalının üst yükleniciden yapılan bu iş karşılığında verilen faturaların tutarını tahsil etmiş olmasına karşın, müvekkiline 1.093.677,90 TL'yi ödemediğini, müvekkili şirketin defalarca sözlü talebine rağmen ödenmemesi üzerine, fatura karşılığı bu bedelin ödenmesi hususunda davalı şirkete Diyarbakır 1. Noterliğinin 12.07.2016 günlü ve 19453 yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, davalı şirketin ihtarnameye rağmen 1.093.677,90 TL borcunu ödemediğini belirtilerek, fazlaya dair haklarının saklı tutulması kaydıyla 100.000,00 TL'nin, ihtarname tarihi olan 12.07.2016 tarihi itibari ile bankaların ticari kredilere uyguladığı en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 03.01.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 1.343.601,90 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili özetle; yükleniciliğini ... firmasının üstlendiği "Diyarbakır Kanalizasyon ve Yağmur Suyu Drenaj Sistemlerinin Tamamlanması ve Rehabilitasyon İnşaat Projesi" işinin bir kısmının yapımı hususunda müvekkili şirket ile ... arasında sözleşme akdedildiği, davacı şirketin anılan sözleşme kapsamındaki bir kısım imalatlarının gösterilen onaylı proje ve şartnamelere ve aynı zamanda tekniğe ve amacına uygun olarak yapılması, işletmeye alınması ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Avrupa Birliği Yatırımları Dairesine teslimini üstlendiğini, 18.03.2015 tarihli taşeron sözleşmesine göre; malzemeler müteahhit tarafından verilirse, bu malzemelerin bedelinin yapılacak iş bedelinden düşülmesi hususunda mutabık kalındığını, bu kapsamda müvekkil şirket tarafından verilen malzeme ve yapılan ödemeler ile davacının iş nedeniyle ödenmeyen alacağı kalmadığını, dava konusu işin geçici kabul işlemlerinin yapılmadığını, sözleşmenin ödemeler başlıklı 5-01. maddesi gereği; %8 teminatın %4'ü geçici kabul yapılan kesin hesap alacağı idarece müteahhide ödendiğinde, kalan %4'ün ise kesin kabul onayından sonra taşerona ödeneceğinin düzenlendiğini, idare tarafından teslim ve geçici kabulü yapılmadığından nihai hesapların yapılmadığını, yapılan imalatların eksik ve ayıplı olduğunu, işin süresinde tamamlanmadığını, davacının, sözleşme kapsamında yükümlülüğündeki işe ve imalata nazaran fazla akaryakıt kullanarak müvekkilini zarara uğrattığını, iş kapsamında kullanılan akaryakıtın müvekkili şirket tarafından temin edildiğini, davacı tarafından yapılan işe ve imalata nazaran fazla akaryakıt teslim alındığını, sebepsiz zenginleşmenin söz konusu olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Birleşen Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/124 Esas Sayılı Davasında:
Davacı vekili özetle; yükleniciliğini ... firmasının yaptığı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı AB Yatırımlar Dairesi'ne ait "Diyarbakır Atıksu Kolektörü ve Yağmur Suyu Drenaj Sistemlerinin Rehabilitasyonu ve Tamamlanması İnşaat Projesi" işinin bir kısmının yapımı hususunda müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen 18.03.2015 tarihli taşeron sözleşmesi gereğince; müvekkilin taşeron olarak yürüttüğü işin bir kısım imalatlarının göstertilen onaylı proje ve şartnamelere göre, aynı zamanda tekniğine ve amacına uygun olarak imalatların yapılması, işletmeye alınması ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığındaki AB Yatırımları Dairesine Teslimini davalı şirketin üstlendiğini, ancak davalı şirket tarafından sözleşme kapsamında yükümlüğünde olan edimlerin ihtar ve uyarılarına rağmen yerine getirilmediğini, sözleşme kapsamında yaptığı işe nazaran fazla yakıt alarak müvekkil şirketin zararına sebebiyet verdiğini, işi süresinde tamamlanmadığı, bu nedenle davalının Taşeron Sözleşmesinin 3.07. maddesindeki