T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/610 - 2025/677
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/610
KARAR NO : 2025/677
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27.03.2025
NUMARASI : 2022/715 Esas
DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ : 16.05.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 16.05.2025
İlk Derece Mahkemesince verilen ara karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili; 13.05.2022 tarihinde davalıların işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacı ...'a ait, davacı ...'ın yolcu olarak bulunduğu araca çarpması sonucu meydana gelen kazada davacı ...'ın yaralandığını, aracın ise hasar gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı ...'ın yaralanması nedeniyle 100,00TL maddi 100.000,00TL manevi tazminat, davacı ... için 100,00TL aracın rayiç fiyat farkı ve 100.000,00TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 06.03.2025 tarihli dilekçe ile 03.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda davacıların zararının hesaplandığını, davalıların mallarını başkaları üzere devretme yönünde kuvvetli ihtimal bulunduğunu belirterek bilirkişi raporuyla tespit olunan geçici iş göremezlik tazminatı 31.006,98 TL ve sürekli işgöremezlik tazminatı 5.544.163,96 TL miktarlarına karşılık borçluların taşınır, taşınmaz, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece verilen 18.03.2025 tarihli ara karar ile; ihtiyati haciz yönünden yapılan değerlendirme sonucunda, davacı tarafın üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiş olduğu taşınır, taşınmaz ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakların işbu dava bakımından uyuşmazlık konusu olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 22.05.2024 tarihli ATK raporuna karşı yapılan itirazların 24.09.2024 tarihli duruşmada reddedilmesi ile mahkemenin bu raporda tespit olunan hususları hükme esas alacağının sabit olduğunun görüldüğünü, diğer yandan 03.03.2025 tarihli bilirkişi raporu ile oluşan maddi ve manevi zararlar hesaplanarak davacılara ait alacakların belirlendiğini, davalı ...'in kazada %100 kusurlu bulunduğunu, davalının kaza yerini terk ettiğini, kolluk kuvvetlerince tespit olunduğunda kaza ile ilgili ifadesi bu kazadan iki hafta sonra alınabildiğini, bu süre ise oluşturduğu ve karşılaması gereken zarardan kaçınmaya doğal bir meyil sahibi olduğunu net bir şekilde gösterdiğini, kaza yeri terk edilirken arkasında bıraktığı kişilerin ölmüş olabileceği, acil yardıma ihtiyacı bulunabileceği gibi bir çok kritik husus vicdani muhasebeden geçirilmemişken hakkında hükmolunacak tazminata dair fikir edindiğinde şahsının mutadı olarak sorumluluklarını yerine getirme endişesi içerisine girmeyeceği, kazada olay yerinden kaçarak saklandığı gibi Mahkemece verilecek karar için haczi kabil mallarının satışını yapacağı, bunları saklayabileceğinin kuvvetle muhtemel olduğunu, davalı tarafın mal kaçırma yönünde kuvvetli delillerin olmasından dolayı taşınır, taşınmaz, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
İhtiyati haciz talep eden davacılar vekili,13.05.2022 tarihinde davalıların işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacı ...'a ait, davacı ...'ın yolcu olarak bulunduğu araca çarpması sonucu meydana gelen kazada davacı ...'ın yaralandığını, aracın ise hasar gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı ...'ın yaralanması nedeniyle 100,00TL maddi 100.000,00TL manevi tazminat, davacı ... için 100,00TL aracın rayiç fiyat farkı ve 100.000,00TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında 03.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda davacılar lehine tazminat hesabı yapıldığını, davalılar tarafından malların kaçırılması tehlikesi doğduğunu, bilirkişi raporuyla tespit olunan geçici iş göremezlik tazminatı 31.006,98 TL ve sürekli işgöremezlik tazminatı 5.544.163,96 TL miktarlarına karşılık borçluların taşınır, taşınmaz, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece ihtiyati haciz talebi yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiş, karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İİK'nın.257. maddesi hükmüne göre: "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.
İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.
(Ek fıkra: 17.07.2003 - 4949 S.K./60. md.;Değişik fıkra: 02.03.2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.
2004 sayılı İİK'nın 258/1. madde metninden de anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' gereklidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değil, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz. Ancak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağın varlığı ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanaat getirecek deliller sunulması gerekir.
Dosya kapsamına göre davanın trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat, araç hasar bedeli ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, davacının dava dilekçesi ile talep ettiği maddi tazminat miktarı dikkate alındığında alacak muaccel ise de talep edilen tazminat miktarı ve ölçülülük ilkesi gözetildiğinde, alacak miktarının hayatın olağan akışı içerisinde herkes tarafından ödenebilecek bir rakam olması, HMK'nın 26. Maddesi gereğince hakimin talep edilen miktarla bağlı olması, ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle dava konusu haline getirilmemiş miktar üzerinden ihtiyat haciz kararı verilemeyeceği, manevi tazminatın miktarının, kapsamının ve koşullarının hakimin takdirine bağlı olarak belirlenen bir tazminat türü olması, tazminat yükümlüsünün tutum ve davranışları olayın özelliği, kusurun varlığı, maluliyetin bulunup bulunmaması ve oranı, niteliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gibi benzeri pek çok subjektif etkene göre belirlenen bir tazminat türü olup, maddi tazminat gibi miktarı objektif koşullara göre belirlenecek bir tazminat türü olmaması bu nedenlerle alacağın muaccel olması yanında, ihtiyati hacze esas belirli bir miktar olması gerekmesi, bu aşamada manevi tazminat alacağının miktarının hakim tarafından toplanacak deliller, maluliyet oranı gibi hususlara göre belirleneceği, koşullar değiştiğinde yeniden ihtiyati haczin talep edilebilmesinin mümkün olması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin ara karar yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin 18.03.2025 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1(f) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!