WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY ADANA BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 9. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/99
KARAR NO : 2025/974

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/09/2021
NUMARASI : 2018/...Esas 2021/...Karar
DAVACI : ... ŞTİ.
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1-...
2-... - ...
MERKEZ
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ :22/05/2025

Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2021 tarihli 2018/... Esas 2021/... Karar aleyhine taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iş ekipmanlarının kullanımında Sağlık ve GÜvenlik Şartları Yönetmeliğine göre Türkiye genelinde periyodik muayene yapan TS EN ISO/IEC 17020 akreditasyonuna sahip A tipi bağımsız muayene kuruluşu olduğunu, Adana Merkezli olup, Türkiye Genelinde konusunda uzman Makine Mühendisleri ve elektrik mühendisleri ile periyodik kontroller konusunda hızlı ve kalileti hizmetler veren tanınmış ve saygın bir firma olduğunu, davalı ... 01/04/2017 tarihli belirsiz sürekli iş sözleşmesi ile müvekkil firmaya muayene hizmeti vermek üzere müvekkil firma nezdinde çalışmaya başladığını, ancak bu süreçte davalı ... ... haksız ve kötüniyetli olarak müvekkilinin ticari sırlarını bilgi ve belgelerini koplayarak işten ayrılmış ve diğer davalı ... ... ...Hizmetlerini kurduğunu, 25/05/2018 tarihli Ticaret Sicili Gazetesine göre 14/05/2018 tarihinde davalı şirket tescil edildiğini, müvekkil şirket iş yaptığı diğer şirket yetkililerinden ve çevreden davalının müvekkiline ait teklif ve bilgileri kullanarak müvekkilinin müşterilerine teklifler verdiği hatta müvekkilinin teklif ettiği fiyatların daha altında fiyatlarla bu işlemleri gerçekleştirmeyi taahhüt ederek müvekkil firmayı kötülediğini öğrendiklerini, müvekkil firmanın davalının kötülemeleri neticesinde adete pahalı iş yapan, kazıklayan olarak itham edilmiş, hakkı ve ticari bilgileri gasp edilmiş, ticari hayatı sekteye uğramış, kazancından ve karından yoksun kalmış maddi zarara uğramış ve tüm bunlar müvekkil firmaya manevi zarara uğratıldığını, davalı yanın fiilleri haksız rekabet teşkil edildiğini belirterek; davalıların haksız rekabetinin tespiti, haksız rakebetin men'i, 1.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi zararın tazmini, haksız rekabet fiilleri çerçevesinde müvekkilinin müşterilerini yapılan teklif ve işlerin öncelikle tedbiren durdurulması ve nihai olarak iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ... çevresinde saygınlığıyla tanınan, sakin bir hayat yaşayan, başarılı bir iş kadını ve saygın bir elektrik-elektronik mühendisi olduğunu, Nisan 2017 ile Nisan 2018 tarihleri arasında ... Şti.bünyesinde çalıştıktan sonra adı geçen şirketten ayrılmış ve kendisine ait ... Hizmetleri isimli bir şirket kurulduğunu, müvekkil ..., ... Şti.'den ayrılırken kesinlikle davacı şirketin ticari sırlarını, bilgi ve belgelerini kopyalamadığını, davacı şirket ile müvekkilinin bir yıl çalışıp ayrıldığını, ... ŞTi.'nin sahibi ...'un kardeşi ve aynı zamanda ... çalışanı ..., müvekkilin piyasada kendilerine rakip olacağını düşünmüşler ve çeşitli yollarla müvekkilini yıldırmaya çalıştıklarını, müvekkilinin piyasada iş yaparken başka firmalardan düşük teklifler vererek kendi iş alanını genişlemeye çalışmasının, daha önce çalışıp ayrıldığı, firmayı kötülemek olarak değerlendirilmesi ticaret hayatının gerekleri ile asla bağdaşmadığını, rekabet hakkının kötüye kullanılması neticesinde, bu hukuka aykırı eylemin bazı zararlı etkileri meydana geldiğini, bu zararlı etkilerin ortadan kaldırılması, tespit, önleme, eski hale iade ve tazminat davalarıyla mümkün olacağını, haksız rekabetin doğmasına neden olan fiil ile oluşacak zarar veya zarar tehlikesi arasında nedensellik bağı olması gerektiğini, mevcut durumda davacı hangi zararı gördüğünü ve müvekkilinin hangi fiili ile o somut zararın ortaya çıktığını kanıtlaması gerektiğini, bir kişinin bir firmadan ayrılıp başka bir iş yeri açtı diye o kişi otomatik olarak haksız rekabet fiilini işlemiş sayılamayacağını belirtmiş