tazminat ile 3.10. maddesindeki geciken her gün için 250,00 TL cezai şarttan sorumlu olduğunu, davalıya yapılan işe nazaran fazla ödeme yapıldığı, sözleşme ile işin mahiyeti ve bedeli belirlenirken malzemelerin müteahhit tarafından verilmesi halinde, bu malzemelerin bedelinin yapılacak iş bedelinden düşülmesi hususundan mutabık kalındığını, malzemelerin davacı tarafından sağlandığını ve ödemelerinin yapıldığını, davalı tarafın taşeron sözleşmesi gereği işini 10.07.2015 tarihine kadar tamamlayamadığını, bu nedenle davalıya Diyarbakır 1. Noterliğinin 11.11.2015 tarihli ve 28735 yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilerek 10 gün içerisinde İdare Müşavir Firması tarafından tespit edilerek müvekkili şirkete bildirilen eksik ve kusurların giderilmesinin istenildiğini, buna rağmen davalının iş sahasına gelmediğini, eksik ve kusurları gidermediğini, davalıya Diyarbakır 1. Noterliğinin 16.11.2016 tarihli ve 30837 yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilerek, 7 gün içerisinde belirtilen eksik ve kusurların giderilmesinin istendiğini, verilen sürede ihtar gereğinin yerine getirilmediğini, asıl iş sahibi idareye, teslim ve kabulün bu nedenlerle gerçekleşmediğini, müvekkili şirketin, zorunlu olarak eksik ve kusurlu işleri davalının nam ve hesabına olarak 3. kişilere yaptırdığını, 03.08.2017 tarihinde geçici kabul onayının gerçekleştirildiğini, bu nedenle davalının müvekkili şirkete 169.657,88 TL borcu bulunduğu, davalıya 287.946 litre mazot teslim edildiğini, imalatlarda kullanılması gereken mazot miktarının en fazla 188.354,82 litre olması gerektiğini, bu durumda davacı şirketin en az 99.591,18 litre fazla mazot kullandığını, davalı tarafından sözleşmenin ihlali nedeniyle sorumlu olduğu cezai şart tazminat ile ilgili olarak 18.03.2015 tarihli taşeron sözleşmesinin 3.10. maddesi gereğince, işin süresinde tamamlanamadığı, bu nedenle davalının 50.000,00 TL tutarlı iş bırakma tazminatı ile geciken her gün için 250,00 TL cezai şarttan sorumlu olduğu belirtilerek, fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalının nam ve hesabına olarak 3. kişiye yaptırılan iş ve davalıya yapılan fazla ödemeden doğan alacağının şimdilik 10.000,00 TL'sinin, davalı tarafça fazla alınan mazot bedeli olarak şimdilik 10.000,00 TL, sözleşmenin 3.07. maddesinin ihlali ile işin yarım bırakılması nedeniyle 5.000,00 TL tazminat bedeli ve sözleşmenin 2.10. maddesinin ihlali nedeniyle günlük ceza-i şart bedeli olarak 5.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 20.06.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini arttırarak; eksik ve kusurlu imalatları nedeniyle nam ve hesabına olacak şekilde üçüncü kişilere yaptırılması nedeniyle 15.810,00 TL'nin dava tarihi olan 14.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini, davalı taşeronun, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3.07. maddesini ihlal ettiğinden 50.000,00 TL cezai şart bedelinin, geçici kabul tarihi olan 03.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini, davalı taşeronun, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3.10. maddesinin ihlal ettiğinden 764 günlük 191.000,00 TL gecikme cezai şart bedelinin geçici kabul tarihi olan 03.