T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/544 - 2025/470
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (K A R A R I N K A L D I R I L A R A K
M Ü H L E T K A R A R I V E R İ L M E S İ )
ESAS NO : 2025/544
KARAR NO : 2025/470
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 17/01/2025
ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/809E., 2025/85K.
Konkordato talep edenler vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Konkordato talep eden vekili, istemci şirketlerin kuruldukları yıldan beri faaliyetlerini sürekli net ciro artışı ve önemli ölçüde kar ederek sürdürdüğünü, yıllarca birçok özel ve kamu kurum ve kuruluşuna taahhüt işi yaparak teslim ettiğini, ülkeyi etkisi altına alan enflasyonist ortam ve durgunluk ile döviz ve girdi maliyetlerindeki artışlar nedeniyle duyulan finans ihtiyacına rağmen kredi temininde güçlük yaşanmaya başlandığını, aynı zamanda özellikle kısa vadeli banka kredi borçların yarattığı finans yükü ile ticari alacakların tahsilatlarındaki gecikmeler nedeniyle ödeme güçlüğü içerisine düşüldüğü,
İstemci gerçek kişi yönünden ise ortağı bulunduğu şirketlerin ödeme güçlüğüne düşerek vadesi gelen ve gelecek olan borçları ödeyemeyecek duruma gelmesi ve bu nedenle şirketten kar payı ve huzur hakkı alacaklarını alamadığını; bu durumun müvekkilinin finansal durumunu zora soktuğunu, bu nedenle hem kefili olduğu şirketlerin yüksek tutardaki borçlarını hem de kişisel borçlarını ödeyemeyecek duruma geldiğini belirterek konkordato teklif etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince "...davacılar yararına 17/07/2024 tarihinde İİK'un 287/1 maddesi gereği geçici mühlet kararı verilmiş, borçlunun malvarlığının muhafazası içinde tüm tedbirler alınmıştır.
Davacılara verilen üç aylık geçici mühlet ve iki aylık uzatma süresi bitmeden mahkememizce kesin mühlet hakkında bir karar vermek için İİK'un 289/2 maddesi uyarınca duruşma açılmış, borçlular ve geçici konkordato komiserler kurulu duruşmaya çağırılmış ve beyanları alınmış ve 17/12/2024 tarihinden itibaren 1 yıl süreyle kesin mühlet kararı verilmiştir.
Davacılar, dava dilekçesinde ve ekinde sunduğu konkordato ön projesinde; borçlarını konkordatonun tasdikinden itibaren faizsiz ve tenzilat talep edilmeksizin 24 ay vadede ödeme teklifinde bulundukları, revize proje ile birlikte borçlarını faizsiz ve tenzilatsız tasdik tarihinden itibaren 1 ay içerisinde ödemeyi teklif ettikleri görülmüştür.
Konkordato Komiseriler Kurulu tarafından sunulan son raporda; 17/12/2024 tarihli celsenin 9 nolu ara kararı doğrultusunda davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen "Bilgi Değişimi ve Gizlilik Anlaşması" başlıklı sözleşmenin gizlilik anlaşması niteliğinde olduğu, hisse devri veya 3.kişi yatırımcı eliyle sermaye girişi şeklinde revize edilen konkordato ön projesinde dosyanın geldiği safahat itibariyle somut bir aşama kaydedilmediği kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
...
Bu itibarla, konkordato projesinin gerçekleşme imkanının bulunmadığının komiserler kurulunda açıkça belirtildiği, bu durumda kesin mühlet verilmesinin alacaklıların zararına olduğu, anlaşıldığından, davacı şirketin konkordato tasdik talebinin reddine karar verilmiştir. " gerekçesiyle istemci şirketlerin konkordato tasdik isteminin reddi ile iflaslarının açılmasına, istemci gerçek kişinin konkordato tasdik isteminin reddine karar verilmiştir.karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Konkordato talep edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkillerinin borçlarını vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunması sebebi ile durumun tespiti ve konkordato mühleti verilmesi için yerel mahkemeye başvurduklarını, dosyada mevcut olan dava dilekçeleri, diğer beyan ve taleplerinden de görüleceği üzere müvekkillerinin ilk aşamada borçları bakımından vade uzatılması ve taksitlendirme talep ettiğini, tenzilatsız, faizsiz tasdik kararından itibaren 1 aylık vade ile alacaklıların bütün alacağının ödeneceğini beyan ettiklerini, 3 müvekkili açısından da dava arkadaşlığının bulunduğunu,
Mühlet Sonu Raporunda özetle müvekkili ... yönünden konkordato teklifinin 10.12.2024 tarihli revize proje ile revize edildiğini, 30.11.2024 tarihi itibari ile şirketin borca batık olduğunu, revize projede belirtilen devir işleminin sonuçlanması ve 800.000.000,- TL kaynak yaratılması halinde müvekkilinin konkordato kapsamındaki bütün borçlarını ödeyebileceğini, TÜİK verilerine göre olası bir iflas kararına bağlı olarak tasfiye sürecinin ortalama 6 yıl süreceğini, 3-6 ay arasında tamamlanacağı ifade edilen devir sürecine bağlı olarak hazırlanan konkordato revize projesinde tüm borçların tasdik tarihinden itibaren 1 ay içerisinde ödenmesinin teklif edildiğini, yapılan iflas analizinde ise ancak borcun çok küçük bir kısmının ödenebileceğini, bu durumda alacaklıların ancak alacaklarının %2,7'sine kavuşabileceklerinin görüldüğünü, halihazırda dosyaya sunulan revize projedeki teklifin alacaklıların yararına olduğunun açıkça beyan edildiğini, müvekkili ... açısından ise özetle projede yer alan gelir kaynakları ile projenin başarıya ulaşması ihtimalinin olduğunu ve kesin mühlet kararı verilebileceğini, aynı şekilde müvekkili ... yönünden de şirket borçlarının ödenmesi halinde müvekkilinin kefaleten sorumlu olduğu borçlarının da ortadan kalkacağını, buna göre müvekkili şirketler hakkında kesin mühlet kararı verilmesi halinde müvekkili ... yönünden de kesin mühlet kararı verilebileceğinin açıkça beyan edildiğini,