olup, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... İddia, savunma, dosya içeriği delil ve belgeler ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında rekabet yasağı sözleşmesi bulunması dolayısıyla haksız rekabete ilişkin düzenlemelerin yer aldığı TTK'nın 54.vd.hükümlerinin somut olay bakımından uygulama alanı bulamayacağını, taraflar arasında 01/04/2017 tarihinde akdedilen belirsiz süreli iş sözleşmesi 1.12 hükmü dolayısıyla TBK m.444 vd.hükümleri uyarınca rekabet yasağı sözleşmesinin gündeme geleceği, TTK m.444'te yer alan koşulların sağlandığı, bu kapsamda geçerli bir iş sözleşmesinin var olduğu, sözleşmenin 1.12 hükmü uyarınca rekabet yasağı sözleşmesinin yazılı olarak yapıldığı ve işverenin korunmaya değer haklı menfaatinin var olduğu, TTK m.445'de yer alan sınırlamaların yer aldığı, bu kapsamda sözleşmede yer alan "2 yıl süre ile aynı işi aynı sektörde yapamaz" belirlemesi ile davalının davacı ile aynı konuda faaliyet gösteren başka şirketlerde sözleşme konusuyla aynı içerikte faaliyet gösteremeyeceği ifade edilmiş, rekabet yasağının sektörel olduğu ve yasağın 2 yıl süre ile getirildiği belirlemesi yapılmış olduğu, sözleşmede işin yapıldığı mahale ilişkin bir sınırlama getirilmemişse de Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünün dosyaya sunmuş olduğu belgeler incelendiğinde davacı ile davalının aynı il sınırları içerisinde, aynı sektörde çalıştığı, böylelikle şeklen davalının TBK'm.444 vd.öngörülen ve sözleşmeye bağlanan rekabet yasağını ihlal ettiğinin belirmiş olup; davacının iddiaları rekabet ihlali açısından değerlendirildiğinde biçimsel olarak davalını rekabet yasağını ihlal ettiğinin kabul edilebileceğini, zira davalı, iş akdinin bitimi sonrasında yasak süresi içinde davacının çalıştığı iş alanında ve coğrafi bölgede kendi adına ticari işletme açtığını, davalının çalıştığı iş davacının yaptığı iş türünde olduğunu, bu nedenle rekabet yasağına aykırılığın koşulları şeklen oluşmuş olduğunu, ihlal karşısında davacının zarar talep edebilmesi için zararının oluşması ve bu zararını ispat etmesi gerektiğini, davacının sunmuş olduğu belgeler zararını ispat etmeden uzak olduğunu anlaşıldığından; davanın reddine..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 1. 12 maddesi rekabet yasağı hükmünde olup, davalının eylemleri haksız rekabet yasağının ihlali mahiyetindedir. Yargılamada alınan bilirkişi raporunda davalının aynı il sınırları içinde ve aynı sektörde çalıştığı sözleşmede yer alan "2 yıl süre ile aynı işi aynı sektörde yapamaz" şeklinde belirlemesi ile davalının TBK 444 vd maddelerinde öngörülen ve sözleşmeye bağlamadan rekabet yasağını şeklen ihlal ettiği tespit edilmediğini, raporda yapılan tespitlere rağmen davacının zararını ispat edilemediğini belirtildiğini, bilirkişiden alınan rapora göre maddi ve manevi tazminata hükmededilmesi gerekirken tazminat taleplerinin reddinin yerinde olmadığını, davalının rekabet yasağını ihlal ettiği alınan bilirkişi raporuyla kanıtlanmış olmasına rağmen zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAVALILAR V EKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılar için ayrı ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, haksız rekabet eylemi kabul etmemekle birlikte münhasıran müvekkillerden sadece ... tarafından işlenebileceğini, diğer müvekkil firma yönünden davanın husumette reddi gerektiğinin gözden kaçırıldığını, tüzel kişiliği de olmadığını bu nedenle müvekkil firma yönünden ayrı vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini iddia ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, haksız rekabetin tespit ve meni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde özetle, davalılardan ...'ın müvekkili şirket nezdinde çalıştığı süreçte müvekkilinin ticari sırları ile bilgi ve belgelerini kötüniyetle kopyalayarak işten ayrıldığı ve diğer davalı şirketi kurduğu, davalının kötülemesi ve ticari bilgilerini gasp etmesinin haksız rekabet teşkil ettiği, bu nedenle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığı ileri sürülerek haksız rekabetin tespit ve meni ile maddi ve manevi tazminata karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili tarafından, davanın reddi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili ile davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Mahkemece alınan 21.05.