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davaya yönelik cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince; taraflar arasındaki sözleşmeye göre, davacı-birleşen dosya davalısı şirketin alt yüklenici, davalı-birleşen dosya davacısı şirketin üst yüklenici, ihbar olunan dava dışı ... firmasının ana yüklenici ve dava dışı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı AB Yatırımları Dairesi Başkanlığının ise iş sahibi olduğu, asıl davada davacı alt yüklenici şirketin, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında yaptığı iş karşılığı düzenlediği faturalara dayalı bakiye hakediş alacağını, birleşen davada ise davacı üst yüklenicinin, davalı taşeronun eksik ve ayıplı imalatı sebebi ile namı hesabına 3. kişiye yaptırılan iş bedelini, davalıya fazla yapılan ödenen bedelin, fazla kullanılan yakıt bedelinin, işin süresinde ve eksiksiz yapılmaması sebebi ile cezai şarttan kaynaklı tazminata dayalı alacağının tahsilini talep ettiği, dosyada bulunan deliller ve bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamaya göre; asıl davada, davacı alt yüklenicinin sözleşme kapsamında yaptığı işlerden dolayı, davacı tarafından düzenlenen ve taraflar arasında ihtilafsız olan 3 adet faturanın toplam bedelinin 1.963.062,56, TL olduğu, bu bedelden davalının yaptığı 1.577.027,63 TL ödeme ve davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 32.400,00 TL tahsilat, 95.050,66 TL çek ve 123.785,00 TL çek olmak üzere 251.235,66 TL düşüldüğünde, davacının ödenmeyen bakiye alacağının 134.799,27 TL olduğu, dava dışı müşavir firmanca ana yüklenici ... firmasına yazılan 22.02.2017 tarihli eksik ve kusurlu işlere ilişkin davaya konu işin 2016 ve 2017 tarihli çeşitli tutanaklara göre, eksik ve kusurlu işlerin yapıldığı yıl olan 2017 yılı mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre giderim bedelinin toplam tutarının KDV dâhil 15.810,00 TL olarak bilirkişi heyetince hesaplandığı, bu durumda eksik ve kusurlu işlerden dolayı, asıl davacının alacağından 15.810,00 TL mahsup edildiğinde, asıl davada davacının alacağının (134.799,27-15.810,00=) 118.989,27 TL olduğu, birleşen dava yönünden ise; asıl davaya yönelik hesaplamada da belirtildiği üzere, davalı alt yüklenicinin, davacı üst yükleniciden alacaklı olduğu, buna göre davacının fazla ödeme yaptığı iddiasının yerinde olmadığı, fazla akaryakıt kullanımına yönelik iddianın davacı tarafça ispatlanamadığı, işin gecikmesine davalı alt yüklenicinin neden olduğunun dosya kapsamına göre kanıtlanamadığı, ödeme yükümünü tümüyle yerine getiremeyen davacının kusurlu olduğu, bu nedenle davacının tazminat ve cezai şart talebinin de haksız olduğu, eksik kusurlu işlere yönelik talep edilen miktarın asıl davada ki bakiye hakediş alacağı hesabında dikkate alındığı anlaşılmakla asıl davada davanın kısmen kablü ile, 118.989,27 TL'nin temerrüt tarihi olan 21.07.2016 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/124 Esas sayılı dosyasında açılan davanın reddine, karar verilmiştir.
Davacı-birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf taleplerinin asıl dava yönünden olduğu, mahkemenin 05.04.2022 tarihli bilirkişi raporunu hükme esas aldığı, müvekkilinin 18.03.2015 tarihli sözleşmeden kaynaklı olarak edimini yerine getirdiği konusunda bir ihtilaf olmadığı, dolayısıyla kararda müvekkilin edimini tam olarak yerine getirdiği konusunda bir tereddüt bulunmadığı, müvekkilinin hak edişlerine karşılık düzenlediği 25.05.2016 tarihli ve 175.655,98 TL, 01.06.2015 tarihli 290.190,58 TL ve 30.09.2015 Tarihli 1.497.267,00 TL olmak üzere toplam 1.963.113,56 TL alacağının olduğunun kabul edildiği, söz konusu alacaktan 869.435,66 TL'nin davadan önce ödendiği ve geriye 1.093.677,90 TL alacağın kaldığı, ancak mahkemenin dava konusu alacaktan dava dışı ... ve ... adına düzenlendiği iddia edilen çeklerin ve sadece davalının kayıtlarında bulunup müvekkilin kayıtlarında olmayana ve dosyada müvekkile ödendiğine ilişkin bir veri olmayan 32.400,00 TL tahsilat, 95.050,66 TL çek ve 123.785,00 TL çek olmak üzere toplam 251.235,66 TL'yi alacaktan mahsup etmesinin hukuken mümkün olmadığı, ... ve ...'nun müvekkil şirketle