T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1261
KARAR NO : 2025/932
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/02/2025
NUMARASI : 2024/714 ESAS 2025/97 KARAR
DAVACI : ...
VEKİLİ : AV. ...
DAVALILAR : 1-... - ...
2-... - ...
VEKİLİ : AV. ...-
DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkarılmaya İlişkin)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
YAZIM TARİHİ : 14/05/2025
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/02/2025 tarih ve 2024/714 Esas, 2025/97 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkil şirkette hisse dağılımı ... %84, ... %10 ve ... %6 olarak hisseye sahip olduğunu, davalıların müvekkili şirket işlemlerinde muvazaalı işlemler yaptığını, davalıların bu işlemleri şirketin sağlıklı bir şekilde yürütülmesini engellemeye çalışma ve güven ortamını zedeleyerek bozmaya çalıştıklarını, davalı tarafın şirket ortaklığının gereklerini yerine getirmediğini, davalıların muhasebe işlemelerinde şirketin %84 hissesine sahip ortaktan gizli saklı yanlış iş ve işlemler yaptığı YMM tarafından tespit edildiğini, şirketin kuruluşundan bu yana davalıların ortaklık kuruluş sermayesinden başka şirkete herhangi bir ödeme yapmadığını, tüm ödemeleri müvekkili tarafından yapıldığını, davalıların müvekkilinden gizli ...'ini kurup aktif yönetmeye başladığını, müvekkili şirkette çalışan ve hisse ortağı olan bu davalıların zamanla müvekkili şirketin haberi izni olmadan iş ve işlemler yaparak ...'ne sermaye ve para aktarımı yaptıklarını, yapılan işlemler sonucu müvekkili şirket olan ... zarara uğrattıklarını, TTK. Kanunun 613/II. maddesinde, bağlılık yükümlülüğü kapsamında ortakların, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunması kesin bir şekilde yasaklandığını, 12.08.2024 tarihindeki genel kurulda alınan kararda 7/B maddelerinin uygulanması 7/B maddesi yeminli mali müşavir raporunun haksız rekabet ve firma zararının fikri işlemlerin tespiti için genel kurulda oy birliği ile uygulanmasına karar verildiğini, verilen karar doğrulusunda haksız rekabet ve firmanın zararı bilirkişi marifetiyle tespit edildiğini, dosyaya sunulan raporun incelenmesi sonrası verilen zararın ortaklıktan çıkarmaya etkili olup olmadığı hususunun tespiti yapılarak karar verilmesini, davalıların şirkete verdiği zararının tespiti yapıldıktan sonra ...nde davalıların sermayeleri ... %10 ve ... %6 sermayeleri olduğunu, davalıların ortağı olduğu şirkete karşı edimlerini ve borcunu yerine getirmemiş olmaları sebebiyle şirket ortaklığından çıkarılmalarına, davalıların şirkete ortak oldukları hisse ... %10 ve ... %6 hisse payı değeri bilirkişi tarafından hesaplanmasını, rapor dahilinde paylarının belirlenmesini ve şirkete verdikleri zarardan düşüldükten sonra şirkete devrine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilinin cevap dilekçesini özetle, davacı şirket tarafından 12/08/2024 tarihinde 2023 yılı genel kurul toplantısı yapıldığını ve oy azlığı hisse çoğunluğu kullanılarak kararlar alındığını, yapılan toplantının 7/A ve 7/B maddelerinde yeminli mali müşavir raporu doğrultusunda haksız rekabet ve firma zararına fiktif işlemler nedeniyle ortaklıktan çıkarılma hususu oylamaya sunulduğunu ve müvekkilleri tarafından şerh düşülerek 4a ve 4b maddesinde iddiada bulunan zarar, birden fazla muhasebe sisteminin tutulduğu gibi hususlarda resmi mercilerin tespiti sonrası yeniden gündeme alınması gerekmesi sebebiyle alınan karara itiraz edildiğini, toplantının 2. maddesiyle 2023 yılına ait finansal tablolar onaylanması ve 3. maddesi ile Müdürler Kurulu, Yönetim Kurulu ibrası görüşüldüğünü müvekkilin itirazı ve şerhi ile ibra edildiğini, toplantıda finansal tabloların onaylanmasına ve ibraya müvekkili tarafından şerh düşülerek bilanço, mali tablolar, yevmiye, kebir, envanter, muavin defter ve ilgili resmi belgelerin incelemeye sunulmaması ve oluşan bilançonun doğruluğunu kontrol imkanı sunulmaması sebebiyle alınan kararlara itiraz edildiğini, toplantının 4. maddesinde şirket ana sözleşmesinin sermaye başlıklı 6. maddesinin tadili hakkında görüşülmeye açıldığını ve onaya sunulduğunu, müvekkilinin 6. maddenin tadili ile ilgili geçmiş yıl karları ve hesapların doğru olmadığı ve