T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2023/169 - Karar No:2025/403
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/169
KARAR NO : 2025/403
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/09/2022
NUMARASI : 2019/584 E-2022/670 K
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 10.04.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 10.04.2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı ve davalı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili özetle; müvekkili ile ... İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. ve ... Mim. Müh. Mak. Tur. Ve Yapı Dan. San. Tic. Ltd. Şti. iş ortaklığı arasında 12.10.2018 tarihli ... Üniversitesi Spor Tesisleri Tribün İnş. Kaba İnşaat Taşeronluk Sözleşmesi akdedildiğini, davacının sözleşme ile kendisine yüklenilen işin, sözleşmede belirlenen tüm şartlara, projelere ve teknik şartnamelere, fen ve sanat kaidelerine uygun olarak tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiği halde ödenmesi gereken hak edişin ödenmediğini, hak ediş ödemesinin yapılması için davalılara ve dava dışı ... Üniversitesi Rektörlüğü'ne Samsun 6. Noterliği'nin 21.08.2019 tarih 25188 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ödeme yapılması ihtarında bulunulmuşsa da verilen süre içerisinde davalılar tarafından ödeme yapılmadığı gibi dava dışı ... Üniversitesi Rektörlüğü tarafından da sözleşmenin tarafı olmadığından bahisle talebin reddedildiğini belirterek fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL alacağının hak ediş tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. vekili özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, taraflar arasında yapılan ... Üniversitesi Spor Tesisleri Tribün İnşaatının Kaba İnşaat Taşeronluk Sözleşmesi'nin 3.4. maddesinde taşeron tarafından sağlanacak hususların ve taşeronun yükümlülüklerinin ayrıntılı şekilde belirtildiğini ancak sözleşmede belirtilen hususların yerine getirilmediğini ve işin ihtarnamede belirtilenin aksine taşeron şirket tarafından tamamlanmadığını, müvekkili şirketin İdareye karşı olan sorumluluğu, işin zamanında bitmesi gerekliliği ve müvekkilinin herhangi bir cezai sorumluluğuna gidilmemesi amacı ile davacının sorumluluğunda bulunan vinç için 125.000,00 TL, işçi yemekleri için 115.000,00 TL, SGK ödemeleri için 120.000,00 TL, kereste için 99.000,00 TL, işçilere yapılması gereken ödemeler için 681.000,00 TL, tuğla ve çimento için 145.000,00 TL olmak üzere toplamda yaklaşık olarak 1.200.000,00 TL ödeme yaptığını, yapılan ödemelere dair faturaların bulunduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, ayrıca davacı tarafından müvekkili şirkete gönderilmesi gereken 500.000,00 TL KDV bedelli faturanın da gönderilmediğini, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu olmadığı gibi alacağı olduğunu, bu hususa ilişkin dava ve talep haklarının saklı tutulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalının usulüne uygun tebliğe rağmen yazılı ya da sözlü savunmada bulunmadığı görülmüştür.