hiç bir organik bağı bulunmadığı, her iki şahsın da şirketin temsiliyetinde her hangi bir rollerinin olmadığı, davalı şirketin Diyarbakır ilinde bir çok kişi ile iş yaptığı, sayılan kişilerin de iş yaptığı kişilerden olabileceği, ancak mahkemenin tamamıyla varsayım üzerine bu kararı tesis ettiği, mahkemenin kararını somut kesin ve hukuka uygun olan delillere dayanarak vermek zorunda olduğu belirtilerek kararın bu yönden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava bakımından, davacının sözleşme kapsamındaki edimini yerine getirmediği, eksik ve kusurlu iş yaptığı, bu işlerin davacı namına yaptırıldığı, davacı taşeron yükümlülüğündeki iş ve imalattaki eksik ve kusurlar için müvekkil şirketin ve 3. kişilere ait ticari kayıtlar, sözleşme ve faturalarla sabit olduğu üzere toplam 413.036,02 TL ödeme yaptığı, sözleşme ile işin mahiyeti ve bedeli belirlenirken, malzemelerin müteahhit tarafından verilmesi halinde malzemelerin bedelinin yapılacak iş bedelinden düşülmesi hususunda mutabık kalındığı, buna ilişkin olarak ticari defter ve kayıtlarında da sabit olduğu üzere iş nedeniyle teslim edilen malzeme ve faturalar ile yapılan ödemelerde müteahhit firmanın ödeme hususunda tüm yükümlülükleri yerine getirdiği, dosya kapsamında bulunan sözleşme ve faturalarla sabit olduğu üzere, davacı yükümlülüğündeki eksik ve kusurlu işler için 3. kişiler olan, ... firması ile kanal temizleme ve CCTV için 300.504,00TL+KDV, ... firmasıyla, baca beton kapak yapılması, baca yükseltilmesi, baca içi basamak, baca içi ızgara sabitlemesi, baca içi tamirat işleri ve epoksi işleri için, 49.535 TL+KDV’ye anlaşıldığı, bu kadar iş kaleminin 15.335,00 TL ye yapılmasının mümkün olmadığı, bilirkişi hesaplamasının tamamen afaki ve farazi bir hesaplama olduğu, mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporundan yola çıkarak, eksik ve kusurlu imalat bedelinin 15.335,00 TL olduğu belirtilerek hüküm kurulmuşsa da, toplam yapılan 52.235,24 m3 sadece kazı ve kilometrelerce boru döşemesi yapıldığı ve sadece işçilik bedelinin 1.455.426,76 TL olduğu iş için, baca ve boru temizliği, kanal temizliği, CCTV kamera görüntüsünün alınması, baca beton kapakları, baca yükseltilmesi, baca içi basamak, baca içi ızgara sabitlemesi, baca içi tamirat ve epoksi işleri, bilirkişilerin iddia ettiği üzere 15.335,00 TL’ye yaptırılacak işler olmayıp, imalatın da kullanılmasına ve hizmete açılmasına engel olduğu, sadece tek bir boruda CCTV kamera görüntüsünün alınmasının bile bilirkişilerin toplam eksik ve kusur bedeli kadar olabileceği, müvekkilin 3. kişilere yaptırdığı iş bedellerinin kabul edilmemesinin hatalı olduğu, 3. firma tarafından eksik işler tamamlandıktan sonra, 03.08.2017 tarihinde idare tarafından geçici kabul onayının gerçekleştirildiği, dava konusu sözleşmenin 8. maddesi gereği, İdare tarafından geçici kabulün sağlanması için, davacı firma nam ve hesabına olarak yaptırılan işlerin davacı hesaplarına işlenmesi zorunluluğu bulunduğu açık olup, bu durumda davacı taşeronun herhangi bir alacağı bulunmadığı, temerrüt tarihi ve faiz başlangıcının hatalı belirlendiği, ihtarname tarihi ve dava tarihi itibariyle, asıl iş sahibi Çevre Şehircilik Bakanlığı İPA Dairesi Başkanlığı işin kontrolünü sağlayan müşavir firma işlemleri gereği davacı taşeronun yükümlülüğündeki işin teslim ve geçici kabul işlemlerinin yapılmadığı, sözleşmenin “Ödemeler” başlıklı 5. maddesinin 5-01 maddesinde ; “……% 8 teminatın %4 ü geçici kabul yapılıp kesin hesap idarece müteahhide ödendiğinde, kalan %4 ise kesin kabul onayından sonra taşerona ödenecektir.” düzenlemesinin mevcut olduğu, ihtarnameye verilen cevapta da bildirildiği üzere işin idare tarafından teslim ve geçici