T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2023/212 - Karar No:2025/394
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/212
KARAR NO : 2025/394
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/12/2022
NUMARASI : 2021/229 E-2022/885 K
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 10.04.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 10.04.2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili özetle; taraflar arasında "Trabzon Havalimanı Yeni İç Hatlar Terminal Binası ve Otopark İnşaatı" işi kapsamında sözleşme imzalandığını, belirtilen işin geçici kabulünün 10.07.2008 tarihinde, kesin kabulünün ise 08.10.2009 tarihinde yapıldığını, işin kabulünden sonra terminal binasının dış cephesindeki imalatlarda ve panellerde soyulma, bozulma, esneme vb durumlar oluştuğunu, Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 25/4. maddesi gereğince yüklenicinin kesin kabul onay tarihinden itibaren 15 yıl boyunca ortaya çıkan zarar ve ziyandan sorumlu olacağını, meydana gelen bu zarar ve ziyan sebebiyle davalı iş ortaklığına söz konusu gizli ayıpların giderilmesi yönünde bildirimde bulunulduğunu, aksi takdirde ayıpların yüklenici nam ve hesabına müvekkili kuruluş tarafından giderileceğinin ihtar edildiğini, davalı iş ortaklığının herhangi bir girişimde bulunmadığını, bu nedenle davalı şirketlerin nam ve hesabına söz konusu ayıpların giderilmesi için 2020/245951 İhale Kayıt Numaralı ihale ile söz konusu dış cephe kaplamalarının sökülerek yenilenmesi işi için bir başka firma ile sözleşme imzalandığını, müvekkili kuruluşun bu yenileme işi için toplam 1.299.000,00 TL harcadığını, bu nedenle davalı iş ortaklığı nam ve hesabına ödenen bu meblağın davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, davanın kabulü ile 1.299.000,00 TL alacağın 11.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili özetle; müvekkili şirket ile diğer davalı tarafından oluşturulan iş ortaklığı ile davacı kurum arasında Ankara 17. Noterliği'nin 22.08.2016 tarih ve yevmiye numaralı sözleşmesi ile "Trabzon Hava Limanı Yeni Terminal Binası ve Otopark İnşaatı" işinin üstlenildiğini, işin geçici kabulünün 20.06.2008 tarihinde, kesin kabulünün ise 05.10.2009 tarihinde yapıldığını, işin davacı kuruma eksiksiz ve hatasız şekilde teslim edildiğini, kesin kabulün üzerinden 12 yıl geçtikten sonra terminal binasının dış cephesinde gizli ayıp olduğu iddiasını kabul etmediklerini, iddia edilen arızaların varlığının nedeninin tespit edilmesi gerektiğini, kullanım hatası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, söz konusu malzemelerin garantili olduğunu ve garanti belgelerinin davacı kuruma daha önce teslim edildiğini, garanti süreci işletilmediğini ve müvekkili şirketten muvafakat alınmadığını, müvekkili şirketin söz konusu işi üstlendikten sonra yaptığı inceleme ve değerlendirme sonucunda dış cephe kaplaması için teknik şartnamede öngörülen ahşap panel uygulaması yerine, ahşap görünümlü alüminyum kompozit panelin daha uygun olacağı konusunda davacı kurum ile birçok defa yazışmada bulunduklarını, ancak davacı idare tarafından işin ihale eki proje ve şartnamelerinde belirtilen malzeme ile yapılmasının esas olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin taleplerinin reddedildiğini, ahşap malzemede ısrarcı olunduğunu, ancak davalı iş ortaklığı nam ve hesabına yapılan işte ahşap görünümlü alüminyum kompozit panel kullanıldığını, bu durumun müvekkilinin haklılığını ortaya koyduğunu, iddia edilen maddi külfetlerin o dönem görevli bulunan proje mimarı, teknik ekip ve sorumlusuna yöneltilmesi gerektiğini, bir işin nam ve hesaba yaptırılması için müvekkili tarafından üstlenilen bir hususun yapılmamış olması ve talep üzerine direnim gösterilmesinin gerektiğini, müvekkili tarafından aksine defalarca ahşap görünümlü alüminyum kompozit panel uygulanması konusunda davacıya talepte bulunulduğunu, ayrıca söz konusu işin ihale edilmediğini, ortada tamamı ile farklı bir işin farklı bir malzemeyle yapılması durumunun bulunduğunu, müvekkilinin 15 yıl boyunca sorumlu olacağının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, ayıp olduğu ileri sürülen malzemenin ahşap olduğunu, 13 yıl boyunca davacı tarafından kullanıldığını, ahşabın neme, yağışa, bölgenin