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle, taraflar arasında rekabet yasağı sözleşmesi bulunması dolayısıyla haksız rekabete ilişkin düzenlemelerin yer aldığı TTK'nın 54 ve devamı maddelerindeki hükümlerin somut olay bakımından uygulama alanı bulamayacağı, taraflar arasında akdedilen 01.04.2017 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi 1.12 hükmü dolayısıyla TBK'nın 444 ve devamı hükümleri uyarınca rekabet yasağı sözleşmesinin gündeme geleceği, TTK'nın 444.maddesinde yer alan koşulların sağlandığı, bu kapsamda geçerli bir iş sözleşmesinin var olduğu, sözleşmenin 1.12 hükmü uyarınca rekabet yasağı sözleşmesinin yazılı olarak yapıldığı ve işverenin korunmaya değer haklı menfaatinin var olduğu, TTK'nın 445.maddesinde yer alan sınırlamaların yer aldığı, bu kapsamda sözleşmede yer alan "2 yıl süre ile aynı işi aynı sektörde yapamaz" belirlemesi ile davalının davacı ile aynı konuda faaliyet gösteren başka şirketlerde sözleşme konusuyla aynı içerikte faaliyet gösteremeyeceğinin ifade edilmiş ve rekabet yasağının sektörel olduğu ve yasağın 2 yıl süre ile getirildiği belirlemesi yapılmış olduğu, sözleşmede işin yapıldığı mahale ilişkin bir sınırlama getirilmemişse de Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünün dosyaya sunmuş olduğu belgeler incelendiğinde davacı ile davalının aynı il sınırları içerisinde, aynı sektörde çalıştığı, böylelikle şeklen davalının TBK'nın 444 ve devamı öngörülen ve sözleşmeye bağlanan rekabet yasağını ihlal ettiği, davalının zararını ispat edememesi nedeni ile talep edebileceği maddi ve manevi zarar kalemlerinin oluşmadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davacı tarafından davalının haksız rekabetinin tespiti ve men'i ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi talep edilmiş ise de, mahkemece konusunda uzman bilirkişi kurulundan alınan raporda davacı nezdinde belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan davalı ... ...'ın sözleşmenin 1.12 maddesine göre işten ayrılmasından sonra 2 yıl süreyle aynı coğrafi sınırlar içinde aynı sektörde çalışmamasının kararlaştırıldığı, adıgeçen davalının sözkonusu 2 yıllık sürenin dolmasından önce Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tescil edilen ticari işletmesi yoluyla davacının da faaliyet gösterdiği Adana ili sınırları içinde faaliyette bulunmasının "şeklen" haksız rekabet ettiği söylenebilir ise de, davalının faaliyetinin davacının zararına neden olduğunun ispatlanamadığından maddi ve manevi zarar kalemlerinin oluşmadığının belirtildiği, bilirkişi kurulu raporunun dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere uygun olarak gerekçeli ve denetime elverişli düzenlendiğinden ilk derece mahkemesince hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünden getirtilen kayıtlara göre davalılardan ... Hizmetleri'nin şahıs firması olarak sicilde kayıtlı olup bu firmanın sahibi olan diğer davalı gerçek kişiden ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığından ilk derece mahkemesince bu firma yönünden ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı ve davalı vekillerinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2021 tarihli 2018/... Esas 2021/... kararına karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2)-a)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 59,30.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 556,10TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
b)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 751,41‬.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 692,11.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)-a)6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesi'nce İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 22/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...
Başkan
...
¸

...
Üye
...
¸

...
Üye
...
¸

...
Katip
...
¸