T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/909 - 2025/1100
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/909
KARAR NO : 2025/1100
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/02/2022
NUMARASI : 2021/16 E. - 2022/68 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/02/2022 tarih ve 2021/16 E. - 2022/68 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalının 2019/104366 sayılı başvurusuna yönelik itirazlarının kurum tarafından reddedildiğini, oysa, dava konusu markanın müvekkili markası ile ayniyet derecesinde benzer olduğunu, "..." ibaresinin halı anlamına geldiğini, dava konusu markanın müvekkiline ait markaların serisi gibi algılanacağını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/11385 E.- 2018/3327 K. sayılı kararında "... ..." ibaresinin müvekkili markaları ile benzer görüldüğünü, bir diğer emsal kararda ise 21. sınıf mallarda "..." markasının müvekkili markaları ile benzer görüldüğünü, taraf markaları kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından benzerlik bulunmadığı iddiasını kabul etmediklerini, tüketicinin iki işaret arasında herhangi bir sebeple bağlantı kurmasının yeterli görülmesi gerektiğini, tanınmış markaların farklı mal ve hizmet sınıflarında da korunmaları gerektiğini, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin açık olduğunu, SMK'nın 6/5. maddesi şartlarının bulunduğunu, davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığını, yine müvekkili şirkete ait www....-tr.com ibareli alan adının 02.01.2004 tarihinden itibaren tescilli olduğunu, SMK'nın 6/6. maddesi şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, 2020-M-9599 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu 2019/104366 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin dava konusu markayı tercih etmesinin sebebinin yabancı piyasalarda yabancı dilde bir sözcüğün daha kolay anlaşılabilir olmasından kaynaklandığını, müvekkili markasının tescil edilmek istendiği 27. sınıf malların davacı markaları kapsamında yer almadığını, yalnızca "..." kelimesinin benzerlik göstermesinin karıştırılma ihtimali açısından yeterli olmadığını, tarafların faaliyet alanları ve hitap ettikleri müşteri kitlesinin tamamen farklı olduğunu, kötü niyet iddialarını kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusu kapsamında 27. sınıftaki "halılar, kilimler, yolluklar" mallarının yer aldığı, davacı yanın tescilli markaları kapsamında söz konusu ürün grubu ya da bu ürün grubu ile benzerlik gösteren başkaca bir ürün mevcut olmadığı, "halılar, kilimler, yolluklar" ile davacı markaları kapsamındaki "elektrikli halı/zemin/döşeme yıkama makineleri" arasında davacı yanın iddia ettiğinin aksine benzerlik bulunmadığı, zira, bahsi geçen ürün gruplarının birbirinden tamamen farklı nitelikte ve ihtiyaçlara yönelik ürün grupları olarak değerlendirildiği; sonuç olarak: her ne kadar dava konusu marka ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında "..." ibaresinin müşterek olarak bulunmasından kaynaklı işaret benzerliği bulunsa da, dava konusu marka kapsamındaki emtialar ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar kapsamlarında yer alan emtialar arasında benzerlik bulunmadığından SMK'nın 6/1. hükmü koşulunun somut olayda oluşmadığı; özellikle davacı yanca dava dilekçesi içerisinde sunulan güncel tarihli Yargıtay kararı da dikkate alındığında, davacının "..." markalarının hususiyetle "beyaz eşya" sektöründe tanınmış olduğu yönünde hükme varıldığı; her ne kadar dava konusu "... ..." markasında, davacı yana ait "..." markası bütün olarak yer almakta ise de ve uyuşmazlık konusu mallar açısından "..." ibaresi, davalı vekilinin iddiaları aksine markanın bütününe herhangi bir ayırt edicilik sağlamadığından, taraf markaları arasında işaretsel anlamda bir benzerlik mevcut ise de, dava konusu markanın davacı yanın tanınmışlığı bulunan sektör ile bir ilişkisinin bulunmadığı, "..." kelimesinin uydurulmuş, yaratılmış, farazi bir sözcük olmadığından 3. kişilerce farklı mal ve hizmetlerde tercihinde de davacıya ait markalara şekli açıdan doğrudan yanaşmayan ve davacı ile ilgisiz bir sektörde başvuru konusu edilmiş dava konusu markanın, davacı yanın tanınmış markalarına zarar verecek sonuçlar doğurmayacağının değerlendirildiği; davacının "www....-tr.com" alan adının davacı yanın tescilli markaları kapsamındaki beyaz eşya ve elektronik eşyalara ilişkin olduğu, dava konusu markanın kapsamındaki mallardan tamamen farklı nitelikteki bu mal ve hizmetlerdeki faaliyetlerden ötürü, her ne kadar alan adı ile dava konusu marka arasında yine bir benzerlik mevcut ise de, ilgili alan adından kaynaklı olarak davacı yanın üstün bir hakkının bulunmadığı; kötü niyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, rapora itirazlarının göz ardı edildiğini, 21. sınıfta halı, kilim ve yolluk temizliğine ilişkin ürünlerin bulunduğunu (elektriksiz halı süpürgesi, sopalı yer paspası), "..."in farazi bir ibare olmadığını, marka korumasının düşük olması gerektiği kararının yerinde olmadığını, müvekkilinin markasını tanınır hale getirdiğini, taraf markalarının benzer olup aralarında iltibas ihtimali bulunduğunu, bilirkişi raporunda müvekkili markasının beyaz eşya malları yönünden tanınmış olduğunun belirtildiğini, ancak gerekçeli kararda tanınmışlık iddialarının yok sayıldığını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar dava konusu marka ile davacının itiraza mesnet markaları arasında işaret benzerliği bulunmakta ise de, SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanabilmesi için diğer şart olan emtia benzerliğinin gerçekleşmediği, taraf marka kapsamlarının birbirine uzak olması nedeniyle davacı markalarının tanınmışlığının da SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların oluşmasına sebebiyet vermeyeceği, davacı tarafça başvurunun kötü niyetle yapıldığının da kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 03/06/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!