T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2023/202 - Karar No:2025/399
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/202
KARAR NO : 2025/399
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/10/2022
NUMARASI : 2022/151 E-2022/580 K
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 10.04.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 10.04.2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili özetle; davalının, dava dışı asıl işveren TOKİ'nin Ankara Turkuaz Vadisi 2. Etap 426 Adet Konut ile Adaiçi ve Çevre Düzenlemesi İnşaat yapım işini ihale yolu ile üstlendiğini, söz konusu inşaat işinin AK ve B2 tipi blokların ahşap çatı imalatlarının malzemeli olarak yapımı konusunda müvekkili ile davalı arasında 15/01/2008 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin “Birim Fiyatlar, Ölçü ve Ödeme” başlıklı 4. maddesinde imalatın birim fiyatlarının belirlendiğini ve hakedişe giren imalatların bedelinin nakden ve tamamen TOKİ’den alınmasını müteakip 10 gün içerisinde % 40’nın nakit, geri kalanın ise 60 gün vadeli çek ile ödenmesinin kararlaştırıldığını, söz konusu sözleşmenin “Kesin Teminat ve İadesi” başlıklı 13. maddesinde taşeron müvekkilinin sözleşme konusu işin bedelinin % 10’u tutarında teminat senedi vereceğinin, ayrıca hakedişinden % 6 nakit teminatın içeride tutacağının, işin sözleşme şartlarında yapılması, kesin hesap, kesin hakediş ve kabul işleminin tamamlanmış olması halinde teminatların serbest bırakılacağının kabul edildiğini, müvekkilinin sözleşme uyarınca tüm edimlerini yerine getirdiğini ve dava dışı idare tarafından söz konusu işin kesin kabulünün yapıldığını, müvekkilinin hak etmiş olduğu bedellerin süresinde ödememesi nedeni ile şirketin zarara uğradığı gibi, davalının müvekkilinden kesmiş olduğu teminat tutarlarını da iade etmediğini, davalı tarafından bu zamana kadar herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle hakkında Ankara 32. İcra Müdürlüğü’nün 2014/22794 takip sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek; davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile %20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı takdirini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle; müvekkilinin TOKİ’yle yapmış olduğu sözleşme çerçevesinde; ... Mevkii, 5. Bölge, 564 Adet Konut, 1’er Adet 24 Derslikli İlköğretim Okulu, 32 Derslikli Lise, Ticaret Merkezi, Camii, Sağlık Ocağı, Kreş, 2 Adet Spor Salonu İle Ada içi Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İnşaatı İşi ile ... Vadisi, 2. Etap, 426 Adet Konut, Adaiçi Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İnşaatı İşi’nin yapımını üstlendiğini, davalı taşeronun ise, projede 2. Etap 426 adet konut, ada içi alt yapı ve çevre düzenleme inşaatının AK ve B2 blokların çatı imalatı işini üstlendiğini, davacı işinin kabulünün, TOKİ’nin kabulüne bağlı olduğunu, davacının bu şartlarla üstlendiği işi eksik ve kusurlu imalatla terk ettiğini, kendisine defalarca yazılı - sözlü uyarı yapıldığı halde bir sonuç alınamadığını, TOKİ’nin sahada yaptığı kesin kabul incelemesinde davacının işine ilişkin eksik ve kusurları tek tek belirlediğini, müvekkiline bunları gidermek üzere süre verdiğini, sözleşmeye göre işin kabulü, TOKİ’nin kabulüne bağlı olduğundan, tespit edilen eksiklerin giderilmesi için davacıya Ankara 20. Noterliği’nin 06/12/2010 tarih ve 18764 yevmiyesiyle çekilen ihtarnameyle sahaya davet edilerek, 2 gün içinde işe başlamasının ve işi tamamlamasının, aksi halde hakkında cezai şart uygulanarak eksik ve kusurların nam ve hesabına tamamlatılacağının ihtar edildiğini, davacının, işini tamamlamak yerine, çektiği karşı ihtarla işinin tamam olduğu, hatta teslim ettiği iddiasında bulunduğunu, bu hal karşısında müvekkilinin Borçlar Kanunu’ndaki seçimlik haklarından, işi davalının nam ve hesabına tamamlama yolunu seçtiğini, işin kesin kabulünün ancak işteki eksik - kusurların ... Dekorasyon firmasına tamamlatılarak yapılabildiğini, TOKİ’nin, müvekkiline geciktiği süre nedeniyle 80.931,16 TL gecikme cezası uyguladığını ve bedelin kesinti yoluyla ödendiğini, sözleşmenin 10. maddesine göre kesin hakedişi yapma sorumluluğunun davacıda olduğunu, her konuda olduğu gibi bu yöndeki yükümlülüğünü de yerine getirmeyen davacıya Ankara 38. Noterliği’nin 