kabulü yapılmadığından nihai hesapların yapılamadığı, dava tarihi itibariyle işin geçici kabulü yapılmadığı, geçici kabul tarihinin 03.08.2017 olduğu, her ne kadar mahkeme tarafından davacı tarafça gönderilen ihtarın tebliğ tarihi temerrüt tarihi olarak değerlendirilmişse de, ihtar sözleşmeye aykırı, teminat kesintileri dikkate alınmaksızın, iş tamamlanıp teslim edilmeden gönderilmiş olduğundan faizin başlangıç tarihi hukuka aykırı olduğu, birleşen dava yönünden ise davalı sözleşmesel yükümlülüklerine uymadığından asıl iş sahibi idare tarafından geçici kabulün 03.08.2017 tarihine kadar tamamlanamadığı, bu nedenle davalıya, Diyarbakır 1. Noterliği 11 Kasım 2015 tarih ve 28735 nolu ihtarname gönderilerek 10 gün içerisinde İdare ve müşavir firma Safege-Fcg-Tümaş konsorsiyum tarafından tespit edilerek, müvekkil şirkete bildirilen eksik ve kusurların giderilmesinin istendiği, buna rağmen iş sahasına gelinmediği, eksik ve kusurların giderilmediği, davalıya Diyarbakır 1. Noterliği 16.11.2016 tarih ve 30837 nolu ihtarnamenin gönderildiği ve 7 gün içerisinde belirtilen eksik ve kusurların giderilmesinin talep edildiği, verilen sürede ihtarın gereğinin yerine getirilmediği, asıl iş sahibi İdareye, teslim ve kabul bu nedenlerle gerçekleştirilemediğinden müvekkil davacı şirketin, zorunlu olarak eksik ve kusurlu işleri davalının nam ve hesabına yaptırdığı, 3. firmalar tarafından eksik işler tamamlandıktan sonra, 03.08.2017 tarihinde idare tarafından geçici kabul onayının gerçekleştirildiği, bir kısım eksikliklerin Geçici Kabul sonrası tamamlandığı, sözleşmesinin 8. maddesi gereği, İdare tarafından geçici kabulün sağlanması için, davalı firma nam ve hesabına olarak yaptırılan işler nedeniyle yapılan ödemelerin davalının kayıtlarına işlendiğinde, davalının müvekkil şirkete iş ve sözleşme nedeniyle borcu bulunduğunun tespit edildiği, davalıya fazla ödeme yapıldığı, bu nedenlerle müvekkil şirketin ticari defterlerine delil olarak dayandıkları, 05.04.2022 tarihli bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, kesin hesabın düzenlendiği bilirkişi raporu aldırılmak üzere hükmün kaldırılmasını talep ettikleri, davalıya 287.946 litre mazot teslim edildiği, ancak yapılan iş için kübaj hesabına göre kullanılması lazım gelen mazot miktarının 188.354.82 litre olduğu, dolayısıyla davacı şirketin 99.591,18 Lt fazla mazot kullanımının söz konusu olduğu, kübaj-mazot hesabına ilişkin rapor dosya kapsamında olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, akaryakıt hesabının yapılmamasının hukuka aykırı olduğu, bilirkişinin raporunu hazırlarken bilimsel verilerden faydalanarak fen ve sanat kurallarına uygun hesaplama yapmak suretiyle kullanıma göre fazla akaryakıt alınıp alınmadığını hesaplaması gerektiği, mazot sarfiyatının ve kullanılacak araçların cins ve çalışma saatinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayınlanan bahse konu işle ilgili imalat kalemlerine ait poz ve pozlara ait analizlerde mevcut olduğu, bahse konu iş makinalarının yakıt sarfiyatlarının Makine Mühendisleri Odası tarafından tespit edilebildiği, bu veriler kullanılarak usulüne uygun objektif raporun düzenlenmesi hususunda yeni bir bilirkişi heyeti tayini yönünden hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, sözleşmesinin 3-10 maddesi gereği işin başlama tarihinin 18.03.2015, bitiş tarihinin 10.07.2015 olduğu, iş süresinde tamamlanmadığı, bu nedenle davalının sözleşmenin 3-07 maddesindeki 50.000,00 TL tutarlı iş bırakma tazminatı ile 3-10 maddesindeki geciken her gün için 250,00 TL cezai şarttan sorumlu olduğu, asıl iş sahibi Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın İpa Dairesi Başkanlığı tarafından 15.09.2017 