iklim ve şartlarına bağlı olarak reaksiyon gösterebilecek bir malzeme olduğunu, ayrıca bozulmanın boyutlarının anlaşılamadığını, değiştirilen veya sökülen malzemelerin ciddi bir sovtaj değeri bulunduğunu, ve söz konusu sovtaj bedelinin talep edilen miktardan düşülmesi gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili özetle; müvekkili ile diğer davalının oluşturduğu iş ortaklığı ile davacı arasında "Trabzon Hava Limanı Yeni İç Hatlar Terminal Binası ve Otopark İnşaatı İşi" için 22.08.2006 tarihli sözleşmenin imzalandığını, işin 03.04.2008 tarihinde geçici kabulünün yapıldığını, 01-04.07.2009 tarihleri arasında işyerinde kesin kabul bakımından yapılan incelemeler neticesinde eksik, kusur veya arıza bulunmadığını, bu nedenle 08.10.2009 tarihinde işin kesin kabulünün yapıldığını, bu nedenle gerek müvekkilinin gerekse davalı iş ortaklığının sorumluluğunun bulunmadığını, terminal binasının dış cephe kaplamasında kullanılan malzemelerin taraflar arasında akdedilen sözleşme ve şartnamelere uygun olarak davacı idare tarafından seçiminin yapıldığını, montajın fen ve sanat kurallarına uygun olarak gerçekleştirildiğini, hileli bir malzeme bulunmadığını, davalı iş ortaklığının iddia edildiği üzere ağır bir kusurunun bulunmadığını, davacının asıl muhatabının malzemenin üreticisi olduğunu, eserin idareye tesliminden 10 yıl sonra ortaya çıkan soyulma, bozulma ve deformasyonun önellere riayet edilmeden gizli ayıp olarak nitelendirilmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca kabul anlamına gelmemek üzere, sovtaj bedelinin de yapılacak olan tazminat hesaplamasından mahsup edilmesi gerektiğini, bunun dışında talep edilen meblağın fahiş olduğunu, yenilenen alanın ne kadarlık bir bölüm olduğunun ölçülmediğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; davanın, ayıplı olduğu iddia edilen dış cepte kaplamalarının yüklenici iş ortaklığının nam ve hesabına yaptırılması nedeniyle ödenen tutarın faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkin olduğu, yapılan işin ayıplı olup olmadığı, süresinde ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı, süresinde ayıp ihbarı yapılmış ve yapılan işler de gizli ayıplı ise davacının yeniden yaptırdığı işten kaynaklı varsa talep edebileceği iş bedeli çekişme konusu olmakla öncelikle bu hususların araştırılması için taraflara ait delil ve belgeler toplandıktan sonra dosyanın nitelikli hesaplama uzmanı, mimar ve inşaat mühendisinden oluşturulan bilirkişi kuruluna tevdii edildiği, alınan 27.05.2022 tarihli raporda söz konusu işin 22.08.2006 tarihinde anahtar teslimi götürü bedelle yapımı hususunda davalıların oluşturduğu adi ortaklıkla sözleşme imzalandığı, söz konusu işin tamamlanarak 10.07.2008 tarihinde geçici kabulün yapıldığı, söz konusu hasarın işin yapıldığı Trabzon'da iklim koşulları nedeniyle oluştuğu, davalının iş yapımı esnasında teknik şartnamede belirtilen malzemelerin yapılacak işe uygun olmadığını belirtmesi nedeniyle bildirim yükümlülüğünün yerine getirildiğini, kullanılan malzemenin yine ahşap kaplama olduğu, teknik şartnamede belirtilen kaplama malzemesinden bir nebze daha dayanıklı olduğu, bu malzemenin de belirtilen iklim koşullarında uzun süre dayanamayacağı, iş ortaklığı tarafından teslim edilen işin ayıplı olmadığı ve davacı tarafından gerçekleştirilen yenileme işi kapsamında ödenen tutardan davalıların sorumlu olmadığının belirtildiği, bilirkişi raporunun taraflara tebliği sonrası davacı vekilinin, idarenin onayı olmadan Trabzon'daki iklim koşulları nedeniyle farklı bir ahşap malzeme kullanıldığını, bozukluk ve arızaların malzemeden değil, işçilik ve montajdan kaynaklandığını, yüklenicinin kendi başına idare onayı olmadan sözleşme ekine uygun bulunmayan ahşap malzeme kullanılmasının daha iyi malzeme olarak değerlendirilip yüklenicilerin sorumluluktan kurtarılamayacağını, yüklenici tarafından seçilen ve uygulanan malzemelerden ve imalat hatalarından kaynaklanan gizli ayıptan yüklenicilerin sorumlu tutulması gerektiğini, kullanılacak malzemenin ihale eki proje ve şartnamelerde yazılı malzeme olması gerektiğini, davalının ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiği yönündeki görüşü kabul etmediklerini belirterek bilirkişilerden ek rapor alınmasını talep etmesi