18/10/2012 tarih ve 27326 yevmiyeyle çekilen ihtarla işteki eksik ve kusurun nam ve hesabına tamamlandığının anlatıldığını, gecikme cezasıyla nam ve hesaba giderim faturalarının keşide edildiğini, kesin hakedişin tanzimi için davet gönderildiğini, davacının takibe ve davaya dayanak faturayı ve irsaliyeleri müvekkiline tebliğ ettiğine dair belgeleri ibraz etmediğini, vade farkına ilişkin ancak yazılı bir sözleşme varsa talepte bulunulabileceğini, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede vade farkı uygulanacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi bu hususta oluşan bir uygulama da olmadığını belirterek; davanın reddini davacı aleyhine % 20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı takdirini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali, icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2014/22794 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti. tarafından, davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. aleyhine, “Cari hesaba ilişkin vade farkı” açıklaması ile düzenlenen 05.10.2012 tarihli ve 83564 nolu 28.200,82 TL’lik fatura ile Taşeron Sözleşmesine dayalı olarak 28.200,82 TL asıl alacak, 7.350,56 TL işlemiş faiz, 16.491,96 TL teminat alacağı, 4.298,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 56.341,97 TL'nin tahsili için 17.11.2014 tarihinde takip başlattığı, davalı şirket vekili tarafından, İcra Müdürlüğü’ne verilen dilekçede, takip alacaklısına karşı borçlarının olmadığı belirtilerek, borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, takibin durduğu, mahkemece, 19/11/2019 tarihinde, davanın reddine karar verildiği, bu kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 27/01/2022 gün ve 2020/272 Esas 2022/65 Karar sayılı kaldırma kararı ile “…Davaya konu sözleşme kapsamında dava dışı iş sahibi TOKİ tarafından kesin kabulün 07/05/2012 tarihinde onaylanmış olduğu, eldeki davanın ise 05/01/2015 tarihinde açıldığı, davanın tarafları arasında kesin hesabın yapılmadığı ihtilafsız ise de, işin tamamlanarak dava dışı iş sahibine teslim edildiği sabit olmakla, mahkemesince teminatın iadesi talebi yönünde kesin hesabın çıkartılarak ve sözleşme kapsamında davacının SGK ilişiksiz belgesi aldığına dair iddiası da değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.” gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verildiği, davalı yüklenici ile dava dışı işveren arasında, sözleşme konusu işe ilişkin kesin kabulün yapıldığı, işin teslim edildiği ancak, taraflar arasında, takibe dayanak teminat kesintilerinin iadesinin, ifa zamanının gelip gelmediği noktasında uyuşmazlık bulunduğu, taraflar arasında akdedilen 15.08.2008 tarihli taşeron sözleşmesinin; "kesin teminat ve iadesi" başlığını taşıyan 13. maddesinde; taşeronun sözleşme konusu işin bedelinin %10,00 tutarında teminat senedi vereceği ayrıca hak edişinden %6,00 tutarında nakit teminatının içeride tutulacağı, hak edişe konu olan iş bedelinin % 6'sının kesin teminat olarak her bir hak ediş bedelinden kesileceği, teminatların serbest bırakılması için; ,şin sözleşme şartlarında yapılması, kesin hesap, kesin hak ediş ve kabul işleminin tamamlanmış olması gerektiği, sözleşme gereği işveren tarafından kesin teminatından kesilmesi gerekli meblağ var ise bu meblağın da kesilmiş olması ve taşeronun işveren ile hiçbir ilişiğinin kalmaması gerektiği, taşeronun emanet işçilerine, alt taşeronlarına veya işverene herhangi bir borcunun bulunmaması gerektiği ve SSK'dan alınmış "İlişiksiz Belgesi"nin SSK'nın belirlediği işçilik oranları ile tutturulmuş olarak işverenee teslim edilmesi (Taşeron'un Sosyal Sigortalar Kurumu ile ilişiğinin kalmadığının tevsiki) gerektiğinin hüküm altına alındığı, tarafların teminat kesintilerinin iadesi için madde de yazılı şartların yerine getirilmesi şartının arandığı, 6098 sayılı TBK'nın 90. maddesi hükmü uyarınca; ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça, her borcun doğumu anında muaccel olduğu, buna göre; tarafların sözleşmeyle ifa zamanını serbestçe tayin edebileceği, ifa zamanı, alacaklının borçludan edimin ifasını isteyebileceği, gerektiğinde bu amaçla dava açabileceği, borçlunun da edimin ifa zorunda olduğu zamanı (borcun muacceliyeti) ifade ettiği gibi, bir başka yönden de borcun borçlu tarafından ifa