tarihli faturaya yansıyan 23 nolu hakkediş ile “... Of IPC-23” olarak 228.373.44 EURO gecikme cezası kesildiği ve bu bedelin de müvekkil şirkete yansıtıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 3-10 maddesi gereği taşeronun gecikme cezasından sorumlu olduğu, geçici kabul tarihinin 03.08.2017 tarihi olup, iş ve imalatın 3. kişiler olan ... ve ... firmalarına tamamlatılması sonucu, geçici kabulün yapılabildiği, zira hükme esas alınan bilirkişi kök raporunda, sözleşmede öngörülen işin bitiş tarihinden, geçici kabul tarihine kadar gecikme cezasının uygulanmasının hukuka uygun olduğunun bildirildiği, her ne kadar mahkeme kararında, müvekkil şirketin ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği ileri sürülmüşse de, müvekkil şirket tarafından yapılan ödemelerin, esasında geçici ve kesin kabule kadar sözleşme gereği zorunlu teminat kesintisinin taşeron hesaplarına dahi yansıtılmaması, gönderilen ihtarnameler karşısında yerel mahkemenin gerekçesinin hukuka ve dosya kapsamına aykırı olduğu, yine mahkeme tarafından işin gecikmesinin davalı alt yükleniciden kaynaklandığının ispatlanamadığı ileri sürülmekteyse de, dosya kapsamındaki ihtarnameler, taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesindeki işin başlangıç ve bitiş tarihleri, yine asıl davada bizzat davacı tarafından sunulan 18.03.2015 tarihli işyeri teslim tutanağı, malzemelerin tamamının müvekkil şirket tarafından temin edilmiş olması karşısında yerel Mahkeme tespitinin açıkça hukuka aykırı olduğu, kaldı ki hükme esas alınan 05.04.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda ve heyetin kök raporunda müvekkil şirketin 01.07.2015 ile geçici kabul tarihi olan 03.08.2017 tarihleri arasında 764 gün x 250,00=191.000 TL cezai şart talebi ile 50.000,00 TL tazminat talebiyle ilgili düzenlemelere rağmen, davanın reddi hususunun da açıkça hukuka aykırı olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı-birleşen davada davalı ... İnşaat Gıda Mühendislik Mimarlık Elektrik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin 27.12.2022 tarihinde istinaf başvurusunda bulunduğu, 28.12.2022 tarihinde istinaf harçlarının yatırılması için çıkartılan muhtıranın 02.01.2023 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği ancak çıkartılan muhtıra tebliğine rağmen bir haftalık kesin süre içerisinde eksik giderlerin yatırılmadığı, mahkemece, 23.01.2023 tarihli ek karar ile eksik harcın süresi içerisinde yatırılmaması nedeni ile davacı ... İnşaat Gıda Mühendislik Mimarlık Elektrik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 344'ncü maddesi uyarınca yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacı-birleşen davada davalı ... İnşaat Gıda Mühendislik Mimarlık Elektrik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili ek karar yönelik istinaf dilekçesinde özetle; taraflarına gönderilen muhtırada sadece mahkeme başkanının imzası olduğu, Asliye Ticaret Mahkemelerinin heyet halinde çalışmakta olup verilecek kararların da heyet halinde alınması gerektiği, nitekim mahkeme tarafından kurulan 23.01.2023 tarihli ek kararda mahkeme başkanı ve diğer iki üyenin de imzasının mevcut olduğu, dolayısıyla taraflarına gönderilen muhtıranın heyet halinde verilen bir karar olmadığından geçersiz olup yok hükmünde bulunduğu, her ne kadar gönderilen muhtırada İstinaf karar harcı ve İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcı eksikliğinden bahsedilmiş ise de dosyada 6.034,40 TL gider avansının mevcut olduğu, mahkemenin ilgili giderleri dosyada bulunan giderden de karşılayabilecek iken çok dar bir değerlendirme ile istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair karar