Yerel mahkeme tarafından dosyaya sunmuş oldukları tüm beyanlar, karar duruşmasındaki sürece ilişkin beyanları ve alacaklıların kesin mühlete ilişkin beyanları göz ardı edilerek, müvekkili şirketlerin iflasına, müvekkili ... yönünden ise konkordato talebinin reddine karar verildiğini, yerel mahkeme tarafından verilen kararın açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, alacaklıların alacağına kavuşmasında ciddi engel oluşturduğunu, işbu sebeple alacaklılar açısından da mağduriyete sebebiyet verildiğini, müvekkili şirketin konkordato kesin mühlet süreci içerisine girmesi durumunda borca batıklık durumundan kurtulacağı, kesin mühlet kararı akabinde devir işlemlerinin tamamlanarak revize projede de belirtildiği şekilde kısa süre içerisinde borçların tamamının ödeneceği ve alacaklıların mağduriyetinin giderileceği göz önünde bulundurulduğunda yerel mahkeme tarafından müvekkilleri hakkında verilen kararın hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek; bu süreçte müvekkillerinin daha fazla mağdur olmaması ve ileride telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet verilmemesi açısından istinaf süresince müvekkillere yönelik icrai işlemlerin durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesini, yerel mahkeme kararının kaldırılarak konkordato talepleri kapsamında "kesin mühlet" yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık, talep eden şirketler vekilinin konkordato isteminin kabulü ile kesin mühlet kararı verilmesi ve buna ilişkin olarak ihtiyati tedbir ve şirket mal varlığının muhafazası için gerekli önlemlerin alınması yargılaması sonrasında; konkordato talebinin reddi ile konulan tedbirlerin kaldırılmasına yönelik mahkeme kararının istinafına ilişkindir.
Konkordato ilke olarak bir borç tasfiyesi metodu olmakla birlikte İcra ve İflas Kanunu'nun konkordatoya ilişkin hükümlerinde kapsamlı bir değişiklik yapan 7101 sayılı Yasa'nın genel gerekçesinde ve bununla getirilen düzenlemelerde bu özelliğinin yanında işletmelerin iyileşmesi işlevi ile de donatıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda "iyileşme" kavramı üzerinde durulmalıdır. Konkordato bakımından iyileşme borçların tam ve derhal ödenmesi olarak tanımlanabilir. Ancak bu iyileşmenin mühlet içinde gerçekleşmesi her zaman mümkün değildir, bunun beklenmesi de işletmenin mali durumu dikkate alındığında makul değildir. Mühlet ilke olarak konkordato işlemlerinin tamamlanması için verilen bir süredir ve mühletin yasal sonuçları dikkate alındığında işletmenin az da olsa iyileşmesi söz konusu olabilir. Fakat mühlet içinde işletmenin tamamen iyileşmesi ve borçlarını ödemesi beklentisi konkordato müessesesine yabancıdır. Nitekim konkordatonun bağlayıcılığının tasdik sonrasına bırakılmasının (İİK m. 308/c, I) altında yatan neden de budur.
Hatta çoğu zaman işletmeye dışarıdan sermaye koymaya ya da borç vermeye niyetlenen kimseler, bunu konkordatonun tasdiki koşuluna bağlamaktadır. Gerçekten borçlunun konkordatosunun tasdik edilmemesi üzerine icra takiplerine maruz kalması ya da iflasının açılması, borçluya iyileşmesi için verilen paranın geri dönmeyeceği anlamına gelir. Bu bakımdan, somut olayda olduğu gibi üçüncü kişilerin ve borçlu işletme yönetiminin sözleşme gereklerini hemen yerine getirmiyor olması, başlı başına kesin mühlet verilmemesini ve iflasın açılmasını gerektirmez.
İcra ve İflas Kanunu'nun 292'nci maddesinde mühlet içinde iflasın açılmasına gerektiren haller tek tek sayılmıştır. Komiserlerin raporunda bunlara ilişkin bir belirleme bulunmamaktadır. Komiserlerin işletmeyi tanımakta ve konkordato uygulamasında yeterli olmadıkları da anlaşılmaktadır.
Açıklanan durum karşısında istemcilerin istinaf sebeplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve istemcilere bir yıl süreyle kesin mühlet verilmesine, komiser atanması dahil müteakip işlemlerin yürütülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir (İİK m. 293/II).
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Konkordato isteyen vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:
İİK m. 293/2 uyarınca Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/809 E., 2025/85 K. sayılı dava dosyasında verdiği 17.01.2025 tarihli KARARIN KALDIRILMASINA, konkordato isteminde bulunan ..., ... ... AŞ. ve ... Enerji Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne 14.05.2025 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile kesin mühlet verilmesine, komiserin görevlendirilmesi de dahil olmak üzere müteakip işlemlerin yürütülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine.
2-Alınması gereken harç peşin olarak alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına.
3-Konkordato isteyenler tarafından yapılan istinaf posta giderinin üzerinde bırakılmasına, avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 302. maddesinin (5) numaralı fıkrası gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; 359. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince de karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.
14/05/2025 tarihinde, duruşma yapılmadan, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nin 293 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 14/05/2025
Başkan Üye Üye Katip
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!