İlk derece mahkemesince; davacı taşeron ile davalı adi ortaklar arasında 12.10.2018 tarihli “... Üniversitesi Spor Tesisleri Tribün İnşaatı Kaba İnşaat Taşeronluk Sözleşmesi” ile, davacının Spor Tesisleri Tribün İnşaatının Kaba İnşaat yapımı işini üstlendiği, sözleşme gereği mobil vinç veya kule vincin temini ve kullanılması sonucu doğacak ücretin yarı yarıya davacı ve davalılara ait olacağı, davacı işçilerinin her türlü ulaşım ve iaşelerinin ve çalışan personelin SSK ve İSG gibi her türlü sorumluluklarının davacı taşerona ait olacağının kararlaştırıldığı, davalı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti’nin kendi defter ve belgelerine göre davacı ...’a dava tarihi 04.11.2019 itibariyle 71.800,00 TL borçlu olduğu, taraflarca kabul edilen 30.07.2019 tarihli kesin hak ediş raporu doğrultusunda, davacı taşeron tarafından yapılan iş tutarının KDV dahil 852.050,38 TL olduğu, bu kabule göre davacının davalıya kesmesi gereken ancak kesilmeyen fatura tutarının KDV dahil 498.050,38 TL olduğu, bu kapsamda davalı ortaklığın davacıya (71.800,00 TL + 498.050,38 TL 569.850,38 TL=) toplam 569.850,38 TL borçlu olduğu, davalı ... İnş….Ltd.Şti tarafından davacı adına 101.866,25 TL SGK ödemesi, 239.050,88 TL işçi maaş ödemesinin yapıldığı, bunların mahsubu halinde (569.850,38-TL - 101.866,25 - TL - 239.050,88 - TL = 228.933,25-TL ) davalı adi ortakların 228.933,25 TLborçlu oldukları , taraflar arasındaki sözleşmenin 3.4 maddesi gereği vinç çalışması durumunda tarafların eşit oranda maliyetten sorumlu olacakları dikkate alındığında davalı tarafça ödenen 117.734,50 TL tutarındaki vinç çalışma ücretinin %50'si olan 58.867,25 TL tutardan davacı taşeronun sorumlu olduğu, bu miktarın da mahsubu halinde davalı ortakların sorumluluk tutarlarının (228.933,25 TL - 58.867,25 TL= 170.066,00 TL ) olduğu, davalı ... …Ltd.Şti tarafından dosyaya ibraz edilen davacı namına yapılan işlere ait olduğu belirtilen sair faturaların dava dışı firmalar tarafından davalı ...…Ltd.Şti adına düzenlenmesi , faturalarda ve davalı defter ve kayıtlarında davaya konu ... Üniversitesi Spor Tesisleri Tribün İnşaatının Kaba İnşaat işine ait olduklarına ilişkin bir delil bulunmaması nedeniyle dava konusu iş için yapıldığının kabulüne yeterli olmadığı, davacı tarafça alınan ek rapordan sonra 10/05/2022 tarihli dilekçe ekinde sunulan, defterlerinde kayıtlı olmayan , dava konusu iş için yapıldığına dair delil içermeyen, süresinde ibraz edilmeyen işçilik ödemelerine ilişkin, tek taraflı hazırlanan 14 adet makbuz ile 2 sayfa isim listesinin, 25 sayfadan oluşan banka hesap çıktısının dikkate alınamayacağı, taraflar arasındaki sözleşme, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış olmakla davacı tarafça gönderilen ihtarın davalı ... …Ltd.Şti.'ye tebliğ tarihi ve ihtarnamenin davalı ... Mim. Müh. Mak. Tur. ve Yapı. Dan. San. Tic. Ltd. Şti.'ye tebliğ edilememesi davalıların temerrüt tarihi yönünden gözetilerek davacının davasının kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL'nin davalı ... İnş. Tic. San. Ltd. Şti'den 09/08/2019 tarihinden, davalı .... Mim. Müh. ... Ltd. Şti yönünden dava tarihi olan 04/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aleyhe değerlendirmelerin tamamen farazi olduğu, hukuki bir dayanağı bulunmadığı, bilirkişi kök raporunda belirtildiği üzere, davalının ödemelere ilişkin dayandıkları belgeleri mahkeme dosyasına sunulmadığı, belgelerin haricen bilirkişilere verildiği, davalının müvekkil yerine ödeme iddiasının gerçeğe aykırı olduğu, delil sunma süresi geçtikten sonra ve harici olarak teslim ettiği belgelerin sunulmasına ve delil olarak dayanılmasına muvafakatlerinin olmadığı, davalının müvekkilden kaynaklı olarak 3. şahıslara eldeki dava konusu iş nedeniyle ödediğini iddia ettiği tutarların dikkate alınmasının hukuken mümkün