edilebileceği anı (borcun ifa edilebilirliği) gösterdiği, ifa zamanının mutlak veya nispi olarak tayin edilebileceği, ifa zamanının mutlak olarak tayininde belli bir zaman ölçüsüne dayanıldığı, ifanın nispi tayininde ise bunun aksine kesin bir gün tespit edilmediği, daha çok bir olay veya durumun göz önünde bulundurulduğu, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 13. maddesinde; " ..... SSK'dan alınmış "İlişiksiz Belgesi"nin SSK'nın belirlediği işçilik oranları ile tutturulmuş olarak İşverene'e teslim edilmesi (Taşeron'un Sosyal Sigortalar Kurumu ile ilişiğinin kalmadığının tevsiki) gereklidir." düzenlemesiyle ifa zamanının, gerçekleşmesi gereken bir duruma bağlandığı, burada yüklenicinin teminat kesintilerinin iadesi, 13. madde de yazılı şartların yanında ayrıca SGK'dan alınacak "İlişiksiz Belgesi"nin teslim edilmesi koşuluna bağlandığı, taraflarca ifa zamanı tayin edilmiş olduğundan, davacı taşeronun teminat kesintilerinin iadesini isteyebilmesi için "ilişkisiz belgesini" davalı yükleniciye teslim etmesi gerektiği, davacının "ilişiksiz belgesini" teslim ettiğini ispatlayamadığı gibi, gerek dava, gerekse cevaba cevap dilekçelerinde de SGK'dan ilişiksiz belgesini alıp davalı yükleniciye teslim ettiğini iddia olarak ileri sürmediği, bu halde, takibe dayanak teminat kesintilerinin iadesine yönelik alacağın muaccel olmadığı, alacaklı tarafından zaman itibarıyla ifası istenebilir bir borç olmadığı, anlaşıldığından davalı yüklenicinin bu alacak kalemine yönelik itirazının yerinde olmadığı, diğer yandan, takibe girişmesinde haksız olan davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davanın ve davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin şartlar oluşmadığından reddine, karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davacı tarafından SGK'dan ilişiksiz belgesi alınarak davalı tarafa sunulmadığı belirtilmişse de bu hususun gerçeği yansıtmadığı, dava dilekçesinde de belirttildiği üzere davacının, üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği ve dava dışı idare tarafından söz konusu işin kesin kabulünün yapıldığı, davacı şirketin tüm edimlerini ayıpsız ve eksiksiz yerine getirdiğinin bilirkişi kurulu raporu ile de sabit olmasına karşın davalı şirketin kendi yükümlülüklerini yerine getirmediği ve bu sebeplerle davacının zarara uğradığı, mahkeme tarafından Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Ulucanlar Sosyal Güvenlik Merkezi'ne müzekkere yazıldığı, dosyaya gelen 03.06.2022 tarihli müzekkere cevabında davacının 21.12.2012 tarihinde ilişiksiz belgesi aldığının belirtildiği ve iş yeri sicil numarası sorgusu sonucu borcunun olmadığının bildirildiği, dava dışı idare tarafından söz konusu işin kesin kabulü yapılmasına rağmen davalı şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğinin açıkça ortada olduğu, takip tarihi itibari ile SGK'dan alınarak davalıya sunulmuş ilişiksiz belgesi bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğu, bilineceği üzere gerek müteahhit şirket gerekse taşeron şirketler tarafından her hakediş dönemi için ayrı ayrı olmak üzere SGK’dan ilişkisiz belgesi alınmadan işveren TOKİ tarafından hakediş düzenlenmediği ve işin kabulünün yapılmadığı, TOKİ tarafından işin kesin hakkedişinin ve kabulünün yapılması karşısında davacı tarafından SGK’dan ilişiksiz belgesinin alındığının sabit olduğu ve gerek vade farkı alacağı bakımından gerekse teminat iadesi bakımından tüm yasal şartlar oluştuğu belirtilerek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dairemizin 27/01/2022 tarih, 2020/272 Esas ve 2022/65 Karar sayılı kararında; “Davaya konu sözleşme kapsamında dava dışı iş sahibi TOKİ tarafından kesin kabulün 07/05/2012 tarihinde onaylanmış olduğu, eldeki davanın ise 05/01/2015 tarihinde açıldığı, davanın tarafları arasında kesin hesabın yapılmadığı ihtilafsız ise de, işin tamamlanarak dava dışı iş sahibine teslim edildiği sabit olmakla , mahkemesince teminatın iadesi talebi yönünde kesin hesabın çıkartılarak ve sözleşme kapsamında davacının SGK ilişiksiz belgesi aldığına dair iddiası da değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gerekçesi ile mahkemesince davanın taraflarına ilişkin kesin hesabın çıkartılması belirtilmiş ise de, mahkemesince sözleşmenin 13. maddesindeki ; " ..... SSK'dan alınmış "İlişiksiz Belgesi"nin SSK'nın belirlediği işçilik oranları ile tutturulmuş olarak İşverene'e teslim edilmesi (Taşeron'un Sosyal Sigortalar Kurumu ile ilişiğinin kalmadığının tevsiki) gereklidir." şeklinde hüküm altına alınan düzenleme dikkate alınarak ifa zamanının gerçekleşmesi gereken bir duruma yani yüklenicinin teminat kesintilerinin iadesinin, 13. madde de yazılı şartların yanında ayrıca SGK'dan alınacak "İlişiksiz Belgesi"nin teslim edilmesi koşuluna bağlandığı, taraflarca ifa zamanı tayin edilmiş olduğundan, davacı taşeronun teminat kesintilerinin iadesini isteyebilmesi için "ilişkisiz belgesini" davalı yükleniciye teslim etmesi gerektiği, davacının "ilişiksiz belgesini" teslim ettiğini ispatlayamadığı ve gerek dava, gerekse cevaba cevap dilekçelerinde de SGK'dan ilişiksiz belgesini alıp davalı yükleniciye teslim ettiğini iddia olarak da ileri sürmediğinden bahisle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Dosya kapsamı itibariyle davaya konu sözleşme kapsamındaki işlerin davalı ile dava dışı TOKİ arasında yapılan 07.05.2012 onay tarihli kesin kabulle sonlandırıldığı anlaşılmış olup, Dairemizin kaldırma kararından sonra SGK'dan gelen 21.07.2022 tarihli müzekkere cevabı ile de davacı şirketin herhangi bir SGK borcu bulunmadığı tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 13. maddesinde teminatın iade şartı olarak SSK'dan alınmış "İlişiksiz Belgesi"nin SSK'nın belirlediği işçilik oranları ile tutturulmuş olarak işverene teslim edilmesi gerektiği hüküm altına alınmış ise de, akdi ilişkinin sonlandırıldığı en son tarih olan 07.05.2012 ile dava tarihi 05.01.2015 ve SGK'nın 21.07.2022 tarihli müzekkere cevabı birlikte değerlendirildiğinde mahkemesince kesin hesap çıkartılarak taraflar arasındaki uyuşmazlığın sonlandırılması gerekirken sözleşmenin 13. maddesindeki şart yerine getirilmediğinden bahile davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Dairemiz ve Yargıtay yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere; eser sözleşmelerinde kuralın; sözleşmenin ayakta bulunduğu ve hukuken varlığını muhafaza ettiği sürece gerçekleştirilen imalâtın, yapımı üstlenen yüklenici (somut olayda davacı taşeron) tarafından ifa edilmiş ve gerekçekleştirilmiş olmasıdır. Bunun aksini ileri süren iş sahibinin (somut olayda davalı yüklenicinin) kalan işi başkalarına tamamlattığı ya da kendisinin tamamladığını yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. (Emsal Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 31.05.2018 tarih, 2018/1098 Esas, 2018/2314 Karar sayılı ilamı). Bununla birlikte; her ne kadar taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesinde vade farkı ödeneceğine dair düzenleme bulunmamakta ise de; sözleşmenin ifası aşamasında taraflar arasında vade farkı verilmesi yönünde uygulamanın bulunup bulunmadığı (teamülün olup olmadığı) da araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi de doğru olmamıştır. (Emsal Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 27.04.2023 tarih, 2022/1911 Esas, 2023/1536 Karara sayılı ilamı).
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporunda davalı yüklenici ve dava dışı TOKİ arasında yapılan geçici kabulde 3.100,00 TL'lik eksik iş bulunduğu belirtilmekle birlikte davacı sözleşme kapsamındaki işi eksiksiz telim edildiğini iddia etmiş olmakla geçici kabule ilişkin bu eksikliklerin davalı tarafça giderildiği iddiasına yönelik davalı iddia ve delillerinin yukarıda belirtilen ilke kapsamında değerlendirilerek ve yine taraflar arasındaki sözleşmede vade farkı uygulanacağına ilişkin herhangi bir düzenleme olmadığı ihtilafsız ise de sözleşmenin ifası aşamasında taraflar arasında vade farkı verilmesi yönünde uygulamanın bulunup bulunmadığı (teamülün olup olmadığı) değerlendirilerek taraflar arasındaki sözleşme kapsamında kesin hesabın çıkartılacak şekilde hükme esas alınan bilirkişi heyetinden denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK.'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,
2-Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.10.2022 gün ve 2022/151 Esas, 2022/580 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı tarafça yatırılan 179,90 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 10.04.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!