üzerine dosya aynı bilirkişilere tevdii edilerek itirazları karşılar ek rapor alındığı, düzenlenen 15.11.2022 tarihli ek raporda; kök raporda tespit edilen ve değerlendirilen hususların aksine bir husus tespit edilemediğinin bildirildiği, Borçlar Kanunun 477/1.maddesindeki, "eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra yüklenici her türlü sorumluluklardan kurtulur, ancak onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilmeyecek ayıplar için sorumluluğu devam eder" hükmü gereğince söz konusu işin kesin kabul tutanağı 05/10/2009 tarihinde düzenlenmiş ve onay makamınca da 08.10.2009 tarihinde onaylanmış ise de; yukarıda belirtildiği şekilde ayıp var ise ve hasar bu gizli ayıptan kaynaklanmış ise meydana gelen zarardan davalıların sorumlu olduğu, fakat bilirkişi raporunda belirtildiği gibi davalılarca söz konusu malzemenin yapılacak işe uygun olmadığının usulüne uygun olarak belirtildiği ve Borçlar Kanununun 476. maddesindeki "eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara rağmen iş sahibinin vermiş olduğu talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple iş sahibine yüklenecek olursa, iş sahibi eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz" hükmü gereğince davacı iş veren ahşap kaplama kullanılması konusunda ısrarcı olması nedeniyle meydana gelen zararları yükleniciden talep edemeyeceği, toplanan delillere göre davalıların oluşturduğu iş ortaklığı tarafından Trabzon Havalimanı Yeni İçhatlar Terminal Binası ve Otopark inşaat işi kapsamında belirtilen işlerin üstlenildiği, söz konusu işin yapımı esnasında sözleşmede belirtilen malzemelerin işin yapıldığı yerdeki iklim koşulları nedeniyle uygun olmadığının belirtildiği, davacının uyarıldığı, fakat davacının ısrar etmesi üzerine söz konusu imalatların yapıldığı, işin kesin kabul tutanağının 05.10.2009 tarihinde yapıldığı, onay makamınca tutanağın 08.10.2009 tarihinde düzenlenmesine rağmen 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra iş bu dava açılmış ise de; yukarıda belirtilen Türk Borçlar Kanununun 477/1.maddesi ile yine 476. maddesine göre ayıbın gizli ayıp olması halinde davacının uğranılan zararı talep edebileceği, fakat davalıların işin yapımı esnasında söz konusu malzemenin işin yapıldığı yerdeki iklim şartlarına uygun olmadığı yönünde ihbarda bulunduğu, buna rağmen işin yapılmasının istendiği, davalılar tarafından işin belirtilen şekilde yapıldığı, bu durumda da gizli ayıp iddiasıyla iklim şartları nedeniyle yapılan imalatların zarar görmesinden dolayı uğranılan zararın tazmininin davalılardan talep edilemeyeceği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşme ile, “Trabzon Havalimanı Yeni İç Hatlar Terminal Binası ve Otopark İnşaatı” işinin davalı iş ortaklığı tarafından üstlenildiği, işin geçici kabulünün 10.07.2008 tarihinde; kesin kabulü ise 08.10.2009 tarihinde yapıldığı, işin kabulünden sonra terminal binasının dış cephesindeki imalatlarda ve panellerde soyulma, bozulma, esneme, konstrüksiyondan ayrılma, deformasyon vs. durumlar oluştuğunun tespit edildiği, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin “Yüklenicinin Bakım ve Düzeltme Sorumlulukları” başlıklı 25. maddesinin 4. bendinin "Yapım işlerinde yüklenici ve alt yükleniciler, yapının fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılmaması, hileli malzeme kullanılması ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan zarar ve ziyandan, yapının tamamı için işe başlama tarihinden itibaren kesin kabul tarihine kadar sorumlu olacağı gibi, kesin kabul onay tarihinden itibaren de on beş yıl süreyle müteselsilen sorumludur. Bu zarar ve ziyan genel hükümlere göre yüklenici ve alt yüklenicilere ikmal ve tazmin ettirilir. Ayrıca haklarında 4735 sayılı Kanunun 27 nci maddesi hükümleri uygulanır." hükmü gereğince yüklenici iş ortaklığının kusurundan kaynaklanan bu gizli ayıpların giderilmesi, aksi takdirde bu ayıpların yüklenici nam ve hesabına müvekkil tarafından giderilerek kendilerinden tahsil edileceği hususunun yüklenici iş ortaklığına bildirildiği, fakat aradan geçen bu zamana kadar davalı şirketlerce her hangi bir imalat ya da giderimde bulunulmadığı, yüklenici iş ortaklığı tarafından terminal binasının dış cephesindeki imalatlarda ve panellerde oluşan