olmadığı, bilirkişi kök raporu ile müvekkil tarafından davalılara yapılan işin tutarının KDV dahil 852.050,38 TL olduğu, davalıların davacıya 569.850,38 TL borçlu olduğunun sabit olduğu, bilirkişi raporlarında her ne kadar 101.866,55 TL SGK ödemesinin ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'nin hakediş ödemelerinden kesinti yolu ile yapıldığı belirtilmişse de, bu değerlendirmelerin salt davalı beyanına göre yapıldığı, SGK ödemesinin kurum tarafından hak edişten kesilerek ödenip ödenmediği, yine kesintinin dava konusu işe ilişkin olup olmadığının kuruma sorulmadığı, yine davacı tarafından yapılması gereken toplam 239.904,00 TL maaş ödemesinin... İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. tarafından banka yoluyla yapıldığı belirtilmişse yapıldığı iddia edilen maaş ödemelerinin sözleşme konusu işe ilişkin olup olmadığının tespit edilmediği, ödeme belgesi olduğu iddia edilen evrakların taraflarına tebliğ edilmediği gibi, işbu evraklarda yapıldığı iddia edilen maaş ödemelerin bu işe ilişkin olduğunu gösterir bir ibare bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, bahsi geçen belgelerde bu işe ilişkin olduklarını gösterir bir ibare bulunmaması halinde müvekkil alacağından kesinti yapılmasının zaten mümkün olmadığı, kaldı ki, maaş ödemelerinin ve SGK ödemelerinin de müvekkil tarafından yapıldığı, dosyaya sunulan işçilere ait bordrolar, ödeme belgeleri, banka hesap hareketleri veSGK evrakları üzerinden inceleme yapılarak yeniden ek rapor alınması taleplerinin haksız olarak reddedildiği ve eksik inceleme ile karar verildiği, bunun yanında, ek raporda vinç ve kepçe ücretinin beraber olması ve ayrıştırılamamasından bahisle kepçe ücreti de müvekkile yüklenilmişse de somut delil bulunmaksızın salt davalı beyanına göre müvekkile borç yüklenmesinin mümkün olmadığı, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmişse de öncelikle rapora itirazlarının hatalı olarak reddedildiğinden gerçek alacağın tespit edilemediği, yine taraflarına taleplerini belirli hale getirmek için süre verilmediği, ödemeye ilişkin delillerin yargılamanın her aşamasında sunulabilen, alacak hesaplamasında dikkate alınması gereken kesin nitelikli deliller olduğundan hükme esas alınmaması ve bu evrakların incelenmesi ve değerlendirilmesi için yeniden ek rapor alınmamasının hatalı olduğu, kaldı ki, taraflarınca sunulan evrakların ve ödeme belgelerinin bu iş için olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı belirtildiği halde, davalı tarafından bu iş kapsamında işçi maaş ödemesi olduğu söylenen ancak buna dair bir ibare ve açıklama bulunmayan ödeme belgelerinin müvekkil alacağından hangi hukuki gerekçe ile düşüldüğünün anlaşılamadığı, bu durumda davalı tarafından sunulan ve müvekkil işçilerinin maaş ödemesi olduğu iddia olunan ancak bu iddiayı ispata yarar bir delil bulunmayan 239.904,00 TL'nin, yine bu iş için kurum tarafından ödendiği doğrulanmayan SGK ödemesinin, bu iş için ödendiği belirli olmayan vinç bedelinin müvekkil hak edişinden düşülmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafça süresinden sonra sunulan evrak ve ödeme belgelerine dayanılmasına muvafakatlerinin bulunmadığı, aksi kanaatle ödeme belgesi olması nedeniyle bu belgelerin incelemeye esas alınması halinde ise taraflarınca sunulan ödeme belgelerinin de incelemeye esas alınması gerektiği, yine, taraflarınca sunulan ödeme belgelerinin bu iş için olduğuna dair bir ibare bulunmadığından bahisle hükme esas alınmadığı belirtilmiş ise davalı tarafından sunulan ödeme belgelerinin de aynı şekilde değerlendirilmesi, bu işe ilişkin olduğunu gösterir ibare bulunmadığından hükme esas alınmamasının gerektiği, ilk derece mahkemesince taraflarına taleplerini belirli hale getirmek için de süre verilmeksizin davanın 1.000,00 TL alacak üzerinden kabulüne karar