bu sebeple ilgili tespitlerin mahkeme süreci tamamlanması gerekmekte olduğundan kabul etmeyerek şerh koyulduğunu, fakat şirketin büyük hissedarı ve müdürü olan... hissesinin çoğunluğunu kullanmasıyla Genel Kurul'dan kararı kendi istediği yönde çıkarttığını ve dava dilekçesinde iddia ettiği hususlar kendi oyuyla ibra edildiğini, Genel Kurulda görüşülerek müvekkilinin muhalefet şerhi ile onaylanan finansal tabloların onaylanmasına ilişkin 2. maddenin iptali için Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/672 E.sas sayılı dosyasında ve yöneticinin ibrasına ilişkin 3. maddenin iptali için Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/673 Esas sayılı dosyasında 4. maddenin iptali için Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/674 Esas sayılı dosyasında iptal davaları açıldığını, açılan haksız davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/02/2025 tarih ve 2024/714 Esas, 2025/97 Karar sayılı kararı ile; davacı vekilinin dava dilekçesi ve yukarıda anılan yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, şirketin haklı sebeple çıkarma davası açabilmesi için öncelikle bu konuya ilişkin bir Genel Kurul kararının alınması gerektiği zira TTK'de, bir ortağın şirketten çıkarılması için mahkemeden istemde bulunulması, Genel Kurulun devredilemez yetkileri arasında sayıldığını(TTK m. 616 f. 1-h), davacı şirketin ortak limited şirket olup, şirketin hisse dağılımı ... %84, ... %10 ve ... %6 şeklinde olduğunu, davacı şirketin 12/08/2024 tarihinde tüm ortakların katılımı ile Genel Kurul icra etmiş olup, 12/08/2024 tarihli Genel Kurul'un "7-a bendindeki gündem maddesinde" davalılar ... ve ...'in ortaklıktan çıkarılması görüşülmüş, yeterli çoğunluk sağlanmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığı kayıt altına alındığını, TTK'nın 640/3. maddesine uyarınca, şirketin istemi üzerine bir ortağın haklı sebeple ortaklıktan çıkarılmasına karar verilebilmesi için öncelikle şirket Genel Kurulu'nun bu yönde bir karar alması gerektiğini, zira Kanun'un 616/1-h ve 621/1-h maddelerinden böyle bir kararın alınmasının özel dava şartı olarak arandığı dikkate alındığında davacı şirket Genel Kurulunca usulünce alınmış karar bulunmadığından dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf talebi ile; Davalılar müvekkili şirket işlemlerinde muvazaalı işlemler yaptığını, davalıların bu işlemleri şirketin sağlıklı bir şekilde yürütülmesini engellemeye çalışma ve güven ortamını zedeleyerek bozmaya çalışmakta olduğunu, zira davalı tarafın, şirket ortaklığının gereklerini yerine getirmemekte olduğunu, davalıların muhasebe işlemelerinde şirketin %84 hissesine sahip ortaktan gizli saklı yanlış iş ve işlemler yaptığının YMM tarafından tespit edildiğini, ... (finans ve muhasebe müdürü),firmaya verdiği maddi zararlar, kendileri tarafından kullanılan logo ön muhasebe sisteminde fiktif kayıtlar yaparak, gerçekte olmayan işlemleri alacak dekontları ile, gerçekte var olmayan çekleri, çek girişleri yaparak, sahibi olduğu ... firmasını fiktif olarak alacaklı gibi göstererek, internet bankacılığı üzerinden firma yetkilisine haber vermeden EFT ve havaleler yaparak firmayı zarara sokarak dolandırdığını, ön muhasebe bilgileri ile SMMM tarafından tutulan resmi defter ve belgeleri uyumlu hale getirmek için bazı bilgi ve belgelerin SMMM' ye ulaşmasını engellediğini,(örneğin bankalarda mal karşılığı kullandırılan kredilere istinaden ... firmasına yapılan ödemeleri resmi kayıtlara geçmesini engellediğini, ... (...'in eşi ) satış müdürü-genel müdür ... müvekkili şirket ile ortak oldukları şirketteki tüm süreçlerden sorumlu olarak, yukarıda sayılan işlemlerin tamamında ... ile iştirak halinde iş ve işlemler yapıldığını, bu durum ile ilgili davalıların HTS kayıtları incelendiğinde birlikte oldukları anı zamanda (karı koca olduklarından) yaptığı iş ve işlemleri birlikte yaptıklarının ortaya çıkacağı ve görüleceğini, TTK. Kanunun 613/II. maddesinde, bağlılık yükümlülüğü kapsamında ortakların, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunmasının kesin bir şekilde yasaklandığını, hükümde geçen "şirketin çıkarlarını zedeleyecek davranışlar" ibaresi geniş bir anlama sahip olduğunu, maddede