soyulma, bozulma, esneme, konstrüksiyondan ayrılma, deformasyon vs. durumların giderilmemesi üzerine müvekkil tarafından davalı iş ortaklığı nam ve hesabına bu ayıpların giderilebilmesi için çalışmalara başlandığı, 2020/245951 İhale Kayıt Numaralı ihale ile bu dış cephe kaplamalarının sökülerek yenilenmesi işi için sözleşme imzalandığı, işin tamamlanarak ayıpların giderilmesinin sağlandığı, ihale neticesinde 1.299.000,00 TL harcandığı, davalı iş ortaklığının sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle oluşan zararın davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesi için Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/229 Esas sayılı dosyasıyla dava açılmış ise de Mahkemece verilen istinafa konu kararda özetle, davalıların oluşturduğu iş ortaklığı tarafından Trabzon Havalimanı Yeni İçhatlar Terminal Binası ve Otopark inşaat işi yapımı esnasında sözleşmede belirtilen malzemelerin işin yapıldığı yerdeki iklim koşulları nedeniyle uygun olmadığını belirtilip müvekkil Kuruluşun uyarıldığı, fakat müvekkil Kuruluşun ısrar etmesi üzerine söz konusu imalatların yapıldığı, bu durumda da gizli ayıp iddiasıyla iklim şartları nedeniyle yapılan imalatların zarar görmesinden dolayı uğranılan zararın tazmininin davalılardan talep edilemeyeceği ifade edilerek davanın reddine karar verildiği, mahkeme kararının gerekçesinde, her ne kadar müvekkil tarafından istenilen işin malzemesinin Trabzon ilinin mevsimsel koşullarına aykırı olduğunun yüklenici iş ortaklığı tarafından bildirilmesine rağmen idarece ısrar edildiği için kullanıldığı belirtilmiş ise de davalı yüklenici şirketler tarafından kullanılan malzemenin ihale eki dokümanlarda belirlenen malzeme olmadığı, iş ortaklığı tarafından idare onayı olmaksızın bir başka malzeme döşendiği, nitekim bu hususun bilirkişiler tarafından da raporlarında belirtildiği, kullanılan malzemenin yine ahşap kaplama olduğu ancak teknik şartnamede belirtilen kaplama malzemesinden bir nebze daha dayanaklı olduğu, şeklinde ifade edilerek davalı şirketlerin müvekkil tarafından kullanılması istenen malzemeyi dahi kullanmadıklarının kabul edildiği, bu durumda gizli ayıba konu imalatların malzemesinin müvekkil idarenin ısrarı ile kullanıldığı gerekçesinin doğru olmadığı, hatalı değerlendirme ile karar verildiği, yüklenici firmanın kullanmış olduğu malzemenin tedarikçisi olan ... firmasının imalata ilişkin yaptığı incelemelerde ücretsiz olarak malzeme verebileceğini ancak imalatlardaki bozukluk ve arızaların malzemeden değil işçilik ve montaj kaynaklı olduğunun belirtildiği, dolayısıyla ortaya çıkan ayıbın yükleniciden kaynaklı olduğunun tartışmasız olduğu, Mahkemenin imalattaki işçilik ve montaj hatalarını değerlendirmediği, sadece malzemeye odaklanılmış olunmasının hatalı olduğu, kullanılan malzemenin teknik şartnamede belirtilen malzeme olmamasının yanında işçilik ve montaj hataları nedeniyle soyulma ve deformasyonun gerçekleştiğinin açık olduğu, uyuşmazlığın temel noktasının yüklenicinin ihale eki proje ve şartnamelerde tariflenen malzemeyi kullanmayıp idarenin bilgisi ve onayı olmadan kendi seçtiği malzemeyi kullanmasına rağmen kullanılan malzemenin ihale evrakında tariflenen malzeme olduğunu iddia etmesi olduğu, bu hususa ilişkin olarak bizzat yüklenici tarafından farklı tarihlerde farklı malzemeler kullanılması hususunda idareye taleplerde bulunulduğu, örneğin 19.09.2007 tarihli yazısında ... ahşap malzeme, 09.11.2007 tarih ve 07.EYIM.11.109 sayılı yazısında ise kompozit panel malzemelerin kullanılmasının istendiği, idare tarafından bu taleplere verilen cevabi yazılarla kullanılacak malzemenin ihale eki proje ve şartnamelerde tariflenen malzeme olması gerektiğinin ifade edildiği, neticede yüklenicinin ne alüminyum kompozit malzemeyi ne de ihale eki proje ve şartnamlerde belirtilen malzemeyi kullanmadığı, 14.01.2008 tarihli kontrol teşkilatı raporunda görüleceği üzere doğrudan doğruya kendi seçtiği malzeme ile idarenin bilgisi dışında imalata başlandığı, mahkemece bu hususun dikkate alınmamasının hatalı olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödedikler istinaf başvuru harcının kendileri üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 10.04.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!