verilmekle, işbu aşamada istinaf dilekçesi ile birlikte bedel artırım taleplerinin olduğu, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 13/03/2018 tarih 2017/940 E., 2018/358 K. Sayılı kararı ile ''Her ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 357/1 maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinde davanın ıslahının istenemeyeceği belirtilmiş ise de; davanın 6100 sayılı HMK'nın 107 maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açılması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesinde 6100 sayılı HMK'nın 107/2 maddesi gereğince talep arttırma dilekçesinin sunulabileceği, bunun 6100 sayılı HMK 176. ve devamı maddeleri kapsamında ıslah dilekçesi olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla davacı vekilinin ek bilirkişi raporu alındıktan sonra Dairemize sunduğu 08/03/2018 tarihli dilekçesi 6100 sayılı HMK'nın 107/2 maddesi gereğince talep arttırma dilekçesi olarak kabul edilmiştir.'' denilmekle istinaf aşamasında bedel artırım talebinde bulunulabileceği kabul edilmekle, artırılan bedel üzerinden karar verilmiş, anılan karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/05/2019 tarih 2018/1989 E., 2019/3491 K. Sayılı kararı ile de onandığı, istinaf kanun yolunun hem ilk derece mahkemesince verilen kararların denetlenmesini hem de ilk derece mahkemesi önüne getirilen uyuşmazlığın nihai olarak karara bağlanmasını yani uyuşmazlığın sona erdirilmesini sağlamak suretiyle ikili bir işlevi yerine getirdiği, istinaf mercinin, başvuru konusu kararı yanlış bularak kaldırdığında, genellikle uyuşmazlığın esası hakkında da kendisi karar vererek uyuşmazlığı sonlandırdığı, istinafın bu özelliklerinden ilkinin, istinafın dava konusu uyuşmazlığı çözen ilk derece mahkemesi kararları üzerindeki "düzeltici" ( reformation ) işlevini; ikincisinin ise "dava konusu uyuşmazlığı esastan çözen","dava konusu uyuşmazlığı sonlandıran" (voied'achevement) işlevini ifade ettiği, istinaf mercii tarafından temyiz incelemesinden farklı olarak, olayın hem maddi hem de hukuki yönü incelenebildiğine ve eksiklik bulunması halinde ilk derece mahkemesinin verdiği karar kaldırılarak ve ilk derece mahkemesi yetkisi kullanılarak yeni bir karar verildiğine göre, istinaf merciince verilen kararın nihai karar hüviyetini taşıdığı sonucuna varıldığı, bu durumda, istinaf müessesiyle birlikte nihai kararın Bölge İdare Mahkemesi'nin ilgili Dairesince verilen karar olduğu dikkate alındığında, bu aşamada davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali anlamına geleceği de göz önünde bulundurulduğunda, tarafların istinaf safhasındaki bedel artırım taleplerinin değerlendirilmesi gerektiği, nitekim, istinaf aşamasında bedel artırım yapılmasını yasaklayan bir kanun hükmünün de bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/05/2019 tarih 2018/1989 E., 2019/3491 K. sayılı kararında da ''6100 Sayılı HMK'nın 357/1 maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinde davanın ıslahının istenemeyeceği belirtilmiş olmasına rağmen davanın 6100 Sayılı HMK'nın 107 maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açılması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesinde 6100 Sayılı HMK'nın 107/2 maddesi gereğince talep arttırma dilekçesinin sunulabileceği, dolayısıyla davacı vekilinin sunduğu 08/03/2018 tarihli dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 107/2 maddesi gereğince talep arttırma dilekçesi olarak kabul edilebileceği gerekçesi ile davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/10/2016 tarih ve 2014/1202 Esas, 2016/722 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul kısmen reddine, 14.098,03 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 15/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. ...İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.'' denilmekle bölge adliye mahkemesi incelemesi sırasında yapılan bedel artırım talebi üzerinden bölge adliye mahkemesince nihai kararının verildiğinin vurgulandığı ve istinaf aşamasındaki bedel artırım üzerinden karar veren bölge adliye mahkemesi kararının da onandığı, eldeki dava da ''HMK madde 107/1 uyarınca fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL hakediş alacağının hakediş tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkile verilmesi'' istemiyle açılmış olup, (bilirkişi raporlarına itirazları ve istinaf nedenleri baki kalmak kaydıyla, bu aşamada müvekkilin hak kaybına uğramaması için) bedel artırım beyanının sunularak; HMK madde 107/1 uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, dava dilekçesindeki alacak taleplerini şimdilik 170.066,00 TL'ye arttırdıkları, tüm bu nedenlerle, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2022 tarih 2019/584 E., 2022/670 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde davacı lehine kaldırılarak, bedel artırım taleplerinin kabulü ile davanın kabulüne, HMK madde 107/1 uyarınca fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 170.066,00 TL alacağın hakediş tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, talep sonucunun belli olduğu, HMK 107. maddesinin şartlarının oluşmadığı, bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, davacının davasını ispat edemediği, davacının sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirmediği, işin kendileri tarafından tamamlandığı, yapılan tüm işlerin faturalarının mevcut olduğu, davacının hak edişi olmadığı gibi kendilerine borçlarının bulunduğu, tüm malzemelerin temini, işçilik, işçilerin SSK ve İSG gibi her türlü sorumluluk, mobil vinç yada kule vinci aksesuarları ve temini ve kullanılmasının davacıya ait olmasına karşın, tüm tuğla malzemeleri, çimento gibi bedellerin tamamı, vinçler, işçilere yapılması gereken ödemeler, işçilerin SGK primlerinin kendileri tarafından ödendiği, davacının yapması gereken ancak işler için müvekkil şirket takriben, vinç için 125.000,00 TL, işçi yemekleri için 115.000,00 TL, işçilerin SGK ödemeleri için 120.000,00 TL, kereste için 99.000,00 TL, işçilere yapılması gereken ödemeler için 681.000,00 TL, tuğla ve çimento için 145.000,00 TL vs. toplamda yaklaşık olarak 1.200.000,00 TL ödeme yapıldığı, sunulan faturaların tam incelenmesi halinde ödemelerin dava konusu iş kapsamında yapıldığının anlaşılacağı, bedellerin kendileri tarafından ödenmiş olması nedeni ile faturaların kendi adlarına olmasının olağan bir durum olduğu, eksik hazırlanan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğu, bilirkişi raporunda faturaların davacının hesabına sayılması gerektiğini gösteren belge sunulmadığı kanaatinin, bilirkişilerin yeterince araştırma ve inceleme yapmamasından kaynaklı olduğu, bilirkişi raporu ile mahkeme gerekçesinin çeliştiği, davalının ...’ta bu iş dışında faaliyetinin bulunmadığı, faturaların sözleşme kapsamında davacının yapması gereken işlere yönelik olduğu belirtilerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı ve davalı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasındaki sözleşmenin ve davadaki talebin niteliğine göre açılan davanın kısmi dava olarak değerlendirilip sonuçlandırılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına ve davada talep edilip hüküm altına alınan miktara göre davacı vekili ile davalı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekili ile davalı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Harçlar Kanunu gereğince davalı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şirketinden alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve ödenen istinaf başvuru harçlarının kendileri üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 10.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!