ayrıca, şirket çıkarlarını zedeleyebilecek davranışların neler olduğunun somutlaştırılmaya da çalışıldığını, bilgi alma ve kar payı almak hakkı gibi ortağın şahsi menfaatlerini doğrudan ilgilendiren haklar, Kanun veya şirket sözleşmesi tarafından ortağa şirket menfaatlerinin korunması için değil, kendi menfaatinin korunması için verildiğini, bu hakların kullanımında şirket menfaatinin önceliği olmadığını, ortak, bu haklarını kullanırken, şirketin ve diğer ortakların menfaatlerini dikkate almak zorunda olunduğunu, bu yapılanlar göstermektedir ki davalıların şirkete zarar verdiğinin somut bir şekilde göz önüne konulduğunu, 12.08.2024 tarihindeki Genel Kurulda alınan 7/B kararının uygulanmasına oy birliği ile karar verildiğinden, alınan kararlar göz önüne alınarak karar verilmesini sermaye borcunu yerine getirilmediğinden akabinde şirkete verilen zararın tespiti sonucunda ortaklıktan çıkarılmalarına karar verilmesini arz ve talep edildiği halde, mahkemenin herhangi bir tespit yapmadan hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak red kararı verdiğini, bu nedenlerle; Duruşma istemli olarak istinaf kanun yoluna başvurunun kabulü ile resen gözetilecek nedenlerle istinaf talebinin kabulü ile Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/714 Esas 2025/97 Kararı ile davanın reddine dair kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/02/2025 tarih ve 2024/714 Esas, 2025/97 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, limited şirket ortağının 6102 sayılı TTK'nın 640/3 maddesi uyarınca ortaklıktan çıkarılması istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemecesince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 640. maddesinin 1. fıkrası şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebeplerin öngörülebileceğini düzenlemiş olup, maddenin 3. fıkrasında şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararı ile haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hali saklı tutulmuştur. Maddenin birinci fıkrası uyarınca, şirket sözleşmesinde bir ortağın ortaklıktan çıkarılması için sebepler öngörülmüş ise, şirket genel kurul kararı ilgili ortak ortaklıktan çıkarılabilir. TTK'nın 640/1. maddesi uyarınca, şirket sözleşmesinde bir ortağın ortaklıktan çıkarılması için sebepler öngörülmemiş ve ortağın şirketten çıkarılmasına mesnet durum, vakıa esas sözleşemede öngörülen hallerden birinin kapsamına girmiyor ise, ilgili ortağın ortaklıktan çıkarılması mahkeme kararı ile mümkündür. TTK'nın 640/3. maddesine uyarınca, şirketin istemi üzerine bir ortağın haklı sebeple ortaklıktan çıkarılmasına karar verilebilmesi için öncelikle şirket genel kurulunun bu yönde bir karar alması gerekir. Zira Kanun'un 616/1-h ve 621/1-h maddelerinden böyle bir kararın alınması gerektiği açıkça anlaşılmaktadır. Ayrıca TTK 616/1-h maddesi bir ortağın şirketten çıkarılması için mahkemeden istemde bulunulması hali şirket genel kurulunun devredilemez yetkilerinden biri olup, bir ortağın haklı sebeple limited şirket ortaklığından çıkarılması için genel kurul kararı alınmadan açılan davalarda eksikliğin giderilmesi için mahkemece şirkete verilen kesin süreye rağmen eksiklik giderilmez ise davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı şirket 3 ortaklı limited şirket olup, şirketin hisse dağılımının... %84, ... %10 ve ... %6 şeklinde olduğu, davacı şirketin 12/08/2024 tarihinde tüm ortakların katılımı ile Genel Kurul yapıldığı, Genel Kurul'un "7-a bendindeki gündem maddesinde" davalılar ... ve ...'in ortaklıktan çıkarılmasının görüşüldüğü, yeterli çoğunluk sağlanmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığı dair karar verildiği, bu haliyle davacı şirket Genel Kurulunca usulünce alınmış karar bulunmadığı, davanın ortaklıktan çıkarılma davası olduğu bu sebeple mahkemece tespit hükmü kurulmamasının yerinde olduğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/02/2025 tarih ve 2024/714 Esas, 2025/97 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL karar ve ilam harcından peşin alındığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,
Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 14/05/2025 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!