kurmasının Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve AİHS ile güvence altına alınan adli yargılanma hakkı ile mahkemeye erişim hakkının açıkça ihlaline neden olduğu belirtilerek ek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerince istinaf edilmiş, mahkemece süresinde harç tamamlanmadığından davacı-birleşen davada davalının istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair verilen ek karara karşı davacı-birleşen davada davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 344. maddesi hükmünde "İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir." düzenlemesine yer verildiği, somut olayda; davacı-birleşen dosya davalısı ... İnşaat Gıda Mühendislik Mimarlık Elektrik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin 27.12.2022 tarihinde istinaf başvurusunda bulunduğu, 28.12.2022 tarihinde istinaf harçlarının yatırılması için çıkartılan muhtıranın 02.01.2023 tarihinde davacı-birleşen dosya davalısı vekiline tebliğ edildiği, çıkartılan muhtıra tebliğine rağmen bir haftalık kesin süre içerisinde eksik giderlerin yatırılmadığı ve mahkemece 23.01.2023 tarihli ek karar ile eksik harcın süresi içerisinde yatırılmaması nedeni ile davacı-birleşen dosya davalısı ... İnşaat Gıda Mühendislik Mimarlık Elektrik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 344'ncü maddesi uyarınca yapılmamış sayılmasına karar verildiği, her ne kadar ek karar davacı-birleşen dosya davalısı vekilince istinaf edilmiş ise de; muhtıranın usulüne uygun şekilde heyet başkanı tarafından imzalı olarak düzenlendiği ve dosya içerisinde gider avansı bulunsa da gider avansının, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade ettiği (emsal Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 05.11.2020 tarih, 2020/1910 Esas, 2020/2920 Karar sayılı ilamı), harcın gider avansı olmadığı ve Harçlar Kanunu gereği, istinaf harçlarının ayrıca yatırılması gerektiği anlaşılmakla davacı-birleşen davada davalı ... İnşaat Gıda Mühendislik Mimarlık Elektrik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin 23.01.2023 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusu ile davalı-birleşen davada davacı ... İnşaat Ticaret Müşavirlik Ltd. Şti. vekilinin 27.10.2022 tarih, 2017/84 Esas, 2022/715 Karar sayılı karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı-birleşen davada davalı ... İnşaat Gıda Mühendislik Mimarlık Elektrik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin 23.01.2023 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Davalı-birleşen davada davacı ... İnşaat Ticaret Müşavirlik Ltd. Şti. vekilinin 27.10.2022 tarih, 2017/84 Esas, 2022/715 Karar sayılı karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince ek karara yönelik olarak alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacı-birleşen davada davalı ... İnşaat Gıda Mühendislik Mimarlık Elektrik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Harçlar Kanunu gereğince asıl davaya yönelik olarak alınması gereken 8.128,16 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.033,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.095,16 harcın davalı-birleşen davada davacı ... İnşaat Ticaret Müşavirlik Ltd. Şti.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-Harçlar Kanunu gereğince birleşen davaya yönelik olarak alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın ve 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 755,40 TL harcın davalı-birleşen davada davacı ... İnşaat Ticaret Müşavirlik Ltd. Şti.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve ödedikleri istinaf başvuru harçlarının kendileri üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 10.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!