T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/914 - 2025/1107
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/914
KARAR NO : 2025/1107
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/01/2023
NUMARASI : 2022/180 E. - 2023/8 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/01/2023 tarih ve 2022/180 E. - 2023/8 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... nezdinde yaptığı 2020/80618 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunun diğer davalı kurumun itirazı üzerine "Çaylar ve buzlu çaylar" emtialarında kısmen reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2020-M-3094 sayılı kararıyla nihai olarak reddedilmiş olduğunu, oysa müvekkili markasının asli unsurunun "... çay" ibaresi olduğunu, "... ..." ibaresinin ise tanımlayıcı nitelikte bulunduğunu, aralarında benzerlik bulunmayan taraf markalarının karıştırılmayacağını, markaların bütünlüğünü bozmak suretiyle kurulmaya çalışan benzerliğin asılsız olduğunu ileri sürerek, 2022-M-3094 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin "... ..." ve "... ..." markaları sektöründe bilinen, tanınmış marka olup, daha geniş bir korumaya sahip olduğunu, müvekkili markalarına benzeyen dava konusu markanın müvekkilinin markası gibi algılanacağını, aynı ve benzer türden malları kapsadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve eldeki davaya konu olan "Çaylar, buzlu çaylar." emtiaları ile redde mesnet markalar kapsamlarında yer alan "Çay." emtialarının aynı/ aynı tür olduğu; dava konusu marka başvurusunda "..." ibaresinin ön plana çıkartılacak şekilde mizanpajının yapıldığı, markanın genel görünümü içinde söz konusu ibarenin hemen ve ilk bakışta algılanabilecek konumda olduğu, şekil unsurunun kelime unsuruna göre arka planda kaldığı; redde mesnet markalar incelendiğinde; "... ... ..." ve "... ..." ibarelerinden oluştukları, taraf markalarının genel görünümleri içinde ayırt ediciliği sağlayan esaslı unsurun müşterek olarak "..." sözcüğü olduğu, bu sözcüğün davaya konu emtialar bakımından tanımlayıcı olmadığının Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06.03.2012 tarih ve 2010/4132 E. - 2012/3269 K.; 19.01.2015 tarih ve 2014/15448 E. - 2015/649 K. sayılı kararlarında da ifade edildiği, buna göre; daha önce redde mesnet markaları gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu marka başvurusunu davaya konu emtialar üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, bu emtialardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu marka ile redde mesnet markalar arasında ilişki kurabileceği, marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunabileceği, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." ibaresinin çayın cinsini niteleyen bir sıfat olduğunu, müvekkili marka başvurusunun iltibasa sebebiyet vermeyeceğini, itiraz sahibinin tanınmış marka talebinin kurul tarafından reddedildiğini, "..." çayının çayın ... bölümünden üretildiğini, bu ibarenin davalının tekeline bırakılamayacağını, müvekkili markasının esas unsurunun "..." ibaresinden oluştuğunu, markaların görsel açıdan da benzemediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında başvuru kapsamındaki 30. sınıf "Çaylar ve buzlu çaylar" emtiası yönünden SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira başvurudaki "..." ibaresinin çatı markası olduğu ve somut uyuşmazlık yönünden benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınmayacağı, "..." ve "..." ibarelerinin de ayırt ediciliği sağlamadığı, bu durumda "..." ibaresinin her iki taraf markasında ortak esas unsur olarak yer aldığı, dava konusu marka kompozisyonunda da bu ibarenin öne çıkartılarak kullanıldığı, her ne kadar davacı tarafça "..." ibaresinin çay emtiası yönünden tanımlayıcı olduğu ve ayırt edicilik taşımadığı ileri sürülmüş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06.03.2012 tarih, 2010/4132 E., 2012/3269 K. ve 19.01.2015 tarih, 2014/15448 E., 2015/649 K. sayılı kararlarında da açıkça kabul edildiği üzere "..." ibaresinin, çay ürünü yönünden tanımlayıcı bir nitelik taşımadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.09.2022 tarih ve 2021/2022 E.-2022/6019 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 03/06/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!